helinerim adlı kullanıcının Okuma Listesi
12 stories
KANLI AV by sensizlikzorrose
sensizlikzorrose
  • WpView
    Reads 12,213
  • WpVote
    Votes 14,617
  • WpPart
    Parts 20
Askıya alındı Yıl 2584... Ölüm, İstanbul sokaklarında geziyor kurbanı olan katilleri tek tek avlıyordu. Bedeninden damlayan kanlar, sokakları suluyordu. İnsanlığın bitip tükenmeyen arzularını karşılamak için kullanılan silahların yerini, kanlı keskin dişler almıştı. Kurt adamlar ve vampirler arasında olan savaşta hayatta kalmak için ölümün kendisi olmaktan başka çareniz olmazdı. ◽◽◽ Önce gözlerimi esir aldı, sonra tenimi. Sivri dişleri, kırmızının en koyu tonuna bulanmış dudaklarının arasından parlarken, beni gülümsemesiyle sarhoş etmişti. Masum bakışlarının altında yatan cüretkar kadın, bu geceye damga vuran vampirden başkası değildi. Tıpkı önce kanıma sonra kalbime vurduğu gibi. ◽◽◽ Ölümün kanıtı camda iz bırakmıştı. Kırmızının en açık tonu nokta nokta yayılmış kesif bir koku sarmıştı etrafı. Elimdeki suç aletini hiç acele etmeden, yer yer sıvası dökülmüş çürük vişne renginde olan duvardaki çiviye astım. Kurbanıma baktığımda bir kolu hareket etmekteydi. Umursamadım. Bir kaç dakikaya kalmaz, ölüm meleği yanına uğrardı. Koltuğa oturup can çekişmesini izledim. Elime aldığım, buz gibi suyu yudumlarken kurbanım da son çırpınışlarını veriyordu. Ruhu göğe yükselirken hareket etmeyi bırakmış, cesedi yok etmemin vakti gelmişti. ◽◽◽ 2.06.21 #şekildeğiştiren 1. Sırada Yayımlanma tarihi:27.06.2020
AŞK I CÜDA Kitap Olacak by sensizlikzorrose
sensizlikzorrose
  • WpView
    Reads 68,897
  • WpVote
    Votes 48,047
  • WpPart
    Parts 41
Tamamlandı KİTAP OLACAK ÇOK YAKINDA Romalı bir köle olan Ophelia ve Osmanlı Devletinde yaşayan Almıla'nın hikayesi... Biri özgürlük için çıktığı yolda ya hür olmayı ya da sarayda cariye olmayı seçecek, biri de ya imkansız aşkı için savaşacak ya da şehzade'nin aşkına karşılık verecek ◽◽◽ "Nasılsınız?" dedim ama gözlerim yine tutamadı kendini başladı içini dökmeye özledim seni sen gidelden ben ne yediğimi bildim ne de içtiğimi, bülbüle özendim, aşk oldum, yandım, kavruldum her gün yolunu gözledim, sesini duymayı kokunu özledim, gülüşünü görmeyi özledim, hep bana gül istedim, hep bana bak istedim, sen gittin ben hiç iyi olmadım ama sen geldin ya ömrüme ömür verdin, gözlerime ışık oldun, nefesime nefes oldun şimdi iyiyim çok iyiyim, ya sen? Sen nasılsın? Benim gibi sen de özledin mi? ◽◽◽ Osmanlı Devleti döneminde yaşanmış unutulmaz bir aşk... Almıla ve İskender'in dillere destan ama bir o kadarda imkansız aşkı... Bir yanda yıllardır kalbine kök salmış devşirme İskender bir yanda kendisine talip olmuş Şehzade Bayezid... Geçmişe gidip bu aşka şahit olmaya ne dersiniz? ◽◽◽ Efendisinden kaçıp özgürlüğüne kavuşmak için Roma'dan Osmanlı topraklarına gitmek isteyen köle Ophelia... Bir yanda özgür hür bir hayat, bir yanda sarayda cariyelik... ◽◽◽ 30.11.20 #tarihikurgu 3. Sıra 30.11.20 #bayezid 1. Sıra Kitap kapağı @rumiys tarafından yapılmıştır. Nisan 2020 de yayımlanmıştır. Kitabımdan alıntı yapan veya çalan kişiler için resmi işlem yapılacaktır.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,822,847
  • WpVote
    Votes 193,007
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,207,362
  • WpVote
    Votes 723,146
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,378,715
  • WpVote
    Votes 694,917
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
KARANLIK OKYANUS "KİTAP OLDU" by AsiMavera
AsiMavera
  • WpView
    Reads 5,097,343
  • WpVote
    Votes 52,920
  • WpPart
    Parts 18
Kanı bitene kadar içti dudaklarımı. Kanım bitene kadar içtim dudaklarını. Omuzlarından göğsüne doğru inen avuç içlerim tenindeki yaraların kabarıklıklarına çarpıyor, parmak uçlarımdan bir zehir gibi akarak zihnimin içine sızıp canımı yakıyordu. Güney dudaklarımızı ayırdığı an belimdeki elini gevşetti fakat beni bırakmadı. Aralık ağzından sızan nefesi tenime çarmaya başlamıştı. "Eğer bir gün beni buna pişman edersen..." derken gözlerindeki vahşet ağır bir şekilde önüme serildi. Oralar şimdi hep yangın yeriydi. "Önce dudaklarımızı, sonra kalplerimizi söküp atarım." Bu bana söylediği bir sözden ziyade kendine ettiği apaçık bir yemindi. "Bizden geriye ne bir iz, ne de mühürler kalır..."
