Cihan bozacıdan dinlediklerim:)
16 stories
MÜSLÜMAN MAFYA by evremguven
evremguven
  • WpView
    Reads 1,097,988
  • WpVote
    Votes 58,793
  • WpPart
    Parts 56
Wattpad'de Müslüman Mafya adlı ilk kitaptır! Karanlıkta büyüyen bir çocuk. Babası tarafından en acımasız eğitimlerden geçer. Babası gibi olmamak için direnen küçük çocuk, babasına benzemeye başladığını anladığında artık çok geçtir. Geceye benzeyen zifiri gözlerine düşen iki çift güneş rengi cemreyle hayatı değişmeye başladığında hazırlıksızdır. Tehlikeli hayatına beklenmedik bir anda doğan bu güneş, can borcu olan biri tarafından kendisine emanet edilmiştir. Tehlikeli hayata sahip olan bu adam onu korumak için söz vermiştir lakin kendisinden koruması mümkün değildir. Çünkü kadınlardan nefret etmektedir. *** 06.03.2017 tarihinde yayımlandı.
Çıkmaz Ayın Son Çarşambası (İslami Yaşantılar serisi/3) by cikolataliBrowni
cikolataliBrowni
  • WpView
    Reads 1,180,747
  • WpVote
    Votes 92,766
  • WpPart
    Parts 45
#1'in Spiritüel "Ya ben de sana hediye hazırlamıştım ve sana verecektim ama evde unutmuşum." Deli dolu Beyza, yerini mahcup bir çocuğa bıraktığında, Fatih, anlık olarak gülümsedi ama Beyza farkedemedi. O sırada terliğiyle, yerdeki taşla oynuyordu çünkü. Kafasında dönen tilkiler bile onu tek bırakmıştı. Şimdi ne yapacaktı? "Bana niye hediye verecektin?" "O kız hediye verdiğinde, erkek kabul etmişti kızı. Sen de beni kabul edersin diye düşünmüştüm. Onlar gibi birlikte olur, mutlu olurduk." "Evlenecek miyiz bir de onlar gibi?" Fatih de artık kendisini konuşmaya kaptırmıştı. Gerçi o anlamsız bulduğu için, kaptırmıştı. Dalga geçmek için uygun zamanı ayarlamaya çalışıyordu. "Evet, evleniriz. Olmaz mı?" Fatih, daha fazla bu küçük kızla vakit geçirmek istemiyordu. Dalga geçercesine "Hı hı, tabi." dedi sadece ve arkasını dönüp yürümeye başladı. Şaşkın şaşkın Fatih'in arkasından bir süre bakan Beyza'nın aklına, nihayet nereye gittiğini sormak gelmişti. "Nereye gidiyorsun?" Var gücüyle bağırdığında Fatih, yüzünü buruşturarak Beyza'ya döndü. Bu kıza tüm mahalle nasıl dayanıyordu? Bir iki saniye sessizce bakıştıktan sonra, nihayet Fatih'in aklına güzel bir cevap geldi. Yüzünü hafif yana çevirip, sinsice sırıttıktan sonra havalı olduğunu düşündüğü bir şekilde Beyza'ya döndü. "Nikah dairesinden gün almaya! Çıkmaz ayın son çarşambası senin için de uygun mu?" *** Delidolu Beyza'yla çakma cool Fatih'in hikayesi bu. On dört yıl önce başladı ve hala devam etmekte. Katılır mısınız bu bol kahkahalı romantik komediye? *** İslami Yaşantılar Serisinin 3. öyküsü olup, ilk kitap olan Ema Şekerindeki Fatih karakterinin öyküsüdür. İlk kitabı okuma zorunluluğu yoktur. Hikaye YouTube Cihan Bozacı kanalında sesli olarak mevcuttur.
