konul_quluyeva adlı kullanıcının Okuma Listesi
5 stories
Yeraltından Notlar -  Dostoyevski by polllen
polllen
  • WpView
    Reads 47,459
  • WpVote
    Votes 564
  • WpPart
    Parts 5
FYODOR MİHAİOLOVİÇ DOSTOYEVSKİ 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. 1837 yılında Petersburg Askeri Mühendislik Okulu'na girdi. O sıralarda özellikle şiddet ve cinayet konularını işleyen kitaplar okumaya başladı. Okulu bitirdikten bir süre sonra, edebiyatla uğraşabilmek için askerlikten ayrıldı. 1846'da ilk romanı İnsancıklar yayımlandı. Dostoyevski, Rusya'daki Çarlık idaresine karşı faaliyetlerde bulunan bir grubun sürdürdüğü gizli toplantılarda yer almıştı. 1849'da Çarlık yönetimi, bu grup üyelerinin tutuklanmasını emretti. İçinde Dostoyevski'nin de bulunduğu 21 kişinin kurşuna dizilmesine karar verildi. Hükmün uygulanacağı sırada Çarlık fermanı açıklandı ve Dostoyevski'ye verilen ceza, Sibirya'nın Omsk bölgesinde dört yıl ağır hapse ve er rütbesiyle dört yıl askerlik hizmetine çevrildi. Sibirya'daki dört yıllık mahkûmiyet hayatı, büyük işkence ve eziyetle yaptırılan ağır işlerde çalışmakla geçti. Dostoyevski'nin sürgün hayatı, ruhu üzerinde derin izler bıraktı. 1862 yılında yayımlanan Ölü Evinden Hatıralar, gerçekte onun hapishane yaşantısının canlı bir anlatımıdır. Bu arada kardeşi ile birlikte önce Vremya, sonra da Epoha adlı dergileri çıkardı. Tüm yapıtlarının anahtarı olan Yeraltından Notlar (Zapiski iz Podpolya), 1864 yılında yayımlandı. Suç ve Ceza (Prestupleni i Nakazani/1866), Kumarbaz (İgrok/1867), Budala (İdioM868), Ebedi Koca (Veşnı muzh/1870), Ecinniler (Besi/1872) gibi başyapıtlar birbirini izledi. İlk karısının ölümünden üç yıl sonra 1867'de evlendi. Kumar tutkusu nedeniyle karısıyla ülkesinden ayrılarak Avrupa'nın kumarhanelerini dolaştı. Bir kızı oldu, ama öldü. Bu ölüm, onu deliliğin eşiğine kadar getirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik pisatelja) ve 18798C'de Karamazov Kardeşler (Brat'ja Karamazovı) adlı yapıtları yayımlandı 9 Şubat
Olağanüstü Bir Gece by gelisimciportakallar
gelisimciportakallar
  • WpView
    Reads 1,284
  • WpVote
    Votes 23
  • WpPart
    Parts 1
İyi okumalar:)
KARANLIĞIN ŞEHRİ by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 25,498,992
  • WpVote
    Votes 1,492,905
  • WpPart
    Parts 80
Doğum gününden sonra, kardeşiyle eğlenmek için konsere giden bir genç kız... Fırtına yüzünden iptal olan konserden eve dönmeye çalışırken, kendini bir anda hiç bilmediği bir yerde bulursa... Ve bu bilmediği yerden, evine dönecek hiçbir yolu olmasa... Kendisini yabancı hissettiği bu şehirde, tüm bunlar yetmezmiş gibi, aklını karıştıran ve tüm yolları kendisine çıkaran gizemli bir genç adamla karşılaşırsa... Neler olur?
BİR ÇÖKÜŞÜN ÖYKÜSÜ by gelisimciportakallar
gelisimciportakallar
  • WpView
    Reads 932
  • WpVote
    Votes 18
  • WpPart
    Parts 2
Bu son derece çarpıcı çöküş öyküsü, XV. Louis döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş bir aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanır. Madame de Prie günün birinde gözden düşer ve kral tarafından Normandiya'ya sürülür. İktidar sahibi ilgi ve ilgi odağı olduğu hareketli ve eğlenceli Paris günlerinden sonra, ne kadar süreceği belli olmayan, kendisiyle baş başa kalacağı bir sürgün dönemi beklemektedir onu. Ancak iktidar savaşları, entrika ve eğlenceden ibaret boş saray hayatına varoluşa anlam katan tek şeydir. Hem kendini hem çevresindekileri sürekli kandırma eğilimindeki bu sığ ve kibirli kadın, malikanesinde gösterişli eğlenceler düzenleyerek Paris'teki hayatını yeniden canlandırmaya çalışır. Giderek mantıklı düşünme yetisini bütünüyle yitiren Madame de Prie, yeniden bütün dikkatleri üzerine çekebilmek için inanılmaz bir plan yapar.
Bir Kadının Yaşamından 24 Saat by ewolii
ewolii
  • WpView
    Reads 8,916
  • WpVote
    Votes 119
  • WpPart
    Parts 1
Bir kadının yaşadığı ve üzerinden bir insan ömrü kadar zaman geçtiği halde unutamadığı bir olay anlatılmaktadır. Yaşamının sadece yirmi dört saatini kapsayan, ancak şokundan yıllarca kurtulamadığı bu olayı Mrs. C. hiç tanımadığı bir yabancıya anlatır. Kendine bile itiraf edemediği, kabul edemediği gerçeği bir daha hiç görmeyeceği bir yabancıya anlatarak ruhunu ve beynini bu ağır yükten kurtarmak ister.