Beklenen :/
199 stories
MORANA by isilsugultekinn
isilsugultekinn
  • WpView
    Reads 328,493
  • WpVote
    Votes 2,236
  • WpPart
    Parts 1
Morana. Morana 'ölüm' demekti. Arsen Morana gözlerinde ölümü taşıyordu, damarlarında kurbanlarının kanı akıyordu. Düşmanları toprak oluyor Morana tarih yazıyordu. Tara'nın yaşadığı şehir olan Savana'da herkes kimden uzak durması gerektiğini biliyordu. Bunlar ölümü düşleyen Tara'nın umurunda değildi. 19 yaşındaki keskin nişancı olan Tara Baver, ülkenin en tehlikeli örgüt lideriyle anlaşma yapmak üzeredir. Aşk yok. Bağlanmak yok. Sadece hayatta kal. *** Uzun boylu yabancı onu karanlığa çekti, kulağına fısıldadı. "Işığını kaybeden yıldız, şimdi kollarımdasın. Derin bir nefes al, ölümü düşlesen de sana hayatı tattıracağım," Ölümün kızı Tara, ölümü zırh gibi kuşanan adamın kollarına kendini bıraktı.
Bebeğimin Babası by dlarak
dlarak
  • WpView
    Reads 8,218,566
  • WpVote
    Votes 32,429
  • WpPart
    Parts 40
Kalp ve Damar Cerrahı olan Nehir Aslan'ın bir hastalıktan dolayı hamile kalma olasılığı düşüktür, ancak katıldığı bir etkinlikte alkol aldığından dolayı patronu aynı zamanda da Hastanenin başhekimi Yavuz Demir Sancar onu evi bırakmayı teklif eder. ikilinin hayatları hiç ummadıkları bir anda küçük bir mucize ile birlikte kesişir.
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,328,837
  • WpVote
    Votes 71,788
  • WpPart
    Parts 53
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
BİR ÇAĞ YANGINI by ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    Reads 1,581
  • WpVote
    Votes 200
  • WpPart
    Parts 1
"Vatan toprağında açan her bir çiçek, bu vatana aittir. Asi bile olsa..." 1910 senesinin sonbaharında, Balkanlarda farklı hayatlar sürmekte olan iki genci bir araya getiren şey, vatanın parçalanmak üzere oluşudur. Mahru Malika Behzatova, her şeyini kaybetmemek için bir risk alır ve bu, bütün yaşamını değiştirir. Öte yandan hikâyenin diğer yüzü olan Hekimoğlu Aziz'in de hayatı, o sonbaharda değişmiştir fakat ikisinin de haberi yoktur. Evden ayrılanların, nereye ait olduğunu bilemeyenlerin, yurdunu kaybedenlerin ve cumhuriyetle beraber yeniden doğanların hikâyesi.
EZBER BOZAN by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 837,758
  • WpVote
    Votes 48,057
  • WpPart
    Parts 37
❝Sınıftan biriyle sevgili olmak istemiyorum.❞ ❝Sınıf değiştiririm.❞ Ya birincisindir ya da bir hiç. Derin Doğu mükemmel bir örnek öğrenciydi. Ortaokuldan beri ezeli rakibi olan Batuhan İlge Tan'ı geride bırakıp dönem birincisi olmayı başarmış, Türkiye geneli denemelerde derece yapmaya başlamış ve tatil boyunca ders çalışmıştı. Tek bir sorun vardı. Kimliği belirsiz bir suç dehası sınav sorularını çalıp suçu Derin'in üzerine yıkmıştı. Derin'in ise tek bir şansı vardı: Ona iftira atan bu psikopatı bulup ona dünyanın kaç bucak olduğunu gösterecek ve kariyerini lekeleyen disiplin cezasından kurtulacaktı. Hırsızı araştırırken ise Batuhan'ın ona yardım etmesi ise beklediği son şeydi. ••• "Benden nefret etmiyor musun?" diye sorarken sesimde hissettiğim duygu karmaşasından eser yoktu. "Birinciliği elinden aldım, seni suçladım, senden kaçtım. Ben-" Ne diyeceğimi bilemeden duraksadım. Herkese karşı övündüğüm şeyi ona karşı söylemek birden gözüme zor gelmeye başlamıştı. "Ben... Hep bir adım önündeyim." Tam karşımda durdu ve ifadesiz bir yüzle bana baktı. "Senden hiçbir zaman nefret etmedim Derin." Biz buyduk. Her zaman karşı karşıya kalırdık ama bu sefer... Birbirimizi boğazlamak istemiyorduk. EZBER BOZAN | BİR ADIM ÖNDE-1 Tüm hakları saklıdır! Herhangi bir kopyalama, çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır!
