11 stories
AVARE by Nur-Sungmin
Nur-Sungmin
  • WpView
    Reads 866
  • WpVote
    Votes 132
  • WpPart
    Parts 1
- 4 yıl önce yarışma için yazılan bir yazıydı, kazanıldı. Devamı gelmeyecek. Nur Ergül.
MEZAR by S-Mare
S-Mare
  • WpView
    Reads 649,578
  • WpVote
    Votes 80,350
  • WpPart
    Parts 52
(TAMAMLANDI) Yıkılan bir dünya... Ve vampirlerin hüküm sürdüğü bir yeraltı ülkesi... Sepulcrum... Kurt adamların işgalleri başlamışken artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. İki vampir savaşçı büyük bir görev üstlenirken yeraltı tünellerinde onları ummadıkları tehlikeli bir yolculuk bekliyordu. Avcılar... Kurt adamlar... Gri şeytanlar... Yeryüzü Koruyucuları... Cadılar... Ve kendi ırkları, belki de tehlike en yakınlarıydı. Tüm bunların üstesinden gelip görevi başarıyla tamamlayabilecekler miydi? Ya da gerçekten ortada bir görev var mıydı? ♧ °Şimdilik sizin kurallarınıza göre oynayalım. Sıra benim oyunuma da gelecek. O zaman benim oyunculuğum gözlerini kamaştıracak ve siz kurtlar dolunayda bile bu ışığı bulamayacaksınız.° ♧ Post Apokaliptik sonrası distopik bir toplumun hikayesidir. !!! Tüm hakları tarafıma aittir.
SUSKUN 1. (Tamamlandı) by Nur-Sungmin
Nur-Sungmin
  • WpView
    Reads 534,343
  • WpVote
    Votes 25,740
  • WpPart
    Parts 36
Seni zihnime davet ediyorum. Bu kitabı açtığın an bir ruhun kesesinde büyümeye başlayacaksın. Seni acımla, gözyaşımla büyüteceğim. Bazen dayanamayıp ellerini o kanlı deriye sararak kurtulmaya çalışacaksın. Vazgeçip geriye çöktüğün an parmaklarım, parmaklarının arasına karışacak. Ninnilerim günlerce dilediğin o uyku. Önünde izlediğin o harfler Suskun satırları. Onlara iyi bak. Sana onu emanet ettim. Doğduğun zaman bir gülücük bırak. Gideceğin yerlerde yeni anneler bekliyor seni. Kendine iyi bak okuyucu. Sen ilk bendeydin, bu hep aklımda kalacak. İlk yayınlama tarihi: 27 kasım 2015. KİTABINIZIN REKLAMINI YAPMAYIN, ANINDA SİLİYORUM. Hırsızlık düşüncesinin H'sinden geçtiğiniz an, harflere takılır, ayaklarımın önüne düşersiniz. Sonu; ölümcül tehlike...
SUSKUN 2  by Nur-Sungmin
Nur-Sungmin
  • WpView
    Reads 34,039
  • WpVote
    Votes 1,955
  • WpPart
    Parts 5
- Kumaştan bir kitap. Uçları tüm o hüznü çekmiş, sararmış bir kanser. Ruhu vücudunun hissetmeyeceği en ağrısız boşluğuna çekilmiş gibiydi. Yaralar onu hapsetmiş miydi? Yoksa bu onun kendisine ördüğü hapsi miydi? Çekilen son nefesten sonra dudaktan kopup soğuk kül tablasında boğulan duman, gri gözlerinde kurak bir ülke kurmuştu. Milletini kaybetmiş, toprağını, çiçeklerini, hatta kendisini. Söğütün altına sırtını değil, omurgasını yaslamış beş yaşında ki kız çocuğu, O bu hayatı bir kere, ama yıllarca yaşayıp beş yaşında ki mezarlığına gömülüvermişti. Taşı yoktu. Toprağı bir hiçliği kucaklıyormuşçasına dümdüzdü. Yalnızdı. Benim gibi. Yanına vardığımda acı çekiyordu. Benim gibi. Ayak altında ezdiğim yapraklardan sonra gelen bedene doğru gözleri bir takip başlatırken açığa çıkan o ufak yüzü, yüz hizama bir çerçeve gibi oturmuştu. Göz göze geldiğimiz ilk an, çekilen ilk fotoğraf karesiydi. İlk çerçeve. Söğüt Ağacı, Okyanus ve Bulut. Aytaşı Ve sonra bir Roman.
Noel Baba'yı Öldürmek by superman1905
superman1905
  • WpView
    Reads 25,260
  • WpVote
    Votes 2,368
  • WpPart
    Parts 3
WattyTR2016 için yazılmış tek bölümlük bir hikayedir. "Benim zihnimdeki yılbaşında kar kırmızı yağıyordu; noel baba Azrail'di ve süslenen ağaçların altındaki paketlerden cesetler çıkıyordu."
Sevgili Elisabeth by JZstuff
JZstuff
  • WpView
    Reads 7,190
  • WpVote
    Votes 2,144
  • WpPart
    Parts 16
~ Winterfest 2020 yarışmasının kazananı.~ ~ {11.02.2021} ~ Yalanların, gerçeklerin ve gizemli mektupların arasında yolunu bulmaya çalışan; sıradan hayata sahip liseli kızın, aşkın ve arkadaşlığın ne olduğunu keşfetmesini konu alan bir hikaye... *** Sevgili Elisabeth, Kitapların dünyasında buluşmak isterdim senle, akıllara kazınmış sahnelerin başrolleriyken. Kelimelerle var olur, sayfalarda yaşardık... Zaman durur ve biz sonsuza uzanırdık... Sevgilerle... *** "Benimle dans et." "Sokağın ortasında mı?" "Tam da sokağın ortasında." "Sen ciddisin." "Sadece dans et benimle," dedi kısık sesle. "Koskoca dünyada yalnızca biz varmışız gibi..." *** "Sendin," dedi yumuşak bir sesle. "Her zaman sendin. Ve ben fark edemeyecek kadar kördüm." --- Winterfest 2020 için yazılmış bir hikayedir.---
HAYALDEN PORTRELER by cananseckn
cananseckn
  • WpView
    Reads 65,109
  • WpVote
    Votes 5,221
  • WpPart
    Parts 22
Ermeda Lav piyano çalmaktan vazgeçtiği gün parmak uçlarının sızısını dindirmek için başladığı resim sayesinde bir yabancı ile tanışır. Bu yabancıyla okulun asansöründe mahsur kaldığında ikisinin de ayaklarına dolanmış hayatın ipleri, birbirlerinin bileklerine kördüğüm olur. Bu yabancı; okulda herkesin kaçtığı, adından önce katil sıfatını taşıyan Ural Zamherir'dir. Ermeda, Ural'dan uzak durmaya çalıştıkça bileklerindeki ipler birbirlerine daha da çekilir ve Ermeda, Ural'ın gizemli hayatına bir yapboz parçası gibi dahil olur. Oysa bir yapboz sadece kayıp parçasını arardı. "Ellerindeki boya mı kan mı? Görmediğim bu yüz şimdi bana mı yalancı?" +18 bir hikayedir. Okuyucuların dikkatine.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,833,537
  • WpVote
    Votes 193,255
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,249,160
  • WpVote
    Votes 724,313
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.