"2026'da bile bana wattpad okutturan kitaplar"
9 stories
AF by askilav
askilav
  • WpView
    Reads 1,943,440
  • WpVote
    Votes 101,417
  • WpPart
    Parts 46
Babası onu terk ettiğinde küçük bir kız çocuğuydu. Annesi öldüğündeyse henüz büyüyememişti. Ona arkadaşlık etmek için yanında bir tek dedesi vardı, o da sevgi konusunda eli çok sıkı bir adamdı. O zor da olsa kendi kendini büyüttü; sonra pahalı ayakkabılı bir adamın ayak ucuna düştü. - @askilav
ARAMIZDAKİ SESSİZ TUVAL by larendiaz
larendiaz
  • WpView
    Reads 172,983
  • WpVote
    Votes 19,987
  • WpPart
    Parts 23
➥ Bir yanda sessizliğini renklerle tuvale hapseden bir kız, diğer yanda o sessizliğin içindeki çığlığı duymaya kararlı bir adam. Bazen en gürültülü itiraflar, hiç konuşmadan yapılır. "Senin sesini duyamıyorum ben Utkan, görebiliyorum." [acquaintance to friends, friends to lover] 🎯slowburn 🎯 yarı texting
ALTIN KADEH by neseligezgin
neseligezgin
  • WpView
    Reads 565,264
  • WpVote
    Votes 37,335
  • WpPart
    Parts 52
Gerçek ailem kurgusu!!! Hep iyi kız tarafından okuduk hikayeleri. Kız iyi niyetiyle yaklaşır ancak ailesi hep ona karşı kötüdür. Karıştırıldığı kız kaldığı ailede travmalar bırakmıştır ve asla sevilmez. Ana karakter kız da bu önyargıları kırmak için çabalar. Şimdi hikayeyi biraz tersine çevirsek? Kötü sandığımız o kızın gerçek ailesini bulmasını okusak? Simay Naz Akgül sandığınız o kötü kız. Bu da onun hikayesi. 🤍 "Yaptığın son şey seni bizden kopardı. Her şeyinle seni kabul etmeye çalıştım ama olmadı! Durmadın, her seferinde daha fazla canımızı yaktın!" diye bağırdı annem. Gerçi artık annem değildi değil mi? "Ben kısasa kısas yaptım hep! Çocukların bana nasıl geldiyse onlara öyle gittim!" Anlamıyordu. Onların yaptıklarına karşı üç maymunu oynuyorlardı. "Bu yüzden öz kardeşimizi istiyoruz!" Daha fazla izleyici kalmak istemeyen Çınar annemle arama girdiğinde bakışlarım onu buldu. Öz aileme beni kötülemişti değil mi? Bu yüzden rahattı. "Eşyalarını aldın, defol artık evimizden!" 🤍 "Alışkın olmayabilirsin ancak zamanla alışacaksın." dedi arabayı durdurduğunda. Hemen önünde durduğumuz sarı renkli duvarlara sahip evi gösterdi. "Evine hoş geldin kızım." "Kızım diyorsunuz," dedim evden gözlerimi çekmeden. Ona benim hakkımda hiçbir şey anlatmamışlar mıydı? Nasıl bu kadar içten ve samimiydi bana karşı? "Başka ne diyeceğim?" dedi şaşkınlıkla. "Kızımsın sen benim." "Benim hakkımda size anlattıkları şeyleri biliyorum," bakışlarım ona döndüğünde göz göze geldik. "Bana nasıl güveniyorsunuz?" "Güvenmiyorum." dedi açıkça. "Ancak güvenmek istiyorum. Bu yüzden söylenen her şeye kulak tıkadım ve seni buraya getirdim."
