asya161716 adlı kullanıcının Okuma Listesi
32 stories
CARMINA by vesperadeste
vesperadeste
  • WpView
    Reads 32,804
  • WpVote
    Votes 1,643
  • WpPart
    Parts 24
Kaderinin yönünü değiştirmek isteyen Carmina, kendini bir bilinmezliğe doğru itecek cesareti gösterir. *Tarihin bu zamanında ya da bu evrende geçmez, o yüzden bir sürü rahatsız edici gelen faktör barındırabilir. *Ortaçağ zaman dilimine denk gelen bir zamanda geçtiği ve bu zamandaki kadın bakış açısından yazıldığı, karakterlerin kafa yapısının bu çağa ait olduğu göz önüne alınarak okunmalıdır. Aksini beklediğiniz takdirde rahatsız olmanız kaçınılmazdır. *Önemli ölçüde yetişkin içerik ve şiddet barındırır.
Kıraç'ın Dünya'sı by Zelanayy7
Zelanayy7
  • WpView
    Reads 180,206
  • WpVote
    Votes 7,031
  • WpPart
    Parts 40
Bir çete lideri, düşmanından gelen bir kıza güvenebilir mi? Peki ya kız ondan nefret eden bir adama aşık olabilir mi?
ECSAD by lefazen
lefazen
  • WpView
    Reads 2,733,407
  • WpVote
    Votes 96,547
  • WpPart
    Parts 27
(Yetişkin okurlara yönelik +18 sahneler içermektedir.) Keyifle "Nihayet tanışabildik..." dedi. Eğer beni tutmuyor olsaydı titreyen dizlerim yüzünden yere düşebilirdim. Kahretsin, Ecsad maskesi takıyordu! Kim olduğuna dair bariz düşüncemin yanlış olması için her şeyimi verirdim. Ama onun kim olduğunu biliyordum. Hissettiğim korku ruhumun üçüncü bir kişi olarak olayı izler pozisyon alacağı kadar ağır gelmişti. Kendimin farkında değildim, boşlukta yüzüyordum. Yutkunarak boğazımdaki düğümü itmeyi denedim fakat manasızdı. "Kimsin sen? Benden ne istiyorsun?" Kaygı içinde kısılan sesim yüzünden beni duyamaması mümkündü. Ama duydu. "İsmim Xhadriel. Beni tanıyor musun?" Ecsad'ın kurucusu, gelmiş geçmiş en tehlikeli hacker topluluğunun lideri Xhadriel... Hiç tanımamış olmayı dilerdim. Halbuki benimle birlikte bütün ülke onu tanıyordu. Bense onun hakkında bütün ülkenin bilmediği bir gerçeği biliyordum; benim peşimde olduğunu. Onu tanıdığımın, hatta peşimde olduğunu bildiğimin farkındaydı. Kendi ağzımla onaylamamı istiyordu. 'Beni bekliyordun, bende geldim' der gibiydi.
Güldeste  by zhr_ydrm
zhr_ydrm
  • WpView
    Reads 27,087
  • WpVote
    Votes 1,211
  • WpPart
    Parts 34
kocası ölünce iki çocuğu ile memleketine dönmüştü güldeste daha kocasının senesi dolmadan kardeşi kan davalıları Yaman Ali Beyoğlu'nun kardeşini kaçırmıştı berdel diyorlardı kaçışı yoktu zaten dönüşü Yaman Ali için değil miydi
𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... by Sevval_Alpar01
Sevval_Alpar01
  • WpView
    Reads 1,425,330
  • WpVote
    Votes 51,631
  • WpPart
    Parts 43
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
THALRON: ADANMIŞLAR by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 760,349
  • WpVote
    Votes 57,276
  • WpPart
    Parts 25
Seneler... Seneler sonra, dünya, nefes almanın bile zarar verdiği geri dönülemez bir felaketle sarsıldı. Ve hiçbir şey aynı kalmadı. Milyonlarca insan öldü, geriye kalanlar ise hayatta kalmak için dünyalarını yeniden kurmak zorunda kaldı. Burada doğmak ve ölmek yasaktı! Kuzeyin en uç noktası, gecenin aylarca hüküm sürdüğü o yer kuruldu. THALRON! Ve insanlar dört sınıfa ayrıldı... Din İnsanları, Asiller, Tüccarlar ve Köksüzler... Fakat yarattıkları dünya onları daha da büyük bir felakete sürükleyecekti. Çünkü duygular yok edilemezdi: Güç, Savaş, Tutku, Aşk, İhanet, İntikam, Fedakarlık ve Kader... Kaderle savaşmak mümkündü ama kazanmak asla. Çünkü kader çoktan kararını vermişti.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,829,098
  • WpVote
    Votes 305,821
  • WpPart
    Parts 49
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
FARKLI ZAMANLARA AİDİZ by cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    Reads 589,602
