En🖤
10 historias
BİR KİBRİTLE 𝘠𝘖𝘒 OLMAK por zanegzo
zanegzo
  • WpView
    LECTURAS 12,329,496
  • WpVote
    Votos 934,518
  • WpPart
    Partes 88
Final oldu, tamamlandı. Seri üç kitapla raflarda yerini almıştır. ❝İnsan bir kutu kibrite benzer. Varolur, yanar ve söner.❞ Bu hayatta nasıl bir kibrit olacağına sen karar vereceksin. Yanacak mısın? Yakacak mısın? Yoksa öylece duracak mısın? Ben, benimle yanmanı, gerimizde kalan her şeyi yakmanı istiyorum. Çünkü uzun bir süredir yanlış kişilerle, yalnız hayattasın. Ait olduğun yere dönme vakti. Bil ki; seni almaya geliyorum, Balkan kızı. BİR KİBRİTLE YOK OLMAK
NALE por msaslann
msaslann
  • WpView
    LECTURAS 678,363
  • WpVote
    Votos 41,299
  • WpPart
    Partes 36
Benimle yalnız kaldığı ilk anda hesap soracağını sanırken o bambaşka bir şey yaptı. Uzandı, tek seferde kendine çekti beni. Göğsüne sığmamı sağlarken yüreğini yüreğime geçirmek istercesine sıkıca sarıldı. Kanlı ellerim havada kalırken hasreti olduğum kokusuna sarılmamı istercesine sarıldı. Sarılmamalıydı. Yüreğim yuvasından koparılmış bir kuşun feryadıyla atarken geri çekildim. Bu da yetmedi. Gözlerine bakamadığım dakikalarda "Bırak!" dedim onu bitirmek isteyerek. Dikkatli bakışları üzerimde dolanırken geri çekildi. Birkaç dakika öylece durdu. Uzun uzun seyretti, varlığımdan emin olmaya çalıştı. Bir göz kırpışını bile vakit kaybı saydığı dakikalarda "Yüzüme bak!" dedi kısık sesiyle. Bakışları bedenimin her zerresinde dolanırken devam etti. "Gözlerime bak Mihre..." Titrek bir mum ışığının aydınlattığı sesi yeniden ulaştı bana. "Bak ki hayal olmadığına emin olayım ..." © Tüm Hakları Saklıdır kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, başka yerlerde kullanılamaz. ❕ Wattpad üzerinde Nale ismiyle yayınlanan ilk hikayedir.
SANA UZAK YAKINLAR por halapenobiberi
halapenobiberi
  • WpView
    LECTURAS 731,315
  • WpVote
    Votos 37,014
  • WpPart
    Partes 22
Koskoca dünyanın kendine kıyasla, küçücük bir mahallenin ismiydi Tanyeri. Kendi içinde büyük dertleri olan, onlarca insana ev sahipliği yapar ve ayrı ayrı korurdu her birini. Füsun, üniversiteyi bitirdikten sonra, evine artık mesleğini yapmaya hazır bir hemşire olarak dönmüş, senelerdir uzak kaldığı mahallenin içinde eski yerini bulmaya çalışıyordu. Korkut, onca senenin ardından annesine kavuştuğunda, beklemediği şeylerle sarsılacak, gerçeklerin ağırlığı altında ezilecekti. Onun mahalleye dönüşü ve bir fırtına edasıyla Füsun'un hayatını girişi neleri değiştirecekti? Peki ya Korkut, içine bulaştığı sorunlardan kurtulmaya çalışırken, bir de senelerdir içinde tuttukları ona ağır gelmeye başladığında neler olup bitecekti? Füsun'un yıllardır bildiğini zannettiği her şey, bambaşka gerçeklerle karşısına geçtiğinde, yaşananları nasıl karşılayacaktı? Tanyeri'nin küçük karmaşası herkesi kolları arasına çektiğinde, olacakları hiç kimse tahmin edemeyecekti. Mahallenin birbirlerine en uzak ama aynı zamanda en yakın olan iki sakini, kalplerinin karşısında kaldığında zaman nasıl bir yol izleyeceklerdi? • [V.XII.MMXXI]
SAHTE DOKUZ por merkeztandem
merkeztandem
  • WpView
    LECTURAS 11,718,969
  • WpVote
    Votos 630,159
  • WpPart
    Partes 64
Sosyal medya hesabı üzerinden futbol yorumculuğu yapan ve hayli popüler olan Dila Aral, kullandığı rumuz dolayısıyla herkes tarafından erkek zannedilmektedir. Mesaj kutusuna düşen bir fotoğraf ve ardından katıldığı olaylı canlı yayın sonrası hayatı tamamen değişir. Sosyal medyada yerin dibine soktuğu yetenekli futbolcu Barış Akdora'yla 6 ay boyunca çalışmak zorunda bırakıldığında ikilinin arasında dinamikler değişir ve güç savaşı başlar. Beraber çalışmayı öğrenebilecekler midir?
