tubux2
Üç yıldır hayatını YKS'ye adamış olan İpek'in sınav çıkışı tek bir hayali vardı: Özgürlük. Ancak kaderin onun için hazırladığı sürpriz, hukuk fakültesi sorularından çok daha çetrefilliydi. Platonik aşkının evlendiğini öğrendiği an dünyası başına yıkılan İpek, acısını unutmak ve stres atmak için hayatının en çılgın kararını verdi: Hiç tanımadığı, rastgele bir düğüne sızmak!
Plan basitti: Biraz dans edecek, biraz pasta yiyecek ve kimseye yakalanmadan toz olacaktı. Tabii hesaba katmadığı bir şey vardı: Damadın radarına takılmak yerine, ailenin keskin gözlü, sert ve karizmatik büyük abisine yakalanmak!
Karadeniz'in köklü ve zengin ailelerinden birinin veliahdı olan Yalın Temuroğlu, özgürlüğüne düşkün, çapkın ve evlilik kelimesinden köşe bucak kaçan bir adamdı. Kardeşinin düğünüyle birlikte üzerindeki "Artık sıra sende!" baskısı iyice artmışken, karşısına aniden çıkan bu davetsiz misafir ona aradığı can simidini sundu.
Yalın, aile baskısından kurtulmak için İpek'i herkese "sevgilisi" olarak tanıttığında, o eğlenceli ve sıra dışı düğün gecesi ikisi için de geri dönülemez bir oyunun başlangıcı olacaktı.
Biri adaleti savunmak isteyen inatçı bir avukat adayı, diğeri kuralları kendi yazan Karadenizli bir fırtına...
Büyük bir yalanla başlayan bu oyun, kalplerini ele geçirdiğinde hangisi haklı çıkacaktı? Davacı mı, davalı mı?