KÜLDEN ADAM by iremtopan
iremtopan
  • WpView
    Reads 155,335
  • WpVote
    Votes 9,819
  • WpPart
    Parts 25
Sezen Aslanoğlu'nun zarif boynu canından çok sevdiği abisi ailesinin saadeti için husumetli ailenin oğluyla evlenmesi gerektiğini söylediğinde ilk kez eğilmişti. Ailesi için üzerine düşen sorumluluğu kabullenmişti ta ki evlenmek zorunda olduğu adamın onu mahveden eski sevgilisi olduğunu öğrenene kadar. Ne yapacağına dair hiçbir fikri olmasa da ne yapmayacağını adı kadar iyi biliyordu. O adamla evlenmeyecekti. Sezen bu evlilikten kendi iradesiyle kurtulamayacağını ve tek çıkar yolunun kendi kontrolü altında yapacağı bir anlaşmalı evlilik olduğunu fark ettiğinde, kartlar yeniden dağıtıldı. Aradığını buldu. Abilerinden borç alıp sırra kadem basan ve aylarca bulunamayan adamı. Kenan'ı. 🖇️ "İndir o silahı abi." Abim beni dinlemeden Kenan'a kilitlenmişken sesimi yükselttim. "Abi indir dedim!" Metin abim kaşlarını çatıp öfkeyle konuştu. "Sana ne oluyor Sezen, geç içeri." Aldırmadım, ona bakmadım bile. "O silahı beline sok ve namluyu indir Oktay, sevgilimi öldürmeyeceksin." "Ne?!" "Ne?!" Omuzlarımı silktim. "Sizi ben tanıştırmak istiyordum fakat siz elinizi çabuk tutmuşsunuz." Abilerimin bakışları üzerime dönmüşken gelen o şaşkın "Ne?!" sesiyle birlikte sinirle gözlerimi yumdum ve üçümüz de ona baktık. O ise bana bakıyordu. Tebessüm ettim. "Sorun değil aşkım," Dedim ölmemesi için beni anlayıp ayak uydurmasını umarak. Hayatlarımızı kurtarmaya çalışıyordum fakat yardımcı olmuyordu. "Bugünün geleceğini biliyorduk artık numara yapmana gerek yok. Buraya kadarmış." Abilerimin şaşkın bakışları karşısında gerçekten zevkle sırıttım, bu kez şaşırtma sırası bendeydi. Son kozumu oynuyordum ve bu kez, elim her zamankinden güçlüydü. Kenan'ı bulmuştum. "Şimdi sevgilimi mezarından çıkarın. Konuşmamız gereken şeyler var."
Kırık Kalpler Çukuru | Gerçek Ailem by Gokra_nova
Gokra_nova
  • WpView
    Reads 47,877
  • WpVote
    Votes 3,839
  • WpPart
    Parts 32
"Daha önce yaptığım hiçbir hırsızlık bu kadar ağır gelmemişti." 🕸 Sadem, kimsesizliğin onu düşürdüğü pis işlerin bir gün ondan sahip olduğu tek kişiyi, birlikte ailesini aradıkları en yakın arkadaşını da alacağını bilmiyordu. Ağlayıp sızlanmaya bile vakti yoktu, hayatta kalmak istiyorsa önünde yalnızca bir yol vardı. Ölen arkadaşının ailesini bulacak, onun yerine geçecekti. Aksi takdirde arkadaşının canını alan adamlardan kaçamaz, kendi de son nefesini günler sonra tesadüfen bulunmak üzere bir ara sokakta ve yahut bir binanın bodrumunda, geriye cesedinden başka hiçbir şey bırakamayarak verirdi. Her zaman kendisini düşünmeyi küçük yaşta öğrenmiş, duygularını uzun zaman önce ardında bırakmıştı. Oysa yıllarca arkadaşının ona hasretle anlattığı ailenin arasına, kızları olduğu yalanıyla girdiğinde vicdanının sesi her saniye daha çok yükseliyordu. Hayatında ilk kez böylesi bir sevgiyi tatmak, ona pişmanlığı da öğretecekti çünkü bu insanları kandırmaktansa ölmeyi yeğlerdi. Peki... Ya sandığının aksine hikayenin asıl yalancısı kendisi değilse?
Günah Kuzgunu by aysenurkayabasii
aysenurkayabasii
  • WpView
    Reads 121,882
  • WpVote
    Votes 9,126
  • WpPart
    Parts 45
"Uyuyamadım," dedi. Onu uyandıran kişi olmadığım için rahatlarken iki avucumu kupaya sardım. Nemli saç tellerime değen ayaz tenimdeki soğuğu derinleştirdiğinde derin bir nefes aldım. Azer'in fısıltısıyla o nefes boğazıma takıldı. "Sen sekiz yıl nasıl uyudun?" Benim yüzümden uyuyamadığını o an anladım. Onu uyandıran ben değildim ama uyutmayan bendim. *** *FANTASTİK HİKÂYE DEĞİLDİR. **Bu hikâyede geçen mekânlar, kurumlar, kuruluşlar ve kişiler tamamen kurgudur; herhangi bir gerçek kurum, kuruluş veya kişiyle bağlantısı yoktur. *** Bu kitapta bazı bölümlerde şiddet ve ölüm gibi tetikleyici unsurların tasvirleri yer almaktadır. Hassas okuyucuların bunu göz önünde bulundurması önerilir.
