asklar<3
68 stories
EZBER BOZAN by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 984,383
  • WpVote
    Votes 60,574
  • WpPart
    Parts 44
❝Sınıftan biriyle sevgili olmak istemiyorum.❞ ❝Sınıf değiştiririm.❞ Ya birincisindir ya da bir hiç. Derin Doğu mükemmel bir örnek öğrenciydi. Ortaokuldan beri ezeli rakibi olan Batuhan İlge Tan'ı geride bırakıp dönem birincisi olmayı başarmış, Türkiye geneli denemelerde derece yapmaya başlamış ve tatil boyunca ders çalışmıştı. Tek bir sorun vardı. Kimliği belirsiz bir suç dehası sınav sorularını çalıp suçu Derin'in üzerine yıkmıştı. Derin'in ise tek bir şansı vardı: Ona iftira atan bu psikopatı bulup ona dünyanın kaç bucak olduğunu gösterecek ve kariyerini lekeleyen disiplin cezasından kurtulacaktı. Hırsızı araştırırken ise Batuhan'ın ona yardım etmesi ise beklediği son şeydi. ••• "Benden nefret etmiyor musun?" diye sorarken sesimde hissettiğim duygu karmaşasından eser yoktu. "Birinciliği elinden aldım, seni suçladım, senden kaçtım. Ben-" Ne diyeceğimi bilemeden duraksadım. Herkese karşı övündüğüm şeyi ona karşı söylemek birden gözüme zor gelmeye başlamıştı. "Ben... Hep bir adım önündeyim." Tam karşımda durdu ve ifadesiz bir yüzle bana baktı. "Senden hiçbir zaman nefret etmedim Derin." Biz buyduk. Her zaman karşı karşıya kalırdık ama bu sefer... Birbirimizi boğazlamak istemiyorduk. EZBER BOZAN | BİR ADIM ÖNDE-1 Tüm hakları saklıdır! Herhangi bir kopyalama, çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır!
BİZİ HATIRLATAN HER ŞEY by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 86,764
  • WpVote
    Votes 8,498
  • WpPart
    Parts 21
Henüz çocukken kalpleri birbirine dokunan iki genç, yıllar sonra aynı futbol kulübünün çatısı altında yeniden karşılaşırsa ne olur? Feza, henüz yirmili yaşlarının başında, mesleğine tutkuyla bağlı, disiplinli ve başarılı bir diyetisyendir. Hayatı; kurallar, mesafeler ve profesyonellik üzerine kuruludur. Ancak kulüp, uzun süren sakatlığının ardından Dağhan Ulukan'ı yeniden kadroya kattığında, Feza'nın düzenli dünyası bir anda altüst olur. Bir zamanlar sahaların parlayan yıldızı olan Dağhan, kariyerinin en kritik dönemindedir. Feza ise işinde kendini kanıtlamak için, onun yeniden ayağa kalkmasında en önemli rollerden birini üstlenmek zorundadır. Yıllar önce yarım kalan hikâyeleri, şimdi yeşil sahaların gölgesinde, her bakışta yeniden yazılmaktadır. Ama geçmişin yankısı Feza'nın kalbinde hâlâ aynı uyarıyı fısıldar: "Aynı hatayı iki kez yapma. Sakın, Dağhan Ulukan'a kapılma."
Bizim İçin Yazılmış by AzraIzguner
AzraIzguner
  • WpView
    Reads 180,223
  • WpVote
    Votes 18,257
  • WpPart
    Parts 15
"Ünlü oyuncu Ada Göktan'ın yeni dizisinde partnerinin Özgür Ozan Özaltan olacağı konuşuluyor. Bir buçuk sene önce ilişkilerini noktalayan ikiliyi yoksa yeni bir başlangıç mı bekliyor?" Kırık kalpler, yarım kalmış hikâyeler ve eskimiş bir defter. Plakçalarda dönüp duran o şarkı. Geri gelmeyen anılar, üzeri kapatılamayan yaralar, acı kahkahalar, kavgalar ve didişmeler... Ada Göktan, yürüdüğü her yolu kendi sahnesine çevirmiş bir kadındı. Işıklar onun üzerinde durur, ayağını bastığı yer daima zirve olurdu. Özgür Ozan Özaltan ise en dipten gelen, içindeki oyunculuk ateşine sarılarak yolunu aydınlatmış bir adamdı. Ada'nın doğuştan sahip olduğu ışığı kazanabilmek için türlü mücadelelerden geçmişti fakat dişiyle tırnağıyla kazıyarak ulaştığı noktada yaptığı bir hata, kariyerini düşüşe geçirmişti. Daha önce aynı projede rol alıp birbirlerine aşık olan ikili, ayrılıklarının ardından hiç yan yana gelmemişti. Fakat onlar için yazılmış bir senaryo, işleri epey değiştirecekti.
