liselibebek adlı kullanıcının Okuma Listesi
77 stories
Başı Yok Sonu Çok by rosloveros
rosloveros
  • WpView
    Reads 8,586,124
  • WpVote
    Votes 346,598
  • WpPart
    Parts 85
Bu kurguda argo, küfür ve yetişkin içerik barındıran sahneler bulunmaktadır. ●○●○● "Beni sokmaya çalıştığın kalıpta olmadığımı sen de ben de gayet iyi biliyoruz." Ne kast ettiğini gayet net anlamıştım sanırım. Ona sürekli abi dememi kast ediyordu. "Üstelik ben de seni uzun süredir o kalıpta görmüyorken," gözlerimin tam içine bakarken kısık sesle tamamladı cümlesini. "Birbirimizi kandırmanın alemi yok." Bir elini başımın yanındaki duvara yaslayıp iyice sokuldu bedenime. "Ya sen yanlış görüyorsan, ben seni tam olarak o kalıpta görüyorsam?" Yüzünü boyun girintime yaklaştırmasıyla elini yaslamadığı taraftan duvar ile arasından çıkmak için hamle yaptım. Diğer elini de duvara koyarak engel oldu bana. "Senin aksine bedenin o kadar dürüst ki Betül, inkar etmelerinin hiçbir önemi yok artık." Ellerimin her ikisini de ince gömleğin altındaki sert bedenine bastırarak kendimden uzaklaştırmaya çalıştım. Milim kıpırdamadı tabi ki. "Yanlış görmüşsündür." Başını boyun girintimden çıkardı. Dudaklarını aniden anlıma bastırdığında şok içinde kaldım öylece. Ani hareketiyle kapanan gözlerimi bir süre sonra dudaklarını anlımdan çekse de açmadım. "İnkar etmekte serbestsin Betül ama ben az önce adımın yazılı olduğu yere dudaklarımı bastırdım," demesiyle daha sıkı kapadım gözlerimi. Sonra beni öylece bırakarak koridorun sonundaki odasına girdi, gözlerimi açmasam da uzaklaşan bedeninden ve kapı sesinden anladım. Elimi anlımda gezdirirken şapşal gibi gülümsedim kendi kendime. Annem hep kaderimizin avuç içimizde yazdığını, alnımızda da kaderimizdeki adamın adının yazılı olduğunu söylerdi. ○●○●○● #Genelkurgu 5# 24 Temmuz #Romantizm 5# 15 Ağustos #Aşk 4# 11 Ekim #Gençkurgu 5# 21 Ekim #Mizah 1# 27 Ocak
+19 more
ARAL(+18) by AyNuR7a
AyNuR7a
  • WpView
    Reads 12,892,571
  • WpVote
    Votes 353,588
  • WpPart
    Parts 121
Gerilen çenesi ve hızlı hızlı aldığı nefeslerle tenimi keşfe çıkıp belime indiğinde kısa bir süre duraksadı "Beni uyuşturduğun halde sana her geçen gün biraz daha ihtiyaç duymam akıl kârı değil." Çekemediğim nefeslere bir de boğazımda takılıp kalan yumrular eklenmiş, az önce kurduğu cümleler beynimin içerisinde doğru teraziyi bulmak ister gibi etrafa saçıldığındaysa göğüs uçlarımda hissettiğim karıncalanma ile dudaklarımdan dökülen inlemeye lanet okudum. Alnından dökülen küçücük sıcak ter damlacıklarından bir tanesi yönünü çıplak göğsüme doğrultunca, dudağında kendine yer bulan gülümsemeyle beraber kısa bir nefes aldı ve dişleri arasından sızan hırıltılarlada birkaç küfür savurdu. Göğsüme damlayan mürekkebi dili ile yoka indirip derin bir nefes aldığında boğuk kelimeleri bir bir akıttı "Bir kez daha beni kendinle tehdit etmeye kalkarsan yaşayacaklarını hayal gücünün sınırlarına bırakıyorum. Daha öncede dediğim gibi izle ve gör" ARAL ERGE bu ismi hafızanıza iyi kazıyın çünkü çok duyacaksınız... (Nott= Fazlası ile +18 sahne bulunduruyor!) Instagram: aynur7_a
Seninim Son Kez by kimselerduymadi
kimselerduymadi
  • WpView
    Reads 2,488,830
  • WpVote
    Votes 29,247
  • WpPart
    Parts 14
Gözlerinde kendimi ilk kez bulduğumda, on altı yaşındaydım. O an başlayan bir şeydi bu; ne adını koyabildim, ne söze dökebildim. Sustum. Sadece sevdim. Beş yıldır, kalbimin en derin yerine gömdüğüm bir yangının içindeyim. Herkesin 'Ömer' dediği adama, ben içimden yalnızca Asaf dedim. Çünkü o, abimin en yakın dostuydu. Çünkü o, bana en çok uzak olması gerekendi. (Yetişkin içerik ve küfür vardır!)