ONSRA [KİTAP OLDU] por Gkennder8
Gkennder8
  • WpView
    LECTURAS 1,673,231
  • WpVote
    Votos 18,451
  • WpPart
    Partes 11
Hayatı boyunca yüzü hiçbir şeyden gülmemiş bir kadın, Jülide Erbaş. Hep eksik bırakılmış, hep yalnız. Tam olmanın ne demek olduğunu hiç bilememiş. Ev nedir, aile nedir hiç tadamamış. Aşk'ı tattığını sanıp, yanılgılara kapılmış. Ama yinede hayatın taktığı her çelmeden sonra ayağa kalkmış. Kendisine sunulan kimsesizliğini, kendisini mesleğine adayarak kapatmış. Günü geldiğin de, gerçekten kimsesiz kaldığın da, hayatta ki tek varlığı annesi öldüğünde içinde ki uçurtmanın bağı yeryüzünden çözüldü. Göğe karıştı. Uçurtmasını gökyüzünü gözlerinde barından bir adam kendi gökyüzüne kattı. Alp Aslan Şahin Mesleğini kendi canından öte tutan yüzbaşı. Sevmek, sevilmek onun için hem çok uzak hemde kumar. Disiplin ve otorite hayatının merkezi olan Alp Aslan, tek bir gece disiplinini bozdu. O gece de, Jülide'nin yeryüzünden kopan uçurtması gelip onun koynuna kondu. Aynı otorite ve disiplinle hayatı şekil alan iki insan. Biri hayat kurtarıyor, diğeri vatanı söz konusu olunca hayat alıyor. Jülide, asla hayatında olmasını istemediği meslek grubunun tam ortasına kendisi düşüyor. Kendi öyküsünün sonunu kendisinin yazdığını düşünürken, asla öyküsünün yazılmayacağını düşünen Alp Aslan'ın öyküsünün baş karakteri oluyor. İstemediğimiz otlar, hep burnumuzun dibinde biter. Jülide, Alp Aslan'ın varlığını neşterle kesip atacak mı yoksa kalplerde açılan yaraların üzerine kendi dikişini mi atacak? Aynı kokuya aşık iki insan. Birinin hayatı barut kokusu diğerinin yuvası barut kokusu. Bir korkuyla harmanlanan iki gözü karanın hikayesi. Tüm hakları saklıdır. Yetişkin içerik mevcut. Gökçen KOÇAN
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURAS 10,933,106
  • WpVote
    Votos 589,403
  • WpPart
    Partes 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
GÜNDÜZ GÜNCELERİ por SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    LECTURAS 525,512
  • WpVote
    Votos 81,374
  • WpPart
    Partes 31
SINIR por AysegullKasal
AysegullKasal
  • WpView
    LECTURAS 2,253,892
  • WpVote
    Votos 70,673
  • WpPart
    Partes 61
Öpüşü beni darmaduman edebilecek, yok edebilecek, lezzetli bir azabı verebilecek şeydi. Bir ateş yandığında, yakar. Yakarsa kül ederdi, yok ederdi. Oysa o, Tanrı'nın ateşiydi. Onun ateşiyle var oluyordum. "İstemem, istemiyorum.Durma, et."dedim nefes nefese, sesim boğuktu.Dudaklarına doğru uzandım aceleyle,benim nefesim oydu"Seni istiyorum Karan,seni."Göğsüm gibi inip kalkan göğsüm taş kadar sert göğsüne değiyordu." Karan!" Dudaklarıma yıllara sürebilecek, yaşam verebilecek tek şey onun dudaklarıydı. Sonsuz bir büyüydü, sıcak bir şifaydı. Göz kapaklarım gölgesini ve varlığını kaldıramayıp kapandı. İri elini karnımla özel bölgem arasında hissettim sözüm bitmeden, bedenimden bir ürperti geçti, yanarken bir an sonra dudakları dudaklarımdan koptu."Şuan sana sahip olabilmek için kurşuna dizilebilirim."Dudaklarımı öpen dudakları ile öpüşüne kapıldım."Allah şahidim dizilebilirim." Kayıp dosyalar. Akıl zorlayan bir güç. Ve imkansızın ötesinde bir aşk.
Mürekkebe Boyanan Sardunya | Raflarda por SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    LECTURAS 11,926,581
  • WpVote
    Votos 756,022
  • WpPart
    Partes 64
Sevgi acıtır, öp yaralarımdan belki sana da bulaşır.
NOTANIN ERVAHI (Kitap oldu) por SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    LECTURAS 6,709,024
  • WpVote
    Votos 505,023
  • WpPart
    Partes 62
''Şeytanın bileklerinde saklıdır belki de insanlığın rehberi zira böylesine bir insanlık yalnızca ondan öğrenilmiş kadar kötü olabilirdi.'' Her şeye rağmen yaşamaya devam etti çünkü yaşaması gerekti. İdealleri uğruna, hiçe sayılmış ruhu uğruna ve yıkık dökük bir harabeyi andıran kalbi uğruna. Ellerinden alıp ellere verdikleri hayatını tırnaklarının uçlarıyla kazanmak pahasına yaşamak zorundaydı. Ve yaşadı. Çok acıdı, çok acıttı belki ama bir gün o acı bir başkasına karıştı. İşte bu sefer ikisi birden yanmaya başladı. Farklı notalarda tek bir ritim oldu, çünkü artık kalpleri aynı şarkıyı söylüyordu. Bu onlara aitti ve onlar susana kadar bu şarkı hiç bitmeyecekti.