TUTULMUŞUM SANA by huzurludizeler
huzurludizeler
  • WpView
    Reads 765,791
  • WpVote
    Votes 4,920
  • WpPart
    Parts 7
"Buğra sabrımı taşırma benim!" "Taşarsa ne olur? Bu tehditkâr hallerin sıradan bir kız için öyle mi? Hakan kendine gel kardeşim. Sana göre mi o kız? Bu kız Camiden çıkmıyor, sen ise bardan çıkmıyorsun. Bu kız hiçbir yabancı erkeğin gözlerine bile bakmıyor, sen daldan dala konuyorsun. Bu kızın elinden Kur'an-ı Kerim düşmüyor, senin elinden içki kadehi... O kadar çok ortak yönünüz var ki sayayım mı daha?" *** Gülsima eğik başını birden kaldırarak gülümsedi. Buğulu gözleri gülüşüyle birlikte ışıl ışıl oldu. Şaşkınlığın ve sevincin verdiği değişik bir ifade vardı yüzünde. "Camiye mi gidiyorsun? Namaz kılmaya mı başladın sen?" *** "Bu asansörden mi çıkıyorum katlara? Kaçıncı katta Hakan'ın odası?" dedi sevinçle. Hakan'ı görme ümidi kalbini öyle çok heyecanlandırmıştı ki yerinde duramıyordu. Onu görmek ve ona bir bebekleri olacağının müjdesini vermek için adeta can atıyordu. "Ne diyorsunuz siz hanımefendi? Hiçbir yere gitmiyorsunuz. Hakan Bey sizinle görüşmek istemiyor. Ve sizi derhal şirketten kovmamı emrettiler..."
Cennet Rüzgarı ريح الجنة by SawtAksa
SawtAksa
  • WpView
    Reads 200,190
  • WpVote
    Votes 22,667
  • WpPart
    Parts 51
Seni unutursam ey Kudüs! Sağ elim hünerini yitirsin. Seni anmaz, Kudüs'ü en büyük sevincimden üstün tutmazsam, dilim damağıma yapışsın! | Tevrat - Mezmurlar 137.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,833,380
  • WpVote
    Votes 193,253
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,419,609
  • WpVote
    Votes 695,951
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
DUALARIMIN PRENSİ by Laylatun
Laylatun
  • WpView
    Reads 838,321
  • WpVote
    Votes 53,670
  • WpPart
    Parts 77
Uçak Kahire havaalanına indiğinde saat 19.30'u geçiyordu. Üzerimde kan olmuş saks mavisi bir elbise, elimde, içinde telefon bile olmayan bir çantayla, numarasını bile ezbere bilmediğim O adamı görmeye gelmiştim. O'nu nasıl mı bulacaktım? Ben O'nu bulmayacaktım. O'nun beni bulacağını biliyordum. Havaalanının gelen yolcu kapısından işlemlerimi yaptırıp içeri girdim. Etrafa bakındım. Acele edenler, beklemekten yorulmuş sıkıntılı suratlar, anneler, çocuklar, sevgililer... O neredeydi peki? Oradaydı işte! Bana doğru geliyordu. Neden, neden... Bir saat önce ağlamaktan tükendi diye düşündüğüm yaşlar gene dökülüyordu gözümden. Bana doğru attığı her adımda biraz daha nefret ediyordum O'ndan. Artık ayakta duracak takatim kalmamıştı. Başım dönüyordu. Dizlerimin üzerine düştüm. O korkunç siluet koşarak geliyordu. ... Bir yalan ancak bu kadar sürükleyici olabilirdi... 👑 DUALARIMIN PRENSİ 👑 (Pinokyo Prens) ✔️Bütün kurgularım, içindeki ufak hikayeler, sözler, varsa şiirler dahil bana aittir. Alıntı yaptığım durumlarda bunu belirtiyorum. Öncesi de sonrası da çalıntı ihtimaline karşın (her bir değişikliği dahil) çeşitli yollardan korunmaya alınmıştır. Benzer kurgularla karşılaşırsanız lütfen bana bildirin. Tekrar belirtiyorum 2016'dan beri buradayım ve bütün kurgularım özgündür. ✔️ Başlama: 16.03.2016 Final: 04.04. 2017 Kelime sayısı: 143.963
