Okunacaklar
63 stories
İHTİLAL by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 24,573,698
  • WpVote
    Votes 1,104,969
  • WpPart
    Parts 52
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. O gece şafak söktü, güneş doğdu, sabah oldu. Olmamalıydı.
ŞEYTANIN SARIŞINI  by zeynep_bayramm
zeynep_bayramm
  • WpView
    Reads 214,802
  • WpVote
    Votes 20,839
  • WpPart
    Parts 29
ŞEYTANIN SARIŞINI - TUTSAK SERİSİ II BOZRA kitabındaki Ali karakterinin hikayesidir. *18 yaş üstü okuyucuları için uygundur. Tetikleyici unsurlar barındırabilir. *Bu kitapta sağlıklı seven bir erkek karakter yok. *Karanlık ve can yakıcı bir dark romance.
BOZRA +18 by zeynep_bayramm
zeynep_bayramm
  • WpView
    Reads 1,268,867
  • WpVote
    Votes 50,957
  • WpPart
    Parts 33
BOZRA - TUTSAK SERİSİ I 11 ay boyunca insanlarla iletişim kurmadan, dağda izbe bir kulübede kurt köpeğiyle yaşayan Bora'nın kulübesinin önünde turuncu saçlı bir kadın bayılır. Alina, psikopat nişanlısıyla evlenmemek için kaçarken hayatını kurtaran ve hiç konuşmayan o iri yarı adama aşık olur. Yanında kalabilmek için cazibesi ve cesaretiyle adamı kendine aşık etmeye çalışır. Sıradan ve kendi halinde sandığı Bora'nın geçmişi, tahmin ettiğinden daha karanlıktır. *18 yaş üstü okuyucuları için uygundur. Tetikleyici unsurlar barındırabilir. *Bu kitapta sağlıklı seven bir erkek karakter yok. *Karanlık ve can yakıcı bir dark romance.
DUVAR DİBİ ÇATLAĞI by Kevvsss
Kevvsss
  • WpView
    Reads 4,114
  • WpVote
    Votes 262
  • WpPart
    Parts 7
Yıllarca ilmek ilmek işlemiş kendini bana. Balkona çıktığında söylediği türkülerin içime işlemesinin nedeni bana söylemesiymiş bilseydim bekletir miydim yıllarca onu kapımda... ''Derin yıllarımın sabrını imtihanım etme.'' dedi bana. Dönmüştü yüzüm avuçlarının içindeydi aşkını tam olarak şuan da itiraf ediyordu, aklım durmuş, kelimeleri toparlamayacak halde yüzüne bakıyordum. Zira şu an sesim bile çıkmazdı konuşmaya çalışsam da ben bu kadar mı kördüm, ben bu kadar mı yok saymıştım içimdeki hisleri... ''Yıllardır bu anı bekledim, bak bana 30 yaşındayım sen bu yüreğe düştüğünde 7 yaşındaydım. Derin ben yedi yaşında ne isem yetmişimde de o olacağım belli. Gel tut elimi yaşayalım sevgimizi göğsümüzü gere gere şükür sebebimken, imtihanım olmana izin vermem! Bana gelmeden benden gitmene izin vermem!'' Alnını alnıma yaslamış, benimle değil de kendi kendine konuşuyor gibiydi. Bana bunları söylemek için o kadar uzun zaman beklemek zorunda kalmıştı ki şimdi söylemezse ölecek gibi hissediyordu. Her kelimesi yemin gibiydi her kelimesini içime nakış gibi işliyordu. Hiçbir zaman abi kardeş gibi olamamıştık doğru ama duyduklarım karşısında da titreyen ellerimi saklamıyordum oda fark etmiş olacak ki alnıma yaslı duran alnını çekti. Kocaman ellerini yüzümden ellerime indirip kocaman avucunun içine aldı, ellerimi avuç içlerimi dudaklarına götürdü içim titredi karşımda gözbebekleri titredi. Dudaklarını yasladı öpmedi öpemedi... Yasladı bekledi nefeslendi bekledi soluklarını verdi bekledi soluk aldı bekledi... "Tüm hakları saklıdır. © [2026] [Kevser Emek].
