superisi983 adlı kullanıcının Okuma Listesi
173 stories
KIRIK PUSULA by kaminya
kaminya
  • WpView
    Reads 127,389
  • WpVote
    Votes 6,677
  • WpPart
    Parts 17
"Hazır ol gelin hanım... En fazla bir saat sonra evleniyoruz. Ve karım olduğun andan itibaren sana ağlamayı yasaklıyorum... Çünkü sana hiç yakışmıyor." Bir gün, tanımadığı bir adamla evlenmek zorunda kalacağını söyleseler, gülüp geçerdi... Ama kader, Lavinia'yı tam da bu noktaya sürükledi. Kırık pusula... ve kırk bir günlük bir oyun.Gerçek suçlu kim? Kim hayatta kalacak, kim yok olacak? Her sayfa, sırları bir bir ortaya çıkarıyor. Ve unutma: Ölüm Çiçeği'nin laneti, seni izliyor... "Kırık pusula seni karanlığa sürüklerken, Ölüm Çiçeği kaderini belirleyecek." Varlığı, annesi için hiçlikten ibaret olan tüm kız çocuklarına... Veteriner:1. Sırada Lavinia: 1. Sırada 🧭⚓
NARE by majezikmerv
majezikmerv
  • WpView
    Reads 355,480
  • WpVote
    Votes 24,093
  • WpPart
    Parts 39
Nare, güç ve direnç sahibi demekti. 🤎🩺
RÖPORTAJIN YİRMİ ÜÇ'Ü by mehriial
mehriial
  • WpView
    Reads 61,790
  • WpVote
    Votes 4,812
  • WpPart
    Parts 26
Ada Yaksan, Radyo, Televizyon ve Sinema bölümü üçüncü sınıf öğrencisi ve sosyal medya içerik üreticisidir. Ünü gittikçe çoğalan basketbolcu Ardıç Altun'la bir röportaj yapmak ister ancak yanlış bir anlaşılmadan dolayı Ardıç onu terslediğinde aralarında oluşan gerginlikler ikisinin de kariyerine zarar vermeye başlar. 26.08.2024.
ŞAFAK VURGUNU by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 1,082,523
  • WpVote
    Votes 66,104
  • WpPart
    Parts 24
❝Işığa ulaşmak için önce karanlıktan korkmamayı öğrenmen gerek. Çünkü şafak karanlığın içinde. Karanlıktan uyan, gözlerini aç, geceyi terk et, şafaktan kaç.❞ ☼ Çeyrek Vurgun Serisi'nin birinci kitabıdır.
YABANİ  by Algoritmalar_
Algoritmalar_
  • WpView
    Reads 4,044,884
  • WpVote
    Votes 135,572
  • WpPart
    Parts 47
|| Mardin'den Kaçış Serisi: I || * Kurgu ve isimler değiştirildi. "Bazen evler, dört duvar olmaz." İstanbul'un ışıkları ve acımasız bir törenin gölgeleri... Kaderin size yazdığı senaryoyu yırtıp atabilir misiniz? Berdelin çemberine hapsolmuş bir genç kızın hikayesi bu. Aşkı, umudu değil; bir ailenin onurunu ve insafsız bir anlaşmayı temsil eden bir soyadını taşıyacaktı. Ama bir adam, o kadim törelerin yazılı olmayan kurallarına meydan okudu. O adam, onu hapseden kafesin anahtarı olacaktı. Fırtınalı bir gecede, kendisini bekleyen adamla değil, onu kurtaran adamla İstanbul'a doğru bir yolculuğa çıktı. Boğaz'ın serin rüzgarı, geçmişin tozlu sayfalarını aralarken, zoraki bir evliliğin gölgesinde yeşeren tehlikeli bir çekim