KadifeKelimeler'in Kütüphanesi🍂
12 stories
Kupa Kızı ve Sinek Valesi by mitolojikbiri
mitolojikbiri
  • WpView
    Reads 1,154,643
  • WpVote
    Votes 51,886
  • WpPart
    Parts 27
Vücudumda kan yerine dolaşan alkolün etkisiyle bulanıklaşan bakışlarım bazı ufak tefek şeyleri seçiyordu. Bunlardan biri yüzümün yanından geçip sırtımı yasladığı aynaya yaslanan elinin üzerindeki kartal dövmesi... Yaralı parmakları terden birbirine yapışan saçlarımı sıkıca kavrarken sırtım bedeninin bedenime kavuşmasıyla geriye çarptı. Dudaklarımdan dökülen inilti dışarıda kalan müziği bastırdı. Eğer şeytan kullarını, dünyaya Havva ve Adem'in kullarını yoldan çıkartmak için saldıysa o şeytanın kulu, ben de Havva'nın tohumuydum. Biz bu gece birleşip, dünyaya bir günah doğuruyorduk. Eğer yoldan çıkmak kulağa fısıldanan sözlerden ibaretse ikimizde şeytanın kullarıydık. İkimizde bu gece yoldan çıkmıştık. Dokunuşlarımla zedelenen dudakları titreyerek çıplak göğüslerimden yukarı tırmanıp boynumu turladı. Dişleri boynuma kendine ait iz bıraktı. Dudaklarından taşan sıcacık nefes tenimi okşarken, "Konuş," diye fısıldadı. "Konuş ismim dudaklarından dökülsün." İniltilerimiz birbirine karışırken, teni tenime sürtünürken ve derinliklerime ulaşan erkekliği dar duvarlarımın arasından kayıp kendine yer açarken aramızdaki şey son bulanan kadar sadece zevkten inledim. İsmi dudaklarımdan taşmadı, söyleyemedim. Alkolden, hazdan kendimi kaybederken ona ait ufak tefek şeyler hafızamda yer edindi ama tek bir eksik vardı. İkimizde birbirimizin ismini bilmiyorduk. Kanatları kopartılarak yeryüzüne atılan bizler ilk günahlarımızı değil ama bu gece son olmayacağını bildiğimiz bir günahı daha işleyerek tenimize kazıdık.
KARANLIK SARMAL   (Kitap oldu) by Invictus1408
Invictus1408
  • WpView
    Reads 964,754
  • WpVote
    Votes 2,627
  • WpPart
    Parts 1
Gel bakalım, ateşle nasıl oynanır göstereyim. Gör bakalım ateş mi seni yakar sen mi ateşi? İki çocuk... İki farklı ülke... Bir kış günü aynı anda dünyaya geldiklerinde, ciğerlerine ilk nefesi de aynı anda çektiler. Birbirlerinden çok uzakta olsalar da, yaşayacakları acıları bilir gibi yine aynı anda ilk çığlıkları duyuldu. Birbirlerinin varlığını dahi bilmeden acı dolu çetin yıllar geçirdiler. Karşılaştıklarında ise; henüz farkında bile olmadıkları bir sarmalın içindelerdi. Bildiklerimiz bir damla, bilmediklerimizse bir okyanus
12:30 SEANSI by halapenobiberi
halapenobiberi
  • WpView
    Reads 2,130,299
  • WpVote
    Votes 116,724
  • WpPart
    Parts 50
[WATTYS 2022 KAZANANI] Parmağı omzumun üzerindeki belli belirsiz benlere dokundu. Ardından köprücük kemiğime kaydığında dudaklarım, bir nefese muhtaç kalmış gibi titreyerek açıldı. Koyulaşan bakışlarını gördüğümde göğüs kafesimin içindeki kalbim, hızlı bir takla atmıştı. "Ne yapacağım ben seninle?" diye mırıldandığında kısa saçımın tutamlarından birini parmağına dolamıştı. Güçlü eli, belimi sıkıca sarıyordu. Dudakları kulağımın üstüne dokunduğunda titreyen ellerim omuzlarına tutundu. Tüm günahlarım birleşerek bedenimi ve ruhumu ona emanet ettiğinde içimdeki şeytan gülümsedi. Ardından onun dudakları da kıvrıldı ve çenemi kavrayıp ona bakmamı sağladı. Bakışlarımız buluştuğunda; cehennemin tüm ateşleri ikimiz için yandı ve dudaklarından adıma işlenen zehir döküldü. "Vera." (TAMAMLANDI.) [14.03.2020 | 14.07.2021]
ALİ AYŞEYİ SEVİYOR ! by nusyaa
nusyaa
  • WpView
    Reads 317,411
  • WpVote
    Votes 18,596
  • WpPart
    Parts 41
Çocuklar bile biliyor... Ali Ayşe'yi seviyor!