Yarkıyısı by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 1,677,313
  • WpVote
    Votes 85,134
  • WpPart
    Parts 31
-Yaş farkı içerir- Cebinden bir gerdanlık çıkardı Aldemir. Kızın gözünün önünde kaldırdı. "Al." dedi. "Yüz görümlüğü." Kız almadı. Aldemir, yatağın üstüne bıraktı. Geri çıktı, ceketini çıkarıp sandığın üstüne attı. O vakit fark etti. Yeni gelin tir tir titriyordu. "Korkma," dedi Aldemir. Perdeyi azıcık araladı, pencereden aşağı baktı. Evin önü iyiden iyiye boşalmıştı. Geri döndü, yatağa, kızın yanına oturdu. "Adın ne senin?" "Adımı bilmiyon mu?" dedi incecik, nahif bir ses. Su şırıltısı, kuş cıvıltısı, meltem sesi gibiydi. "Cık. Bilmiyom." "Attan indiren sen değil miydin? Yanımda oturan sen değil miydin? Demin alan kabul eden sen değil miydin?" "Bendim amma.." dedi Aldemir. "Adet yerini bulsun diye." Gelin derin bir nefes aldı. Aldemir, kızın işi anladığını fark etti. Amma da zeki çocuktu ha. İyi. Saf olanla uğraşamazdı Aldemir bu yaştan sonra. İşin en çok dert ettiği kısmı hallolmuş oluyordu böylece, hamdolsun. ~~~~ Aldemir'in kalbi Gülayşe'ye, Gülayşe'nin kalbi Aldemir'e düğümlüdür... Ve güzeller güzeli Gazâl, Aldemir'in eli kınalı yüreği umutlu tazecik karısıdır 🌱 Ve bir gün, bu topraklarda, bir sevda için bir destan yazılır...
Geçmişimden Geleceğime  by assaSll
assaSll
  • WpView
    Reads 75,373
  • WpVote
    Votes 3,359
  • WpPart
    Parts 18
İnsta: assa.sll "Sana bir şey olacak sandım! Allah canımı alsın ki ben 26 yıllık hayatımda bir kere bile bu kadar korkmadım! O adamın silahı senin sırtına dönüktü... Bir kere kanının aktığına şahit oldum, Rabbim bir daha göstermesin Jiyan..." Gülümsemeye çalıştım. "Bir kez şahit mi oldun?" Sesim düşünceli çıkarken ne zaman olduğunu hatırlamaya çalıştım. "Ne zaman gördün ki?" "Hatırlamasan da olur güzelim. Yorma kafanı." Dediğine göz devirmek istedim. Ama cidden hatırlamıyordum! Ne zaman görmüştü acaba? "Yorma kafanı, diyince ne anlıyorsun acaba? Neden hatırlamaya çalıştığını sorabilir miyim?" Başımı kaldırıp yüzüne bakmak istedim lakin sadece bakmak ile kaldım. Çünkü Ahin başımın üzerine elini koymuş ve beni göğsüne çekmişti. "Sin inine küçük sıçan." Elalemin sevgilisi iltifat eder, bizim ki sıçan diyor. ~|~' Bu hikaye acının kalıplaşan kalın duvarlarına rağmen geleceği için savaşan bir kızın hayatını anlatır... ~'| Hayaller kurulmak için, Hedefler başarmak içindir... Ve ben Hedefleri için savaşan bir Kızım. Herhangi bir saçmalık istemiyorum. Keyifli okumalar dileğiyle Staretate mîn 🌟💫
RUHLAR RÜZGAR GÜLÜNDE SAKLI by aysegulmii
aysegulmii
  • WpView
    Reads 3,725
  • WpVote
    Votes 280
  • WpPart
    Parts 12
"Dokuz aylık varlığına alıştığım gibi on yedi yıllık yokluğuna da alıştım." Sezai Cakalı ve Fazıl Ender... İki yakın dost... Ta ki birinin hırsları diğerinin varlığına son olana kadar. Figen Eza Cakalı, oldukça durağan ilerleyen hayatına yediği darbeyle tüm dengesini şaşırır. Geçmişinde yeri olduğunu ima eden bir adam, babasını kaçırıp evini dağıtırken tek çaresi o adamın peşinden gidip ailesini ayakta tutmaya çalışmaktır ama bilmediği bir şey vardır: Keskin Han Ender, onun küçüklüğünün tek bir kısmına değil, tamamına aittir. Onu hatırlamayan Figen ise Keskin'i tamamen düşman safta görmeye başlamış, geçmişinin ihanetiyle yüzleşeceğinden habersizce babasını savunmak için canını ortaya koymuştur. Bu kitap iki dostun ihanetinin hikayesi. Bu kitap Fazıl'ın sırtından bıçaklanışı, Füsun'un çaresizliği, Keskin'in unutuluşunun satırlara dökülüşü ve bu kitap Figen'in oyun arkadaşına Eza oluşunun kelimelerle canlanışı... Bu hikaye rüzgar güllerinin dahi boynunu büken bir unutuluşa şahit olmak isteyenlerin yuvası.