fırtınası başladı. Peki, aşk bir kurtuluş hikayesi olabilir mi? Yoksa kaçtıkları töre, en karanlık haliyle şehrin kalbinde onları yakalayacak mı? Bu kitap, kaderine karşı duranların, aşkı en beklenmedik yerde bulanların ve geçmişin zincirlerini kırmayı göze alanların hikayesi. Ama unutmayın, her kurtuluşun bedeli vardır ve bazen en büyük karanlık, en aydınlık gecelerde bile sizi bulabilir. * Cinsel içerikli sahneler vardır. *Kapak tasarım şahsıma aittir *
GÜLPEMBE by scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    Reads 45,474
  • WpVote
    Votes 4,478
  • WpPart
    Parts 11
Ağabeyi onu masallardaki bir prensese benzettiği için lakabını bir isim gibi üzerinde taşıyan Güzel, abisi ile birlikte küçük bir lojman dairesinde yaşayan, üniversite son sınıf öğrencisidir. Ağabeyi Harun, işi yüzünden sık sık göreve gider ve son gidişinin ardından, geri dönemez. Ölümü Güzel'in hayatına ve ruhuna bir yıldırım gibi düşer. Harun son nefesini vermeden onu en yakın arkadaşına, Cesur Yakut'a emanet eder. Ağabeyinin emaneti, lojmanda bir sivil olarak tek başına kalamayacak olması ve hayatı ile ilgili aldığı tehdit mektupları, Güzel'in kendini aniden abisinin en yakın arkadaşı ile anlaşmalı bir evliliğin içinde bulmasına sebep olur. Güzel, ismi ile değil, duygusuzluğu ve hislerinin yoksunluğu ile lanetlendiği için Çirkin olan bir adamın, camdan çiçek bahçesinin içine hapsolur. Sonra o cam kubbenin içine, adamın lanetinin üzerine, hislerini bir gül fideleri gibi ekmeye başlar. Fidelerin çiçek açacağından umutludur. Ancak ne derler bilirsiniz, Çiçek açsa da her gül, solmaya mahkûmdur. "Bileklerime kadar dikenlerle yaratmış beni Tanrı," dedi, sesinin iğne deliği kadar küçük bir boşluğundan bile bir his alamıyor, göremiyordum. "Güller için elimi tutsan bile, yara içinde kalacaksın Güzel." Dudaklarını ıslattı. "İşte bu yüzden, işte bunun için." ❧ Kurgunun temeli 2015 yılına dayanmaktadır.
ZAMANIN KALBİNDEKİ SIR  by maafeliya
maafeliya
  • WpView
    Reads 108,402
  • WpVote
    Votes 5,068
  • WpPart
    Parts 34
Bade Serin, düzenli bir hayatı, mutlu bir ailesi olan bir genç kızdır. Bir gün kuzeninin ısrarı üzere katıldığı yarışmada, eseri sergilenmek üzere dereceye girer. Serginin açıldığı gün dereceye giren eserleri gezerken, hem kendisi hemde yakın bir dostu için önemli olan bir şiirin önünde durur. Eserin sahibine ulaşabilmek için sarf ettiği çabanın ardından, karşısında duran adamın, aslında aradığı kişinin ta kendisi olduğunu öğrenir. Emir Haki Alsancak, Bade Serinin hayatına tesadüf suretiyle girmeye çalışırken, kaderin onlardan önce bir planı vardır. Rüzgar eser... Kadın adamın önüne düşer...
