serenity111's Reading List
158 stories
SEVMEK ZAMANI  by Sidarbilen1
Sidarbilen1
  • WpView
    Reads 67,265
  • WpVote
    Votes 2,125
  • WpPart
    Parts 50
Yaş farkı ve cinsel öğeler vardır.! GERÇEK BİR HAYAT HİKAYESİNDEN ESİNLENİLMİŞTİR Mardin'in altın tozuna bulanmış kadim sokaklarında, Mezopotamya'nın en kudretli ismi Devran Ağa'nın heybeti yankılanırdı. Onun için sadakat bir yemin, Eftalya ise ruhunun koparılmış diğer yarısıydı. Çocukluklarının masumiyetinde, daha isimleri bir arada anılmadan önce kalpleri mühürlenmişti onlar o toprakların gördüğü en büyük sevdanın, en imkansız vaadiydiler. Ancak bir gece, karanlığın bağrına saplanan zehirli bir mektup, Eftalya'yı bu kadim topraklardan, çocukluk aşkının kollarından söküp İstanbul'un yabancı sokaklarına savurdu. Tam on iki yıl boyunca, Devran'ın içindeki sevda, intikamla harmanlanarak devasa bir kor ateşe dönüştü. On iki kış sonra, Eftalya başka bir hayata, beyaz bir gelinlikle imza atmak üzereyken; zaman, Devran Ağa'nın tek bir bakışıyla durdu. Mardin'in en büyük ağası, on iki yıllık o sessiz firarı bir fırtına gibi dağıtarak sonlandırdı. Eftalya'yı ait olduğu yere, taş konakların soğuk duvarları arasına bir sürgün gibi geri sürükledi. Şimdi Mardin'in üzerinde, baharın taze esintisi değil, on iki yıllık bir hasretin ve dinmeyen bir hırsın ağır kokusu var. Bir yanda törenin ve gücün zirvesindeki bir adamın sarsılmaz iradesi, diğer yanda yarım kalmış bir gelinlikle kendi çocukluğuna hapsedilmiş bir kadının direnişi... Taş duvarlar bu kez bir kaçışa değil, on iki yılın bedelini ödetmeye yeminli bir vuslata şahitlik edecek. Kaçış bitti, esaret başladı; peki ya on iki yıl sonra sönen küllerden doğan bu yangın, tüm Mardin'i yakmaya yetecek mi? "Ben bir yanılgı değilim. Bir erkeğin hikâyesine yazılmış yan karakter hiç değilim." Bazı aşklar iki kişiyi kurtarır. Bizimki bir şehri. Şimdi sadece bizim için değil, herkes için Sevmek Zamanıydı.
Suskun Gelin  by NehirToktas0
NehirToktas0
  • WpView
    Reads 12,560
  • WpVote
    Votes 2,600
  • WpPart
    Parts 21
Berfin, sessizliğe sığınmış bir kızdı. Bir söz, bir töre, bir evlilik... Hiç tanımadığı bir adamın - Serhat'ın - karısı oldu. Serhat'ın kalbinde başkasının adı, Berfin'in kalbinde hiç duyulmayan cümleler vardı. Ama zaman... en kırık kalpleri bile yavaşça onarır. Bir gün Serhat, Berfin'in sessizliğinde huzuru buldu. Ve anladı; bazen en büyük aşk, hiç söylenmeyen kelimelerin içinde gizlidir. Bu hikayede sessiz kalmak zorunda bırakılan Berfin ve gönlü yaralı Serhat ağanın hikayesini okuyacaksınız
Devrim -i Ahzan by eyazizim
eyazizim
  • WpView
    Reads 39,906
  • WpVote
    Votes 2,629
  • WpPart
    Parts 28
Sen babamın bana miras bıraktığı bir mecburiyetten fazlası değilsin Ahzan! Sen babanın doğduğu gün gözden çıkardığı kızısın. .... "Sana içerdeyken birşey yaptılar mı? "Ne yapacaksın gidip adımları mı döveceksin? "Hayır... varsa yaralarını saracağım." Devrim Reis Çakır & Ahzan Gümüşçü
Dizleri Kanayan Kız (+18) by Tillki
Tillki
  • WpView
    Reads 448,644
  • WpVote
    Votes 15,164
  • WpPart
    Parts 41
