harikadanda öteler
5 cerita
Sahte Güz (2. kitabı geldi!) oleh beyzazaydin
beyzazaydin
  • WpView
    Membaca 16,730,585
  • WpVote
    Vote 806,186
  • WpPart
    Bab 52
EPSİLON YAYINLARI ARACILIĞIYLA KİTAPLAŞTIRILMIŞTIR. KİTAPLIĞINIZDA BULUNMASI DİLEĞİYLE. Bir beden, iki kimlik. Cenk'i alt edip hayatını geri kazanmak için Bora'nın aklına uyan Derin, akıl hastanesindeki Kumsal'ın kimliğine bürünür ve kendisini birdenbire acımasız oyunların ortasında bulur. Savaş Atan'la olan oyunu kurallarına göre oynamak zorundadır amma kurallardan bihaberdir. Kısa zamanda Boğaç'ın desteği ve kıvrak zekasıyla Savaş'ı tam avucunun içine alacağını düşünürken Kumsal'ın gizlice oyunlara dahil olmasıyla tüm planları suya düşer. Bu akıl almaz oyunları okurken hayal gücünüzün sınırlarının zorlandığını hisseceksiniz. Aşk, nefret, tutku, acı, ölüm hepsi bir arada.
SİYAH'IN ÇIRAĞI oleh beyzazaydin
beyzazaydin
  • WpView
    Membaca 209,715
  • WpVote
    Vote 13,078
  • WpPart
    Bab 22
"Sevgisiz büyüyen her çocuk, 'Seni seviyorum' diyen herkese inanabilecek kadar çocuk." derler. Hayatım henüz çözülmemiş bir olay yeri gibiydi. Yaşanmamış çocukluğumun kanıtları sarı bantlarla çevirili alanda dağınık bir şekilde duruyordu. Bir yerde beyaz küçük oyuncak ayımın boğazına babamın intihar ettiği ip sarılıydı. Diğer yerde renkli tokalar birbirine düğümlenmiş, yerin tozuyla kirlenmişti. Annemin saçımı taradıktan sonra onlarla bağlamasını hayal ederdim ama kırık tarak da tokaların hemen yanındaydı. Hiç uyumamı beklerken okunulmamış hikaye kitapları parçalanmış bir şekilde olay yerimin zeminini süslüyordu. İnsanlar acımasızdı, insanlar dışarıdaydı. Hayatımda ruhuma karşı işlenen bütün cinayetleri izliyorlardı ve beni dışlıyorlardı. "Senin annen deli!" "Senin annen seni öldürmeye çalıştı!" Sevgisiz büyüdüğüm kesindi. Ama 'Seni seviyorum' diyen hiç kimseye inanmazdım. Zaten birinin de bunu söylediği yoktu ama söyleseydi de bu cinayetlerin arasına aşk acısını da ekleyemezdim. Belki de olay yerime dışarıdan bakmak yerine bana yardım etmeye kalkışmış Barlas'ı hayatımdan çıkarmam bu yüzdendi. Kendime ayıracak vaktim yoktu. Ben sadece benden alınan kardeşimi yetiştirme yurdundan kurtarmak için gereken parayı bulacaktım. Bunun için bir hırsızlık çetesine katılıp, Siyah'ın Çırağı olmam gerekse bile.
MÜPHEM oleh fernwehy
fernwehy
  • WpView
    Membaca 7,680,316
  • WpVote
    Vote 231,458
  • WpPart
    Bab 83
Yankı gökyüzünü izlemeyi seviyor. Yeşil gözleri, gün batımında alev alan Anka'yı arıyor. Ona inanıyor. Yirmi iki yaş efsanelere inanmak için geç değil, ama kız çocuğu olmak için geç, biliyor. Zihninde bir karanlık; onunla aynı adı taşıyor. Onun olduğu yerde nedense hep yağmur yağıyor. Hissediyor; yağmur daima dilinden anlıyor. Giray az önce ortadan kayboldu. Zaman, onun için tersine akıyordu. Önünde gelecek değil, geçmiş duruyordu. İçinde bir yangınla doğdu, dumanı onu önce sardı, sonra boğdu. Yalnızlığın bıraktığı yakasını Yankı tuttu, adı anneye benziyordu. Ama gri gözler annesini hatırlamıyordu. Hesaplıyordu; yirmi yedinci yaşına mezarda basıyordu. Genç kadın yürüdü. Yeşil gözleri, yağmur için toplanan kurşuni renklere takıldı. İçindeki karanlık, ona belirsizliğin adını fısıldadı. O buradaydı. Yalnız kalmış bir çocuk gülüşü, geçmişten kopup geldi. Zaman geçti, yağmur yağdı. Bulutlar yeryüzüne çöktü. Yeşil gözlere duman yansıdı. O buradaydı. Dumana benziyordu. Ne kadar da belirsiz... Zamana karışıyordu, ne kadar da belirsiz. Geçmişten geliyordu, ne kadar da belirsiz. O buradaydı. Gözlerinin rengi gri, ne kadar da belirsiz... O kesinlikle buradaydı. Güneş battı. Anka'nın kanatları alev aldı. Yangının izleri gökyüzünde yankılandı. Ay karardı. Zaman geriye aktı. Geçmişte bir çocuğun sıkıştığı yalnızlık dumandandı. - Görebiliyorum, yaşın büyük. İçin çocuk. Giray, biliyorsun vicdanın kulakları sağırdır. Çocukken vicdan dilsizdir. Dedin ki insanla doğar vicdan, yalnızdır. Bir çocuk kadar güçsüz ve çiğdir. Daha büyümedin, bu çocuk kalbine dardır. Merhametin ıslak ve kirlidir. Vicdan insanın içindeki tanrıdır. Bilirsin, tanrının çocuklarla arası iyidir. - Bu kitap sizi gülmekten öldürmez ama eğlendirir. Sizi hüzne boğmaz ama eser miktarda ağlatabilir.
SOKAK NÖBETÇİLERİ oleh asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Membaca 58,516,320
  • WpVote
    Vote 2,255,536
  • WpPart
    Bab 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
GÜL KUYUSU oleh binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Membaca 3,829,103
  • WpVote
    Vote 254,998
  • WpPart
    Bab 20
"Kaburgam acıyor," diye fısıldadı, gül kuyusu. "Kaburgamı çaldın benden." Adam kızın yüzünü tam kaburgalarının üstüne bastı. "Burada, gül kuyusu," dedi ifadesiz bir sesle. "Burası senin sürgünün. Buradayken ne ölüme kavuşabilirsin, ne de kendini geri alabilirsin artık." Kız, adamın kazağını kavradı, yüzünü kaburgalarının arasına gömdü ve kaşlarını çatarak başını iki yana salladı. "Ölüme kavuşturmayacaksın beni," diye fısıldadı. "Bana beni geri vermeyeceksin." "Asla." Kızın, göğsünün ortasında bir yarası vardı, o yaraya bir isim bile vermişti. Adam, o yarayı ondan çalmıştı. O yaranın adı, "çocukluğum"du. Artık yeryüzüne yağan gül yapraklarının rengi, kan kırmızısıydı. Zehirli kırmızı gül sarmaşıkları bağladı bizi, Birbirimize zehirlendik. O kâinat kadar eşsizdi, Ben basit bir gül kuyusu. Tutulmamız gerekiyordu, Tutulduk. Ben Gül'düm, O, içine düştüğüm Kuyu, Benim Kuyum. Gül Kuyusu.