ŞEHBAL by MuertoNovia
MuertoNovia
  • WpView
    Reads 369,021
  • WpVote
    Votes 13,674
  • WpPart
    Parts 65
Rivayet odur ki; Anka yanacağı vakit göğün en yüksek yerine çıkar, kanatlarını son kez karanlığa açar ve kor ateş olmadan evvel en kıymetli tüyünü yeryüzüne düşürürmüş. O tüye Şehbal denirmiş; kimin avucuna düşerse ona baht getirirmiş. Ateşe yaklaş, çünkü Anka yanmadan Şehbal olmaz. Bir borç varmış, bir anlaşma yapılmış, bir yangın çıkmış. Bir yıkımın adını Muhrip koymuşlar, bir yangının adını Alaz. Kaderlerini kor ateşle birbirine bağlamışlar, o yangının adını aşk koymuşlar. Karanlık bir sokağa bir ağıt düşmüş, bir kadın ateş olmuş yürümüş. Bir adam ölüme koşarken sevda denen ateşe düşmüş. Bir kurşun saplanmış göğsüne, bir çift göz değmiş gözüne. Yiğitmiş, dünyaya diz çöktürmüş, yiğitmiş, kızıl saçlı bir kadının önünde diz çökmüş. "Efsaneye inanıyor musun?" Yüzünde gizemli bir tebessüm belirdi. "Efsanelere mi bilmiyorum ama bazı hikayelerin insanı seçtiğine inanıyorum." Gözleri gözlerimi buldu. "Efsanelere değil, sana inanıyorum." Bir kibrit çak, yansın karanlıklar. Ateşe yaklaş çünkü yanmadan yazılmaz masallar.
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,550,896
  • WpVote
    Votes 100,669
  • WpPart
    Parts 43
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
LAHZA | Kader Yazıcı by BuseGunsoy
BuseGunsoy
  • WpView
    Reads 40,255
  • WpVote
    Votes 5,675
  • WpPart
    Parts 19
Efsaneye göre her şey krallıkların ve halkın bir cadı tarafından lanetlenmesiyle başladı. Laneti yok etmek için bir çözüm arayan krallıklar tek çarelerininin asırlardır türüne rastlanmamış bir kader yazıcı olduğunu öğrenince umutları günden güne tükense de başka bir çare bulmak için canla başla araştırmaya devam ettiler. Aradıkları şeyin yanı başlarında olduğunu bilmeden... Genç kız ise güçlerinden ve olacaklardan habersiz normal bir hayat sürerken kararan gözleriyle kendini bulduğu yerin onu bambaşka bir hayata çekeceğini bilemezdi. Gözlerini araladığı yer zihniydi. Gözlerini araladığı yer kendisinden bir parçaydı. Gözlerini araladığı yer hisleriydi. Gözlerini araladığı yer içinde yaşattığı binlerce hayat ve hayal dünyasıydı. Yazdığı kitabın içine girdiğini anladığında dünyası tepetaklak olsa da bunun daha hiçbir şey olmadığından habersizdi. 📖 Bir kader örülmüş lanetle, ilmekler sökülmüş kehanetle, krallıklar cezalandırılmış bir cadının öfkesiyle. Ya lanetler kabul görecek bu evrende ya da kader baştan yazılacak kalemin hükmedicisiyle. 🔹+18 (Kan, şiddet, cinsellik vb.)🔹
LORDSTON (+18)  by nisadoganayy
nisadoganayy
  • WpView
    Reads 317,601
  • WpVote
    Votes 18,401
  • WpPart
    Parts 28
"Bu üniversitede devam kalmak istiyor musun?" Fısıltı gibi çıkan cümleleri bir bıçak gibi kulağımı kesip geçti, kanadığımı hissettim ama bir o kadar da kanamadığımı algıladım. "Evet." Yutkunmamın eşliğinde gözlerime kara bir bulut indi, ondan korksam da bir o kadar da nefret ediyordum ondan. Bu okulun sistemi, bu kızların durumu, kardeşimin geleceğini pes etmesinin sebebi sadece bu adamdı. Korksam bile asla bir adım geriye gitmezdim. Elini omuzumdaki saçlarıma getirdi, işaret ve orta parmağının arasına bir tutam alarak burnuna götürüp kokladı. Damarlarımdan akan kanın sinirden nasıl yandığını hissettim ama sesimi çıkarmadım. Parmaklarının arasındaki saçlarımı bırakmadan burnuyla boğazıma çıktı ve sırtımın adeta duvara yapışmasını sağladı. Ondan nefret ediyordum, buradaki işim bittiğinde onu öldüreceğimden emindim. "Çok mu istiyorsun?" "Çok istiyorum." "Her şeyi yapacak kadar mı?" "Her şeyi yapacak kadar." Gri gözlerindeki parlama karnıma bir sancı ekledi sanki ama dudaklarının arasından çıkan cümle bütün bedenime bir sancı ekledi. Bir bıçak karnıma girip çıktı ve ben şu anda kanamadan ölüyordum. "O halde benimle bir anlaşma yapacaksın. İstediğim zaman yanıma gelecek ve benim istediğim gibi altıma gireceksin. Derste ol veya olma, istediğim her dakika dizlerinin üzerine düşeceksin ve beni tatmin edeceksin. Tabi bu süreçte doğum kontrol hapını almayı da ihmal etmeyeceksin. Söyle bana Larissa West, koşullarımı kabul ediyor musun yoksa ikiz kardeşin gibi bu üniversiteden bir korkak olarak çekip gidiyor musun? Karar senin, küçük fare."