"Şimdiden pes ediyorsun. Yalvarmanı sağlayabilirim." "Lütfen git." dedim cılız sesimle. Cevabı kendisini bana bastırmak olmuştu. "Bedenin böyle söylemiyor." "Hazer yalvarırım." dedim. "Sarhoşsun. Yalvarırım bırak beni." Hazer başını iki yana salladı. "Seni bırakmayacağım." Dizimi kaldırıp ona bütün gücümle bir tekme attım. Hızlıca yanından koşarak giderken kalbimin atışını ağzımda hissedebiliyordum. Salonun ortasına kadar geldiğimde belime çelik bir kolun sarıldığını hissetim ve dudaklarımdan çaresiz bir çığlık kaçtı. Sırtım göğsüne çarptığında nefesim kesildi. "Benden kaçabileceğini düşündüren nedir?" Aniden döndüm ve bu sefer göğüslerimiz karşı karşıya geldi. Beni sertçe itti ve sırtım duvara çarptı. Acıyla inledim. Eli acımasızca boynuma sarılırken hıçkırarak ağlamaya başlamıştım. Suratını suratıma yaklaştırdı. "İşte şimdi Eflal." dedi sesi duyduğum en karanlık tonlardan birisinde çıkarken. "Şimdi seni kimse elimden alamaz." Kolumu dirseğimden sıkıca kavrayarak beni tekrar odasına götürmek üzere merdivenlere yöneldiğinde çığlıklarla ve debelenerek ona engel olmaya çalıştım. "Hazer, çok özür dilerim. Yalvarırım bırak beni. Çok özür dilerim lütfen!" Yalvarışlarım beni tekrardan karanlık odasına itene kadar sürmüştü. Kapının önünde dikilip karanlık simasıyla beni izlerken kurtulamayacağımı anladım. Onun elinden kurtulamayacaktım. Beni kurtaracak kimse yoktu. ◇ Hatırı sayılır düzeyde şiddet ögeleri ve cinsellik içermektedir. Sorumluluk okuyucuya aittir. Bu güzel kitap kapağı tasarımı için @Malpomene 'ye çok teşekkür ederim. ♡
İSYANKAR  by sahraddemiir
sahraddemiir
  • WpView
    Reads 8,185
  • WpVote
    Votes 447
  • WpPart
    Parts 9
Yürek yarası kabuk da bağlasa vakti geldiğinde kanamaya mahkumdur.
Söyle Bana Çamlıkaya by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 33,871
  • WpVote
    Votes 3,482
  • WpPart
    Parts 12
Alabildiğine havayla doldurdu ciğerini. Sonra önünde uzanan topraklara baktı, masal diyarlarından çıkmış gibi güzel topraklarına. "Söyle bana Çamlıkaya!" diye bağırdı. Sesi kayalığı, meşe ağacını, çayırlığı, küçük dereyi tuttu. Arkasındaki çalılıktan saksağanlar havalandı. Sert bir rüzgar esti. Saçındaki karahindiba tohumlarını aldı götürdü. Biraz gersinde duran kızlar kıkır kıkır gülüştü. Ne kadar da şenlerdi. Ne kadar da tasasız. Tek dertleri annelerinin onlara fazla ev işi yaptırıyor olmasıydı ya da derslerinin gitgide zorlaşması, veya gezip tozmaya vakit bulamayacakları kadar yorulacakları hasat zamanının yaklaşması. Bir zamanlar o da onlar gibiydi. Ve yaşı da öyle çok büyük değildi onlardan. Gözlerini yumdu. Yumruklarını sıktı. Sonra o uçurumun kenarında esen rüzgara geçmişte kalan tüm dertlerini bıraktı. Kendine ahdetti oracıkta. Bu, eller uğruna son ağlayışı olacaktı. Gözlerini tekrar açtı, bir kez daha baktı köyünün topraklarına. Ve Güldeniz savaşmaya işte o zaman başladı. "Bir kadının yüreğinden büyük müsün?" diyerek. "Söyle bana Çamlıkaya. Söyle! Bir Güldeniz'in yüreğinden büyük müsün sen?"
İSYAN by ladenfug
ladenfug
  • WpView
    Reads 608,332
  • WpVote
    Votes 21,557
  • WpPart
    Parts 53
Elimde tuttuğum yazmayla yavaş adımlarla yürüyordum. Bu yolun sonu nereye gidiyor hiç bilmiyordum. Gözlerimin yaşı kurumuş, bitmişti. Nefes alırken göğsümden yükselen büyük bir ağrı vardı. Saçlarımın kökleri acıyor, yüzümün her yanı cayır cayır yanıyordu. Çok değil yaklaşık on dakika önce yaşadıklarım yüzünden bu haldeydim. Gözyaşlarımı bırakmadan adımlarımı hızlandırdım. "Şimdi değil, birazdan. Dayan Güleycan, dik dur, az daha dayan."
