•@•
93 stories
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,486,869
  • WpVote
    Votes 576,100
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
Göğe Kadar Sen by gizyildirim
gizyildirim
  • WpView
    Reads 1,089,038
  • WpVote
    Votes 55,590
  • WpPart
    Parts 37
"Fırtına ve Memleket gözlü kadın" Yedi yıl... Yedi sene boyunca bir kere bile adını anmadım, bir kere bile görüşmedik Ama her gece sesini duydum içimde. Şimdi karşımdaydı. Rüzgar aynıydı, dağlar aynıydı Ama biz başka kişiler olmuştuk. "Elinde ne varsa sık," dedim. "Sessizliğinden daha az yakar." Aşk, intikam, vatan ve Karadeniz öyküsüdür. ******* Dağhan İdris Tüfekçi & Zülal Arga (Yetişkin içerik) (Basılı eserdir ve kitap versiyonununda ek sahneler vardır)
AY IŞIĞI VE YAKAMOZ (KİTAP OLDU) by umrantan
umrantan
  • WpView
    Reads 552,350
  • WpVote
    Votes 33,299
  • WpPart
    Parts 35
Bir üsteğmen ve aşık olduğu komşu kızının hikayesi... Aşkından habersiz olduğu adam için kalbi atmaya başladığında 20 yaşındaydı Gülce. Çocukluğunu geçirdiği Bozcaadada beraber büyüdüğü adamla aynı kişiydi bu: Sancak Erkuran. Sonra bir gün karşısına geçmişti Sancak ve gözlerinin içine baka baka "Bana artık abi deme," demişti. Tek bir cümleyle kalbini altüst etmeyi başarmış ve bildiği her şeyi değiştirmişti. Aynı günün gecesinde ise gitmişti Sancak Erkuran. Çünkü işi ve aşkı arasında bir tercih yapmak zorunda kalmış ve hayatını, vatanı uğruna feda etmişti. Yıllardır içinde büyüttüğü sevdasının küllerini kalbine hapsedip öylece gitmişti.
SEHER YELİ  (KİTAP OLDU) by umrantan
umrantan
  • WpView
    Reads 7,388,761
  • WpVote
    Votes 370,527
  • WpPart
    Parts 46
"Sen benden uzak durabilecek misin?" dediğimde sesim kısıktı. Bedeni gerilirken devam etmeye zorladım kendimi. "Bak," deyip elimi çenemin üstündeki elinin üstüne yerleştirdim. "Elin tenimde gözün gözümde." Gözlerindeki ifade kararırken yüzümü biraz ona doğru yanaştırdım. Dudaklarımız arasındaki mesafe öyle azdı ki... Dudakları yavaşça dudak kenarıma dokundu. Nefes nefese kalmış bir vaziyette, daha fazlasını istiyor, elleri arasında milyonlarca parçaya ayrılıyordum. Gözlerim kapanırken dudağımın altındaki çizgiyi öptü. "Ben seni tüketirim, ben seni yeşertemem Zeynep. Sen benden yeni filizlenen bir çiçeği koparıp atmamı istiyorsun. Yapamam be Zeynep. Yapamam. Bunu sana da kendime de yapamam." 🌱 Amcası tarafından geneleve satılan Zeynep Kızıl, başına kötü bir şey gelmeden önce İstihbaratçı Vural Alazoğlu tarafından kurtarılır. Geçmişindeki acılardan sıyrılamayan Vural, Zeynep'in hayatına bir ışık gibi doğmuştur. Zeynep kalbini Vural'a kaptırdığında kendini aşk ve tutku dolu bir ikilemin ortasında bulur.
Bir Gönül Davası (KİTAP OLDU) by umrantan
umrantan
  • WpView
    Reads 1,740,434
  • WpVote
    Votes 111,619
  • WpPart
    Parts 30
Yetişkin okurlar içindir! "Beni ilk gördüğünde ne düşündün?" Başını yana eğerken işaret parmağıyla dudağının altındaki çizgiyi kaşıdı. "Buraya ne kadar aykırı durduğunu." Kadir ağır hareketlerle ayağa kalkınca tam önümde durdu. Masada oturmama rağmen benden çok büyük duruyordu. Yüzüne bakmak için başımı geriye atmak zorunda kalmıştım. Bana doğru eğildiğinde aramızdaki tansiyon o kadar hızla yükseldi ki... Mesafeyi iyice azaltırken boğuk çıkan kalın sesiyle konuşmaya devam etti. "Aykırı ve güzel..." dedi yavaşça."Çok güzel." Kuruyan dudaklarım aralandığında bana doğru bir adım daha attı ve aralana bacaklarımın arasında durdu. "Zararlı olan her şey gibi..." Dilimi alt dudağımda gezdirdim. "Sana zarar vermek istemem." Biraz daha yaklaştığında dolgun dudakları dudağıma dokunuyordu. Kalbim göğüs kafesime şiddetli darbeler indirirken kısık sesiyle cevap verdi. "Ama ben isterim." • Gitmek mi zor kalmak mı? Kalana zorsa gidene ölümdü.
