Favourites
112 stories
Asla Bir Dük'e Aşık Olma by tgceymn
tgceymn
  • WpView
    Reads 5,940
  • WpVote
    Votes 1,191
  • WpPart
    Parts 8
1812 İngiltere'sinde bir kadının kaderi kalbiyle değil, soyuyla yazılırdı. Margaret Hayes bunu herkesten iyi biliyordu. Yorkshire'ın rüzgârlı tepelerinde büyümüş, gölgede kalmaya alışmıştı. Ne göz kamaştıran bir güzelliği vardı ne de Londra salonlarında fısıldanacak bir serveti. En yakın arkadaşı bir kont kızıydı; Meg ise yalnızca onun yanında duran silik bir eşlikçi. Ta ki Londra sezonu başlayana kadar. Işıltılı balolar, kristal avizeler ve kusursuz reveransların ardında evlilik pazarlıkları dönüyordu. Genç kızlara tek bir şey öğretiliyordu: doğru adamı seçmek. Daha doğrusu, seçilmek. Meg'e ise başka bir öğüt verilmişti: Asla bir Dük'e aşık olma! Çünkü dükler kalple evlenmezdi. Güçle, soyla ve kusursuz ittifaklarla evlenirlerdi. Fakat kimse ona bir Dük'ün bakışlarının nasıl hissettirdiğini anlatmamıştı. Soğuk ve ulaşılmaz görünen o adam, salona her girişinde havayı değiştiriyordu. Hakkında fısıltılar dolaşıyor, kadınlar adını temkinle anıyordu. O ise kimseye gerçekten yaklaşmıyor, kimseye gerçekten bakmıyordu. Meg hariç. Bir bakışla başlayan şey, bir skandala dönüşebilir miydi? Bir Dük, kuralların dışına çıkabilir miydi? Ve Meg, kalbini koruyabilecek miydi? Çünkü Londra affetmez. Toplum unutmaz. Ve bazı aşklar, yaşanırsa her şeyi yakar
Şafağın Şarkısı by tgceymn
tgceymn
  • WpView
    Reads 140,161
  • WpVote
    Votes 19,037
  • WpPart
    Parts 74
Kanlı Ay'ın yükseldiği gece, Banu gözlerini kapattığında kendi yatağındaydı... Ama açtığında kendini keçeden bir çadırın içinde, kürklerle örtülmüş bir yatakta buldu. Artık o Banu değildi. Xiango Devleti'nin prensesi Sayina'ydı. Yüzlerce çadırın arasında, ihanete uğramış, ailesi katledilmiş, kendi hayatı için bile mücadele etmek zorunda olan bir prenses... Onu bekleyen iki ölümcül sınav vardı: Önce, onu öldürmeye çalışan amcası Karaçay Kağan ile yüzleşmek. Sonra ise, zorla evlendirildiği, acımasızlığıyla ün salmış düşman general Han Ruo'nun karısı olmak. Modern çağdan gelmiş sıradan bir kadın, entrikaların, kanlı savaşların ve ihanetiyle ünlü bir çağda, kimsesiz bir prenses olarak hayatta kalabilecek miydi? Peki ya aşk? Kan ve nefretle yoğrulmuş bu dünyada, kalbinin gerçek sahibini bulsa bile ona güvenebilir miydi?
ÖLÜ TANRININ ŞARKISI  by ozcelikdilaraa
ozcelikdilaraa
  • WpView
    Reads 2,516,105
  • WpVote
    Votes 184,347
  • WpPart
    Parts 68
•Yetişkin okurlar içindir• Kandan kıyafetlerimizi kuşanıp da, İçtiğimizde suyundan kehanetin, Biliriz hepimiz aslında, Ona ait bedenlerimiz. Apollon, Apollon. Gel de gör bizi, Kutsal bakirelerini. Al da götür bizi, Kutsal gelinlerini. Çıplak bedeni suyun içinden çıkarken biraz önce sunağa döktüğüm kanım ona doğru aktı. Önce damla damla sonra da bir nehir gibi hızla. Bedeni giderek görünür kılınırken kanımdan güç alıyor, yeniden hayat buluyor gibiydi. Güçlü bedeni tamamen görünür kılındığında dudaklarını araladı. "Konuş," dedi ölümsüz sesiyle. Sesi az önce damarlarımda akan kan kadar akışkan ve sıcaktı. "Bana sunduğun şey nedir?" Bu hikaye Kehanet Tanrısı Rae'ye adanmıştır. Not: Hikaye 18 yaş ve üstü okuyucular için uygundur. Cinsellik ve çıplaklık içerdiğinden bu uyarıyı yapmak durumundayım. 1. Kitap 05.11.2022 tarihinde tamamlanmıştır. 2. Kitap güncel olarak yayınlanmaktadır.
