ortaya karışık
146 stories
DİVANELİ by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 2,464,622
  • WpVote
    Votes 22,042
  • WpPart
    Parts 6
Hikaye, 1980'li yılların yaz sonuna doğru havaların serinlediği, yaprakların sarardığı ama sonbaharın henüz açık seçik bir şekilde kendini göstermediği bulanık bir zaman diliminde aittir. Bir genç kızın uzaktan uzağa gördüğü ve henüz tanımadığı bir adama hayranlık duyuşunu, ardından çevresinin onay verdiği ve hiç görmediği biriyle hayatının en önemli kararlarından birini verişini, bu kararın üzerine de omzuna yüklediği sorumlulukları nasıl yöneteceğini anlatır. Hava nadiren güneşli, toprak çoğunlukla verimli, Nare her zaman sessizdir. Buna tezat epeyce gürültülü bir adam hayatına girmek için yollar aramaktadır. Keyifli okumalar. ... Hikaye Karadenizde geçmektedir.
GİRAY by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 1,874,604
  • WpVote
    Votes 123,056
  • WpPart
    Parts 53
"Saçların uzunmuş.." dedi ama tereddütü epey açıktı adamın. Ama bugün denilenden sonra yanlış anladı kız, adamın bundan rahatsız olduğunu düşündü nedense, daha yeni görüyordu Giray saçının hepsini. Tam olarak olmasa da düğünleri bile olmuşken saçını açmaktan çekinmemesi gerektiğini düşünmüştü, helaldi artık sonuçta... Aynadan onunla göz göze gelince sordu aynı tereddütle, "Keseyim mi yani?" Giray kaşlarını çattı kızın tavrıyla, ilk tanıştıklarında her lafıyla bir kasırga koparacak kadar kesin olan Dilrûba artık her daim kırılgandı.. Artık evli olduklarında, kocası sıfatı taşıdığından mıydı bu tavrı? Bazen düşünüyordu, ona yardım edeyim derken bastırmış, ya da ezmiş miydi hiç? Boyun eğmeye mahkum mu hissettirmişti? Düşündüğüyle kendine olan öfkesini atamadan sordu kıza, "Niye kesecekmişsin?" "Dökülür belki. Aynı odada olacağız ya.." yutkundu, boğazını tazeledi ama sözlerini tazeleyemedi, ne diyecekti ki? Bilemedi Dilrûba.. "Dağılır her yere." Giray rahatsız olurdu belki kendisinden parçaları her yerde görürse.. Onun konuyu açmamasını uzun bir süre aynı odada kalacaklarına yormuştu çünkü.. Gözlerini kızdan ayırmadan yaklaştı Giray. Bakışları onun uzun saçlarını okşasa da eli çekindi, mahrum kaldı bu tatlı zevkten, "Dökülsün.." dedi yumuşakça, Ben toplarım senin ardından.' dedi içinden, 'Bir de saklarım, kimseler göremez, benim mahremim olur..' 'Senin gibi...' Saçlarını tutarak hafifçe tebessüm etti Dilrûba, "Salık gezmem o zaman, fazla dökülmez.." dedi ama saç değildi tam olarak kastettiği. Hayatında bana dair pek bir iz bırakmam, rahatsız, olmazsın diyordu.. Şu akşamdan itibaren herkes biliyordu evli olduklarını... O yüzden sanki iki gün önce değil de şimdi kıyılmış gibiydi nikâhları.. Öyle hissediyordu. "İstediğin gibi gez, nasıl rahat eder, nasıl istersen.."