Akşam Güneşim by azraketen
azraketen
  • WpView
    Reads 1,218,553
  • WpVote
    Votes 61,459
  • WpPart
    Parts 94
'Ben en çok akşam güneşini severim Mem. Sarının en masum, turuncunun en tutkulu, kırmızının en şefkatli hali demek çünkü. Ben akşam güneşinin alacasına meftunum. Sen bu aciz yüreğimin akşam güneşisin Mem.' ☀️☀️☀️ Hızlandım. Bir insan kaçtığı bir yere ne kadar hızlı gidebilirse o kadar hızlı gidiyordum. Koştum. Ardımdaki sesler yaklaştı. Geçmişime yaklaştım. Gidebileceğim ilk yere ulaştım. Demir kapılı konağın önünde durduğumda elimdeki bıçağın kabzasını vurdum. Nefes nefeseydim. Soğuk yakıyordu. Boğazımı yakıyordu. Tenimi yakıyordu. O soğuk yakıyordu ama ben donuyordum. Titriyordum baştan aşağı. Elimdeki kanlı bıçakla vurdum kapıya tekrar tekrar. Ayak sesleri bana yaklaşıyordu. "Mem!" diye bağırdım yıllar sonra. Adı dilimden dökülünce içim dalgalandı. Sesim titredi. "Mem, aç kapıyı!" Gözlerim buğulandı. Adım sesleri kulağımda yankılanıyordu şimdi. Kalbim, göğüs kafesimden taşıyordu. Kirpiklerim bile titredi. O zelzelede birkaç damla döküldü soğuğun kuruttuğu yanaklarıma. "Aç kapıyı, Mem! Aç ne olursun, aç!" Adım sesleri durdu arkamda. Bulmuşlardı beni. Yakalanmıştım işte. Memet kapıyı açmamıştı. Kapıyı ilk ben kapatmıştım bize. Ama bu gece her şeye rağmen bana açamaz mısın Mem? Göz kapaklarım kapandı. Kucağımdaki valizin içinde oğlum ağlıyordu. Elimdeki bıçağın bulandığı kan şimdi kuruyacaktı. Son kez kaldırıp vurdum kapıya. İçimle titredi sesim. Ağladım. "Mem... Duymuyor musun? Sesimi duymuyor musun? Aç kapıyı! Aç kapıyı Mem." ☀️☀️☀️ 'Senden sonra en çok akşam güneşinden nefret ettim Zühre. Sarının en güçsüz, turuncunun en yalancı, kırmızının en zalim hali demekti artık. Ben bir akşam güneşinin alacasında zincire vurdum sevdamı. Sen yüreğime kazınm
Masrilva'nın Aşk Bestesi by dreamonde
dreamonde
  • WpView
    Reads 312,206
  • WpVote
    Votes 25,832
  • WpPart
    Parts 25
Beste, birikmiş kira borcu yüzünden kendisini eşyalarıyla birlikte kapının önünde bulduğunda henüz yirmi bir yaşındaydı ve bir yandan üniversite okumaya çalışırken bir yandan da yalnızca hayatta kalmaya çalışıyordu. Okulların da kapanmasıyla birlikte kendini hem evsiz, hem de işsiz bulduğunda yapabilecekleri sınırlıydı. Abisinin bağlantılarını kullanarak kendisi için iş ayarladığı Masrilva, Türkiye'nin pek çok şehrinde bulunan ünlü bir otel zinciriydi ve Beste bir anda kendini Masrilva Bodrum'da animatör ekibinde bulmuştu. Hayatına bir mucize gibi dokunan Masrilva'da onu gerilim hattı yüksek bir aşk, sıcacık bir dostluk ve tam ortasına düştüğü sırlar, yalanlar, şirket içi kirli oyunların beklediğinden habersizdi. Özellikle de... Masrilva'nın sahibi... Burnu düşse yerden almayacak biricik patronu... Abisinin çok kıymetli bağlantısı... Arhan Alp Hisaroğlu'dan da habersizdi... 🌊
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,365,013
  • WpVote
    Votes 243,610
  • WpPart
    Parts 43
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.