edictofthestar adlı kullanıcının Okuma Listesi
34 stories
SUSKUN 2  by Nur-Sungmin
Nur-Sungmin
  • WpView
    Reads 34,212
  • WpVote
    Votes 1,956
  • WpPart
    Parts 5
- Kumaştan bir kitap. Uçları tüm o hüznü çekmiş, sararmış bir kanser. Ruhu vücudunun hissetmeyeceği en ağrısız boşluğuna çekilmiş gibiydi. Yaralar onu hapsetmiş miydi? Yoksa bu onun kendisine ördüğü hapsi miydi? Çekilen son nefesten sonra dudaktan kopup soğuk kül tablasında boğulan duman, gri gözlerinde kurak bir ülke kurmuştu. Milletini kaybetmiş, toprağını, çiçeklerini, hatta kendisini. Söğütün altına sırtını değil, omurgasını yaslamış beş yaşında ki kız çocuğu, O bu hayatı bir kere, ama yıllarca yaşayıp beş yaşında ki mezarlığına gömülüvermişti. Taşı yoktu. Toprağı bir hiçliği kucaklıyormuşçasına dümdüzdü. Yalnızdı. Benim gibi. Yanına vardığımda acı çekiyordu. Benim gibi. Ayak altında ezdiğim yapraklardan sonra gelen bedene doğru gözleri bir takip başlatırken açığa çıkan o ufak yüzü, yüz hizama bir çerçeve gibi oturmuştu. Göz göze geldiğimiz ilk an, çekilen ilk fotoğraf karesiydi. İlk çerçeve. Söğüt Ağacı, Okyanus ve Bulut. Aytaşı Ve sonra bir Roman.
FIRTINANIN İÇİNDE by KadifeKelimeler
KadifeKelimeler
  • WpView
    Reads 16,345
  • WpVote
    Votes 2,419
  • WpPart
    Parts 9
Leyla Aktan'ın tek istediği sığınabileceği bir çatı ve bir parça huzurdu. Yeniden inşa ettiği hayatında daha fazlasını istemiyordu. Kan lekeleri ve silah sesleriyle dolu eski hayatını geride bırakmış, Alzheimer hastası bir kadının bakıcı hemşireliğini yapmaya başlamıştı. Yeni dünyası Ahsen Hekimoğlu'ndan, yaşadığı çiftlikten ve özgürce dolaştığı kırlardan ibaretti. Yıldırım Hekimoğlu ise, son birkaç yıldır ilmek ilmek işlediği bu düzenin en büyük tehdidiydi. O sert gri bakışları, acımasız sözleri ve ürkütücü varlığıyla Leyla'nın kaçtığı her şeydi. Birbirlerinden nefret etmişlerdi. Birbirlerine kapıldıkları için dehşete düşmüşlerdi. Leyla uzaklaştıkça Yıldırım yaklaşıyor, biri baktıkça diğeri yanıyordu. Bazı yangınlar zamanla sönerdi ancak onlarınki sadece harlanıyordu. Ve gecenin içinde sinsi bir yılan gibi bekleyen, kovalayan o düşman her ikisini de sarsmak için geliyordu. Leyla, Yıldırım Hekimoğlu'na sırtını dönebilir miydi? Ya da kaçtığı hayatın tam içine düştüğünü bilerek ona güvenebilir miydi? Güvendiği bir başka adamın ona bıraktığı izi sonsuza dek taşırken, bir başkasına daha kalbini açabilir miydi?