Yanlış Açı by dontdiemelina
dontdiemelina
  • WpView
    Reads 407,355
  • WpVote
    Votes 32,052
  • WpPart
    Parts 31
Beşiktaş'ın sosyal medyacısı Gökçe ve poz verme özürlüsü Dağhan'ın hikayesi.
YAN KARAKTER by Sareinn
Sareinn
  • WpView
    Reads 1,537,941
  • WpVote
    Votes 104,758
  • WpPart
    Parts 37
En sevdiğim kitabın içine yan karakter olarak düştüğümde tek bir görevim vardı : mutlu sonun gerçekleşmesini sağlamak. Her şey tam da olması gerektiği gibi gidiyordu─ta ki ben kötü karakterin dikkatini çekene kadar.
SAUDADE  by Rulisinzruli_
Rulisinzruli_
  • WpView
    Reads 1,563,763
  • WpVote
    Votes 81,712
  • WpPart
    Parts 44
Karakaya ailesi, sabaha karşı çalan telefonla oğullarının görevde yaralandığını öğrenir ve apar topar hastaneye koşar. Ancak bilmedikleri bir gerçek vardır ki, o da oğullarını hayatta tutan kişinin görev sırasında ona siper olan en yakın arkadaşı Sungur olduğudur. Sungur ağır yaralanırken, Alp ve Karakaya ailesi ilk kez soğuk hastane koridorunda bir araya gelir. Çığlıkların hastaneyi inlettiği esnada, sedyenin üzerinden düşen Sungur'un kanlı künyesi, Karakaya ailesinin en büyük kızı Efsan Mira'nın gözüne çarpar. Genç kadın, her şeyden bihaber künyeyi kaldırır ve saklar. Yıllar sonra, geçmişle geleceği birbirine bağlayan o küçük metal parçası Efsan Mira'nın hayatını baştan sona değiştirecektir. Abisinin hayatını kurtaran Sungur'a duyduğu minnetin yavaşça aşka dönüştüğünü fark ettiğinde ise artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bir künyenin taşıdığı geçmiş. Bir fedakarlığın gölgesinde büyüyen minnet. Ve o minnetten doğan bir aşk. ^^^^ Yayın tarihi: 12.05.2024
Düşten Farksız by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,874,708
  • WpVote
    Votes 116,399
  • WpPart
    Parts 59
*Aile/aşk kurgusu *Yetişkin içerik barındırır --- "Bir ay boyunca burada olduğumu bile fark etmeyeceksin. Tek derdim o mektupta yazanı gerçekleştirip, altında kalabileceğim tüm vicdan yükünden kurtulmak." Boş bakışlar atabilen tek kişinin o olmadığını kanıtlamak istercesine gözlerimde hiçbir his belirtisi olmamasına dikkat ettim. "O mektupta bir ay boyunca evimde bir hayalet gibi yaşaman gerektiği mi yazıyordu?" Sırıttım. Gözlerimde yaratmaya çalıştığım hissizliğim sırıtışımda da yer bulduğundan emindim. "Hayır," dedim sakince. "Babamı bulmam, onunla en az bir ay vakit geçirmem ve kendisini tanıma fırsatı bulmam gerektiği yazıyordu." Bir şey söyleyecek gibi olduğunda elimi kaldırarak beklettim. "Ama bir babaya ihtiyacım yok, biz bu bir ay boyunca birbirinden kaçan iki ev arkadaşı olalım." Yalan söyleyebilme konusunda başarılı biri sayılır mıydım, bilmiyordum. Fakat beni o kadar tanımıyordu ki cümlelerimde neyin yalan neyin doğru olduğunu bulabilecek gücü yoktu. Karşımda babam vardı. Adını altı ay önce öğrendiğim, adımı biraz önce öğrenen babam... ••• "Güzel olan sensin." "Güzel miyim?" "Sana güzel olduğunu söyleme nedenim çok basit aslında." derken başını küçük bir hareketle hafifçe eğdi. "Sessiz kalınamayacak kadar güzelsin, Afrodit." --- '040823
7. Evde Yangın Var by wallll15253
wallll15253
  • WpView
    Reads 37,463
  • WpVote