AĞAÇKAKAN by Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 7,770,580
  • WpVote
    Votes 328,380
  • WpPart
    Parts 57
*** "Hiçbir şey beni senin bu korkaklığın bu ilişkiye sahip çıkmayışın kadar üzemez. Seni seviyorum diye senden vazgeçemiyor değilim. Bugün olmaz yarın. Vazgeçerim. Bir başkasına aşık olurum!" dedim öfkeyle. Elini ağzıma kapattı, bir elini belime koyarak bedenimi kendine çekti. Savrulan bedenimin eğer tutmasaydı düşeceğine emindim. Ellerimi göğsüne koydum. Gözlerinin içine bakarken çatık kaşlarının altındaki yeşil gözleri, benim günlerdir denediğim ama yapamadığım şeyi yapıyordu. Öfkesini, bedenime ince ince işliyordu. "Madem öyle... Hazırlan." Elini çekmediği için anlamadığımı sadece bakışlarım ile iletmeye çalıştım. "Bir ay sonra nişan, şubat tatilinde düğün." Ben söylediklerinin etkisi ile şok olurken arkasını döndü, bizim evin bahçesine doğru bir iki adım attı. Ondan çıktığına emin bile olamadığım gür bir sesle bağırdı. "Aytekin!" Kalbim korku ile kasılırken yanına koştum. "Ne? Ne yapacaksın? Hey!" Beni dinlemedi, önüne geçip durdurmaya çalıştığım bedenini sola kaydırdı, bir daha bağırdı. "Aytekin!" Bizim evin ışıkları ile birlikte Cemile teyzelerin ışıkları da açıldı. "Ferhan..." Dediğimde bakışlarını ağabeyimin penceresinden bana çevirdi. "Ferhan yok..." dedi alayla. "Ferhan ağabey diyeceksin." Ellerini havada iki kez itiraz edercesine salladı. "Pardon! Korkak, gururlu, aptal ve sevmeyen Ferhan ağabey diyeceksin!" Bizim evin kapısı açıldığında son kez onu durdurmaya çalıştım. "Ferhan böyle değil. Bir anlık öfke ile değil!" dediğimde ellerimi tuttu, göğsünden indirdi. "Ne bağırıyorsun lan?" diyen ağabeyime aldırmadan bana bakarak konuştu. "Gözünde adamlığım kalmadı ya, bırak onun gözünde de kardeşliğimiz kalmasın. Ama sen..." Bakışlarını yanımıza gelmesine bir iki adım kalan ağabeyime çevirdi. "Bu saate sonra vazgeçme hakkına sahip değilsin." ***
66. Sone by Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 28,915
  • WpVote
    Votes 2,114
  • WpPart
    Parts 8
"Hayattaki tüm soyut kavramları somuta dökecek olsaydım eğer bunu bir satranç tahtasının üstüne dökerdim. İlk taşım piyon, şüphesiz umudum olurdu. Önemsemediğim, nasıl olsa bundan çok var dediğim, ilk vazgeçtiğim. İlk öne sürdüğüm. İkinci taşım at, güvenmek olurdu. Çünkü güvenmek için önündeki engelleri aşabilmem gerekiyordu. Bir kere güvenirsin, taşı kaybedersen beklersin. İkinci atını oynatmak için yani ikinci kez güvenmek için cesaretinin olması gerekir. Oyun bitmeden bu taşı mutlaka öne sürersin. Mutlaka ikinci kez güvenmek istersin. Üçüncü taşım kale, şüphesiz sadakat olurdu. Hep aynı düzlemde ilerleyen, orada olduğundan emin olduğum, beni şaşırtmasını istemediğim his. Dördüncü taşım fil, başarı olurdu. Hep güçlü