KÖYGÖÇÜREN by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 5,399,134
  • WpVote
    Votes 436,013
  • WpPart
    Parts 80
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
KEMANCI (TAMAMLANDI) by hobbitimsii
hobbitimsii
  • WpView
    Reads 659,400
  • WpVote
    Votes 28,694
  • WpPart
    Parts 51
Hayatta birçok şeyi seçimleriniz doğrultusunda yaşayabilirsiniz. Peki ya kaderinizdeki kişiyi? Her zaman onu seçebilir misiniz? Bazen hayatın tepetaklak olması, kökünden değişmesi için gereken sadece küçücük, kısacık bir andır. Tek bir an... Asya belki de o gün kafeye gitmeseydi o adamla göz göze gelmeseydi sıradan yaşamına devam edebilirdi... İhtimaller sonsuz olsa da kaderin önüne geçilmeyeceğini o da zor yoldan öğrenecek. Kaba saba, kendi naif bedenini korkudan titretecek kadar heybetli ve baştan aşağı dövmeyle kaplı olan o adamla. Ali'yle... ~~ Argo, küfür ve +18 içerik vardır! ****** Hikaye 22 Haziran 2019 tarihinde yazılmaya başlanmıştır. Hikaye 16 Eylül 2020 tarihinde tamamlanmıştır. TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR! HERHANGİ BİR ÇALINMA VEYA KOPYALANMA DURUMUNDA LÜTFEN BENİ HABERDAR EDİN ZİRA O KİŞİ VEYA KİŞİLERE YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR! ******** #onsekiz kategorisinde 1. Sırada 🌟 #kitap kategorisinde 2. Sırada 🌟 #nefret kategorisinde 3. Sırada 🌟
SANDAL +18 (TAMAMLANDI) by eflalreyya
eflalreyya
  • WpView
    Reads 504,707
  • WpVote
    Votes 18,981
  • WpPart
    Parts 46
"Bir sandal mı? Yani her tarafı çürümüş tahta parçası bir sandal mı bizi kurtaracak? Boş versene." Genç kadın başka bir çıkış yolu düşünmeye başladı. Ona neden katılıyordu ki! Bunun aptalca bir hata olduğunu kabullenmek istemese de, durumun gerçekliğinin farkındaydı. "Bak, o benim babamındı tamam mı. O sandal hakkında doğru konuş. Ayrıca fazla gitmeyeceğiz, sandal ile birlikte yatıma ulaşıp buradan gideceğiz. Sonra karaya çıkınca sen yoluna, ben yoluma." Genç kadın bir süre daha düşündü. Başka seçeneği var mıydı sanki?! Kabullenmekten başka çaresi yoktu. Bu balık kokan gemide kalmaktansa, açık havada çürük bir tekne ile yata gitmek daha cazipti. Kötü kokulara tahammülü yoktu. "Tamam. Hadi gidelim." Genç adam gülümsedi. "Bu arada, isim neydi?" Tabii, ordan oraya kaçmaktan tanışmaya fırsatları bile olmamıştı. "Hazan." "Bende Barbaros." Genç kadın göz devirdi. "Aman ne güzel." Barbaros bu mırıldanmayı duymuştu. İçinden bir ses o sandal gezintisinin kısa sürmeyeceğini söylüyordu. İçerisinde +18 kısımlar mevcuttur, bilginize.
EŞKIYA by Sitaare
Sitaare
  • WpView
    Reads 2,029,062
  • WpVote
    Votes 93,398
  • WpPart
    Parts 47
Gece boyu izledim; Çadıra düşen gölgesini. Peçesini indirişini, Sigarayı yakışını.. Üfleyişini geceye.. Yer yer çadıra dönüp bakışını.. Nefes alıp verişini.. Gözlerinde hiç korku yoktu, deli cesareti okunuyordu yüzünün her köşesinden. Büyük kalabalıklarda dahi kaybolmayacak bir güce sahipti. Herkese göz gezdirirdiniz de onun duruşu dönüp tekrar bakmanıza neden olurdu. Bu farklılık gizlenemeyecek türdendi. Siyahlara bürünmesi gecede kaybolmasına yetmiyordu. Karanlıklar içinde bir karanlık, ama günden daha aydınlık.. [Gerçek kişi ve olaylarla bağlantısı yoktur. Tarihi bir değer taşımamaktadır ! Yazar Cadillac değil, at sürmek istediği için fi tarihini seçti. ] Tüm hakları saklıdır. ~31.12.2015~
SIRILSIKLAM by nostaljikkartpostal
nostaljikkartpostal
  • WpView
    Reads 2,751,312
  • WpVote
    Votes 35,422
  • WpPart
    Parts 39
Aynı çatı altında zevk deryasına açılan iki tutkulu beden. Berra Korkmaz Arslan Korkmaz Birbirinden kopamayan iki kuzen. Ateşli, tutkulu ve doyumsuz bir ilişki.