    Votes 3,800
  • WpPart
    Parts 19
Müge, annesini karşısına alarak İstanbul'dan çocukluğunun şehri Ankara'ya taşınır ve ilk geceden sokakta kalır. Son parasıyla tuttuğu kıymetli evi, daha içinde bir gün bile geçiremeden, yangında kül olmuştur. Bunun üzerine Müge, geçici bir süre için abisinin en yakın arkadaşı Kaya ile birlikte yaşamak zorundadır. Kötü haber, Kaya da en az abisi kadar kapalı devre bir profildir. Daha kötü haber ise, aylardır kendisini "Pelin" diye tanıtarak sahte hesaptan flörtleştiği karizmatik yabancı da Kaya'dan başkası değildir. Sanki bütün gezegenler sıraya dizilmiş ve Müge'ye kozmik bir şaka hazırlamıştır. Ne gazetede astroloji köşesi yazarken sıktığı palavralar ne de "Sevgi Sezgin" rumuzuyla verdiği saçma ilişki tavsiyeleri, Kaya ile içine düştüğü düğümü çözmeye yardımcı olacaktır. Müge, biricik kedisi Pekmez de dahil herkesin yalan söylediği bu dünyada hem geçmişin sırlarıyla yüzleşip hem de Kaya ile bu defa gerçek bir ilişki kurmayı başarabilecek midir? Peki Pelin ile Müge arasında kalan Kaya, gerçek aşkı seçebilecek midir?
Aykırı Çiçek by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 3,001,576
  • WpVote
    Votes 155,877
  • WpPart
    Parts 75
*Klasikten uzak aşk/gerçek aile kurgusu. *Yetişkin içerik barındırır. *İlk birkaç bölüm texting --- Ben İzgi. Feris İzgi... Aylarca uzaktan izleyip, hayaliyle yanıp tutuştuğum aşkıma tam kavuşmuşken; aslında kavuşmam gereken bir de ailem olduğunu biraz geç fark etmiştim. Hem de yaklaşık 20 yıl kadar geç... ••• XXII. Acar, nedensiz bir dürtüyle kadının yüzüne bakamadı bir an. Biraz sonra ise yanağının üzerinde uzanan kadının yüzüne nihayet bakmaya cesaret edebildi. Yavaşça eğdiği başını İzgi'nin yüzüne yaklaştırıp alnına dudaklarını bastırdı, dudaklarını hemen geriye çekmedi. Aksine burnunu da saç diplerine yasladı. Saçlarından yayılan kokunun bir ay öncekiyle aynı olmadığını duyumsadı. Fakat umurunda değildi, kokuyu eşsiz kılan Feris'in ta kendisiydi. Kokunun kaynağının o olması Acar için fazlasıyla yeterliydi. "Yeşil gözlü cadı," diye mırıldandı dudaklarını alnından çekmeden. Sesi o kadar kısıktı ki kendisine bile ulaşamamıştı. "Hangi büyüyü üzerimde denedin bilmiyorum ama bu kadar işe yaramış olmasını sen bile hayal edemezdin." ••• XXVII. Savaş, çaresiz bir merakla yüzünü kızının omuzuna doğru yaslayıp kokusunu hissetmeye çalıştı. Bebek kokusunu hatırlamak istese de artık hatırlayamıyordu, burnunda kalan tek koku isli yanık kokusuydu. Savaş, başını kızının omuzuna koyduğunda burnuna dolan kokunun çiçek bahçesinde gibi hissettirmesine buruk bir tebessümle tepki verdi. Bu kokuyu ilk kez alıyordu, bundan sonra hep alabiliyor olmak için ne yapılması gerekiyorsa yapacaktı. Çekindiği, göze alamayacağı hiçbir şey yoktu. "Bitti babam ait olduğun yerdesin artık, uyandıktan sonra bambaşka olacak her şey. Söz veriyorum, her şeyim üzerine yemin ediyorum sana. Ne kalbine ne tenine bir daha zarar gelmeyecek, baban burada, yanında." --- '120122
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,742,129
  • WpVote
    Votes 111,039
  • WpPart
    Parts 46
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224