hissettiren, limiti olmayan. Üstelik ikinci bir şansı mutlaka veren. Beşinci taşım vezir, aşk olurdu. Her şeye gücü yeten, koruyup kollayan. Şah kadar önemli olan. Kolay kolay harcayamayacağın. Ve altıncı taşım şah, işte o ailemdi. Uğruna başarımı, sadakatimi, güvenimi, umudumu ve aşkımı harcadığım ailem. Kaybedersem oyunun da bittiği o güzel taşım. " Bir adam girdi şehrin en ücra sokağından yalınayak. Bir kadın çıktı şehrin en işlek sokağından gardını kuşanarak. İnsanlığın hikayesi bir erkek ve bir kadının dünyaya gelmesi ile başladı. Bizim hikayemiz bir kadının ve bir adamın ölmesi ile başladı. Ölüm ve doğum. Bizi birbirine çeken ve daha büyük bir kuvvetle savuran olgu. Umudun karamsarlığa yenildiği, güvenin hayal kırıklığına dönüştüğü, sadakatin ihanetten ağır geldiği, yenilgilerin başarılardan üstün olduğunu görenlerin hikayesi. En önemlisi, kimin şah kimin vezir olduğunu bilmeyenlerin hikayesi. Firdevs & Cihan // 66. Sone.
DÜŞ KAPANI (TAMAMLANDI)  by gulcin_ozbek
gulcin_ozbek
  • WpView
    Reads 545,011
  • WpVote
    Votes 19,733
  • WpPart
    Parts 51
*** Sevginin en benciliyle sınandı genç adam. Zırhı pas tuttu, kılıcı elinden alındı, aşk için verdiği savaştan mağlup ayrıldı. Şövalye ruhunu çaldı zaman. Umutlarını yitirdi, küstü, kapattı kendini. Sevginin bencillikten en uzağını kuşandı genç kadın. Umut ekti elinin uzandığı her yana, iyiliği taşıdı adımlarında. Mücadelesi yalnız mutluluk içindi de ardına kadar açtığı kalbine rağmen bir tek aşk için savaşmadı. Ve aşk; onları birleştirmek için doğru zamanı, kapanı kurmak için kaçınılmaz anı bekledi... ***
KANUN KAÇAĞI  by aslikarabulutt
aslikarabulutt
  • WpView
    Reads 40,865
  • WpVote
    Votes 4,369
  • WpPart
    Parts 19
Bedenimin az önceki sıcaklıktan sıyrılıp soğuduğunu hissettim. Yavuz'a dair yepyeni sorular zihnimde birbirine bağlanmıştı. Bu yaralar ne zaman, nerede ve nasıl olmuştu? Çok merak ediyordum. Yavuz'un bana baktığını gördüm. Telefonu ne ara kapatmıştı, onu yakalayamamıştım işte. Kafamın içindeki onlarca soruyla baş başaydım çünkü. Bakışlarında az önce yaşadıklarımıza dair bir duygu bulmayı denedim. Beni hâlâ arzuladığına emindim. Ama göz temasını kesip yerdeki gömleğini almasına hiç hazırlıklı değildim. Üzerine geçirip düğmeleri iliklerken bana bakmamıştı. Bir şeylerden kaçar gibiydi. Etrafımızı saran büyü bir anda bozulmuştu. Ben ise hâlâ masanın üstünde oturuyordum. "Daha önce vuruldun mu?" diye sordum aniden. Parmakları düğmelerin üzerinde durdu. Bakışları beni bulurken, kaşlarının çatık olduğunu fark ettim. İlk önce konuşmak istemedi. Birkaç saniyenin ardından düğmeleri kapatmaya devam ederken, "Evet," demekle yetindi. Bu kadardı. Tek bir kelimeyle merakımı gidermem gerektiğini anlatırcasına soğuktu. *Hikâyenin yayınlanma tarihi: 30 Aralık 2023*