SESSİZ ÇIĞLIĞIM (TAMAMLANDI❣️❣️) by umutmutluluk
umutmutluluk
  • WpView
    Reads 1,440,084
  • WpVote
    Votes 64,651
  • WpPart
    Parts 71
'Y-yapma' diye ellerinden kurtulmaya çalışırken, saçlarımdan tutulduğum gibi sırt üstü yere düştüm. Yere çarpan sırtımın acısından çok kadınlığım da ki sızı acıtıyordu canımı 'Paranı peşin verdim ulan' diyerek zemine bacaklarımı sabitledi. 'D-dur yalvarırım' diyerek ellerinden kaçmaya çalışırken yine içime gömüldü 'Yalvar, Yalvar' diyerek üzerimde gel git yapan adamla gözlerimden akan yaşlar saçlarıma dağılıyordu 'Ahhhh D-dur' diye bağırmamla kalçamda hissettiğim eli ile geriye kaçamaya çalıştım, fakat çok geçti. İstemiyordum asla istemiyordum 'ohhh' diye inleyen adamla 'D-durrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr' diyen çığlığım duvarda yankılanıyordu. Acı bedenimi ele geçirirken artık inlemelerim ve göz yaşlarım kalmıştı. Üzerimde hareket eden adama artık bakamıyordum bile, bakışlarımı tavana çevirdim. Beni duyan kimse yok muydu. Hızla açılan kapı ile duyduğum 'Siktir' ve silah sesiydi. Kalçamda ki acıyla artan ıslaklık sanki bütün parke zemini kaplamıştı. Birden göğsümde hissettiğim ağırlık ile hiç hareket etmeden uzanmaya devam ettim. Sanki tepki verme yetim benden alınmıştı. Bütün vücudum felç geçirmiş gibiydi, tıpkı o gece olduğu gibi.Üzerime düşen adamın eli ve cinsel organı hala içimdeyken, gözlerim bir an üzerime düşen ağırlığa kaydı. Gördüklerim mi; alnından akan kanın gözlerime dolması ile bir daha gözlerimi açmamayı umarak yumdum..................... ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Bedeni gibi kalbide dağılmış bir kadını aşk mı kurtaracaktı!!!! ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Kurgu +18 şiddet, kötü söz ve cinsellik içermekte. Rahatsız olacaklar başlamasın lütfen... Kapak tasarımı @sehrialem kendisine sonsuz teşekkür ederim ❤️
PERİ ve KUZGUN by Esra269
Esra269
  • WpView
    Reads 4,348,568
  • WpVote
    Votes 59,398
  • WpPart
    Parts 16
"Ona bir bak! Onunla beni bir arada düşünebiliyor musun gerçekten?" ☙ ❧ "Onu istemiyorum! Onunla ilgili hiçbir şey istemiyorum. Onu görmek bile istemiyorum ama sen ikimizi bir araya getirmek için canla başla çabaladığından onu sürekli görmek zorunda kalıyorum!" ☙ ❧ "Beni hayata döndürecek kadın o mu? Ona dönüp bir baksana! Hiç bana benziyor mu? Birbirimizin ne kadar farklı olduğunu göremiyor musun?" ● O Kuzgun'du. Kuzgunlar gece gibi siyah olurdu. Gecenin karasını kanatlarında taşır, yüreğini de siyaha boyayan duygular gözlerinden okunurdu. Asla acısını belli etmez, asla gün ışığına aldanmazlardı. Aşkın varlığını dahi bilmezler, onu görmek ve solumak istemezlerdi. Karanın rengini almış ruhları, bir sis gibi hareketlerine yayılırdı. Kuzgun yakardı; siyahıyla, gecesinin acısıyla, sevişiyle ve acısıyla. O ne kadar siyahsa, ben o kadar beyazdım sanki.Gece