izel-kk adlı kullanıcının Okuma Listesi
8 stories
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,840,061
  • WpVote
    Votes 306,129
  • WpPart
    Parts 49
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
SAHİPSİZ SANCILAR  (+18) by kayipseytan
kayipseytan
  • WpView
    Reads 234,495
  • WpVote
    Votes 7,486
  • WpPart
    Parts 33
Bir sancı, derin bir sancı ile yaşamaya gayret gösteren 𝑨𝒉𝒖 𝑺𝑨𝑹𝑬𝑳. Yaşamak uğruna, ona ait kumar masasına yatan herkesin eceli 𝐊𝐚𝐫𝐚𝐧 𝐊𝐀𝐑𝐀𝐇𝐀𝐍. İntiharına karar verdiği gün, namlunun soğuk ucunu şakağına dayadığında, kader Ahu'ya bir şans daha verdi. Şansa inanmayan Karan, kader çarkını kanlı elleriyle tekrardan çevirdi. ___________ +18'in yoğun olduğu bir içeriktir. Şiddet ve argo kelimeler içerir. Psikolojik ve duygusal olarak zorlayacak bir kurgudur. Kurgusal karakterlerin görünüşü, hayal gücünüze bırakılmıştır. Sevgili okurlarıma saygılarım ve sevgilerimle. Karan KARAHAN & Ahu SAREL
+18 more
KOMUTAN by aleynacce
aleynacce
  • WpView
    Reads 1,903,331
  • WpVote
    Votes 61,000
  • WpPart
    Parts 75
Kar taneleri genç adamın boynunu sıvazladı. Tüm ayaz gökyüzünün soğuk esintisiyle kavisli çenesine sinmiş gibi irkildi. "Çalı bile itmiyor kendine sığınan kuşu. Rüzgar değse düşecek gibisin, herkes iki dağı aşabilirsin zannediyor!" Ne denli kırdığının dahi farkında olmadan tüm selleri üzerime savuruyordu. Ruhu karamsar bir rüzgarda çöllerde savrulmuş gibi dokundu. "Ben sadece seni görmek..." Tam cümlemi bitireceğim sırada öfkesi yüzünde daha fazla hissedilmeye başladı. "Bana bak, Liva!" Tam karşımda dikilmiş buz mavisi gözlerini irislerime saptamıştı. "Sen ve ben diye bir şey yok!" durdu ve gözlerindeki irisleri koyu gölgelerinde kayboldu. ... "Herakleitos der ki! Karakter insanın kaderidir!" Ardından bana döndü. "Sezgi, aklın tekeridir! Bazen kadınlar sezgilerinde fazla duygusal davranabilir!" Söyledikleriyle bakışlarım koyu irislerine dokundu. "Sevgi affetmez! Sevgi yıpratır." diyebildim. ... "Vuslat" gözüyle bakarsan "Yâr" "Hasret" gözüyle bakarsan "Yara" ...
KÖYGÖÇÜREN by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 6,210,062
  • WpVote
    Votes 475,131
  • WpPart
    Parts 86
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 11,171,830
  • WpVote
    Votes 596,637
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
Yarı'm #wattys2016 by gulusunusevsinler
gulusunusevsinler
  • WpView
    Reads 18,625,228
  • WpVote
    Votes 635,881
  • WpPart
    Parts 88
Hikayeyi okurken ve okuduktan sonra hiçbir erkeği ve ilişkiyi beğenmemeniz, bu durum sonucunda da ebediyen yalnız kalmanız durumundan yazar kesinlikle sorumlu değildir. Ve önemli not; Mıçmıç, sulu bir aşk okumak istiyorsan, sevgili okuyucu; Lise hoşlantılarını veya dizilerde aşk olarak anlatılan saçma duygular var ya, işte onları konu alan bir kitabı incelemelisin.. Bu kitapta, sadakat var, fedakarlık var, özen var.. Bu kitapta sevdiğine dokunmaya kıyamayan bir adam var. Bu kitapta, sevdiği adamla büyüyen bir kız çocuğu var. Şimdi karar ver bakalım, Sana nasıl aşık olunacağını, nasıl sevileceğini öğretecek bir kitap okumaya, hazır mısın?
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 59,398,963
  • WpVote
    Votes 2,275,416
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."