Ortaya karışıkk :))
13 stories
SAHTE DOKUZ by merkeztandem
merkeztandem
  • WpView
    Reads 11,300,010
  • WpVote
    Votes 619,183
  • WpPart
    Parts 64
Sosyal medya hesabı üzerinden futbol yorumculuğu yapan ve hayli popüler olan Dila Aral, kullandığı rumuz dolayısıyla herkes tarafından erkek zannedilmektedir. Mesaj kutusuna düşen bir fotoğraf ve ardından katıldığı olaylı canlı yayın sonrası hayatı tamamen değişir. Sosyal medyada yerin dibine soktuğu yetenekli futbolcu Barış Akdora'yla 6 ay boyunca çalışmak zorunda bırakıldığında ikilinin arasında dinamikler değişir ve güç savaşı başlar. Beraber çalışmayı öğrenebilecekler midir?
MESLEK LİSELİ (Kitap oldu) by Atikesungunapsa
Atikesungunapsa
  • WpView
    Reads 2,622,739
  • WpVote
    Votes 218,068
  • WpPart
    Parts 197
Bu bir bağımlının değil, bağlılığın hikayesi... Aykut'un en yakın arkadaşı, Mısra'nın en yakın arkadaşını aldatınca metal bölümü sınıfı ve ressamlık bölümü sınıfı arasında düşmanlık kaçınılmaz olmuştu. 5000 kişilik lisenin acımasız reisine kafa tutan Mısra, Aykut'un acımasız olduğu tarafı öğrenmiş, ona yardım etmeye başlamıştı. Başına geleceklerden bir haber fedakarlık yapıyordu garibim. Çünkü neden yapmasındı? O Mısra Türkmen'di, dediğini yapar, istediğini alırdı. Aldı da. O Aykut reisse, ben de Mısra reisim diyerek çıktığı yolda reislerin savaşı neye dönebilirdi ki, aşktan başka? Bu savaşın galibi ne ressamlık sınıfı oldu, ne metal sınıfı... Bu savaşın tek bir galibi vardı, o da AŞK...
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,830,460
  • WpVote
    Votes 193,184
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
Canlanma (3) by BC-Valerie
BC-Valerie
  • WpView
    Reads 156,935
  • WpVote
    Votes 13,206
  • WpPart
    Parts 42
Helen ondan intikam istememişti. Helen asla ölümüne sebep olan kişinin sonunu istememişti. Bu David'in isteğiydi. Travis ve Luthor'un ölümü David'in planıydı. Bu onun hayaliydi. Nasıl Helen son nefesinde çaresizliğe boğulduysa aynısını onlarında yaşamasını istemişti. Ve olmuştu. Ama bunu yaparken karısının tek isteğini unutmuştu. Yalnızca bir istek. Tek nefeste söylemişti. Mükemmel gülümsemesi solmadan hemen önce, sadece Gabriella'yı istemişti. David hıçkırıklar içinde boş şişeyi fırlattı. Cam karşıdaki ağaca çarpıp paramparça olmuştu. "Onu kurtardığımı sandım!" "Bittiğini sandım!" Bağırışlarının ardından kısık sesle, "Özür dilerim." dedi yine. "Özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim." "Senin için her şeyi yaparım." Ses tonu iyice düşmüştü. "Onun için de." "Ama bir insanı kendinden nasıl kurtarabilirim bilmiyorum Helen." "Bilmiyorum..."