14 BAHAR | Tamamlandı  by lokinintesseracti
lokinintesseracti
  • WpView
    Reads 175,567
  • WpVote
    Votes 10,208
  • WpPart
    Parts 47
"Peki... ne zamandan beri?" Gökhan anlamayarak, biraz da merakla yüzüme baktı. "Ne, ne zamandan beri Nazlı?" "Duyguların." dedim, fısıltıyla. "Duyguların ne zamandan beri var?" Gökhan ciğerlerini parçalarcasına derin bir nefes aldı ve usulca gözlerini kapattı. Sanki o an; yıllar öncesinin tozlu raflarına, çocukluğumuzun geçtiği sokak aralarına geri gidiyor gibiydi. "Ben de tam tarihini bilmiyorum ki Nazlı. Bir sabah uyandım ve senin gülüşünün benim için bir ihtiyaç olduğunu fark ettim. Ne ara kalbime girdin, ne zaman kendini iliklerime kadar işledin inan ben de bilmiyorum. Ama o günden sonra yani duygularımı fark ettikten sonra güneş sanki sadece senin yürüdüğün yollarda, senin güldüğün zamanlarda doğmaya başladı. İşte o an anladım ki artık sen yoksan, her yer karanlıktı benim için." *** Nazlı, yıllar önce ailesini karşısına alarak evlenmiş ve bu evlilikten doğan kızını tek başına büyütmek zorunda kalmış bir annedir. Kızı Aybüke ise doğuştan gelen kalp hastalığıyla yaşamakta ve bu hastalık, her geçen gün hayatını biraz daha zorlaştırmaktadır. Takvimler, artık doktorların yapabileceği bir şey kalmadığı günü gösterdiğinde; Nazlı için ne gururun ne de geçmişteki kırgınlıkların bir hükmü kalır. Ve kızının kalan son zamanlarını aile sevgisiyle geçirebilmesi için, yıllar sonra baba evine geri döner. Ancak bu dönüş Nazlı için sadece bir sığınış değil; yıllardır üzerine kilit vurduğu geçmişiyle, kırgınlıklarla ve ruhunda bir kambur gibi taşıdığı o ağır yüklerle en çıplak haliyle yüzleşmek zorunda kaldığı sancılı bir yolculuğun başlangıcı olur. 14 Bahar; bir annenin çaresizliğinden doğan ve sevgiyle yoğrulup fedakârlıkla büyüyerek, kalpten kalbe dokunan bir hikâye...
Haziran Rüzgarı (+18) by Umman35
Umman35
  • WpView
    Reads 401,864
  • WpVote
    Votes 14,303
  • WpPart
    Parts 16
Bir köy hikayesi. Yaş farkı vardır. Haziran&Agah Rüzgar Ağa +18 bölümler olacaktır. * Agah ağa konağa girdiğinde yüzü gergin, kaşları çatıktı. Hızla merdivenlerden çıkarak çalışma odasına ilerlerken bir anda adımları duraksadı ve balkondan boş avluya bakarak "Haziran!" diye bağırdı. Fakat ilk defa seslenişi cevapsız kaldı. Kaşları daha da çatılırken yönünü Haziran'ın odasına çevirdi. Kadının odasının önüne geldiğinde kapıyı iki kere çalmasına rağmen cevap alamamak onu daha da sinirlendirince hırsla kapıyı açarak boş odaya girdi. Biraz ilerlediğinde odanın içindeki hamamdan gelen su sesleriyle gayrı ihtiyar kafasını hamam kapısına çevirdiğinde ömrünün şokunu yaşadı Agah Ağa. Kapısı yarı açık odanın ona sunduğu manzaradan gözlerini alamıyordu Agah. Gözlerini dahi kırpmadan karşısında çırılçıplak bir şekilde yıkanan kadın yüzünden gözlerini bile kırpamamıştı. Kızıl saçları vardı! Hiç görmediği kızıl saçları kalçalarına kadar iniyor bembeyaz teniyle muhteşem bir uyum içerisinde adamı çıldırtıyordu. Kadının kalkan elini takip etti. Elindeki köpüklü bezi göğüslerine sürterek kafasını geriye doğru yatıran kadınla içi yanmaya başladı. Dimdik duran uçları sertleşmiş göğüsleri avuçlasa avucundan taşacaktı. Hele o kalçaları... Elini atsa kıpkırmızı olacak kadar beyaz ve dolgunlardı. Yutkundu Agah bir adım geri çekildi. Zar zor kafasını çevirip gidecekti ki onu gördü. Kadının inleyerek en kuytu mahremine götürdüğü eli onun için son nokta olmuştu. Dehşet içinde kafasını eğip odadan resmen kaçarken kendi odasına girdiğinde kafasını eğerek ikinci bir şok yaşadı. 6 yıldır gitmediği doktor ve görmediği tedavi kalmamasına rağmen sertleşmeyen penisi şuan pantolonunu zorlayacak kadar sert ve dikti