okuyabilirim
18 stories
BUZ KIRAĞI by bernailm
bernailm
  • WpView
    Reads 4,014,982
  • WpVote
    Votes 234,487
  • WpPart
    Parts 65
Şu an tam olarak neredesiniz? Yirmi numaralı otobüsün üçüncü koltuğunda mı? Evde, okulda ya da iş yerindesiniz. Kısa bir mola verdiniz ve pencere kenarında bir fincan kahve içiyorsunuz. Belki de bir arkadaşınızla buluşmak için yola çıktınız. Ne kadar da sıradan bir gün, değil mi? Her şey son derece normal! Hiç düşündünüz mü ya her şey bir anda altüst olursa? Örneğin buluşmak üzere yola çıktığınız arkadaşınızın sizinle ilgili gizli bir planı varsa! Ya da bindiğiniz o otobüsün en arka koltuğunda, sizi hayatınızın dönüm noktasına götürecek olan kişi oturuyorsa! Siz her şey akışında gidiyor zannederken ya kaderiniz üstünüze yağacak buz kırağı için en uygun şartları hazırlıyorsa... Bütün bunlar bir yana, peki ya hayatınızın altı, üstünden çok daha güzelse! Baran Demiroğlu: Sıradan bir gün yaşadığını zannederken kendini cayır cayır yanan bir evin önünde buldu. Alevlerin arasında canının parçaları vardı ama o hiçbir şey hatırlamıyordu. Üstelik önünde de bir benzin bidonu vardı. Hayatı bir anda altüst oldu... Bahar Saygın: İstanbul'un en başarılı adli psikiyatrının kliniğinde staja başladığında her şey son derece normaldi. Ama bir gün kliniğe ailesini diri diri yakmakla suçlanan bir hasta getirildi. Hayatı bir anda altüst oldu... & "Ruhuna ben bulaştım. Artık kurtulamazsın..." Yayınlanma tarihi 10 Nisan 2019
İSYANIM AŞKA ( TAMAMLANDI ) by sibelccilek
sibelccilek
  • WpView
    Reads 1,414,746
  • WpVote
    Votes 73,748
  • WpPart
    Parts 92
#2 24 Kasım 2017 Kızılkara beyliğinin biricik kızı Evra Kızılkara, küçük yaşta savaşta babasını öldüren gözü kara Şahranbolu Beyinden intikamını almaya kararlıydı. Tüm hazırlıklarını yapmıştı. Gizlice ağabeyi Celal Kızılkara'nın savaşçıların arasına sızmıştı. Savaşçıların yanında savaşacak ve Şahranbolu beyinin tam karşısında yer alacaktı! Şahranbolu Beyi önünde kanlar içinde yığılan genç kıza büyük bir şaşkınlıkla bir süre baktı ve sonra aniden atından inerek yanına yaklaştı. Genç kızın savaşçı kıyafetinin kolunu sıyırdı ve yarasına baktı ama yarasına bakarken bileğindeki dövmeyi fark ettiğinde kanı dondu. Kızılkara arması... "Kadir, Kadir... - yanına koşan savaşçıya başını çevirdi- kimseye fark ettirmeden bu kızı kaleye götür. Duydun mu, kimse bilmeyecek, duymayacak!" Kaderin onu Şahranbolu Beyinin lanetli kalesine hapsedeceğini nerden bilebilirdi? "Bu lanetli kaleden kaçacağım Şahranbolu Beyi! Ve senin ruhun bile duymayacak!" Ancak genç kız düşmanının elinden kaçmak isterken aşkı İlhan Şahranbolu'nun güçlü kollarında bulacağını hiç tahmin etmiyordu. TARİHİN SAYFALARINDAN SESLENEN İMKANSIZ AŞK Bir Dönem Romanı Sibel Çilek NOT: Hiçbir Tarihi Türk karakterden esinlenilmemiştir ve tüm karakterler hayal ürünü olup anlatılan hikayede tamamen KURGUDUR.
