senazek26
- Reads 123,482
- Votes 495
- Parts 8
"Güneş yerinde, her şey yolunda mı gerçekten?"
Sıla, hayatını milimetrik hesaplar ve aşılmaz duvarlar üzerine kurmuş bir mimardı. Dokuz yıldır kalbinin kapılarını kimseye açmamış, yasını bir saç örgüsünde saklamıştı. Ta ki o "Allı Turnam" dediği kırmızı arabası ve topraksı portakal kokusuyla Can, Sıla'nın sessiz şantiyesine dalana kadar.
Biri yıkmak için gelmişti, diğeri korumak için.
"Sen aslında istediğinde nazik de olabiliyorsun," dedi Can kaşlarını kaldırarak.
"Sen de istediğinde ciddi olabiliyorsun, bence o daha zor," diyerek karşılık verdi Sıla.
Peki, bir aşkın inşaatı, geçmişin enkazı üzerinde yükselebilir miydi?