Beklenen :/
200 stories
AZE بقلم kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    مقروء 211,795
  • WpVote
    صوت 14,364
  • WpPart
    أجزاء 27
"Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
+11 أكثر
BİR ÇAĞ YANGINI بقلم ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    مقروء 1,286
  • WpVote
    صوت 188
  • WpPart
    أجزاء 1
"Vatan toprağında açan her bir çiçek, bu vatana aittir. Asi bile olsa..." 1910 senesinin sonbaharında, Balkanlarda farklı hayatlar sürmekte olan iki genci bir araya getiren şey, vatanın parçalanmak üzere oluşudur. Mahru Malika Behzatova, her şeyini kaybetmemek için bir risk alır ve bu, bütün yaşamını değiştirir. Öte yandan hikâyenin diğer yüzü olan Hekimoğlu Aziz'in de hayatı, o sonbaharda değişmiştir fakat ikisinin de haberi yoktur. Evden ayrılanların, nereye ait olduğunu bilemeyenlerin, yurdunu kaybedenlerin ve cumhuriyetle beraber yeniden doğanların hikâyesi.
+7 أكثر
EZBER BOZAN بقلم Limaei
Limaei
  • WpView
    مقروء 423,315
  • WpVote
    صوت 11,411
  • WpPart
    أجزاء 16
❝Sınıftan biriyle sevgili olmak istemiyorum.❞ ❝Sınıf değiştiririm.❞ Ya birincisindir ya da bir hiç. Derin Doğu mükemmel bir örnek öğrenciydi. Ortaokuldan beri ezeli rakibi olan Batuhan İlge Tan'ı geride bırakıp dönem birincisi olmayı başarmış, Türkiye geneli denemelerde derece yapmaya başlamış ve tatil boyunca ders çalışmıştı. Tek bir sorun vardı. Kimliği belirsiz bir suç dehası sınav sorularını çalıp suçu Derin'in üzerine yıkmıştı. Derin'in ise tek bir şansı vardı: Ona iftira atan bu psikopatı bulup ona dünyanın kaç bucak olduğunu gösterecek ve kariyerini lekeleyen disiplin cezasından kurtulacaktı. Hırsızı araştırırken ise Batuhan'ın ona yardım etmesi ise beklediği son şeydi. ••• "Benden nefret etmiyor musun?" diye sorarken sesimde hissettiğim duygu karmaşasından eser yoktu. "Birinciliği elinden aldım, seni suçladım, senden kaçtım. Ben-" Ne diyeceğimi bilemeden duraksadım. Herkese karşı övündüğüm şeyi ona karşı söylemek birden gözüme zor gelmeye başlamıştı. "Ben... Hep bir adım önündeyim." Tam karşımda durdu ve ifadesiz bir yüzle bana baktı. "Senden hiçbir zaman nefret etmedim Derin." Biz buyduk. Her zaman karşı karşıya kalırdık ama bu sefer... Birbirimizi boğazlamak istemiyorduk. EZBER BOZAN | BİR ADIM ÖNDE-1 Tüm hakları saklıdır! Herhangi bir kopyalama, çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır!
+19 أكثر
ŞEHBAL بقلم MuertoNovia
MuertoNovia
  • WpView
    مقروء 232,535
  • WpVote
    صوت 8,782
  • WpPart
    أجزاء 50
"Benden başka gidecek hiçbir yerin yok." Adam yapılı cüssesini kendinden oldukça küçük kıza iyice bastırdı ve çenesini sıkarak yüzünü kendine yükseltti. "Gidebileceğin herkesi öldürdüm, uyuyabileceğin her evi yıktım, başını koyabileceğin tüm yatakları yok ettim, sığınabileceğin her limanı yaktım ve küllerini beş okyanusa savurdum." Biraz durup kızın sindirmesini bekledi. Ağır ağır, beynine çakarcasına vurgulu bir tonda tekrar konuşmaya başladı. "Benden kaçtığında gidebileceğin tek yer benim yanım, uyuyabileceğin tek yer benim evim, başını koyabileceğin tek yatak benim yatağım ve sığınabileceğin tek liman benim kollarım." Çenesindeki elini çekmeden diğer elini incecik boynuna sardı ve yaşlarla parlayan cam gibi parlak, göğü taşıyan gözlere baktı. Kendi dipsiz kuyularının aksine onun gözleri içinde binlerce diyar bulunduruyordu ve adam o binlerce diyarın hepsini kendine istiyordu. Hepsini. Her bir tanesini. Tek tek. Sonsuza dek. Kadın, adamın omuzları üzerinden arkadaki büyük eve baktı. Ev kadının gidebileceği son yer, uyuyabileceği son yatak, sığınabileceği son limandı. Ve adam dakikalar önce o evi ateşe vermişti. "Bırak."dedi inlercesine. Bırakmadı. "Canım yanıyor."dedi. Umursamadı. O, acımasızdı. O nitelikli bir katil ve kalpsiz bir psikopattı. O, kimsesizdi. O, sığınabileceği tek limanı, kendi elleriyle yakmış, küllerini kaybetmemek için dünyayı ateşe vermişti. O, tehlikeliydi. Ve o aşıktı. Çok, çok aşık.