KAÇAK by Sevdalinnka
Sevdalinnka
  • WpView
    Reads 579,808
  • WpVote
    Votes 26,818
  • WpPart
    Parts 53
Kendi karanlığının kovaladığı kaçak bir adam. Yaralı ve yardıma muhtaç. Tam her şey bitti derken karşısına çıkan bir kadın. Melek kadar iyi ve güzel. İkisinin de geçmişinde kesişen noktalar ve kucağına düştükleri aşk... Onlara bu aşkı yaşamak mı düşecek yoksa ayrılık mı olacak sonları... Gerard ve Elisa'nın aşkının karmaşık hikayesi...
Kurt ve Kuzu by kalemciyazar
kalemciyazar
  • WpView
    Reads 4,844,796
  • WpVote
    Votes 279,178
  • WpPart
    Parts 73
Devrim Karaoğlu hayatımdaki yangını görüp de sessiz kalmayan ilk kişiydi. Beni sevmeyen, hatta bunu belli etmekten çekinmeyen komşum olan bu adam, yangınıma sessiz kalmamıştı. Belki de Devrim Karaoğlu haklıydı. O bir kurt ve ben bir kuzuydum ama Devrim Karaoğlu bu kuzuyu avlamak yerine koruyordu. "Benim için titreyen her nefesine yemin olsun ki, seninim.." ~ 28.07.19
BİR DELİ SEVDA  ✔       (Tamamlandı ) by gonulhane
gonulhane
  • WpView
    Reads 623,058
  • WpVote
    Votes 4,149
  • WpPart
    Parts 3
Bir bey hikayesidir... "Beyim izlerini bulduk." Karısı hamile. " İşte bu iki cümle yüreğini söktü kanattı . O ki sevdiğini incitmemek için uzaktan sevmişti. Dokunamamışken sevdiği başka tende hayat bulmuş, sevdiğini yaban eller sarıp sarmalamıştı! O öldürnesinde kimler öldürsündü. Hüküm belliydi lâkin onlara kolay ölüm yoktu. Ölmeyecekler sürüm sürüm sürüneceklerdi...
Sen Ölme Diye || Berna Aslıhan by bernaaslihan
bernaaslihan
  • WpView
    Reads 330,583
  • WpVote
    Votes 17,690
  • WpPart
    Parts 25
İçerisi karanlıktı. Sadece belli belirsiz bedenleri görebiliyordu. Arkası kendisine dönük biri sandalyede oturuyordu. Sandalyeye yaklaştı, yaklaştı, yaklaştı... Ellerini sandalye kollarına yaslayıp öne doğru eğildiğinde aklını başından alan koku genzine doldu. Eli ateşe değmiş gibi geri çekildi. Hızla etrafına bakındı. "Işıkları açın!" "Abi mahzendeyiz." "Siktirme lan mahzenini! Işık bul şuraya!" Yaklaşık on tane adamın sağa sola koşturma sesleri kulağına dolarken yumruk yaptığı elini alnına vuruyordu. Sonunda içeri giren adamlar ellerindeki sanayi tipi feneri içeri soktular. Oda birden bire aydınlandı. Fırat derin bir nefes alıp sandalyenin önüne dolaştı. Sandalyede oturan kızı gördüğü an kalbi atmayı bıraktı. Baygındı, karamel rengi saçları sandalyeden aşağı sarkıyordu. Öfkeden delirdiğini hissetti. Hele ki, dudağının kenarında kurumuş olan kanı fark edince kan beynine sıçradı. "Ezgi!" diye hırladı dişlerinin arasından. Gözlerini kızın üzerinden ayırmadan dişlerini sinirden sıkmaya devam ederek sordu. "Kim getirdi onu?" Çetin, göğsü kabararak öne çıktı. "Ben getirdim abi." Fırat bu kez kızın yüzünü işaret etti. "Bunu da sen mi yaptın?" "Rahat durmadı abi, ne yapayım? Yani bayıltmak için-" Ancak cümlesi yüzüne inen yumrukla birlikte yarıda kaldı. "Dokunma demedim mi lan!" İçindeki tüm nefreti, öfkeyi ve binlerce tarifsiz duyguyu atmak için defalarca yumrukladı adamı. "Dokunma dedim! Dokunma! Dokunma!" Her dokunma deyişinde bir yumruk atıyordu. Adam bayılınca bile durmadı. İlk yayım tarihi- 05/09/2018