  • WpVote
    Votes 34,626
  • WpPart
    Parts 41
Bedenim tir tir titremeye başlamıştı. Gözlerim dolmuş neredeyse ağlayacaktım. Etrafta yeni yeni fark ettiğim geçmişe ait şeyler vardı. Tabelalar, arabalar, insanların üzerindeki kıyafetler bile... Kaza yaparken duyduğum gibi bir korna sesi duydum, acı bir fren sesi. Bu sefer gerçekten öleceğimi düşündüm. Ta ki belimden tutulup çekilene kadar. Kalbim daha önce hiç deneyimlemediğim kadar hızla atıyordu. O kadar hızlıydı ki göğüs kafesimde bir delik açacağını düşündüm. Avuç içlerimin arasında az önce beni ölmekten kurtaran adamın gömleği vardı. Gözlerim kapalı, başım ise göğsüne yaslıydı. Burnuma dolan sigaraya karışmış çam kokusu beni sakinleştirirken adrenalinin etkilerinin yavaş yavaş bedenimi terk ettiğini fark ettim. İnsanların bağırtılarını duydum. Sanırım az önce beni neredeyse ezmekte olan adama bağırıyorlardı. Göğsüne yaslandığım adamın sesi de onlara karıştı. Başımı kaldırarak ona baktım. Göz göze geldiğimizde zamanın durduğunu hissettim. Hayatını ve gerçeklerini araştırmak için aylarımı harcadığım adamın kollarındaydım. Kenan Mollaoğlu'nun kollarındaydım! * Araştırmacı gazeteci olan Liya Meryem Başer, üzerinde çalıştığı makalesini teslim etmesi için yirmi dört saatten az bir süresi vardı. Ancak aklına oturmayan ufak bir nokta, onu o makaleyi yayınlamaktan alıkoydu. Ofisinden ayrıldığı o fırtınalı gecede bir kaza yaparak geçmişe gittiğinde ise onu bekleyen kaderinden tamamen habersizdi. +18 içerik mevcut
ASİL YAKUT by zaynahara
zaynahara
  • WpView
    Reads 4,452,315
  • WpVote
    Votes 211,572
  • WpPart
    Parts 48
"Bu dudakları tatmayı bırakırsam eğer,"dedi, gözleri dudaklarımdayken. "Bu kokuyu solumazsam,bu tene,"derken parmak uçlarını kadınlığımda hissettim. "Dokunmazsam eğer,buna sebep olan her şeye düşman olurum, güzel karım,"diye devam etti. "Seni, benden koparmaya kim kalkışırsa mahrum kaldığım yerden onu mahrum ederim,onun da nefesini keserim." O, sağanak bir yağmur. Ben ise ona savunmasız bir Diphylleia. Belki de beni görmesi için yağması gerekir. Nefretin büyüttüğü iki bedene vuran kasırga, duyguları bertaraf ettiğinde nefretten peyda olan güçlü duygu aklı köle;duyguları hükümdar yapar. Nefret güçlü bir duygu. Tutku,nefreti öldürebilecek daha güçlü bir silah. Yıldızlar, bir bir parladığında nefret ve tutku birlikte oldu. O gece birbirlerine çıkan yolun temeli atıldı. Birbirlerine karıştılar. Kızıl saçlı bir kadının ve kömür karası gözlü bir adamın tenine işleyen mühür, duygularının damgalarıydı. ℤ𝔸𝕐ℕ𝔸ℍ𝔸ℝ𝔸'𝔻𝔸ℕ CEVHER SERİSİNİN İLK KİTABIDIR. (Kitabın ismi şahsıma aittir. Herhangi bir kitapta kullanılmasına müsadem yoktur. )
UYUYANLAR (1) ~Vahşi by t-dolunay
t-dolunay
  • WpView
    Reads 333,432
  • WpVote
    Votes 2,773
  • WpPart
    Parts 14
Düşmana gidiyordu. Her an doğuracak gibi şişkin karnıyla düşe kalka sürünerek gidiyordu. Ülkesi düştü, eşi öldürüldü. Zarif, renkli ormandaki küçük ailesi dağıldı. Yedinci çocuğuna hamile Ash bir insandı ve düşmanının kapısına gidiyordu. Herkesi öldürmüş cellatlara gidiyordu. Kocası öleceğini anlamıştı. Beyaz kanlı elleriyle çenesi tutmuş ve bu emri vermişti. Onu öldürenlere gitme emrini. "Ash... Maddox Demirdiş'e git. O-ona benim emanetim olduğunu söyle." Kocası büyük bir ihtimalle ölüm döşeğinde ne dediğini bilmeyecek kadar bilincini kaybetmişti. Onu öldüren, kanını henüz toprak bile çekmeden zaferiyle dönen klana göndermesinin başka açıklaması yoktu. Ama dönülmez sözü vermişti. Bedenine sözünün işareti kazılmıştı. Gün doğmadan gitmezse ölecekti. Karnında son peri çocuğu varken onların soyunu tek bir gecede tarihe karıştıran adama gitmesi kaderin trajik bir oyunu, ya da kocasının son salaklığıydı.