ResadNehmedov's Reading List
7 stories
ESİR par gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    LECTURES 10,763,089
  • WpVote
    Votes 510,469
  • WpPart
    Parties 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.
SUÇ ORTAĞIM par gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    LECTURES 1,073,223
  • WpVote
    Votes 98,858
  • WpPart
    Parties 104
Her gece tam 00.00'da gelen bir ihbar ve ardında bırakılan bir ceset... Sol bileklerinde gizemli harflerle işaretlenmiş kurbanlar ve peşinde iz bırakmayan bir katil... Dört kişilik bir polis ekibi, bu acımasız cinayetlerin arkasındaki sırrı çözmek için karanlık bir yolculuğa çıkar. Ancak bir gece cesetlerden birinin cebinden çıkan bir not, ekibin içindeki sinsi bir ihanetin varlığını ortaya koyar ve güvenin, en beklenmedik anlarda nasıl parçalandığını acımasızca ortaya koyar. Artık bir yandan katili yakalamaya çalışırken bir yandan da aralarındaki hainin kim olduğunu çözmek zorundadırlar. Güvenin her an sorgulandığı bu ölümcül oyunda Mira Aksoylu, hem karanlık bir suçluya hem de giderek derinleşen bir ihanet labirentine karşı tetikte kalmak zorundadır. Cinayetlerin ardındaki sır perdesi aralandıkça, ekip kendini giderek derinleşen bir kargaşanın içinde bulur. Her ipucu, daha büyük bir tehdidin kapısını aralar ve belirsizlik, her birinin ruhunu adım adım çürütür. Katil kim? Hain kim? Her şey gün yüzüne çıktığında, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
BORDO HAREKAT par busrayurdakul
busrayurdakul
  • WpView
    LECTURES 1,074,094
  • WpVote
    Votes 67,770
  • WpPart
    Parties 77
Kızıltepe Karakolu... Ömrünü vatanına adamış, canı pahasına bayrağını dalgalandırmaya yemin etmiş komutan... Poyraz Ali Demirbaş. O pes etmez, pes ettirir! O katil değil, kahraman! O Türk Askeri! Ve onun kurak toprağına dökülen birkaç damla deniz umutlarını filizlendirdi. Ona yol gösteren Asena'nın peşine takıldı Börteçine. Demirden dağlar eridi, erlik parıldadı, vatan ilalebet payidar kaldı. Börteçine mavi gözlü Asena'ya kalbini verdi. Yiğidin kavgası da sevdası da büyük oldu. ** Türkiye Cumhuriyeti uğruna can veren şehitlerin ruhları şad olsun! - Bordo Harekat hikayesinin düzenlenmiş halidir. Her hangi bir çalıntı durumunda gereken yapılacaktır! - Tüm hakları bana aittir!
Adelya par bittervekahve
bittervekahve
  • WpView
    LECTURES 1,676,400
  • WpVote
    Votes 114,500
  • WpPart
    Parties 38
Kalbim gümbür gümbür atıyor, göğsüm hızlı hızlı yükselip alçalıyorken nefes nefese geriye attım başımı. Kapıya yasladığım başımı ona yer açmak ister gibi sola eğdim, "Kızgınım sana." dedim kulağıma yabancı gelen arzulu bir sesle. Boynumdaki dudaklarına dişleri de katıldı o sırada. Boynumdaki ince deriyi dişleriyle çekiştirdiğinde nefesim kesildi ufak bir an. "Biliyorum," diye homurdandı boğukça. "Ben de kızgınım kendime." Hemen sonra yarım bıraktığı işe geri dönüp bu kez boynumun diğer tarafına gömdü başını. Hiç itirazsız ona ayak uydurdum, ben de aksi yöne doğru yatırdım başımı. Bunlar sonra da konuşulurdu. Önemli olan şu andı. Şu an burada, yanımdaydı ve bu her şeye değerdi... *** Not: Bu hikâye adından da anlaşılacağı üzere Adelya'nın etrafında dönen ve sabır isteyen bir kurgudur. ERKEK BAŞROL ENDEKSLİ BİR HİKÂYE DEĞİLDİR. Bunun bilinciyle hikâyeyi okumanız tavsiye edilir, bahsi geçen her erkek karaktere 'başrol erkek' gözüyle bakmamanız önemle rica olunur. Lütfen 5. bölümde öpüşme, 7. bölümde sevişme, 10. bölümde evlenip türlü kaoslar sonrası ayrılıp ayrılıp birleşme beklemeyin... -Hikâye boyunca yer yer yetişkin içerik olacaktır. -Hikâye tamamiyle şahsıma aittir. Çalıntı durumlarında gereken hukukî işlem uygulanacaktır.
SOKAK NÖBETÇİLERİ par asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURES 58,458,284
  • WpVote
    Votes 2,254,278
  • WpPart
    Parties 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
MESLEK LİSELİ (Kitap oldu) par Atikesungunapsa
Atikesungunapsa
  • WpView
    LECTURES 2,623,591
  • WpVote
    Votes 218,076
  • WpPart
    Parties 197
Bu bir bağımlının değil, bağlılığın hikayesi... Aykut'un en yakın arkadaşı, Mısra'nın en yakın arkadaşını aldatınca metal bölümü sınıfı ve ressamlık bölümü sınıfı arasında düşmanlık kaçınılmaz olmuştu. 5000 kişilik lisenin acımasız reisine kafa tutan Mısra, Aykut'un acımasız olduğu tarafı öğrenmiş, ona yardım etmeye başlamıştı. Başına geleceklerden bir haber fedakarlık yapıyordu garibim. Çünkü neden yapmasındı? O Mısra Türkmen'di, dediğini yapar, istediğini alırdı. Aldı da. O Aykut reisse, ben de Mısra reisim diyerek çıktığı yolda reislerin savaşı neye dönebilirdi ki, aşktan başka? Bu savaşın galibi ne ressamlık sınıfı oldu, ne metal sınıfı... Bu savaşın tek bir galibi vardı, o da AŞK...
Aşkı Sende Buldum (YAKINDA DEVAM EDECEK) par hayalperestyazar34
hayalperestyazar34
  • WpView
    LECTURES 1,539,322
  • WpVote
    Votes 105,354
  • WpPart
    Parties 125
Ecem Naz ULUTAŞ Sürekli korunup fırça yemek canına yetmişti Ecem Naz Komiserin..! Girdiği bütün operasyonlardan sonra dövdüğü adamlar için yazdığı savunmalar roman olacak kalınlığa gelmişti. Tabi dövdüğü suçluların açtığı davalarda ayrı bir roman olurdu... Babası ve Amcalarına bağlı çalışmak yetmişti artık canına attığı her adımı ondan önce öğrenip önlemelerinden sıkılmıştı bu yüzden gözünü karartıp tayini istemişti başına geleceklerden habersiz.... Hayatın aşkı ile tanışmak için yola çıkmıştı Tüm engellere rağmen...!! Ahmet Eren MERCAN Ağalığın başına geçtikten sonra çekilmez olan hali iyice çekilmez olmuştu..!! İşi ve ailesi tüm hayatıydı. Aile kavramı onun için her şeydi, Annesi ve kız kardeşi ise hayatının aşklarıydı. Taki İstanbul'dan ayaklarına gelen huzur veren mavilikleri görene kadar. Ateş ile Barutun hikayesini okumaya HAZIR MISINIZ? (+18 Sahneler İçermektedir.)