TUTSAK by firtinaninkalemi
firtinaninkalemi
  • WpView
    Reads 234,181
  • WpVote
    Votes 11,129
  • WpPart
    Parts 39
Bir adama yenilmemek için neler yaparsınız? Hayatta kalmak için şehir şehir gezen bir kadın... Her şehirle birlikte yepyeni bir kimliğe kavuşup, sırf bir adama yenilmemek için neyi var neyi yoksa ortaya koyarken bir anda kollarına düştüğü yabancıya kuvvetle çekilirken ona güvenebilecek miydi? Bu sefer gittiği şehir onun hirası değil, yepyeni yarası olacaktı. "İki köklü ağacın ortasında gibiyim. Bense bunların toprağı gibiyim. İkisi de köklerini o kadar derine salmış ki içimde, ağaç devrilse bile kökü kalır. Bir ağacı kökünden sökmenin mümkün olmadığını on beş yaşımda öğrendim. Abim bahçeyi süsleyen bir sürü ağaçlardan kalan son ağacı sökmek isterken. Evimizin kapısının hemen önünde, iki tarafta, bir bölmede çiçekler dikiliydi. Bir çam ağacı da bir bölmenin hemen yanında bulunuyordu. Yolu kapattığı ve trafiğe zarar verdiği için kesilmesi gerekiyordu. Tehlikeli olduğu gerekçesi ile abim idamına karar vermişti o dallarını yuva bilmiş kuşların konduğu ağacı. Elektrikli testerenin ağaca işkence ederken çıkardığı o ses hâlâ kulaklarımı tırmalar. O ağaç kesildi ama sökülmedi. Toprağa öyle bir sarılmıştı ki, sanki baba mirasıydı da bırakmıyor, terk etmiyordu toprağını. Ömrümüze misafir olan insanların bir kısmı da ağaçlar gibi; onları tamamen yok etmek mümkün değil. Kesmek mümkün ama söküp atmak imkânsız. Erdem'i istemesem bile topraklarıma sarılı kökleri var. İvan onu kesmeye çalışmış ama söküp alamamıştı. Alamayacaktı da. Ben, toprak olana kadar, bedenim de topraklaşana kadar Erdem içimden sökülmeyecekti." *Bu bir hikaye değil, bir iç döküştür. Küfür ve uygunsuz sahnelere yer verildiği için on sekiz yaşından küçüklerin okuması uygun değildir. Yazılanlar yetişkinler içindir. *Hikaye 2016 yılında başlamıştır, yayınlanmıştır ve düzenlenmiş haliyle yeninden yayı
Avşar Hancızade Kayboldu by pinkcivert
pinkcivert
  • WpView
    Reads 86,787
  • WpVote
    Votes 5,018
  • WpPart
    Parts 22
18 yaşındaki güzeller güzeli Avşar Hancızade evine bir daha geri dönmediğinde, herkes onun babasından intikam almak istediğini düşünür. Fakat babası, kızının başına bir şeyler geldiğini biliyordur. Bir zamanlar hayatını kararttığı eski polis, yeni gangster Hanzade'nin kapısını, bu kez yardım istemek için çalar. Onlar bir yandan geçmişteki sorunlarını hallederken, diğer yandan intikam almak isteyenin Avşar Hancızade olmadığını öğrenmeleriyle beraber tüm şehir karışacaktır. Çünkü bu iş bir kayıp vakası olmanın çok ama çok ötesindedir. Avşar Hancızade kendi kişiliğinin mi, babasının hatalarının mı kurbanı olmuştur? Yoksa yıllar öncesinden gelen ve derinden sinsice ilerleyen saplantılı bir aşkın mı? (Genç kız Edebiyatı / Gizem - Gerilim / Polisiye / Aksiyon / Dram / Suç / Psikoloji)
Yeni Bir Hayat by ozlemalper
ozlemalper
  • WpView
    Reads 2,054,883
  • WpVote
    Votes 134,391
  • WpPart
