Beklenen :/
199 stories
MORANA by isilsugultekinn
isilsugultekinn
  • WpView
    Reads 327,643
  • WpVote
    Votes 2,229
  • WpPart
    Parts 1
Morana. Morana 'ölüm' demekti. Arsen Morana gözlerinde ölümü taşıyordu, damarlarında kurbanlarının kanı akıyordu. Düşmanları toprak oluyor Morana tarih yazıyordu. Tara'nın yaşadığı şehir olan Savana'da herkes kimden uzak durması gerektiğini biliyordu. Bunlar ölümü düşleyen Tara'nın umurunda değildi. 19 yaşındaki keskin nişancı olan Tara Baver, ülkenin en tehlikeli örgüt lideriyle anlaşma yapmak üzeredir. Aşk yok. Bağlanmak yok. Sadece hayatta kal. *** Uzun boylu yabancı onu karanlığa çekti, kulağına fısıldadı. "Işığını kaybeden yıldız, şimdi kollarımdasın. Derin bir nefes al, ölümü düşlesen de sana hayatı tattıracağım," Ölümün kızı Tara, ölümü zırh gibi kuşanan adamın kollarına kendini bıraktı.
Bebeğimin Babası by dlarak
dlarak
  • WpView
    Reads 8,217,888
  • WpVote
    Votes 32,410
  • WpPart
    Parts 40
Kalp ve Damar Cerrahı olan Nehir Aslan'ın bir hastalıktan dolayı hamile kalma olasılığı düşüktür, ancak katıldığı bir etkinlikte alkol aldığından dolayı patronu aynı zamanda da Hastanenin başhekimi Yavuz Demir Sancar onu evi bırakmayı teklif eder. ikilinin hayatları hiç ummadıkları bir anda küçük bir mucize ile birlikte kesişir.
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,081,723
  • WpVote
    Votes 61,071
  • WpPart
    Parts 48
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
BİR ÇAĞ YANGINI by ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    Reads 1,529
  • WpVote
    Votes 197
  • WpPart
    Parts 1
"Vatan toprağında açan her bir çiçek, bu vatana aittir. Asi bile olsa..." 1910 senesinin sonbaharında, Balkanlarda farklı hayatlar sürmekte olan iki genci bir araya getiren şey, vatanın parçalanmak üzere oluşudur. Mahru Malika Behzatova, her şeyini kaybetmemek için bir risk alır ve bu, bütün yaşamını değiştirir. Öte yandan hikâyenin diğer yüzü olan Hekimoğlu Aziz'in de hayatı, o sonbaharda değişmiştir fakat ikisinin de haberi yoktur. Evden ayrılanların, nereye ait olduğunu bilemeyenlerin, yurdunu kaybedenlerin ve cumhuriyetle beraber yeniden doğanların hikâyesi.
EZBER BOZAN by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 694,626
  • WpVote
    Votes 36,220
  • WpPart
    Parts 31
❝Sınıftan biriyle sevgili olmak istemiyorum.❞ ❝Sınıf değiştiririm.❞ Ya birincisindir ya da bir hiç. Derin Doğu mükemmel bir örnek öğrenciydi. Ortaokuldan beri ezeli rakibi olan Batuhan İlge Tan'ı geride bırakıp dönem birincisi olmayı başarmış, Türkiye geneli denemelerde derece yapmaya başlamış ve tatil boyunca ders çalışmıştı. Tek bir sorun vardı. Kimliği belirsiz bir suç dehası sınav sorularını çalıp suçu Derin'in üzerine yıkmıştı. Derin'in ise tek bir şansı vardı: Ona iftira atan bu psikopatı bulup ona dünyanın kaç bucak olduğunu gösterecek ve kariyerini lekeleyen disiplin cezasından kurtulacaktı. Hırsızı araştırırken ise Batuhan'ın ona yardım etmesi ise beklediği son şeydi. ••• "Benden nefret etmiyor musun?" diye sorarken sesimde hissettiğim duygu karmaşasından eser yoktu. "Birinciliği elinden aldım, seni suçladım, senden kaçtım. Ben-" Ne diyeceğimi bilemeden duraksadım. Herkese karşı övündüğüm şeyi ona karşı söylemek birden gözüme zor gelmeye başlamıştı. "Ben... Hep bir adım önündeyim." Tam karşımda durdu ve ifadesiz bir yüzle bana baktı. "Senden hiçbir zaman nefret etmedim Derin." Biz buyduk. Her zaman karşı karşıya kalırdık ama bu sefer... Birbirimizi boğazlamak istemiyorduk. EZBER BOZAN | BİR ADIM ÖNDE-1 Tüm hakları saklıdır! Herhangi bir kopyalama, çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır!
