gzm_cnr
- Reads 1,536
- Votes 103
- Parts 18
Albora Konağı'nda yaşanan tek bir tartışma, herkesin hayatını geri dönülmez şekilde değiştirir.
Cihan, Sadakat'le yaşadığı büyük tartışmanın ardından Alya ve Deniz'i alıp konaktan ayrılmaya karar verir. Ancak Sadakat, oğlunun gitmesine engel olmak isterken Cihan'ın kolundan tutar. Cihan dengesini kaybeder ve merdivenlerden aşağı düşer.
Cihan hayatta kalır... fakat artık gözlerini açmıyordur.
Bitkisel hayata giren Cihan, Albora Konağı'ndaki mağara odasına getirilir. O oda artık Alya'nın umutla beklediği, Deniz'in her gün babasına yaşadıklarını anlattığı ve Sadakat'in her kapısından geçtiğinde vicdan azabıyla yüzleştiği bir yere dönüşür.
Alya, doktorların söylediklerine rağmen Cihan'dan vazgeçmez.
Her gün elini tutar.
Onunla konuşur.
Onu bekler.
Deniz ise babasının kendisini duyduğuna herkesten çok inanır.
"Sen beni duyuyorsun baba... Ben biliyorum."
Şahin, Fidan ve Zerrin konakta yaşananlara şahit olurken; Kaya ve Nare zaman zaman ailenin yanında olacaktır.
Fakat herkesin aklında aynı soru vardır:
Cihan gerçekten hiçbir şey duymuyor mu?
Yoksa Alya'nın her fısıltısını, Deniz'in her "baba" deyişini ve Sadakat'in gözyaşları içinde söylediği her özrü sessizliğin içinden dinliyor mu?
Ve bir gün...
Cihan'ın parmakları ilk kez hareket ettiğinde, Albora Konağı'nda hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.