BİR KURŞUN İKİ VURGUN by simaara
simaara
  • WpView
    Reads 38,934
  • WpVote
    Votes 3,045
  • WpPart
    Parts 22
❝Sanrılardan ibaretti sanki bütün yaşananlar... Boğazıma oturan o koca yumru, elimden kayıp giden, bir daha da sahip olamayacağım hayallerim, hayatımdı sanki... Ağlayamadım. Bağıramadım. Durduramadım. 26 yıllık yaşamımın, 7 yılında adım atmadığım şehirde, onun tarafından bir başıma bırakılmıştım. Son umudumda da dalından acımasızca koparılıp alınmış gibi hissediyordum... Varlığımdan nefret eden insanlarla doluydu etrafım. Kaçmak isteyip, kaçamadığım bir labirentin içimdeydim sadece. Karanlık yolumu aydınlatan tek bir mumum vardı. Cılız ateşi bir sağa, bir sola savrulurken, koşmam için umut olmuştu bana... Yoktu. Artık o da yoktu. Karanlığın ortasında bir başımaydım. "Sözler hiçbir zaman tutulmaz anne... tutulmaz. Dedim sana. Ben ne sevmeyi hak ediyorum, ne de sevilmeyi. O gün... o gün ölmesi gereken bendim. Bendim." Ucunda oturduğum kayalara içindeki nefreti döküyormuş gibi çarpan o hırçın dalgalar, sanki sesim olmaya çalışıyordu. Gök gürledi. Bulutlar ağladı... Göğsüme ince bir sızı yayıldı. "Beni sevdiğine inanmamıştım zaten..." Titreyen dudaklarımı zapt etmeye çalışırken, gözlerimi karşımdaki hırçın denize çevirdim. "...şayet sen bile sevmekten vazgeçtin." Karadeniz acımasızdı. Aldığını vermez, verdiğini de acımadan ellerinin arasından alırdı... sonra elinde avucunda bir şey kalmazdı. Almıştı. Hepsini ellerimin arasından çekip almıştı. Ben Güneş. Kolu kanadı acımadan koparılan, omuzlarına tonlarca yük konulan kadın.❞ 🌑 0 4 /0 3 /2 0 2 4 ALINMASI, KOPYALANMASI VE ÇALINMASI DURUMUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR 🖇 Written by: simaara 🪶 #Yargı 1. 📌 23/12/2025 #Yargı 1. 📌 10/01/2026
GÜMÜŞBEY \TAMAMLANDI/ by Maysa_58
Maysa_58
  • WpView
    Reads 308,210
  • WpVote
    Votes 31,785
  • WpPart
    Parts 31
Eski dönem kurgusu..🕊️ Heyecanlı bir bekleyiş içindeydi güvey odasında Suna. İçindeki heyecan öyle büyüktü ki, kendini sanki bir rüyanın içindeymiş gibi hissediyordu. Kırmızı duvağın ardından avuç içine bakmış ve gülümsemişti. Kınası tutmuştu ve Suna bunun anlamını çok iyi biliyordu. Güzel başlamamışlardı ama güzel olacaklardı; Suna buna tüm kalbiyle inanıyordu. Derken, dışarıdaki davul zurnanın sesi kesilmişti; damadı güvey odasına yolcu ediyorlardı. İçindeki heyecanla yataktan kalktı. Dışarıdan gelen bağırış sesleriyle odasının kapısı açılmış ve kocası içeriye girmişti. Kalbi küt küt atarken, Yavuz Ali ona hiç bakmadan geçmiş ve odadaki koltuğun üzerine oturmuştu. Suna, ne olduğuna anlam verememişti. Az önceki heyecanından eser kalmamış, yerini korku ve hayal kırıklığı almıştı. Duyduğu cümlelerle ise az önceki rüyası kabusa dönmüştü. "Ne bekliyorsun?" dedi sert bir sesle. Cebinden tütünü çıkarıp dudaklarının arasına yerleştirdi ve metal çakmağıyla tütünü yakarken ciğerlerini derin bir dumanla doldurdu. Saliseler sonra titretmişti beyaz dumanın sardığı gözbebeklerini. "Bu gece yahut sonraki tüm geceler... Ne olacağını sanıyorsun?" En az bakışları kadar sertti ses tonu. Döktüğü her kelimede boynundaki damarlar hiddetle kabarmaktaydı. Derken bir anda öfkeyle çevirivermişti bakışlarını yatağın önünde dikilmekte olan karısına. Genç kız kocasının bakışlarında gördüğü manayı tanıyamamıştı. Kin mi, nefret miydi bu? Yoksa koskoca bir hayal kırıklığı mı? Bilememişti. Ve o an kulakları geceler boyu kalbini kor bir ateşle yakan o sözlerle çınlamıştı. "Yapmayacam Suna! Yapmayacam ! Bilesin ki bir lahza huzurun olmayacaktır bu odada. Çünkü ben emmoğlumun oynaştığı kızı değil gönlüme , yatağıma dahi almayacam !" Kitabın içeriği tamamen hayal ürünüdür
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,113,914
  • WpVote
    Votes 232,022
  • WpPart
    Parts 42
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.