GECEYARISI TANRISI: DIABLO  by askinnursavas
askinnursavas
  • WpView
    Reads 911,918
  • WpVote
    Votes 36,013
  • WpPart
    Parts 38
| YETİŞKİN İÇERİKLİDİR. DARK ROMANCE / FANTASY. +18 | Takıntı, saplantı, tutku, şehvet, ihtiras ve aşk... Bay Midnight bunlardan fazlasıydı. Belki bir şeytan, belki de bir canavar... O; Rosa'yı yakıp kül etmeye yemin etmiş kör kütük âşığı, hayranı ve tek sevgilisiydi. Ancak gölgelerde yaşayan Bay Midnight'ın belki de zifiri geceden bile daha karanlık ve hiç şüphesiz ölümcül tuzaklarla çevrilmiş tehlikeli sırları vardı. Koyu kırmızı bir kumaş parçasına sardığı aşkı, Cehennem Gülü Roseanna'yı ne kadar süre oyalayabilirdi? Aşk hiç göz göze gelmeden, yalnızca dokunarak yaşanabilir miydi? Peki ya karanlık sırlar, er ya da geç gün yüzüne çıkmaz mıydı? ''Güllerden daha güzel olan Roseanna'm... Sen cehennemin ateş çukurlarında açmış, kor kızıl bir çiçeksin.'' 🥀 #teen 1 #darkromance 1 #fantasy 1 İlk yayınlama tarihi: 04.01.2019
Savcı  Geçmişin Yargısı/ Öfkenin Duruşması  by safiilay
safiilay
  • WpView
    Reads 237,569
  • WpVote
    Votes 16,682
  • WpPart
    Parts 31
Geçmiş, hiçbir zaman geçmiş değildi. Daima kancası bugüne takılıydı. Sırlar, beyaz bir çarşafın üzerinde toz tutmuştu uzun zamandır... Şimdi sert bir rüzgarla savrulan geçmiş, hayatımızdan içeri girdi! Çarşafın altındaki tozlanmış sırlar bütün havayı boğdu. Ela biliyordu. Kaçtığın geçmişin saklanmaya çalıştığın çökmez sokakta tam dibinde bitivermişti. Karanlık sarmaşık gibi bedenini sarmalarken, bunun nefret mi sevgi mi olduğunu henüz fark etmemişti. Uzak durmalıydı siyahtan! İçindeki ışığı yutmasına izin vermemeliydi! Fakat artık çok geçti. Çünkü aşk bir kara delik gibi neyi var neyi yoksa Ela Aydemir'i ve Serkan Karavan'ı içine çekmişti!
GECE DANSI by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 565,757
  • WpVote
    Votes 87,570
  • WpPart
    Parts 71
❝Karanlık çöktüğünde parlayan tek yıldız benim. Ben, sonsuz ışığın başladığı yerim.❞ Eleta tanıdığı bütün kişiler tarafından yalanlarla kandırılmıştı. Hiçbiri bunu onun kötülüğü için yapmamıştı fakat ihanetin acısının alevi bir türlü içinde sönmüyordu. Dahası bir an önce kim olmak istediğine, ne yapmak istediğine karar vermeliydi. Günlerini küçücük odada kendini hapsederek mi geçirecekti, yoksa kapıyı açıp her gün saatlerce kapısında bekleyen Gölge ile konuşup gerçekleri mi dinleyecekti? İki krallığın da yalanları gün yüzüne çıkarken Eleta konumu artık farkındaydı. Onu iki seçenek bekliyordu: Ya sessiz kalacak, her şeye göz yumacaktı. Ya da Nora Payre'nin isyanına katılacak, kördüğüm olan hayatı çözülmeye başlarken bir koruyucuya dönüşecekti. Bundan önce yapması gereken tek şey, geçmişinde ona unutturulan anılara bir bir kavuşmaktı. Önünde çok şey vardı. Bunu biliyordu. Fakat artık içindeki gücü de biliyordu. Tükenmek bilmez bir karanlık, içinde kan gibi akan ışık, alacağı yeni rünler ve yapılacak eğitimler onu bekliyordu. Üç kitaplık bir seri olan Ölümün Dansı Serisinin ikinci kitabıdır! -------------------------------------------------- (Kitap Formatında Sayfa Sayısı: +1300.) (Kelime Sayısı: 370 BİN.) -------------------------------------------------- Başlama Tarihi: 2019 Yazı. [TAMAMLANDI.] TÜM HAKLARI SAKLIDIR! Herhangi bir çalıntı, kopyalama vb. durumlarda yasal işlem başlatılacaktır!
