harabenbbs
- Reads 181
- Votes 54
- Parts 24
"İnsan, doğduğu toprağın mı evladıdır... Yoksa uğruna ayağa kalktığı davanın mı?"
Bazı yaralar zamanla kapanmaz.
Çünkü zaman unutturabilir...
Ama insanın ruhu, ait olduğu yeri asla unutmaz.
Kimsenin bilmediği bir paralel evrende, Türk devletleri yüzyıllar önce aynı göğün altında birleşmiş; töreyi geçmişin bir hatırası değil, geleceğin pusulası hâline getirmiştir. Bu dünyada asıl güç, sahip olunan toprakta değil; o toprağa duyulan sadakatte saklıdır. Bu düzenin en köklü aşiretlerinden biri ise Bozkurt Aşiretidir.
Yıllar önce Bozkurt Aşireti'nin tek kız evladı gizemli bir şekilde ortadan kayboldu.
Arayanlar yaşlandı.
Bekleyenler sustu.
Fakat umut hiçbir zaman ölmedi.
O çocuk ise başka bir dünyada büyüdü.
Adı Destan'dı.
Kim olduğunu bilmeden yaşadı; fakat içinde tarif edemediği bir eksiklik hep onunla yürüdü. Çünkü insan bazen hiç hatırlamadığı bir yurdu özler. Kanın taşıdığı hafızayı akıl inkâr etse bile, yürek sessizce hatırlar.
Bir gün karşısına çıkan tek bir hakikat, geçmiş ile gelecek arasındaki bütün sınırları yıkacaktır. Çıktığı yolculuk, onu yalnızca gerçek ailesine değil; köklerine, töresine ve hiç tanımadığı bir vatana götürecektir.
Türk Birliği Akademisi'nde vereceği mücadele ise yalnızca bir savaşçının eğitimi değildir.
İrade...
Sadakat...
Fedakârlık...
Ve gerektiğinde kendi benliğini, uğruna yaşadığı değerlerin gerisine koyabilmenin sınavıdır.
Çünkü insanı güçlü yapan, taşıdığı silah değildir.
Onu güçlü yapan; neyi koruduğunu, neden mücadele ettiğini ve sonunda nereye ait olduğunu bilmektir.
Kan bağı bazen bir aile kurar...
Ancak kader, bir efsane yaratır.
Ve bazı efsaneler...
Kurtların ulumasıyla başlar.