    Parts 67
Ardındaki demir kapının çıkardığı tok sesle yerinden sıçradı.Şaşkınlıkla etrafına baktı ve her şeyin ne kadar farklı olduğunu düşündü.Derin bir nefes alarak ne yapacağına karar vermeye çalıştı. Aslında günlerdir bunu düşünüyor ama bir yanıt bulamıyordu. Kafasını kaldırıp uçsuz bucaksız görünen gökyüzüne baktı. Hatırladığından daha mavi görünüyordu. Hayatta sahip olduğu her şeyin içinde olduğu küçücük bavulunu sıkıca tutarak yürümeye başladı. Ayakları nereye gideceğini biliyor gibi kendiliğinden ilerliyordu.Zaman kavramı O'nun için oldukça uzun bir süre önce önemini yitirmişti.Bu yüzden ne kadar yürüdüğünü fark etmedi. Çok özlediği o kokuyu hissedince aniden durdu ve derin nefes alarak içine çekti.Yıllardır birkaç metre karelik bir alanda volta atmaya alışmış bacakları bu uzun yürüyüşe isyan ediyordu ama genç kız bunu anlayacak halde değildi.Eskisinden hızlı adımlarla ilerledi ve masmavi denizi görene kadar durmadı. "İşte" dedi denizi görünce "İşte özgürlük bu" Kalabalık trafiğe dikkat ederek karşıya geçti ve boş bulduğu ilk banka bıraktı vücudunu. Yanaklarından akan yaşların farkında bile değildi. Elinden kayıp giden yılları için ağladı uzun bir süre. Kendine gelip ağlamasını durdurduğunda ne kadar zor bir durumda olduğunu düşündü.Ne ne yapacağını biliyordu ne de nereye gideceğini. İstanbul'a ilk geldiğinde ki hali aklına gelince acı ile kıvrıldı dudakları.Öğrencilik yıllarını geçirmek için ne kadar doğru bir tercih yaptığını düşünmüş aşık olmuştu bu şehre. Oysa bu şehir O'nun için "Sekiz Yıl On ay Altı gün" lük bir hapishane olmaktan öteye gidememişti.
Düşmüş Melekler Senfonisi by profeysinil
profeysinil
  • WpView
    Reads 2,323,320
  • WpVote
    Votes 164,074
  • WpPart
    Parts 81
Watty's Gizem&Gerilim Kazananı 🏆 🏆 MysteryTR Ödülleri - Yıla Damga Vuran Gizem&Gerilim Hikayesi -*- "Normal insanların, eline anormal olma fırsatı geçmemiş kişilerden oluştuğunu görecek ilk kişi sen değilsin. Tarih, bu gerçeğin farkına varmış krallarla, filozoflarla ve din adamlarıyla dolu. Çürümek ve çürütmek için fırsat kollayan bu yığına, onlar engel oldu. Medeniyeti; toplumun gözünü yasalar, günahlar ve yalanlarla korkutan adamlar kurdu. Çünkü koyduğu kanunları kendisine tanrının yazdırdığını söyleyen Hammurabi, bunun yalan olduğunu biliyordu. Çift boynuzlu miğfer taktığı için halk arasında Zülkarneyn olduğuna inanılan Büyük İskender, bu yalana göz yumdu. Tıpkı topraklarını işgal ettiği Mısır halkının karşısına sarıkla çıkarak Müslüman olduğunu söyleyen Napolyon Bonapart gibi. Napolyon, Mısırlıların başını yalanlarla meşgul etmezse, çıkacak isyanda o başları gerçeklerle almak zorunda kalacağını biliyordu. Vahşetin bir açıklaması olmadığını görecek kadar yükseleceksin. Tıpkı senden öncekiler gibi. Yukarı tırmandıkça ışığın azaldığını fark edecek ve nihayet, karanlığın sadece karanlık olduğunu öğreneceksin. En sonunda ise, sokağa çıkıp yaklaşan kötülüğe karşı uyarmak istediğin insanların, fırsat bulduğunda seve seve o karanlığa dahil olacağı gerçeğiyle yüzleşecek; Ve sonra düşeceksin."