Ddd
8 stories
B.A.L by SenaSummer
SenaSummer
  • WpView
    Reads 2,678,862
  • WpVote
    Votes 114,405
  • WpPart
    Parts 38
Bir başka komedi hikayesi, fakat söz konusu olan Irmak, Deniz ve Ege'yse kesinlikle sıradan değil!
HAYATIM(TAMAMLANDI) by -ebrum-
-ebrum-
  • WpView
    Reads 8,496,922
  • WpVote
    Votes 28,677
  • WpPart
    Parts 9
İlk 4 bölüm tanıtım amaçlıdır. Hikayenin tamamı için dreame hesabıma beklerim :) Linke profilimden ulaşabilirsiniz...
KÜÇÜK YALANCI (DOKUZ YAYINLARI İLE RAFLARDA) by msmarvi
msmarvi
  • WpView
    Reads 15,189,025
  • WpVote
    Votes 172,043
  • WpPart
    Parts 39
Koca sema, diz çöktü gözlerine. Ay bembeyaz parlak tenin yanında soluk kaldı, yıldızlar gökyüzü kadar karanlık olan saçlara meydan okudu. Bulutlar ağladı, yağmur selam verdi kanlı ellere. Kalplere sis çöktü, güller boyun büktü üzerinden çıkmayan kan kokusuna. Ve dinledi toprak sözlerini. "Saçların kadar uzun ve güzel olsun ömrün Küçük Yalancı." Dedi adam, ama kesti kadının saçlarını kendi elleriyle, kıydı sevdiğinin ömrüne. "Hiçbir yere gitmeyeceğim sevgilim..." Dedi kadın, ama tutmadı sözünü, kıydı sevdiğinin aşkına. Sevdiği kadınları bir bir kaybeden acımasız katil, Akın Korel. Sevgiden yoksun kurak bir kalp ve o kalpte açan beyaz bir papatya. Kendi döktüğü göz yaşlarıyla büyüdü, getirdi baharı. Kimse fark etmedi onu. Güllere ulaşılmak isteyenlerce ezildi, yine döktü göz yaşlarını. Adam fark etti solan papatyayı, aldı ellerine. Ama öldü beyaz papatya. Muhteşem bir koku sardı etrafı. Ölü bir çiçek hiç böyle güzel kokar mıydı? Yaşadığını sandı, sevindi adam. Ama bilmiyordu papatyaların ölünce koktuğunu. Öğrendiğinde ise artık çok geçti...
Hapşırık by Vimiselce
Vimiselce
  • WpView
    Reads 11,456,475
  • WpVote
    Votes 428,503
  • WpPart
    Parts 76
Her şey,bir erkeğin hapşırmasıyla ve benim"Çok yaşa!"diye bağırmamla başladı...
Kolejdeki Feraceli (TAMAMLANDI) by irmmklc
irmmklc
  • WpView
    Reads 806,190
  • WpVote
    Votes 60,234
  • WpPart
    Parts 72
Sağ gözünden yanağına doğru süzülen bir damla yaşı boynunda hissetti ve silmeye bile tenezzül etmeden gözyaşının kalbine damlamasına izin verdi.Babasının öfkeli sesi köşeli beyninde yankılanıp durmuştu.Ve üzerine gelen kolej arkadaşları...Belki tüm bu acıları ve dünyanın yorgunluğunu annesi ile unutabilirdi ama,onu bağrına basacak ve omzunda ağlayabileceği bir annesi yoktu ki.Gözünden gelen ikinci yaşı bu sefer elinin tersiyle sildi ve önündeki yüce kitabı açarak gözüne çarpan ayet ile tüm acılarını unuttu.Gözleri mutlulukla parlamıştı.Ve artık her şeyin değişme vakti gelmişti. ''Allah sabredenlerle beraberdir.'' Bakara Suresi,157 ~ İkisi için minik bir kıvılcım gerekiyordu sadece.Onların karşılaşmaları Allah'ın bir taktiri olmalıydı.İkisi de kader ortağıydılar ve mutlu olmak için birbirlerine ihtiyaçları vardı.Üç yıldır imam hatipte okumuş ve tam bir imam hatipli ruhuna sahip bir genç kızın koleje gitmek zorunda kalması ve yıllardır kolejde okumaktan bıkmış bir delikanlı...Onların kesişen eşsiz hayatları ve birbirlerini tamamlayışları...Biri annesini değerlisi,diğeri annesinin ışığı.Değerli bir şeyin parlaması için ışığa ihtiyacı varken,ışığında aydınlatması için değerli bir şeye ihtiyacı vardı.Onların hayatları toz pembe hayatlar değildi,aksine tüm acıyı çekmiş ruhlardı.Gülümseyen yüzlerin ardındaki yaralı ruhlar.O yaraları saracak olan yine birbirleriydi.Değerli bir ışık... ''Mucize,aslında sen gökyüzüsün bense ay.Çünkü senin ihtişamın benim ışığımı söndürmeye yeter.'' KOLEJDEKİ FERACELİ Başlama Tarihi:15.10.2015
Karantina Serisi by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 113,841,759
  • WpVote
    Votes 4,586,942
  • WpPart
    Parts 181
''Birlikte belanın içine batabileceğimiz kadar battık. Ve şimdi, seni bırakmayacağım... Benimle misin?'' --- Zeynep, kendini yeni okuluna başladığı ilk gün bir felaketin ortasında buldu. Okulu, salgın bir hastalık nedeniyle karantina altına alındı. Karantinanın akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında buldu. Üstelik yalnız değil, onlar da yanında... Mahşerin üç atlısı. Bu, sadece bedenleri değil ruhları da karantinaya alınan dört kişinin hikayesi. Bu onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikayesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, birbirlerine gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikayesi. Bu mahşerin dört atlısının hikayesi. Şimdi, bizimle misiniz? "Bizim bedenlerimizi karantinaya almadılar. Ruhlarımızı karantinaya aldılar. Bizim ruhlarımız tanıştığımızdan beri karantina altında. Ne çıkabiliyoruz bu karantinadan, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Ruhlarımızı birlikte bir karantina altına aldılar, ve bizim bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda bile birlikte olacağız, ama özgür olacağız. Savaş bitti, ve biz sağ kaldık. Savaş bitti, ve biz hala ayaktayız."