gibi kara bakışlarına bakıyor ve görsün istiyordum. O kadar derin, o kadar koyu ve o kadar çok şey anlatan bir bakıştı ki, içim titredi. Peri'si olarak ona tutunmak, o bakışlardaki acıyı ve çaresizliği ondan alıp sonsuza kadar yok etmek istedim. Bana ihtiyacı vardı ve bunu dile getiremiyordu. Çünkü çok gururluydu. Çünkü gururun onu koruduğunu düşünüyordu. Oysa gurur, bizi hayattaki güzel şeylerden alıkoyuyordu: cesaretli olmaktan, korkusuz olmaktan, sevmekten. Ona, "Yeter artık," diye fısıldamak istedim. "Görmelisin artık beni. Ve teslim olmalısın..." Ama hiçbir şey diyemedim. Biz kelimeler hakkında ne bilirdik ki? Ve duygular hakkında? Konuşamayacak kadar yoğun duygular boğazımızda düğümlenirken titrerdik ancak dil kemiğe bürünüp de söze gelmezdi. Su bütün sızıları dindirirdi ama suyun sızladığını kimse bilmezdi. Gözlerimi kapatmak istedim. Suyun sızısını içimde hissetmek istedim. Sızılarımı dindirebilseydi, ona ne derdim? AŞK SERİSİ 4. KİTAP
Aşka Sürgün [TAMAMLANDI] by dilanaladag
dilanaladag
  • WpView
    Reads 466,745
  • WpVote
    Votes 26,068
  • WpPart
    Parts 28
Korkuyla bakışlarını yine o öfkeli bakışlara sahip adama döndürdüğünde bir an yumruların sırayla boğazına dizildiğini hissetti. Ona öyle bir bakıyordu ki sebebini öğrenmek için can atıyordu bir yanı, diğer yanı ise ondan olabildiğince kaçması için çığlık atıyordu. Arabanın kapısını öyle sert attı ki, kapandığı an çıkarttığı sesten ötürü yerinden sıçradı Efsun. Üstüne üstüne yürümeye başladığı an tüm bedenine korkunun salındığını hissetmişti. Ne istiyordu ondan? Korkuyla önce birkaç adım geri atmış ve ardından adamın gerçekten ona doğru geldiğini idrak etmişti. Nefesi bir anda hızlanırken önce ne yapacağını şaşırmıştı. Telaşla başını bir sağa bir sola çevirmiş ve hemen sonrasındaysa elindeki kitaplarıyla çantasını bir köşeye fırlatmıştı. Kitaplar gürültüyle havada dalgalanıp kulağı tırmalayan sayfa seslerinin ardından yere düşerken Efsun var gücüyle o adamdan kaçmaya çalışıyordu. Bunu neden yaptığını bilmiyordu. Ama deli gibi korkuyordu ona zarar vermesinden, incitmesinden. Bu yüzden koşabileceği en hızlı şekilde koşuyordu damarlarında süzülen adrenalinde etkisiyle. Bacakları adeta yanarken var gücüyle koşmuş ve tam köşeyi dönmeye hazırlanırken tüm çabalarına rağmen yakalanmıştı. Daha köşeyi dönemeden onu belinden tutup havaya kaldıran adam saniyeler içerisinde o koca eliyle ağzını kapatmıştı. Çığlıkları dudaklarından dökülememiş ve içinde feryat etmişti. Fakat kimsenin artık ona yardım edemeyeceğini anlamıştı. Adamın güçlü kolları arasında çırpınsa da pek bir işe yaramamıştı. İçinden Allah'a yalvarmak kalmıştı yalnızca, ölmek için... Gözyaşları şiddetle gözlerinden akıp yanaklarını ıslatırken artık geri dönülemez bir yola girdiğini biliyordu. Onu kimse kurtarmayacaktı... ™©Tüm hakları tarafımca saklıdır. Hiçbir şekilde başka