Gözyaşı Kadehleri بقلم dusklavande
dusklavande
  • WpView
    مقروء 1,002,682
  • WpVote
    صوت 76,740
  • WpPart
    أجزاء 41
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
LAHZA | Kader Yazıcı بقلم BuseGunsoy
BuseGunsoy
  • WpView
    مقروء 39,883
  • WpVote
    صوت 5,669
  • WpPart
    أجزاء 19
Efsaneye göre her şey krallıkların ve halkın bir cadı tarafından lanetlenmesiyle başladı. Laneti yok etmek için bir çözüm arayan krallıklar tek çarelerininin asırlardır türüne rastlanmamış bir kader yazıcı olduğunu öğrenince umutları günden güne tükense de başka bir çare bulmak için canla başla araştırmaya devam ettiler. Aradıkları şeyin yanı başlarında olduğunu bilmeden... Genç kız ise güçlerinden ve olacaklardan habersiz normal bir hayat sürerken kararan gözleriyle kendini bulduğu yerin onu bambaşka bir hayata çekeceğini bilemezdi. Gözlerini araladığı yer zihniydi. Gözlerini araladığı yer kendisinden bir parçaydı. Gözlerini araladığı yer hisleriydi. Gözlerini araladığı yer içinde yaşattığı binlerce hayat ve hayal dünyasıydı. Yazdığı kitabın içine girdiğini anladığında dünyası tepetaklak olsa da bunun daha hiçbir şey olmadığından habersizdi. 📖 Bir kader örülmüş lanetle, ilmekler sökülmüş kehanetle, krallıklar cezalandırılmış bir cadının öfkesiyle. Ya lanetler kabul görecek bu evrende ya da kader baştan yazılacak kalemin hükmedicisiyle. 🔹+18 (Kan, şiddet, cinsellik vb.)🔹
LORDSTON (+18)  بقلم nisadoganayy
nisadoganayy
  • WpView
    مقروء 237,696
  • WpVote
    صوت 14,932
  • WpPart
    أجزاء 24
"Bu üniversitede devam kalmak istiyor musun?" Fısıltı gibi çıkan cümleleri bir bıçak gibi kulağımı kesip geçti, kanadığımı hissettim ama bir o kadar da kanamadığımı algıladım. "Evet." Yutkunmamın eşliğinde gözlerime kara bir bulut indi, ondan korksam da bir o kadar da nefret ediyordum ondan. Bu okulun sistemi, bu kızların durumu, kardeşimin geleceğini pes etmesinin sebebi sadece bu adamdı. Korksam bile asla bir adım geriye gitmezdim. Elini omuzumdaki saçlarıma getirdi, işaret ve orta parmağının arasına bir tutam alarak burnuna götürüp kokladı. Damarlarımdan akan kanın sinirden nasıl yandığını hissettim ama sesimi çıkarmadım. Parmaklarının arasındaki saçlarımı bırakmadan burnuyla boğazıma çıktı ve sırtımın adeta duvara yapışmasını sağladı. Ondan nefret ediyordum, buradaki işim bittiğinde onu öldüreceğimden emindim. "Çok mu istiyorsun?" "Çok istiyorum." "Her şeyi yapacak kadar mı?" "Her şeyi yapacak kadar." Gri gözlerindeki parlama karnıma bir sancı ekledi sanki ama dudaklarının arasından çıkan cümle bütün bedenime bir sancı ekledi. Bir bıçak karnıma girip çıktı ve ben şu anda kanamadan ölüyordum. "O halde benimle bir anlaşma yapacaksın. İstediğim zaman yanıma gelecek ve benim istediğim gibi altıma gireceksin. Derste ol veya olma, istediğim her dakika dizlerinin üzerine düşeceksin ve beni tatmin edeceksin. Tabi bu süreçte doğum kontrol hapını almayı da ihmal etmeyeceksin. Söyle bana Larissa West, koşullarımı kabul ediyor musun yoksa ikiz kardeşin gibi bu üniversiteden bir korkak olarak çekip gidiyor musun? Karar senin, küçük fare."
LAZARUS DENKLEMİ بقلم elyeska
elyeska
  • WpView
    مقروء 2,655
  • WpVote
    صوت 276
  • WpPart
    أجزاء 6
(PANTHEA SERİSİ 2. KİTABIDIR.) Sanki dünyanın sonuymuşçasına kar yağıyordu, ya da zaten dünyanın sonuydu. Babam, dünyanın sonu ile başının aynı olduğunu söylermiş. Başladığı yere geri dönermiş insan hep, geçmişinin hayaletinden kaçamazmış. Kazanmak denilen şey bir yanılsama, gerçek olan tek şey ise "ev" miş. O da doğduğu evin bahçesine bir oyuncak gibi fırlatıldığı bir gecede, kanı karların arasına karışıp, beyazı kırmızıya boyayarak ölmüş. Yine de, bu beni kardan hiç soğutmadı. Sadece aynı şekilde bir ölümü hayal etmemi sağladı. Karlar ve ben. * Anya Petrovna, Rusya'nın son kraliyet ailesinin soyundan gelen genç bir kadındır ve isteği dışı evlendirileceğini öğrendiği gün seneler önce ona verilmiş bir sözü hatırlar. Sözün sahibi artık içlerindeki en güçlü adamdır ve kızın ona borçlu kalmasını dileyerek kurguladığı plan, sonunda ona istediğini getirecektir. Anya tek bir kelime fısıldar, "Kabil nişanı." ve Damien Vadianov, onu sonsuza kadar kendisine alır.
SUS ÇİZGİSİ بقلم darkpsykhe
darkpsykhe
  • WpView
    مقروء 957,890
  • WpVote
    صوت 70,409
  • WpPart
    أجزاء 31
O kadar zıtlardı ki, biri kor iken diğeri serinleten bir içim su gibiydi. İşin aslı da buydu zaten. Denge zıtlık gerektirirdi. Yanarsan denge bozulur, yakarsan tek kalırsın. Onu olduğu gibi bırak, avuçlarına dolsun. Seyre dur, sustuğun zamanların acısını o çıkartır. ☯ Genç kız, ölen babasının hattını kapatsa dahi yazmaktan vazgeçecek gibi durmuyordu. Tek tik çifte döndüğünde kader çizgisi onun için bir kez daha kırıldı.