GÜZ DANSI by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 656,176
  • WpVote
    Votes 85,951
  • WpPart
    Parts 54
❝Dansımız müzikle değil, bıçaklarla olur. Dansçı ne kadar zarifse bir o kadar da ölümcüldür.❞ Karanlığın ve ışığın büyüsünün hüküm sürdüğü bir dünya... Eleta Clesquen, Güz Krallığı sarayında yetişmişti ve topraklarının en becerikli dansçılarından biriydi. Eğitim merkezinde son yılını da tamamladıktan sonra Arena'larda tozu dumana katmak en büyük hayaliydi. Eleta'nın eğitim merkezindeki son yılıyla birlikte cinayetler de başlamıştı. Eleta gittikçe hayatının belirsizliğini, geçmişindeki ve zihnindeki boşlukları fark ediyordu. Doğru bildiği her şey çökerken yaşadığı her an tehlikedeydi. Geride kan kokusu ve dehşetten başka bir şey bırakmayan iki suikastçı peşindeydi: Gölge ve Hayalet. İşin kötüsü kadim bir bağla bağlı olduğu ruh eşi gittikçe Eleta'dan uzaklaşıyordu. Ve iki krallık, Gölge ve Güz Krallığı da değişiyordu. Karanlık ve ışık krallıkların sınırında dalgalanıyor, birbirlerine üstün gelmeye çalışıyorlardı. Eleta ise iki krallık arasında bir 'kördüğüm' dü. Çözülmeyi bekleyen ve sırlarla dolu... Karanlığın ve ışığın dansına hoş geldiniz. Bizim dansımız, ölümü kulağınıza fısıldayan bir ninniden ibaret. Üç kitaplık bir seri olan Ölümün Dansı Serisinin birinci kitabıdır! -------------------------------------------------- TÜM HAKLARI SAKLIDIR! Herhangi bir çalıntı, kopyalama vb. durumlarda yasal işlem başlatılacaktır!
GÜZ GÜLLERİ (ASKIDA - DEVAM EDECEK) by KadifeKelimeler
KadifeKelimeler
  • WpView
    Reads 665,009
  • WpVote
    Votes 47,446
  • WpPart
    Parts 29
"Beni özlediğini biliyorum, hala beni istediğini biliyorum Ömür. Duruşun değişmiş, gülüşün ve kelimelerin... Ama gözlerin... Onlar hala aynılar ve sen ne kadar itiraz edersen et, onlar hala beni sevdiğini söylüyorlar..." *** Erez Gündoğdu o serseri gülüşü, alaylı sözleri ve kobalt mavisi bakışlarıyla dünyaca ünlü bir ressam ve fotoğraf sanatçısıydı. Biraz uçarı, biraz delidoluydu ama bir kış günü fitili ateşleyen o yeşil bakışlara vurulduğunda durulmuştu. Ömür Göktepe ise; ailesinin baskısı altında yaşayan ve 19. doğum gününe dek bunları hiç sorgulamayan ürkek, çekingen bir genç kızdı. Ancak ilk kez doğum gününde kuralları çiğnemeye karar verdiğinde ve kendini yeni bir maceraya attığında ölümün kıyısından döneceğini ve bir yabancının kollarında aşkı tadacağını hiç düşünmemişti. Ve ansızın o kollardan kopup yıllar sonra bir kış günü onları buluşturan kar taneleri yeniden şehre yağdığında artık her şey değişmişti ve aşk, bu kez kar tanelerinin değil nefretin ve pişmanlığın altında ezilmişti... *** Nar Bülbülü ve Sevda Çiçeği hikayelerinde tanıdığınız Erez Gündoğdu'nun hikayesidir. Seriler birbirinden bağımsız oldukları için ayrı ayrı okunabilir. Sevgiler, KadifeKelimeler... *** Hikayelerim isim haklarıyla birlikte noterde adıma kayıtlıdır. Çalıntı ya da izinsiz kullanmak durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
ATEŞİN KOYNUNDA (KİTAP OLDU) by KadifeKelimeler
KadifeKelimeler
  • WpView
    Reads 1,975,420
  • WpVote
    Votes 116,037