Sadece Bir Damla Brh+ by ozcelikdilaraa
ozcelikdilaraa
  • WpView
    Reads 373,853
  • WpVote
    Votes 15,106
  • WpPart
    Parts 23
(+18) Yabancı çevik bir hamleyle beni çevirip masaya dayarken elimdeki hançere gülerek baktı, buz mavisi gözleri bana dönerken gölgeler sıklaştı, uyarıları birer çığlığa dönüştü. Onun sadece sıradan bir yabancı olmadığını anladığım anda ise geç kalmıştım çünkü o çoktan yırtıcı bir hayvan edasıyla bana yaklaşmıştı bile. "Çok yanlış yerdesin küçük kız," diye fısıldadı Batının Tanrılarının lanetlediği sesiyle. "Hem de olabilecek en yanlış yerdesin ve ben seni görüyorum." Pelerinimin kol kısmında gizli hançeri parmak uçlarıma doğru kaydırdım, sivri ucunu kalbinin tam üzerine yaslarken gülümsedim. "Ve ben de seni görüyorum vampir." Uyarı: Cinselllik, kan ve şiddet içerikli ögeler içerdiğinden yetişkin okurlar için uygundur. Her haklı saklıdır.
Sirayet|Texting by xirlara
xirlara
  • WpView
    Reads 595,300
  • WpVote
    Votes 25,327
  • WpPart
    Parts 38
Arkadaşınız yerine okulun sahibine mesaj attığınızı bir düşünün...
ELDENCORD TANRILARI by euphoriamilena
euphoriamilena
  • WpView
    Reads 54,880
  • WpVote
    Votes 4,616
  • WpPart
    Parts 40
Yetişkin okuyucular için uygundur. Bazı okullarda zorbalar, paraları ve köklü aileleri hakimiyet kurardı. Ezilen, travmalarla geleceği mahvedilen masumlar olurdu. Eldencord Koleji bunun mükemmel bir örneğiydi. Ragbi takımı ve okulun popüler kızları, sorunlu zihinlerinin acısını diğerlerinden çıkarıyordu. Çocukluk arkadaşlarımın onlara sustuğunun, zorbalığa maruz kalıp alttan alan ve sahte bir şekilde gülümseyen kızlar olduğundan haberdar değildim. Çünkü başka bir kolejde okuyor, sakin ve fazlasıyla başarılı bir hayat sürüyordum. Beni herkesin sevdiği, saygın ve iyi bir ailenin kızı olarak hayat sürüyordum. Eğer arkadaşlarıma ne yaşattıklarını şans eseri öğrenmeseydim, hayatım öyle de giderdi. Okulumu değiştirdim, son senemde Eldencord Koleji'ne gittim. En başından beri sadece, kendilerini zorbaların tanrısı ilan edenlerin karşımda eğilmelerini istemiştim... İçlerinden bir manyağın beni takıntı haline getirmiş olmasını ve aslında onların da kurban olduğunu öğrenmeyi ise hiç beklemiyordum. Kapak Tasarımı: _moonnlightt_
+20 more
IŞIK~GERÇEK AİLEM by ecemolurum
ecemolurum
  • WpView
    Reads 84,551
  • WpVote
    Votes 3,411
  • WpPart
    Parts 22
Işık; kızıl saçları, su yeşili gözleri ve her şeye rağmen gülümsemekten vazgeçmeyen neşesiyle hayatın tam ortasında duran bir lise öğrencisi. İkizi Anıl, sevgi dolu ailesi ve alıştığı düzenle her şey yolunda gibidir. Okul, dersler, kahkahalar ve güvenli bir ev... Ta ki sıradan bir gün, hiç beklenmedik bir gerçekle sarsılana kadar. Geçmiş, sessizce kapıyı çaldığında; sorular cevaplardan daha ağır olur. Kan bağı mı daha güçlüdür, yoksa birlikte yaşanmış anılar mı? Bu hikâye; aile, aidiyet, kimlik ve sevginin ne olduğuna dair derin bir yolculuk. Işık'ın neşesinin ardında saklanan cesaret, onu hayatının en zor sınavıyla yüzleştirirken; okuru da şu soruyla baş başa bırakıyor: Gerçek aile, insanın doğduğu yer mi... yoksa kendini ait hissettiği yer mi? 11/02/26 ADALET KATEGORİSİNDE # 1 1/03/26 WATTPAD KATEGORİSİNDE #1 1/03/26 TRABZON KATEGORİSİNDE #1
ABİLERİM by Minaaaa1_
Minaaaa1_
  • WpView
    Reads 323,252
  • WpVote
    Votes 15,874
  • WpPart
    Parts 27
"Keyfinden gelmedim buraya bende size çok meraklı değilim." "İyi geldiğin çöplüğe geri dön o zaman!" diye bağırdı sarı şeytan. Geldiğimden beri onu gözüm tutmamıştı zaten. ....
