Hayran olduklarım
20 stories
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,582,076
  • WpVote
    Votes 1,485,753
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
Kar Küresi (İki Kitap) by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 10,057,323
  • WpVote
    Votes 529,774
  • WpPart
    Parts 42
Burası bir kar küresiydi, biz de içindeki figürler. Bizi tutup salladılar, ne olduğunu anlamadık, alt üst olduk...
Sıfır Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 7,542,043
  • WpVote
    Votes 336,918
  • WpPart
    Parts 18
"Işıklar sana evinin yolunu gösterecek..." 3391 Kilometre ile başlayan seri Sıfır Kilometre ile devam ediyor! Kilometrelerce öteden birbirini tanımak, sevmek hatta aşık olmak kolaydı... Peki tüm bunlar yan yanayken de kolay olacak mıydı?
Çöl Hırsızları 2 - "Buz Mavisi Gölge" (Devam Ediyor) by Zumrut_Tanrioven
Zumrut_Tanrioven
  • WpView
    Reads 6,322
  • WpVote
    Votes 919
  • WpPart
    Parts 40
Çöl Hırsızları birinci kitapta Beyaz Prens ve diğerleriyle savaşarak, Çöl Şehri'nin hakkı olan varisi bulmasına yardım eden ekibimizi bu sefer daha da karanlık anlar bekliyor. Athena yönetimi anlamaya çalışıp, kendini dış şehirlere kabul ettirmeye çalışırken Kaşmir, onu korumak zorunda hissetmenin ağırlığı ve lideri olduğu loncanın işleriyle mücadele halinde, gitgide içine kapanan kişiliğini sakinleştirmeye çalışıyor. Kaşmir, Gölgelerin vereceği görevlerle daha da gerilirken, içine düştüğü durumdaki dengeyi nasıl sağlayacağına emin değil. Aşık olmak için doğru insan olmadığını düşünürken, hırsızla aralarının gerilmesine neden oluyor. Monk, kraliçenin sadık danışmanı olarak, içine girmek zorunda olduğu onca olayla, şimdiye kadarki tecrübelerinden çok farklı bir pozisyona gelerek, kendini toparlamaya çalışıyor. Heyecan devam ediyor ve ekibimiz her zamankinden çok daha ağır koşullarda, maceraların içinde var olmaya çalışıyor. Yapacak onca şey arasında, meydan okumalarla dolu bir sürece girdiklerini fark etmek zorunda kalıyorlar.
ÇETE by fundaayten
fundaayten
  • WpView
    Reads 14,990,673
  • WpVote
    Votes 549,088
  • WpPart
    Parts 94
*Nefret, aşka dönüşebilen güçlü bir duygudur* Annesinin tayini dolayısıyla İstanbul'a taşınmak zorunda kalan Öykü, burada daha önce hiç karşılaşmadığı bir şeyle karşılaşır. Bir çeteyle. Bu durum ilk başta pek hoşuna gitmese de daha sonra onları terk edip giden babasından intikam almak için bu çetenin içinde olmak ister. Fakat bilmediği çok şey vardır. Bu çeteye girmek öyle zannettiği kadar kolay değildir. Çetenin lideri olan BARLAS KARAMAN'ın koyduğu bazı zorlu görevleri yerine getirmek zorundadır. Ve bu görevlerin hiçbiri de öyle herkesin yapabileceği kadar basit görevler değildir. Öykü'nün de öyle. Tüm hakları bana aittir©
UZAY'LI by S-Mare
S-Mare
  • WpView
    Reads 2,769,821
  • WpVote
    Votes 40,673
  • WpPart
    Parts 6
☆YALNIZCA İLK 5 BÖLÜM BURADADIR İNTERAKTİF HİKAYE MODU İLE HİTREADS UYGULAMASINDA OKUYABİLİRSİNİZ☆ Bir yıldız kaydığında hep tek dilek dilerdim... 'Uzaylı istilası istiyorum.' Ve bir uzaylı gelip tüm kalbimi istila etti. O bir uzaylıydı... Ben ise artık Uzay'lıydım. ⭐⭐⭐ "Ya Sedef niye bana inanmıyorsun? Yıldız kaydı diyorum, dilek diledim diyorum. Sonra hop biri bir uzaylıyı paketleyip kapıya bıraktı diyorum." Sedef ayağa kalkıp, "Kafayı iyice sıyırdın diyorum," dedi dişlerinin arasından. "Madem sen anlatmıyorsun, ben de gidip Tuna'yı ararım." Elindeki siyah yumurtayı avuçlarıma bırakıp hızla eve yöneldi. Bense peşinden koşturmaya başladım. "Sedef vallahi doğru söylüyorum ya!" Tepki vermeden evin önüne doğru yürümeye devam etti. Bense hala onu doğruyu söylediğime ikna etmeye çalışıyordum. Birden küfredip durunca sırtına tosladım. Ne olduğunu görmek için başımı yana eğimlemiştim ki Sedef hızla dönüp gözlerimi kapattı. "Ne yapıyorsun ya?" diye inledim. Elini çekmeye çalıştım ama izin vermedi. "Sakın bakma!" "Niye ki?" "Senin uzaylı dirilmiş kapıda bize bakıyor." "Hadi ya!" dedim haddinden fazla bir sevinçle. "Çeksene elini, ben de bakacağım." "Bakma dedim Asel. Adam..." "Uzaylı!" diye düzelttim. "Tamam, uzaylı..." "Uzaylı?" "ÇIPLAK!" diye bağırdı. © Tüm Hakları Saklıdır.