Hazan Vakti ■ ASKERİ KURGU by Kullenmishikayeler
Kullenmishikayeler
  • WpView
    Reads 3,271,302
  • WpVote
    Votes 128,506
  • WpPart
    Parts 110
Hazan, iç içe olduğu tüm sorunlarını büyük bir savaşla görmezden gelerek hayatını sıradan bir mahallede devam ettirmeye çalışan genç bir kızdır. Bu deli dolu, cesur ve komik genç kız beklenmedik bir şekilde, daha önce hiç göremediği karşı komşusu Yüzbaşı Serdar' a aşık olur. Hazan, o pervasız karanlıkta, adeta ışık hızıyla genç adama çarpılırken hayatlarının, asla tahmin edemediği bir huzurla değişeceğinden ise bir haberdir. Serdar, kendi hayatında karanlıklar içindeki ketum ve sinirli hallerini bir kenara ittirmeden dünyasını durduran Hazan' ı günlerce, haftalarca sessizce izler. Adam, gördükleri karşısında girdiği sinir krizlerinde içten içe genç kızı çözmeye çalışır fakat bu, umduğundan daha zordur. Onu sokak ortasında voleybol oynadıktan ya da gece mahallenin kafesinde sahne aldıktan sonra elinde bir tabak sarmayla kapısında görmek genç adamı bilinmez bir meraka ittirir. Hazan' in birbirinden farklı güzel, tatlı. sinirli, dediğim dedik, baştan çıkartıcı ve küfürbaz halleri Serdar'da daha evvel rastlamadığı çağrılara yol açarken ikili çok kısa sürede kendini büyük bir kargaşada bulur. Hazan' ın sır dolu, eğlenceli ve bir o kadar da duygu dolu hayatı Serdar' ın fevri ve korkutucu hallerindeki karanlıkla buğulanırken hayatları hiç beklenmedik bir anda, aynı yöne, sarmaş dolaş şekillenecektir... ? Serdar kollarını bedenime sardı, yüzümü göğsüne yaslarken de o kalın ve kaba sesiyle "Ben varım." Dedi. Sesiyle soluğu titrek, boyumu aşan kalbi gümbürder vaziyetteydi. "Artık ben varım biliyorsun değil mi?" Sinirliydi evet ama bana değildi bu öfke. Biliyorum, o bu sinirle dokuz köyü yakardı da benim saçımın teline zarar vermezdi. "Bırak dokunmayı, üzerine değen en ufak bir bakışı yeryüzünden silerim. Sen gül diye, herkesin so
Başına Bela Olurum #Wattys2022 by _Aselisa_Lcy_
_Aselisa_Lcy_
  • WpView
    Reads 1,384,945
  • WpVote
    Votes 81,575
  • WpPart
    Parts 57
Hiç tanımadığı annesini,babasının ölüm döşeğinde sayıkladığı isimle arayan,gözü kara,kaybedecek bir şeyi kalmamış, babasının tahtına yeni geçen genç bir mafyaydı GENCER KARAN. İstediği belgelere ulaşacak tüm engelleri yok etmeye,herkese bela olmaya hazırdı. Hazırlıksız olduğu tek şey,belayla beşik kertmesi yaptığı düşünülen hırsız, arsız,patavatsız,bela mıknatısı Afitap'ın beladan kaçarken kendini onun arabasında bulması oldu. Planlar şaştı. Belalar birbiri ardına gelirken Mafi, gönlünün hırsızı Afi'ye karıştı.. Basit bir hırsızın,kaderin tuhaf cilve anlayışıyla bir anda dünyanın en karanlık tarikatlarından Mortiez Lonca'nın (Ölüm loncası) ininde kendisini bulduğu, gülmekten nefeslerinizin tıkandığı,bitti dediği yerden her seferinde bir çare bulup kaçabilenlerin hikayesi.. Erkeğin keskin zekalı,kızınsa o keskin zekada bıçağını bileyecek kadar akıllara zarar hallerine kapılıp gideceksiniz! Bildiğinden şaşmayan,boyun eğmeyen,sivri diliyle güldüren,ilk andan başlayıp sona kadar asla karakterinden ödün vermeyen belatoner AFİTAP ! Ona deli gibi aşık olan "KARAN"lık mafya GENCER! Ve tüm belalar silsilesinde kimin kime daha bela olduğunu ayırt edemeyeceğiniz olaylar serisi.. AFİTAP&GENCER --------- Copyright@Tüm telif hakları saklı ve noter onaylıdır.İzinsiz kopyalanması, dağıtılması, çoğaltılması,basılması,içerikte alıntı yapılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır!
