Okuman gerek
8 stories
Taş Kalpli Barbie ( Tamamlandı) by mericern
mericern
  • WpView
    Reads 1,726,541
  • WpVote
    Votes 92,681
  • WpPart
    Parts 91
Babasının inadına üvey kardeşiyle küçük bir iddia uğruna okuldaki garsonu kendine aşık etmeye karar verdiğinde pişman değildi Ela. Yada o kişinin duygularıyla oynayıp işi nikah masasına kadar uzattığında da. Asla aşka inanmamış yaptıklarında kendini hep haklı bulmuştu. Yıllar sonra kendi ayakları üzerinde durmaya çalışırken ne kadar kötü biri olduğunun farkına varmış düzelmeye çabalamıştı. İki kız arkadaşıyla birlikte kurduğu mütevazi hayatı yeni patronuyla tanışmasıyla darmadağın olacak her şey tersine dönecekti. Geçmişin tozlu sayfalarında unuttuğu fakir garson şimdi kedi fare oyununda güçlü köşeyi kapmış intikam almak için her şeyi yapmaya hazırlanmıştı. Taş kalpli Ela Kaya'nın gerçek aşkı buluşunun hikayesi...
Evlenmeden OLMAZ by mericern
mericern
  • WpView
    Reads 771,693
  • WpVote
    Votes 43,356
  • WpPart
    Parts 47
Ömrü boyunca ufacık detayları bile planlayan, titizlik hastası, aşırı mantıkçı, duygusuz deyim yerindeyse robot gibi yaşayan Bulut'un bir gecede değişen hayatının hikayesi Evlenmeden OLMAZ. Evlenme teklifi almayı beklediği gecede müstakbel damat adayı tarafından reddedilen, üstüne üstlük tüm mahalleye, arkadaşlarına hatta ailesine bile sahibini bilmediği tek taş yüzükle yakalanan bir kız Ece... Sahip olmak istediği herşeyi elde ettiğini sanan kaçık bir kız aslında ellerinde koca bir hiç olduğunu öğrendiğinde ne yapmaz ki. Düğün davetiyesi basılmış, gelinliği seçilmiş, yüzüğü parmağında evlenmeye hazır bir gelin olsaydınız tüm gerçekleri dile getirebilir miydiniz? Üstelik bu gerçekler İstanbul'daki özgür hayatınızın sonu Rize'deki yayla hayatınızın başlangıcı olsa... Gizemli kocasını arayan Ece ve arkadaşlarıyla aşkın en şebek hallerini yaşamaya ne dersiniz? Hırsızı, polisi, mafyası, avukatı, zengini, fakiri, Rize'lisi Urfa'lısı İngiliz'i Çin'lisi Arap'ı dedikoducu mahalle ahalisi ile gök kuşağı gibi rengarenk bir hikaye...
ÇİTRA by aeliaspen
aeliaspen
  • WpView
    Reads 1,701,653
  • WpVote
    Votes 8,162
  • WpPart
    Parts 7
Asansörden indiğimde yönetim katının da bomboş olduğunu görünce iyice huzursuz hissettim. Ama buradan sonra dönemezdim. Bülent Bey'in odasının önüne geldiğimde hafifçe kapıyı tıklatarak cevap bile beklemeden merakla içeri girdim. Bu gizemin sebebini gafil avlamak isterken, gördüğüm manzarayla gafil avlanan ben oldum. Öylece dondum, kaldım. Daha önce benzerini hiç görmediğim beyaza yakın sarı saçlara sahip çok ama çok güzel bir kız vardı. Bebek kadar masum ve bir o kadar da korkak.. Beni görünce birden ayağa fırladı ve o kocaman yeşil gözlerini açarak bana baktı. Çok sade dümdüz bir elbise giyinmiş olsa da hayatımda gördüğüm en güzel ve seksi kadındı. O güzel gözlerinde ise tarifi imkansız bir dehşet vardı.
Çömez Dadı by mericern
mericern
  • WpView
    Reads 322,538
  • WpVote
    Votes 20,952
  • WpPart
    Parts 42
Herkesin hayatında kırılma noktaları vardır. Kimi için yüksek puanla üniversiteyi kazanmak, kimi için yüksek maaşlı bir işe kabul edilmek büyük bir olay olabilir ama Hayal için hayatın hazırladığı sürprizler bundan biraz fazlasıydı. İstanbul'un en çok korkulan mafya babasının şımartılarak büyütülmüş tek kızı için ne paranın ne de yüzlerce milyar harcanarak bitirdiği okulların bir önemi olmuştu. Kendi değimiyle hapishane arkadaşlarının değimiyle sırça köşkünde binlerce ayakkabısı ve sayısız mücevherleriyle mutlu mesut bir hayat yaşarken sahip olduklarının değerini anlaması imkansızdı. Sahip olduğu her şeyi bir gecede kaybeden şımarık Hayal'in kendi ayaklarının üzerinde durma çabasını anlatan hikayemi okurken yer yer üzüntüden yer yer gülmekten ağlayacaksınız. Peşindeki babasının düşmanlarından ve her yerde onu arayan polislerden saklanmak adına üç tane birbirinden yaramaz çocuğa dadılık yapma çabalarıyla kendinizden geçmeye hazır mısınız? Şıpsevdi Hayal'in gerçek aşkı buluşunun hikayesi Çömez Dadı'yı okumak için kemerlerinizi bağlayıp arkanıza yaslanın. Çünkü macera dolu bir hikaye sizi bekliyor...
POLİS FOBİSİ by liliesys
liliesys
  • WpView
    Reads 1,256,491
  • WpVote
    Votes 74,862
  • WpPart
    Parts 48
❝Geçmişinde yaşadığı travmatik bir olaydan dolayı polislik mesleğinin adından bile ölesiye korkan bir kadın, farkında olmadan başına ömürlük bela olacak bir başkomiserle Adana sokaklarında denk düşer. Adamın polis olduğunu öğrendiğinde korkuyla oradan bir daha karşılaşmayacaklarını düşünerek ayrılsa bile kaderin ikisi içinde farklı planları vardır. Bir yanda geçmişin getirdiği aşılamaz korkular, diğer yanda bugünün önlerine çıkardığı aşk...❞ |🌼| "Ne oldu? Sessizleştin İzel?" "Adam karşımda. Suratıma bakıyor?" Birkaç saniye durdum ve bakışlarımı gökyüzüne çıkarttım. "Dövecek gibi?" "İzel, alt üstü bir teklif sundu? Seni dövecek değil ya? Yanından mı geçeceksin?" "Hı-hım." Korkak birisi değildim aslında. Gereksiz bir cesaret abidesi bile sayılırdım hatta. Ama mesleğine duyduğum korku beni ondan korkutmaya yetiyor hatta artıyordu bile. "Bebeğim, korkma. Sen sadece iş teklifinde bulundun. Adam seni neden dövsün bunun için?" "Meslek sahibi olmuşsun ama adam olamamışsın dedim." Diyerek Ilgaz'ın kahkaha atmasına sebep olmuştum. "Gülme Ilgaz. Adam şey." "Ney?" "Mavi üniformalı!" Dedim mesleğinin adını söyleyemediğim, söylemek istemediğim, için kıyafetin renginden yola çıkarak. |🌼| 14/04/2020 ******** Kapak tasarımı •fusunyldrir•
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,306,932
  • WpVote
    Votes 726,291
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,847,151
  • WpVote
    Votes 193,581
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,482,448
  • WpVote
    Votes 697,614
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.