EVSİZ by saulepleureurr
saulepleureurr
  • WpView
    Reads 262,958
  • WpVote
    Votes 11,023
  • WpPart
    Parts 17
(Ara verilmiştir. Sebepleri 'sad story' bölümünde mevcuttur.) "Tamam, tamam bulmayacaklar seni... İzin ver bana, saklayayım seni." Öyle kurdu ki bu cümleyi... Öyle bir cümle kurdu ki fark etmeden... Onun için ne anlama geldiğini bilmesem bile kalbime delik açılmış gibi hissettim, kurşun yarası gibi... Dondum, titredim, bakakaldım gözlerine, kalakaldım öylece... Nasıl derler buna? Araba çarpmış, tokat yemiş gibi? Hayır, hayır... Tokat yemek böyle hissettirmiyor ki, çok incitiyor o... Çok yaralıyor, paramparça ediyor kalbimi. Bu bambaşka... Bambaşka bir şey. Bambaşka bir his. Çok garip Allahım. Bu adamın gözlerinin içine bakmak çok garip. Açık penceredeki kısa tül uçuştu sanki, güneş çarptı gözlerime, bir şarkı ilişti kulağıma... Dedemin cızırdayan radyosundan gelen ses kesik kesik duyuldu odada. Rüzgar karıştı saçlarıma, serinletti tenimi, kıstırdı gözlerimi... Ne zaman başımı sallayıp ona evet dedim, bilmiyorum... Anımsayamıyorum bir türlü... Kurduğu cümlenin eteğine öyle çok takılı kalıyorum ki, düştüğüm yerden dizlerimin üstüne bile kalkamıyorum. Böyle bir cümle kuran adamdan gelecek zararı kabullenemiyorum. Bana zarar verme Devran. Ne olur. Beni sakla Devran. Sır gibi saklar mısın beni, gizli bir düş gibi? Beni öyle saklarsan kendimi çekip alamam Devran... Beni öyle saklama... ... Evim yoktu benim, yuva oldu bana. Gidecek bir yerim yoktu benim, yolların sonu oldu bana. Devran ve Sırma. İki evsizin birbirine yuva olma hikayesi.
Lahza(Kitap Oldu) by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 3,634,137
  • WpVote
    Votes 267,873
  • WpPart
    Parts 34
Benim yıllar önce gördüğüm o belli belirsiz çizgiyi dahi bir ihtimal olarak kabul etmediğini gösterircesine bıçağın keskin ucunu gözlerimin içine bakarak kendi avcuna bastırdı ve aşağıya doğru çekti. Oluk oluk akan kan beyaz gömleğine süzülmüş, yüzünde acıyı gösteren tek bir mimik bile oynamamıştı. ''Ne bu kan akmayı durdurdu...'' dedi Ferman'ı tutan elimi bir hışımla çekerek. Avcum ellerinin arasındayken sıcak kanı buz gibi tenimde süzüldü. Ben yıllar önce bitti diye haykırırken o bizim sonumuzun daha gelmediğini belirtircesine o kanlı bıçağı avcumun içine bıraktı. Bu beni öldür demekten başka bir şey değildi. ''Ne de bu can bu bedenden çıktı.'' Dedi düşüncemi doğrulamak ister gibi. Parmaklarımdan süzülen, tenime bulaşmış kanıyla birlikte avcumun içine baktım. Bizim sonumuz yine benim ellerimin arasındaydı fakat bu sefer ima ettiği son çok daha başkaydı. -Hikaye içerisinde yetişkin içerikler bulunmaktadır.