Kimse Sağ Çıkmaz (Tamamlandı) (Kısım 1 - Kısım 2) by BiCeruVar
BiCeruVar
  • WpView
    Reads 11,186,232
  • WpVote
    Votes 406,115
  • WpPart
    Parts 107
Kılıç ne kadar keskindi? Veya bir kurşun ne denli yakardı canı? Hangi insan ölümle dik başlı halde karşı karşıya dururdu? İnsanoğluydu işte. Ne keskin kılıçlar, ne de kavuran kurşun yarasına karşın ölümle göz göze gelmeye cesaret edemezdi. Yıkılan tabular yıllar arasında kaybolurken hatırlamazdı evlat denen mahlukat kendi kurallarını. Bir gün bir ormanda veya bir çöp konteynırında göğsünde bir kurşun yarası, cildinde ufak tefek morarmayı bekleyen kızarıklık ve karın boşluğundaki bıçak darbeleri insanın hayatının bittiği değil başladığı yerdi. Hiç olmadı bir çatıda son alınan nefes olduğu zannedilen oksijen yeni bir güne bambaşka nedenler için uyanmak demekti. Ve bir adam için o başlangıç Hera Amine'nin berbat geçen günü ile karşı karşıya gelirdi. ---- Hera Amine & Aren Rollas
~Zor Aşk~ by sontagese
sontagese
  • WpView
    Reads 6,628,120
  • WpVote
    Votes 153,634
  • WpPart
    Parts 117
Eski adı:Artık Benimsin Hikaye adı değişti. Mafya hikayesidir. Şiddet ve cinsellik içerir. KESİT (bölüm 2) Korkuyla kapıyı tekrar açmaya çalıştım açılmayacağını bile bile. Bütün vücudum bana yapacaklarını hissedercesine titriyordu. Tam arkama geldi ve durdu. Elini kapının kolundaki elime götürüp ordan çekti ve beni kendine çevirdi. Buz gibiydi, dün geceki gibi duygusuz ve buz gibi! -"Anlatmak istediğim bir şey var mı küçük kız?" Diye sordu tehdit dolu bir sesle. Ardından iri eliyle gözyaşımı sildi. Çaresizce titrerken belime dayadığı silahı hissettim. "Şu anda istediğin kadar susabilirsin. Fakat birazdan bu odadan çıkıp gittiğimizde seninle gerçekten konuşacağız." dedi ve silahı bastırdı. "Seni kimin gönderdiğini, neden gönderdiğini ve diğer bütün sorularımı cevaplayacaksın." Son çarem ondan insaf dilemekti. Kekeleyerek konuştum. -"L..lütfen bırak beni. Benim bir suçum-" Dinlemeden lafımı kesti. -"İki seçeneğin var. Konuşursun, canını fazla yakmamaya çalışırım. Yok eğer zoru seçmek istersen nefesini şimdi tüketme. Lazım olacak." Ekin Asar & Bulut Özen *Tecavüz yoktur.
Vampire's Pet by cannoness
cannoness
  • WpView
    Reads 56,287,309
  • WpVote
    Votes 2,265,367
  • WpPart
    Parts 88
The world had gone to hell long ago, taken over by the vampire race. In order to keep some sort of peace in our land, the Vampire Lords made a consecutive agreement. The rich and powerful humans could survive just as they had been, untouched by the vampires save for the occasional blood collections, or so they thought In reality, we were all under their control. Castles spread out throughout our land, one landing in each city. Each castle varied in the number of vampires residing there, but all of them carried a Lord. The Lords were the ones in charge in every city, whether we liked it or not. The vampires often roam through the city, making sure that everyone was in order and no one stepped out of line. If you stepped out of line, you died, end of story. Even if the rich were still under their control, their lives were still better than the poor. The poorest lives held a much worse fate. The men were to be put to work as slaves, whether that meant serving a specific vampire, or just building their castles, they were slaves. The women were to be pets. Pets were the lowest rank you could have. They were forced into cages that were too small to stand in with collars around their necks. They spent their lives in pet shops, just waiting for the dreadful day that they'll be bought. They were treated like animals, trained into what their master wanted, and punished if they misbehaved. Those who were lucky enough to live through that, we're to be slaughtered for their blood at age twenty-five in an act to make sure that our population would stay steady. I was born into this world. Born into this world full of blood-sucking monsters. Except, I was one of the lucky ones. Was. It all ended for me when I was 12, when I was taken away from the last bit of hope and family that I had left. Ever since then, I've lived in a cage, just rotting away, waiting, dreading for the day that some monster would make me his. This is my life. I am a pet. ~~~ Cover by: @mshacake
In 27 Days (Watty Award Winner 2012) by HonorInTheRain
HonorInTheRain
  • WpView
    Reads 51,222,200
  • WpVote
    Votes 2,108,923
  • WpPart
    Parts 39
Hadley Jamison doesn't know what to think when she hears that her classmate, Archer Morales, committed suicide. She didn't exactly know him, but that doesn't stop her from feeling like there was something she could have done to help him. So to Hadley's surprise, on the very night of Archer's funeral, she has a run in with Death himself and is offered the chance to go back in time to stop Archer from ending his life. The catch? She only has twenty-seven days to do it. And if Hadley doesn't succeed? Well, she doesn't want to think about that.