We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
.
10 stories
Bir Gülü Sevdim (Tamamlandı) by iiwanttolivee
iiwanttolivee
  • WpView
    Reads 3,107,430
  • WpVote
    Votes 146,452
  • WpPart
    Parts 46
"Bir gülü sevdim bir seni sevdim." (Kapak Tasarımı: @missb ) ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
... by iiwanttolivee
iiwanttolivee
  • WpView
    Reads 3,936,430
  • WpVote
    Votes 34,406
  • WpPart
    Parts 8
ABİMİN FEDAİSİ by sevval_yelen
sevval_yelen
  • WpView
    Reads 13,051,877
  • WpVote
    Votes 11,466
  • WpPart
    Parts 3
* Düzenleme için bölümler kaldırıldı. Yeniden yükleniyor... * Bir insan bu kadar değişmezdi... Bir insanın yeri bu kadar değişemezdi. Bir bakışla, kalbime sahip çıkamazdı. Ama çıkmıştı... ••• Racon, kalpte sessizce büyüyen aşkı engelleyemiyordu. Aşkın raconu olmuyordu. Hep sevmişlerdi birbirlerini fakat bu sevgi zamanla kendileri bile bilmeden yerini başka bir sevgiye, aşka bırakmıştı. Kundakta gördüğü bebeği seven adam, yıllar sonra o kadına aşık olmuştu. Adam imkânsıza aşık olmuştu. Onlar imkânsızı istedikleri anlarda kendilerini imkânsızı yaşarken buldular. Adam kadının can içiydi, kadın adamın can suyu... ••• 26\06\2019 - Romantizm 1.'si. 23\05\2017 - Genç kız Edebiyatı 1.'si. 13\08\2018 - Dostluk 1.'si. 13\08\2018 - Emanet 1.'si. 26\08\2018 - Reis 1.'si. 19\01\2019 - Tayfa 1.'si. 14\03\2019 - Mutluluk 1.'si.
KALP YANGISI by sevval_yelen
sevval_yelen
  • WpView
    Reads 3,411,905
  • WpVote
    Votes 191,557
  • WpPart
    Parts 73
Adam, ait olduğu kadını bekliyordu ve kendisine ait olacak kadını... Gülüşüne kadar ona ait olmasını istiyordu. Bir kadın geldi... Ve adam o kadına ait olmak istedi, onun da kendisine ait olmasını. İki kalp birbiri için atarken adam kadından uzak durdu, gülüşüne kıyamadığı için... ABİMİN FEDAİSİ'ndeki Emir karakterinin hikâyesidir. Kapak, Ahsen Bayraktar'ın yapımıdır. Başlama tarihi: 22.01.2018 Tayfa #1 - 03.11.2018 Dostluk #1 - 20.12.2019 Reis #1 - 17.01.2020 Herhangi bir kopyalanma ya da çalıntı durumunda hukuki işlem başlatılacaktır.
Kalenin Işığı by mermaidd1
mermaidd1
  • WpView
    Reads 835,925
  • WpVote
    Votes 50,565
  • WpPart
    Parts 25
''16 yaşında bir kıza aşık olamam,üstelik bir İngiliz" dedi genç adam sinirle etrafta dolanırken. ''Bu zamana kadar çektirdiklerinin cezası belki de bu'' dedi Monroe dalgaya vurarak. ''Ya bir akıl ver ya da odayı terk et" ''Zaten Glasgow'a gideceksin,sen dönene kadar kız büyümüş olur.Yaş sorunu da ortadan kalkar,döndüğünde de hala seviyor olursan ne yapacağına karar verirsin" Percy bu fikri derinlemesine düşünmeye başlarken Monroe onu yalnız bıraktı. Korkusuz Percy Evans,çok daha deneyimli kadınlar birlikte olmuş klan reisi,kendinden yaşça epey küçük bu kızdan hoşlanmayı kendine yediremiyordu. 16 yaşındaki bu kızı büyüdüğünde dönmek üzere bırakırken,bıraktığı gibi bulamayacağını tahmin edemedi.
