busrakopru
- Reads 12,123
- Votes 772
- Parts 46
Öyle duru, doğal bir güzellik ki seninki çoğu sanatsever ona hitap eden bir eserle karşılaştığında böyle hissediyor olmalı. Eğer bir resimse ilgisini çeken sen onun en sevdiği sanatçının, ustalık eseri gibi hissettirirdin. Eğer müzikse ruhuna dokunan, sen işitme engelleriyle noksanlıkları aşıp kalplere dokunan notaların habercisi olurdun. Eğer kelimelerin bir araya gelişiyse ruhunun dayanak noktası, kalbinin en ücra köşelerinden geçen cümleleri çıkarıp ortaya koyan bir yazarın en sevilen romanı gibi sarsardın. O an, benim için böyleydi. Nefesim kesilmiş, nabzım hızlanmış, zaman bana hissettirdiği telaşın etkisinden uzaklaşmıştı.
**
Geçmişin izlerini silmek kolay değildir. Mahir, üniversite yıllarında reddettiği Zeynep'le yıllar sonra bir görücü usulü tanışmada karşılaşır. Ancak Zeynep'in artık ona karşı hiçbir şey hissetmediğini fark ettiğinde buna çok şaşırır. İçindeki boşluk onu geçmişin karanlık köşelerine sürüklerken pişmanlıklar ve unuttuğu duygularla yüzleşir. Zeynep'i kırdığı, ona zarar verdiği için vicdanı hiç susmaz. Ama her şeyin telafisi var mıdır? Mahir, geçmişiyle yüzleşirken Zeynep'in kalbini yeniden kazanabilecek mi yoksa kaybettiği bir sevgiyi sonsuza kadar terk mi edecektir?
-Büşra Köprü