4 ÇEYREK (Tamamlandı) by bendevrikcumleyim
bendevrikcumleyim
  • WpView
    Reads 201,704
  • WpVote
    Votes 19,485
  • WpPart
    Parts 49
✒Son gün olmasın dostum, çelengim, top arabam... Alıp beni götürsün, tam 4 inanmış adam.. ✒Bekir, Ali, Ömer ve Osman... Modern zamanların klavyelerinden değil, fazla geçmiş bir zamanın tozlu sayfalarından çıkıp geldiler. ✒Hem 4 çeyrek de bir tam ederdi ^^ ✒Aşk imiş her ne var alemde, ama kim demiş o Aşk bir ademe? Bismillahirrahmanirrahim
SEN LEYLA'SIN by Laylatun
Laylatun
  • WpView
    Reads 274,264
  • WpVote
    Votes 20,527
  • WpPart
    Parts 37
Labirent gibi sokaklarda gördüğüm her kapıyı ittirerek saklanabileceğim bir yer arıyordum. Açılmıyordu kapılar. Ardımdaki adamın bakırcıların çekiç seslerini anımsatan ayak sesleri her an daha da yaklaşıyordu. Dar sokaklardan birine daha girmiştim ki bir anda yol bitti. Bu bir çıkmaz sokaktı. Kapısız, penceresiz yüksekçe bir duvar önümü kesiyordu. "Seni öldüreceğim!"dedi korkunç ses. Çaresizce dönüp sesin sahibine baktım. Nevfel etrafımı çeviren üç duvardan daha geçilmez görünen cüssesiyle karşımdaydı. Yarım bir gülümsemeyle baştan aşağı süzdü beni. Ayaklarımın buz kestiğini hissettim. Beton zemine çıplak ayaklarla basıyordum. Ölülerin de önce ayaklarının soğuduğu geldi aklıma. "Leyla..." Nevfel korkunç suratında alaycı bir ifadeyle bana doğru geliyordu. Sanki onun her adımında ruhum biraz daha çekiliyordu. Korkudan sıklaşan soluğum boğazımda düğümlendi. O yaklaştıkça ölüm de yaklaşıyordu. "Gelme! Aradığın kişi ben değilim!"diye bağırdım geri giderek. Sırtım duvara dayanmış, ölüm burnumun ucuna kadar gelmişti. Kaçacak yerim yoktu artık. Nevfel şeytanı hatırlatan ateş gibi elleriyle kolumu yakaladı. "Sen Leyla'sın!" ... ✔️Bütün kurgularım, içindeki ufak hikayeler, sözler, varsa şiirler dahil bana aittir. Alıntı yaptığım durumlarda bunu belirtiyorum. Öncesi de sonrası da çalıntı ihtimaline karşın (her bir değişikliği dahil) çeşitli yollardan korunmaya alınmıştır. Benzer kurgularla karşılaşırsanız lütfen bana bildirin. Bütün kurgularım özgündür. ✔️ Başlama: 27.11.2016 Final: 18.02.2018 Kelime sayısı: 78.095
Bulvar by denizyolcusu
denizyolcusu
  • WpView
    Reads 237,395
  • WpVote
    Votes 25,705
  • WpPart
    Parts 29
Görünmez bir adamın son derece sıradan hayatı, çekimine kapılarak peşinden sürüklendiği tuhaf bir kadınla karşılaşmasıyla alt üst olur. Adı dışında hiçbir hatıra taşımayan bu adam, geçmişiyle ilgili huzursuz edici rüyalar görmeye başlar. Geçmişini aydınlatabilmek için çıktığı yolculuk, dünyadan oldukça uzağa, ayrı bir aleme dek uzanır. Ve sonunda kendini, küllerinden doğmuş bir savaşın tam ortasında bulur. Ağır yenilginin izlerini hala üzerinde taşıyan ve bir kadının yaralarını sarmak zorunda olan bu adam, yoluna devam edebilecek midir? İkinci kez savaşmaya cesaret edebilir misiniz? ∞ Unutulanların, hayattan koparılanların ve sürgünden dönenlerin hikayesi.