Hayatında kimseden samimiyet ve sevgi görmemiş bir kadın olan Eylül kendini çok yalnız hisseder. Eylül kendisine hayatı sevdirecek bir şey arar ve sonunda kitap yazmaya başlar. Sevgiyi tatmış insanların hayatını kurgulamak hoşuna gider. Yazdığı kitaplardan birinde bir gün kendisinin yazmadığı bir diyalog bulur. Bu diyalog kitabın ana karakteri olan Kahir'e aittir. Diyalogda yazan ise:
"Artık varlığından eminim. O yüzden söyle bana, sen kimsin?"
Çöplük mahallesinin çetesinde olan Asi Arslan ve Çöplüğün asıl sahibi Alaz Soysalan. İkisi de arasında ki tutkuya karşı koyamazken, geçmişten gelen yaraları ve acıları bu tutku ve şehvetin yanı sıra yeni bir aşktı da doğuracaktır.
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur."
Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi.
SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
Uyandım... Ama 100 yıl öncesinde.
**Selin yetimhanede büyümüş, hayat mücadelesinde yalnız kalmış bir kızdı. Bir gün öyle bir şey oldu ki kendini 1800'lü yılların sonunda bir konakta buldu. Üstelik kocaman bir aile ve geçmişin en çapkın delikanlısıyla birlikte.