~𝐋𝐀𝐑𝐀~ by naberdilek
naberdilek
  • WpView
    Reads 3,987
  • WpVote
    Votes 213
  • WpPart
    Parts 11
Lara yirmi bir yaşında gencecik bir kız. Okulundan daha yeni mezun olan Lara Ateş, birden dünyanın öbür ucunda kendini bulur İspanyada .
VAMPAYA by RGAYEONEL
RGAYEONEL
  • WpView
    Reads 527,248
  • WpVote
    Votes 4,667
  • WpPart
    Parts 10
Arden Akağaç, yüzünü yeniden bana yaklaştırınca burnunun ucu benimkine değdi. Buz gibi nefesi dudaklarıma çarparken gözlerimi açık tutmakta zorlandığımı fark ettim. "Sen," dedi nefesi hala dudaklarıma çarpıp tenimi yavaşça kuruturken. "Görmen gerekenden fazlasını gördün." Avuçlarımın içinin terlediğini hissettim. Dudaklarından sızan kanı gördüğümü biliyordu! Nasıl olduğunu bilmiyordum ama biliyordu işte! "Ben karnım doyduğunda..." Durup bir an için kopkoyu dudaklarını yaladı. Ardından tekrar konuşmaya devam etti. "Bedenim başka bir şekilde acıkır." Araladığım gözlerim ardına kadar açılırken başımı ondan uzağa çekmek istedim ama yapamadım. Gidemedim, kaçamadım. Aptal topuklularım bir milim bile oynamadı. Aksine öylece durdum. O bana beni yiyecekmiş gibi bakarken ben sadece durup her yeri saran tuhaf kokusunun başımı döndürmemesini diledim. "Gerçekten neyden bahsettiğini bilmiyorum. Seni tanımıyorum bile." Elimi korkarak göğsüne koydum. "Seni tanımıyorum." Sonra parmaklarımla sert göğsünü ittim. Arden, kıpırdamadı bile. Parmaklarım siyah kaygan gömleğini neredeyse delecekken o kıpırdamadı bile. Sadece bana baktı. Avladığı, kaçmaya çalışan tavşanının gözlerine baktı. Kızıl irisler zevk aldığını düşündüren bir şekilde yavaşça parlarken aklımın bana türlü oyunlar oynadığını düşünerek o gözlerin sabitlendiği ciğerlerimi şişirip son bir nefes aldım. Keyifle beni izlerken bir anda eğilip kolunun altından, beni hapsettiği minicik yerden kaçtım. "Ah Gece," dedi Arden keyifle. Bir anda arkamda bitiverdi. Belimden yakalayıp beni kendi bedenine bastırdı. Saçları omuzlarıma çarparken aldığı derin nefes boynumdaki tüm tüyleri dikleştirdi. "Öyle güzel kokuyorsun ki. Kanını emmemek ziyan olur." Bir taşın süslediği zarif işaret parmağı boynumu yavaşça okşarken gözlerimi kapattım.