ATEŞİN OĞLU (I) by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 7,822,632
  • WpVote
    Votes 83,701
  • WpPart
    Parts 8
#Gençkurgu da 1. - 07.03.2017 Ölüm; dört harf, iki hece, içinde sayısız anlam ve acı besleyen, ne zaman, nerede, nasıl geleceği belli olmayan bir olay. Küçük yaşta gözlerinin önünde ailesi katledilen ve bu nedenle hayata siyah bakan Aras Karahanlı ile, çocukken annesini kaybeden ve babası tarafından terk edilen Eylül Avcı'nın yolları bir gece tesadüfen kesiştiğinde, ikisi de başlarına geleceklerden bihaberdi. Aşk, bazen hiç ummadık bir zamanda, olmayacak kişiyle doğar ve bütünleşir. Peki, ölümle bu kadar erken yaşta tanışmış iki genç insanın nasır tutmuş kalpleri, birbirine bağlanabilir mi?
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,981,662
  • WpVote
    Votes 196,885
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 18,047,865
  • WpVote
    Votes 714,795
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
Efendilerin Konagı by esraeyul
esraeyul
  • WpView
    Reads 483,956
  • WpVote
    Votes 42,458
  • WpPart
    Parts 55
Yonca ,korüdordaki eski ankesörlü telefon kulağında , duyduğu şeyden emin olmayarak korku içinde dikilmiş ,sesi titreyerek konuşmaya çalışmıştı. "Ama...ama...Dönmezsin ki...." Demişti.. "Artık dönmezsin sen...dört yıl...hiç gelmedin.. Hiç gelmedin......şimdi de bu...iki koca yıl daha... Ali..." Delikanlı sözünü bitirmesini bile beklemeden vermisti ağzının payını.... Her zamanki gibi... Azarı işitip yanında dikilmekte olan delikanliya uzatti ahizeyi. "Seni istiyor," Ömer konuşmaya daldığında daha da duramadı yanlarında. Dört yılda sesini ilk defa duyurmuş onu da ben gidiyorum demek için kullanmıştı. Sitem etmesine, Itiraz etmesine bile izin vermeden... Ömer i istemişti çabucak.... Zangır zangır titreyerek nereye gittiğini bilmeden ,yürüdü gitti. ..... Yatakhanedeki yatağına kadar gidebilmis, sırtı dimdik , yavaşça çöküp kalmıştı ... Görmeyen gözleri camdan görünen manzaraya dönük. Dört yıl .. Hapiste gibi çile çekmiş, gün saymıstı . Şafak şafak.... Ve deli gibi okumuş, ders çalışmıştı... Çünkü hissediyordu, Zeki ve parlak bir genç ,okumamış bu kızı yanına yakıstırmaz .... Kendi gibisini ister yanına.... Elini tutmak , Yanyana yürümek ... Bu , benim kızım demek için... BENİM..... Kiz yıllarını Ali ye denk olmaya çalışmakla geçirmişti. . Döndügü vakit farketsin diye .... Fizik öğrenmiş, matematik, tarih öğrenmişti... Uzayı sonra...kara delikleri...kuantum.... Hücre...... Internet bulduğu her yerde.., ... Eline gecen hicbiseydi... Bu gün anlamıştı bunu..... Başarıyı yakaladı.... Dönmeyecek..... Aşka geri dönmeyecek...... Seni unuttu..........
Ayakta kal by esraeyul
esraeyul
  • WpView
    Reads 1,299,739
  • WpVote
    Votes 72,232
  • WpPart
    Parts 57
Evin mutfağındaydılar,ortalık yerde...tutku yu kolundan sımsıkı yakaladığı gibi tezgaha savurdu..içerde çalışanların uzaklaşmasını bile beklemedi -lanet olası ütücü...bu ne? Bunları sormadan nasıl alır giyersin? Çelik'ten parmaklarıkolunu sıktıkça sıkmaya başladı.-çıkart... Çıkart çabuk..ben seni parçalamadan..Sen kimsin? Kimsin?......koca sesiyle öyle bir bağırdı ki kızındudakları titremeye başladı Özel birine ait ,özel yapım terliklerdi...anlamıştı Usulca çıkartmaya çalışırken, yeniden kabaca silkeledi... Daha da tutamadı kız ... Ağlaması onu daha da fazla kızdırdı Sus...sana sus dedim... Ameliyat yeri fena halde zonkluyor... -bıktım senden , bu edalarından, densiz vecüretkar hallerinden.Sen kendini ne sandın... Evin hanımına ait eşyaların sen anca tozunu alırsın -öz... -sakın...sesini bile duyurma bana..o etrafını cezbetmek için savurduğun saçlarını ,o acaip kılıklarını ,tuhaf kokunu da al...defolup git....