SINIR by AysegullKasal
AysegullKasal
  • WpView
    Reads 2,235,209
  • WpVote
    Votes 70,498
  • WpPart
    Parts 61
Öpüşü beni darmaduman edebilecek, yok edebilecek, lezzetli bir azabı verebilecek şeydi. Bir ateş yandığında, yakar. Yakarsa kül ederdi, yok ederdi. Oysa o, Tanrı'nın ateşiydi. Onun ateşiyle var oluyordum. "İstemem, istemiyorum.Durma, et."dedim nefes nefese, sesim boğuktu.Dudaklarına doğru uzandım aceleyle,benim nefesim oydu"Seni istiyorum Karan,seni."Göğsüm gibi inip kalkan göğsüm taş kadar sert göğsüne değiyordu." Karan!" Dudaklarıma yıllara sürebilecek, yaşam verebilecek tek şey onun dudaklarıydı. Sonsuz bir büyüydü, sıcak bir şifaydı. Göz kapaklarım gölgesini ve varlığını kaldıramayıp kapandı. İri elini karnımla özel bölgem arasında hissettim sözüm bitmeden, bedenimden bir ürperti geçti, yanarken bir an sonra dudakları dudaklarımdan koptu."Şuan sana sahip olabilmek için kurşuna dizilebilirim."Dudaklarımı öpen dudakları ile öpüşüne kapıldım."Allah şahidim dizilebilirim." Kayıp dosyalar. Akıl zorlayan bir güç. Ve imkansızın ötesinde bir aşk.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,236,969
  • WpVote
    Votes 724,055
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
AĞAÇKAKAN by Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 7,469,010
  • WpVote
    Votes 322,481
  • WpPart
    Parts 57
*** "Hiçbir şey beni senin bu korkaklığın bu ilişkiye sahip çıkmayışın kadar üzemez. Seni seviyorum diye senden vazgeçemiyor değilim. Bugün olmaz yarın. Vazgeçerim. Bir başkasına aşık olurum!" dedim öfkeyle. Elini ağzıma kapattı, bir elini belime koyarak bedenimi kendine çekti. Savrulan bedenimin eğer tutmasaydı düşeceğine emindim. Ellerimi göğsüne koydum. Gözlerinin içine bakarken çatık kaşlarının altındaki yeşil gözleri, benim günlerdir denediğim ama yapamadığım şeyi yapıyordu. Öfkesini, bedenime ince ince işliyordu. "Madem öyle... Hazırlan." Elini çekmediği için anlamadığımı sadece bakışlarım ile iletmeye çalıştım. "Bir ay sonra nişan, şubat tatilinde düğün." Ben söylediklerinin etkisi ile şok olurken arkasını döndü, bizim evin bahçesine doğru bir iki adım attı. Ondan çıktığına emin bile olamadığım gür bir sesle bağırdı. "Aytekin!" Kalbim korku ile kasılırken yanına koştum. "Ne? Ne yapacaksın? Hey!" Beni dinlemedi, önüne geçip durdurmaya çalıştığım bedenini sola kaydırdı, bir daha bağırdı. "Aytekin!" Bizim evin ışıkları ile birlikte Cemile teyzelerin ışıkları da açıldı. "Ferhan..." Dediğimde bakışlarını ağabeyimin penceresinden bana çevirdi. "Ferhan yok..." dedi alayla. "Ferhan ağabey diyeceksin." Ellerini havada iki kez itiraz edercesine salladı. "Pardon! Korkak, gururlu, aptal ve sevmeyen Ferhan ağabey diyeceksin!" Bizim evin kapısı açıldığında son kez onu durdurmaya çalıştım. "Ferhan böyle değil. Bir anlık öfke ile değil!" dediğimde ellerimi tuttu, göğsünden indirdi. "Ne bağırıyorsun lan?" diyen ağabeyime aldırmadan bana bakarak konuştu. "Gözünde adamlığım kalmadı ya, bırak onun gözünde de kardeşliğimiz kalmasın. Ama sen..." Bakışlarını yanımıza gelmesine bir iki adım kalan ağabeyime çevirdi. "Bu saate sonra vazgeçme hakkına sahip değilsin." ***
ÇEVİKÇİ BEY | Tamamlandı by ozodlx_
ozodlx_
  • WpView
    Reads 3,795,026
  • WpVote
    Votes 208,696
  • WpPart
    Parts 39
Güneş: Polis ol, polisle birlikte ol ama asla polislik olma demişler ya Güneş: Halt etmişler Güneş: Tutuklayanım sen olacaksan polislik olmaya razıyım Çevikçi Bey çevrim içi (01.52) Görüldü (01.52)