ŞEHBAL by MuertoNovia
MuertoNovia
  • WpView
    Reads 343,616
  • WpVote
    Votes 12,736
  • WpPart
    Parts 62
"Benden başka gidecek hiçbir yerin yok." Adam yapılı cüssesini kendinden oldukça küçük kıza iyice bastırdı ve çenesini sıkarak yüzünü kendine yükseltti. "Gidebileceğin herkesi öldürdüm, uyuyabileceğin her evi yıktım, başını koyabileceğin tüm yatakları yok ettim, sığınabileceğin her limanı yaktım ve küllerini beş okyanusa savurdum." Biraz durup kızın sindirmesini bekledi. Ağır ağır, beynine çakarcasına vurgulu bir tonda tekrar konuşmaya başladı. "Benden kaçtığında gidebileceğin tek yer benim yanım, uyuyabileceğin tek yer benim evim, başını koyabileceğin tek yatak benim yatağım ve sığınabileceğin tek liman benim kollarım." Çenesindeki elini çekmeden diğer elini incecik boynuna sardı ve yaşlarla parlayan cam gibi parlak, göğü taşıyan gözlere baktı. Kendi dipsiz kuyularının aksine onun gözleri içinde binlerce diyar bulunduruyordu ve adam o binlerce diyarın hepsini kendine istiyordu. Hepsini. Her bir tanesini. Tek tek. Sonsuza dek. Kadın, adamın omuzları üzerinden arkadaki büyük eve baktı. Ev kadının gidebileceği son yer, uyuyabileceği son yatak, sığınabileceği son limandı. Ve adam dakikalar önce o evi ateşe vermişti. "Bırak."dedi inlercesine. Bırakmadı. "Canım yanıyor."dedi. Umursamadı. O, acımasızdı. O nitelikli bir katil ve kalpsiz bir psikopattı. O, kimsesizdi. O, sığınabileceği tek limanı, kendi elleriyle yakmış, küllerini kaybetmemek için dünyayı ateşe vermişti. O, tehlikeliydi. Ve o aşıktı. Çok, çok aşık.
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,452,243
  • WpVote
    Votes 97,390
  • WpPart
    Parts 43
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
LAHZA | Kader Yazıcı by BuseGunsoy
BuseGunsoy
  • WpView
    Reads 40,178
  • WpVote
    Votes 5,675
  • WpPart
    Parts 19
Efsaneye göre her şey krallıkların ve halkın bir cadı tarafından lanetlenmesiyle başladı. Laneti yok etmek için bir çözüm arayan krallıklar tek çarelerininin asırlardır türüne rastlanmamış bir kader yazıcı olduğunu öğrenince umutları günden güne tükense de başka bir çare bulmak için canla başla araştırmaya devam ettiler. Aradıkları şeyin yanı başlarında olduğunu bilmeden... Genç kız ise güçlerinden ve olacaklardan habersiz normal bir hayat sürerken kararan gözleriyle kendini bulduğu yerin onu bambaşka bir hayata çekeceğini bilemezdi. Gözlerini araladığı yer zihniydi. Gözlerini araladığı yer kendisinden bir parçaydı. Gözlerini araladığı yer hisleriydi. Gözlerini araladığı yer içinde yaşattığı binlerce hayat ve hayal dünyasıydı. Yazdığı kitabın içine girdiğini anladığında dünyası tepetaklak olsa da bunun daha hiçbir şey olmadığından habersizdi. 📖 Bir kader örülmüş lanetle, ilmekler sökülmüş kehanetle, krallıklar cezalandırılmış bir cadının öfkesiyle. Ya lanetler kabul görecek bu evrende ya da kader baştan yazılacak kalemin hükmedicisiyle. 🔹+18 (Kan, şiddet, cinsellik vb.)🔹
LORDSTON (+18)  by nisadoganayy
nisadoganayy
  • WpView
    Reads 284,659
  • WpVote
    Votes 16,587
  • WpPart
    Parts 25
"Bu üniversitede devam kalmak istiyor musun?" Fısıltı gibi çıkan cümleleri bir bıçak gibi kulağımı kesip geçti, kanadığımı hissettim ama bir o kadar da kanamadığımı algıladım. "Evet." Yutkunmamın eşliğinde gözlerime kara bir bulut indi, ondan korksam da bir o kadar da nefret ediyordum ondan. Bu okulun sistemi, bu kızların durumu, kardeşimin geleceğini pes etmesinin sebebi sadece bu adamdı. Korksam bile asla bir adım geriye gitmezdim. Elini omuzumdaki saçlarıma getirdi, işaret ve orta parmağının arasına bir tutam alarak burnuna götürüp kokladı. Damarlarımdan akan kanın sinirden nasıl yandığını hissettim ama sesimi çıkarmadım. Parmaklarının arasındaki saçlarımı bırakmadan burnuyla boğazıma çıktı ve sırtımın adeta duvara yapışmasını sağladı. Ondan nefret ediyordum, buradaki işim bittiğinde onu öldüreceğimden emindim. "Çok mu istiyorsun?" "Çok istiyorum." "Her şeyi yapacak kadar mı?" "Her şeyi yapacak kadar." Gri gözlerindeki parlama karnıma bir sancı ekledi sanki ama dudaklarının arasından çıkan cümle bütün bedenime bir sancı ekledi. Bir bıçak karnıma girip çıktı ve ben şu anda kanamadan ölüyordum. "O halde benimle bir anlaşma yapacaksın. İstediğim zaman yanıma gelecek ve benim istediğim gibi altıma gireceksin. Derste ol veya olma, istediğim her dakika dizlerinin üzerine düşeceksin ve beni tatmin edeceksin. Tabi bu süreçte doğum kontrol hapını almayı da ihmal etmeyeceksin. Söyle bana Larissa West, koşullarımı kabul ediyor musun yoksa ikiz kardeşin gibi bu üniversiteden bir korkak olarak çekip gidiyor musun? Karar senin, küçük fare."