Trabzon Çirkini by bilgeliyazar
bilgeliyazar
  • WpView
    Reads 480,500
  • WpVote
    Votes 37,759
  • WpPart
    Parts 44
Zihni birçok benliğe bölünmüş bir kız... Onu o bölünen kişiliklerinden kurtarmaya çalışan bir çocuk... /\ Sözcüklerin anlamını yitirdiği araf denen kısımda ikimizin ruhları idam edildi. O an gözlerimizin birbirine değen gözbebekleri birbirine uzattı ellerini. Akan her damla yaş çektiğim her acıdan intikam aldı. Büyük bir savaş başlattı gözlerimiz. Bu savaşta kazanan olmayacaktı. Yenilen olmayacaktı. Galibiyet kavramı çöplüğe atılmıştı. Ve her horoz kendi çöplüğünde öterdi. Galibiyet çöplükte yok oldu. Acıyan canımı avuçladı adam. Avcunu yakarım diye korktum. Avcunda yok olurum diye korktum. Halbuki yok oluşum en güzel de avcuna yakışırdı ya. "Bir gün ölürsem, ellerinde olayım." diye fısıldadım.
Trabzon Güzeli by bilgeliyazar
bilgeliyazar
  • WpView
    Reads 3,915,620
  • WpVote
    Votes 6,342
  • WpPart
    Parts 2
Bu kitap, "Hiçbir üzüntü, mutsuzluk ve acı olmadan bir hayat sürülemez ve böyle bir kitap bile yazılamaz." diyen edebiyat hocama tepki olarak yazılmıştır. Trabzon Kurgusu olup, herkesin okuyabileceği ful mutlu, mutsuzluğa dair tek cümle bile barındırmayan bir kitaptır... Bu kitapta ne üzüntü ne mutsuzluk ne acı, ne sıkıntı, ne dert, ne de keder hiçbiri yok. Bu kitapta ölüm bile yok. Kötü kız ve ya kötü çocuk da onların çevirdiği dolaplar da yok. Bu kitapta mutluluk, kahkaha, sevinç ve tüm olumlu duygular var. Bu kitaptaki esas kız o kadar zeki ki diğer kitaplardaki klişe şekilde gözünün önündeki görmeyen kızların aksine her şeye bir fikri olan en olmadık şeyi bile tahmin edip bölümler hakkında spoiyi kendisi veren bir kız. İlk bölümden son bölüme kadar mutsuzluğa dair tek bir cümle dahi yok bu kitapta. Bunun garantisini verebilirim. Ve tüm ömür garantili. Böyle iki yıl garantili falan da değil. Memnun kalmazsanız anında iade edilir. Böyle sürekli mutluluk dedim diye vıcık değil. Okuyun ve test edin. Konusuna gelecek olursak, Açın ve tanıtımın tamamını okuyup fikir sahibi olun ♥ 》Tüm hakları bu hırçın yazarın masum ruhunda saklıdır. İsminde Trabzon geçen ve ful mutlu kurgu olarak yazılmaya başlanmış ilk kitaptır. Alıntı, "ESİNLENME" ve ya çalma durumlarında gerekli hassasiyeti o kişilere göstereceğim Trabzon'un hırçın bir kızı olarak... (Ve şahsen noterden kendi adıma tasdik edilmiştir)
Pardon! Mafya Mısınız? by ruhumcaz
ruhumcaz
  • WpView
    Reads 115,200
  • WpVote
    Votes 8,376
  • WpPart
    Parts 17
Bu hikayede her şey var... Mafyalar, kötü çocuklar, masum kızlar, kötü kızlar, Amerika dizilerinden fırlamış insanlar. Elime bir kalem aldım ve hikayeyi baştan yazdım. Bu hikaye olması gerektiği gibi değil. Mafya, mafya gibi değil. Masum kız aslında kötü kız. Kötü çocuk desen o bile çakma. Her şey o iki kızın 'Yankı Güllübaşoğlu'nun evine girmesiyle başladı. Anlatıyorum iyi dinleyin.
Umudun Sesi #Wattys2016 by gulnidabozkus
gulnidabozkus
  • WpView
    Reads 778,092
  • WpVote
    Votes 40,046
  • WpPart
    Parts 77
Sona yaklaştığını hissediyordu. Ama bu yaklaştığı ilk son değildi. Umudu tutunduğu tek daldı. Hayatı boyunca hep umudun sesini duymak için yaşadı. Kaybettiğini hissetti Canı yandı, sustu. Ağlamak istedi bağıra bağıra ağlamak istedi, yapmadı yapamadı yine sustu. Fakat öldü sustukça dahada derinlere gömüldü Duygularını daima sakladı siyaha çalan koyu kahverengi harelerinden hiçbir duygu okuyamadılar. Ruhunun rengini kimse bilmedi Herkes onu siyah sandı Ama o griydi. Ne fazlasıyla karanlık ne fazlasıyla aydınlıktı. O griydi. Kimse anlamadı öfkelendi adam kırıp döktü sonra sustu bir kez daha tüm seslere inat sessizliğini konuşturdu. Sessizliği bir yardım çığlığıydı ve herkes sağırdı. Sadece o duydu Korayı. Sadece ufaklık Ufaklık yaralı adamâ merhem olabilecek miydi? Kabuslarının ve geçmişin içinde boğulup nefes alamayan Tilkiye Ufaklık nasıl yardım edecekti? Umudun Sesini duyabilecekler miydi? Tüm umutsuzluklara inat umudun sesini duymak istiyor musunuz? Öyleyse gelin beraber dinleyelim duyacağımız çok şey var...