HAMRA  by sessizhayals
sessizhayals
  • WpView
    Reads 4,211,762
  • WpVote
    Votes 25,168
  • WpPart
    Parts 6
1950 - 1960 yılları arasında geçen bir aşk hikayesi. Kızıl saçları ile göçmen bir hemşire, Hamra. Eski bir asker olan mert ve kaba bir adam Alparslan Kürşat. Bir av. Bir sevda. ❤️ "Avda yaraladığım ceylanı istiyorum. Her gecem de her gündüzüm de, yatağımda, yastığımda, mutfağımda, salonumda, her zerremde istiyorum." "Kürşat-" Eliyle dudağıma baskı yaparak susturdu beni. "Sıra benim hatun dinle." Başımı yavaşça salladım. Bakışlarını dudaklarıma düşürerek fısıldadı boğuk sesiyle. "Ben bilmiyorum bir kadınla ilişkiyi. Senden öncesi yok bende. Kimseye bakmadı bu gözlerim, kimseyi görmedi. Ta ki sana kadar. Sen aklımı başımdan alan kızıllarınla girdin hayatıma." Elini yanağıma koyarak okşadı. "Bu çillerin akıl bırakmadı bende. Minik bedeninle düşler kurdum. Kollarımın arasında olduğun, beni sevdiğin!" Sustu. Diğer elini de yanağıma koyarak yüzümü kavradı sert elleriyle. Alnını alnıma yasladı. "Seni istiyorum, evet artık biliyorum ne istediğimi. Benim ol istiyorum, sadece benim." Dilim tutulmuş bir şekilde dinliyordum dediklerini. "Kokunu soluyunca kalbim vuruyor, deliyor göğsümü. Sevmek nedir bilmem, sana öyle süslü laflar diyemem ama şunu bil hatunum!" "Sen benim sevdam olacaksın." ❤️ 27.12.20 Tüm hakları saklıdır! Yazım ve noktalama yanlışı olabilir. Düzenlenmemiştir.
DİVANELİ by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 2,482,728
  • WpVote
    Votes 39,163
  • WpPart
    Parts 11
Hikaye, 1980'li yılların yaz sonuna doğru havaların serinlediği, yaprakların sarardığı ama sonbaharın henüz açık seçik bir şekilde kendini göstermediği bulanık bir zaman diliminde aittir. Bir genç kızın uzaktan uzağa gördüğü ve henüz tanımadığı bir adama hayranlık duyuşunu, ardından çevresinin onay verdiği ve hiç görmediği biriyle hayatının en önemli kararlarından birini verişini, bu kararın üzerine de omzuna yüklediği sorumlulukları nasıl yöneteceğini anlatır. Hava nadiren güneşli, toprak çoğunlukla verimli, Nare her zaman sessizdir. Buna tezat epeyce gürültülü bir adam hayatına girmek için yollar aramaktadır. Keyifli okumalar. ... Hikaye Karadenizde geçmektedir.