ZORAKİ HİZMETÇİ by mon1ca__a
mon1ca__a
  • WpView
    Reads 1,671,528
  • WpVote
    Votes 92,952
  • WpPart
    Parts 57
© Telif hakkı yazara aittir. "Neden ismin Mihrimah değilde Mihrima?" Bu sorduğu soruyla birlikte kafamı sağ tarafa çevirdim. Şaşırmıştım açıkçası. Hele de bu Melih olunca normaldi yani. Ben ona o da karanlığın hüküm sürdüğü, sadece ayın varlığını gösterdiği gökyüzüne bakıyordu. "Aslında adım Mihrimah fakat babam nüfus müdürlüğünde Mihrima olarak yazdırmış." dedim ve onun baktığı yere, gökyüzüne baktım. "Anlamı ne?" bu soru, beklemediğim yerden gelmişti. "Bilmem...hiç araştırmadım. Babam, güzel anlamı olduğunu söyler." "Güneş ve ay" "Hıh?" hıh nedir Mihrima. "İsminin anlamı... Güneş ve ay" şuan suskunluk heryerimi esir almıştı. Düşünün kalbimin attığından bile emin değilim. Öyle bir sessizlikti içimdeki. Cidden bunları söyleyen Melih miydi? ". İnsanlar isimlerinin anlamı gibidirler derdi babaannem. On yıl sonra bu sözü şimdi, daha yeni anladım." inanmayacaksınız ama bunları söyleyen gerçekten de Melih 'ti. Not : HİKAYENİN HERHANGİ BİR YERİNDEN ÇALINTI OLURSA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR.
VEFA  by misraysenur
misraysenur
  • WpView
    Reads 1,618,504
  • WpVote
    Votes 44,097
  • WpPart
    Parts 66
*Tüm hakları yastığımın altında saklıdır. Geçmişin yaktığı tüm yürekler, acımasız bir gelecekle birleştiğinde yanan her defasında şimdiki zaman olur. Yaşananlar öylesine koca bir ateşe düşer ki, onu dindirmeye hiçbir suyun gücü asla yetmez. Yakılan geçmiş gibi gözükse de acıyı her defasında şu anı yaşayanlar bilir, bildikleri her saniye geleceklerinde yaşamaya devam ederler. Çünkü geçmişi yakarlar, şimdiki zaman yanar, gelecek kül olur. Geçmiş diyarların efsaneleri çoktur, Güzel ve Çirkin'in kazındığı her ovada atasına minnet eylemeyen taş yoktur. Ve o Güzel günün birinde bir şey öğrenirse, Çirkin'e şöyle der: "Bugün ne öğrendim biliyor musun? Hani insanlar bize taş atıyor ya, biz o taşa karşılık gülümsersek taşı atmaya devam etseler bile bunu isteyerek yapmazlar." Çirkin'in anladığını varsayarsak şöyle bir karşılık vermede üstüne yoktur: "Gülümsemeni kıskanırlar, taşı daha çok isteyerek atarlarsa?" Güzel olan son cümlesinde Çirkin'in anlamayacağı şeyler söyler: "İnsanların niyetlerini anlayamam ki! Ama gözler anlatır, eğer kıskanıyorsa ben de attığı taşın bir defa altında kalırım ve yenildiğimi düşündüğü an beni tanımak ister. Tanırsa belki sever, severse haksızlık ettiğini düşünür ve sonunda kazanan yine sevgi olur. Çünkü insanlar kendinden daha yüksek becerilere sahip insanları sevmezler." Çirkin'in anlamadığı bu cümle, kitap olur, çözmek isteyen varsa, hikayemin içindeki en küçük ayrıntıda saklı. Bu benim hikayem, güzelin, çirkinin, iyinin, kötünün, herkesin.