Bıçak Sırtı by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 155,899
  • WpVote
    Votes 12,814
  • WpPart
    Parts 9
Bir kurşun sesi duyuldu. Bir kurşun attığı adımı kesti. Aldığı soluğu bile veremeden bir kurşun daha saplandı sırtına. Koşuşturmalar, uğultular, artık ona isabet etmeyen bir sürü kurşun sesiyle birlikte etrafı bir duvar gibi örülürken onun sesini duydu. "Dila!" Feryadı yeri göğü inletti. Onu dizi getiremeyen sevdası bir kurşuna yenilmiş, yıllar sonra adını yere göğe duyuracak bir kudretle kazımıştı. Dakikalar, saniyeler, saliseler sonra onun kolları arasında onunla birlikte çöktü yere. Hayat hem çok acımasız hem çok cömertkardı. Onlara bir ömrü reva görmemiş ama son dakikalarını onun kolları arasında tamamlamasına müsade etmişti. Bir damla yaş gözlerinden avuçlarına usulca dökülürken "İskender." Dedi. Son nefesiyle adını hecelere böldü ama yine de bitmek bilmez sevdasıyla döküldü dudaklarından. Canı çıkıyordu. Canı çıkıyordu ama sevdası çıkmıyordu içinden. "Ölüm bile bana bu kadar yakınken, sen neden bu kadar uzak kaldın?"
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,130,816
  • WpVote
    Votes 62,920
  • WpPart
    Parts 49
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
Esmer by yericeryazar
yericeryazar
  • WpView
    Reads 540,852
  • WpVote
    Votes 32,027
  • WpPart
    Parts 32
İlay, yıllarca yanında büyüdüğü Adem babaya hayır diyemeyeceğinden bir asker ile görev için evlenmeyi kabul eder. Bu evlilik yüzünden hiç bilmediği, tanımadığı bir şehre gider ve daha ilk günden bu yabancı şehirde bir tanıdık ile karşılaşır. İlay, alacağı büyük darbeden habersiz yeni hayatına alışmaya başlar... Bu hikayede geçen kişi ve kurumlar tamamen hayalimin ürünüdür. Gerçekler ile hiç bir alakası yoktur. Yaş Farkı İçerir.
HUDUT by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 889,482
  • WpVote
    Votes 32,872
  • WpPart
    Parts 54
"Bu bir Milat, Kıyamet." *** "Tatlı dile, güler yüze Doyulur mu, doyulur mu?" Sesli kahkahalar eşliğinde Neşet Babaya eşlik ediyordum, rakı bardağını kafama diktim ardından gözlerim karşı masaya kaydı. Dirseklerimi masaya yasladım, elimdeki rakı bardağını masaya indirdim usulca. Geldiğimden beri bakışları bakışlarımdan ayrılmayan adama gülümsedim nazlı nazlı. Daha sakin ve yumuşak ve sessiz çıkmaya başladı sesim, "Aşkınan bakışan göze Doyulur mu, doyulur mu?" Kollarını göğsünde bağlamış, bal gözlerin sahibi bana cürretkar bakışlarla bakmaya devam etti, bir ara dudağının köşesi kıvrılır gibi oldu yanımda oturan insanlar umurunda değildi o kendinden emindi. Geceyi onun kollarında bitireceğimden emindi. *** Hikaye tamamen kurgudur. Gerçek olay ve kişilerle alakası yoktur.
Bir Küçücük Civciv | Tamamlandı by queenofpuskevit
queenofpuskevit
  • WpView
    Reads 2,273,338
  • WpVote
    Votes 115,870
  • WpPart
    Parts 42
*Wattys2021 Romantizm Kazananı* Çağlar 27 yaşında, sorumluluk almayı sevmeyen bir adamdı. Abisi ve yengesinin ölümünün ardından hem yetim hem de öksüz kalmış yeğeni Bade'nin bakımını üstlenirken artık eskisi gibi olamayacağını biliyordu. Başka hiçbir akrabası olmayan ikili bu koca dünyada yalnız kalmıştı. Eylül, en yakın arkadaşının ölümüyle sarsılırken Bade'nin sorumluluğunu Çağlar'ın almasıyla onları yeni bir serüvenin beklediğini anlamıştı. Ona emanet edilen Bade'yi amcasıyla baş başa bırakmak istemediği için soluğu Çağlar'ın kapısında aldı. Bütün günleri bebek kusmuğu ve kakası temizleyip, Bade'nin karnını doyurmakla geçen Çağlar, kesinlikle kaçık olarak nitelendirdiği Eylül'ün yardımını istemiyordu. Şimdi ne olacaktı? Eylül minik bebeği bırakıp gidemezdi. Bu hayattaki tek akrabası ise amcasıydı. Bade için hiç haz etmedikleri halde yan yana durabilir, onu büyütürken kavga etmekten vazgeçebilirler miydi? Daha da kötüsü, her fırsatta birbirlerinin ayağını kaydırmak için bekledikleri günleri arayacakları şekilde hisleri değişirse ne olacaktı? 🐣 ~25.08.20~ Kapak Tasarımı: @bsudeee 💜