İÇİMİZDE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ ŞEYTANLAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 94,426
  • WpVote
    Votes 8,500
  • WpPart
    Parts 12
Hipnozla, acı hissini manipüle etmeyi başardığı araştırmasıyla Nobel Ödülü kazanan Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran, araştırmasını daha ileri taşıyarak ayna nöronlardaki aktiviteyi telkinle arttırma suretiyle suça meyilli insanlarda empatiyi arttırarak insanları içlerindeki kötülükten arındırarak suç oranlarını düşürmeyi hedefler. Fakat ödül kazandığı gece kazandığı tek şey bir ödül değil, kötülüğün yok olamayacağını savunan Maenon isimli bir ısrarlı takipçidir. Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran'ın mâhkûmlar üzerinde yürüttüğü araştırmada intiharlar baş gösterdiğinde medya bu intiharlardan Adli Psikiyatristi sorumlu tutar. Tüm kariyeri ve idealleri tehlikeye giren Esin, intiharların sebebini ve Maenon'la nasıl ilişkisi olduğunu bulmaya çalışırken kliniğe 'deli' raporu almak isteyen aklı oldukça başında bir adam gelir. Felsefi bir bilimkurgu olan bu kitapta, iyi-kötü, doğru-yanlış, etik-ahlak ikilimler eline alınarak insanlığın sınırları ve insan olmanın ne demek olduğu sorgulanırken, insanın yarattığı kimliklerin gerçek benliği üzerindeki etkilerine ve nihayetinde yalnızca bir insan olmanın yarattığı acizlik ve ilahilik üzerine alegoriler yapılır.
BAZI İNSANLAR BÖYLE YAŞAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 3,735,147
  • WpVote
    Votes 188,586
  • WpPart
    Parts 54
Lina Kara, babasıyla ettiği kavga sonucu babasını kendi kafasına sıktığı bir kurşunla kaybeder. Bu kayıp kendisinden de birçok şey götürür. Borçlar ve vicdan azabı arasında sıkışırken zaman pek iyi davranmaz ona. On ay kadar sonra eski halinden eser yoktur artık. Hissizleşmiş ve yaşama olan hevesini kaybetmiştir. Kendisini bazı insanlar böyle yaşar diye teselli ederek annesi ve kız kardeşi için yaşamaya devam eder. Sıradan bir gün çalıştığı çiçekçiye gelen gizemli bir adamın ricası üzerine bir çiçek teslimatına çıkar. Ölüm anlamına gelen çiçekleri teslim ettiği adamın babasının otopsisini yapan adli tıp uzmanı olduğunu ertesi gün savcılıktan gelen bir telefonla babası hakkında sarsıcı gerçekle öğrenir. Adli Tıp Uzmanı Aral Çakırca'ya götürdüğü ölüm çiçeklerinin ikisi için olduğunu anlar. Babasının peşindeki birtakım organizasyon üyeleri, Lina'nın, Kadir Kara'ya gidecek olan anahtar olduğuna eminken Lina bunun ne demek olduğuna başta anlamasa da zamanla yaşananlar anlam kazanmaya başlar. Bilmediklerinin bildiklerinden fazla olduğunu Aral Çakırca ve Savcı Yiğit Atalay'la bu olayı çözmeye çalışırken keşfeder ve ailesinin kendisinden sakladığı sırlarla bir bir yüzleşmeye başlar. Saklanırım göz önünde. Gelir geçer önümden. Ben görünmez değilim. Hiçe sayar beni gözünde... Bu bir bilmece... Söyle bana Lily... cevap ne?
GİRİFTAR  by bordoyahayran
bordoyahayran
  • WpView
    Reads 49,173
  • WpVote
    Votes 1,938
  • WpPart
    Parts 20
Cesur abi birkaç adım ötede durmuş, beni izliyordu. Gözlerinin ışığı, o zaman bile kalbime dokunmuştu. Bir adım yaklaşarak gülü kulağımın arkasına yerleştirdim. Kırmızı gülü saçımın arasına sıkıştırırken başımı hafifçe ona çevirdim. "Nasıl oldu, Cesur abi?" dedim gülümseyerek. Ela gözleri üzerimde yavaşça gezindi. Bakışı öyle bir şeydi ki, çocukça bir soruya verilmiş yetişkin bir cevaptı neredeyse. "Çok güzel," diye fısıldadı. Sesi, her zaman olduğu gibi sakindi. Ama içinde bir şey kıpırdıyordu sanki. Yanaştı. Elimdeki başka bir gülü alarak saçıma özenle yerleştirdi. "Böyle daha güzel." Kahkaha attım. O zamanlar daha çocuksuydum belki. Cesur abinin yanında bazen sırf onun gözlerini parlatmak için konuştuğumu sonradan anladım. "Gelecekteki eşim çok şanslı bence. Değil mi Cesur abi?" dedim, hem ciddi hem oyunbaz bir sesle. "Gül gibi eşi olacak." Bir an durdu. Derin bir iç çekti. Bana baktığında bakışlarında bana ait olmayan ama içimde yankılanan bir şey vardı. "Öyle," dedi usulca. "Çok şanslı olacak." |yetişkin unsurlar bulunur|