İNKİSAR by sokratesdiyorki
sokratesdiyorki
  • WpView
    Reads 18,179
  • WpVote
    Votes 1,196
  • WpPart
    Parts 2
Gördüğü kız bugün yoktu. Çünkü oda boştu. Bunu açık pencereden gayet net bir şekilde görebiliyordu. Başını sallayıp boş verdi. Sigarasından bir nefes daha çekip tablaya bıraktı. Sanki içindeki sesi duymuş gibi diğer pencerede bir görüntü süsledi gözlerini. Kapı açılmıştı. Kapı pencerenin tam karşısında olduğu için gayet net görüyordu genç adam. Kızın yine geçen günkü gibi saçma sapan danslar edeceğini düşünerek izlemeye devam etti. Her ne kadar kendini pis bir röntgenci gibi hissetse de içinde bu suçluluk duygusunu bastıran kızı görme isteği hakimdi. Ama beklediği kızın kapıyı kapatır kapatmaz tişörtünü üstünden sıyıracağı, üstündeki desenli sütyenle kalacağı değildi. Dudakları hafifçe aralanırken dumura uğradığını hissetti. Bu kız manyak mıydı ki perdeyi çekmeden soyunuyordu?
MECNUN by sokratesdiyorki
sokratesdiyorki
  • WpView
    Reads 700,399
  • WpVote
    Votes 39,114
  • WpPart
    Parts 28
Birbirimizi tanımadan birbirimizin olduk ° "Hiçbir şey bildiğin gibi değil" diye fısıldadım güçsüz bir sesle. İç çekti. "Bildiklerim yeter bana " Ona korkuyla baktım. Bildikleri yanlıştı. Ve ben onu kaybedecektim. "Onlar da sana çıkıyor zaten " dedi gözlerini gözlerimin nehirlerine akıtırken.
NİLÜFER by hayalleriminbaskenti
hayalleriminbaskenti
  • WpView
    Reads 671,402
  • WpVote
    Votes 37,663
  • WpPart
    Parts 24
⚓️ Nilüfer, ismi gibi bataklıkta yetişen eşsiz bir çiçek. Yaşadığı hayat sebebiyle çoğumuzun anlayamayacağı kadar sevgiye muhtaç. Kalbi ise yaşadığı o bataklığa rağmen tertemiz. Onun için hayat, bir gece vakti çalıştığı bardan çıkarken mahallelinin kurduğu tuzak yüzünden kuzeni tarafından darp edilmesiyle başlıyor. Hem iyi ki hem keşkesi olacak insanlarla ilk defa o gece tanışıyor ve gizem, aşk, sırlarla dolu karanlık bir dünyaya adım atıyor... Kitabı okuyacaklar için bataklığa hoş geldiniz. Burada lotus çiçeğinin etrafını saran çamurlu yollara ve pis kokulara hazır olun. 🪷 Masanın üzerine iki küçük bardak, bir şişe rakı ve su bırakan adam içten bir tebessümle yanımızdan ayrıldı. "İçmem ben." Dedim hızlıca. "Hiç içmedim." "Barda çalışıyorsun," telefonunu masaya bırakarak rakı şişesine uzandı.Yüzünde benimle alay ettiğini belli eden gülümsemesini sabit tutarak bardaklara iki parmak kadarınca rakıyı paylaştırdı. "Hiç alkol almadın mı?" "Hayır." Dedim kaşlarımı yukarıya dikerek.Rakı şişesini masaya bırakarak bu kez su şişesini eline aldı. "İyi." Dedi, su ve rakının birbirine karışmasını sağlayarak. "İçtiğin ilk yudumun ardından yalanını karıştırmadığın yüz ifadeni merak ediyorum." "İçmeyeceğim." Ayrıca neden yalanı öne sürmüştü ki? "İçeceksin.Her şeyin bir usulü vardır.O usule uymalısın." "Ne usulü?" Merak içinde bekledim yeni bahanesini. "Rakı ve balığı ayıramazsın." Dedi. "Balıktan çaldığın o deniz için bu rakıyı içmen gerekiyor." Gülmemek için dudaklarımı ısırdım. "Ne yapacak balık, karnımda mı yüzecek?" Güldü.Ama o benim gibi gülüşünü saklamadı. Parmaklarını rakı bardağının etrafına sarıp dudaklarına götürmeden hemen önce "Onu da balık bilir." Dedi.