  • WpPart
    Parts 46
Beni iyice tezgâha yaslayarak "Gülden," dediğinde "Bitti," diye tekrar ettim. "Unuttun mu? Aramızdaki her şey bitti?.." "O yüzden mi gözlerime öyle bakıyorsun?" diye sataştı bana. "O yüzden mi beni kıskandırmaya çalışıyorsun? O yüzden mi delirtiyorsun beni? O yüzden mi geceleri hayalimle orgazm oluyorsun?" "Sen..." "Söylesene Gülden, yetiyor mu?" Dudaklarını çenemde hissettiğimde gözlerim sessizce kapandı. "Söylesene," diye fısıldadı. "Söylesene Gülden, yetinebiliyor musun?" *** Alparslan Gündoğdu, karısını ve dört yaşındaki kızını bir yangında kaybetmiş ve yıllar sonra yeni bir başlangıç için her şeyi geride bırakarak İstanbul'a yerleşmişti. Geçmişin kötü hatıralarından kaçmak ve unutmak istiyordu ama kendini ansızın saçları ateşten bir güzele tutulurken bulmuştu. Gülden Seçkin, yemyeşil bakışları ve beyaz tenini çevreleyen kızıl saçlarıyla eşsiz bir güzellikti. Bazen sakar, bazen delidolu biriydi ve kendi sıradan hayatında her şey yolundaydı, ta ki sevgilisi tarafından aldatılana ve hiç ummadığı bir gece Alparslan Gündoğdu'yla karşılaşana dek... Kendini hiç tanımadığı bir adamın kollarına atarken bunun delilik olduğunu biliyordu, yine de o bakışlara karşı koyamayarak ona teslim olmuş ve işte o gece, her şey mahvolmuştu...
NAR BÜLBÜLÜ (DÜZENLENİYOR) by KadifeKelimeler
KadifeKelimeler
  • WpView
    Reads 333,861
  • WpVote
    Votes 1,995
  • WpPart
    Parts 8
"Sana neden Nar Bülbülü dediğimi biliyor musun? Çünkü en az onların ki kadar büyük bir yüreğin, onların ki kadar büyük bir cesaretin var. Sende onlar gibisin, yuvanı ölümüne savunuyorsun. Ama... Ama yorulacaksın Narin. Kanatlarında taşıyamayacağın yükler var. Dayanamayacağını biliyorum. Bir, Nar Bülbülü olsan bile..." Narin Özkan, geçmişi ardında bıraktığına inanarak, kendine ve oğluna yeni bir hayat kurduğunda hesaba katmadığı tek şey acı dolu bir haberdi. Umutları ve hayalleri bir kez daha yıkıldığında kaderin onun için çizdikleri henüz bitmemişti. 5 yıl önce ardında bıraktığı adamla yolları bir kez daha kesişmek zorundaydı ve bu hiç kolay olmayacaktı. Hiçbir şey bıraktığı gibi değildi. Sevgi ve tutkuyla bakan o kahve gözler ona artık kin ve nefretle bakıyor, adamın bir zamanlar seni seviyorum diyen dudakları bu kez ona bir hiç olduğunu haykırıyordu... Beş yılda neler değişebilirdi? Gerçekten seven bir kalp unutabilir miydi? İntikam hırsıyla yanan bir insan aşkı hiçe sayarak nefret edebilir miydi? Kırılan bir güven yeniden onarılabilir, bir kadın oğlu için her şeyi sineye çekebilir miydi? Sevdiklerini korumak adına ne kadar susabilir, tehlikeyi ne kadar göğüsleyebilirdi? En zoru da, bir kez daha bırakıp gidebilir miydi? "Ben... Ben bir Nar Bülbülü olamam. Unuttun mu? Korkağın tekiyim ben. Korkularım yüzünden hayatımın beş yılını acılar içinde geçirdim. Gururum yüzünden gelemedim sana, dinle diyemedim. Ben bir Nar Bülbülü değilim. Olsa olsa kanadı kırık bir serçe olur benden. Bir Nar Bülbülü değil..." *** Hikayelerim isim haklarıyla birlikte noterde adıma kayıtlıdır. Çalıntı ya da izinsiz kullanmak durumunda yasal işlem başlatılacaktır.