🤝
6 histórias
Satranç de ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Leituras 63,125
  • WpVote
    Votos 2,048
  • WpPart
    Capítulos 7
Satranç, Zweig'ın psikolojik birikimini bütünüyle devreye soktuğu bir öyküdür ve bu öykünün baş kişileri, tamamen yazarın biyografilerinde ele aldığı kişileri işleyiş biçimiyle sergilenmiştir. Zweig ölümünden hemen önce tamamladığı birkaç düzyazı metinden biri olan Satranç'ı kaleme aldığı sırada, karısı Lotte Zweig ile birlikte göç ettiği Brezilya'da yaşamaktaydı. Satranç'ta da, olay yeri olarak New York'dan Buenos Aires'e gitmekte olan bir yolcu gemisini seçmiştir. Bu gemide tamamen rastlantı sonucu karşılaşan üç kişi: yeni dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic, sıradan bir satranç oyuncusu olan anlatıcı ve bir zamanlar çok usta bir satranç oyuncusu olan, ama hayli zamandır satrançtan uzak kalmış bulunan Dr. B., öykünün aktörleridir.
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat de ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Leituras 52,002
  • WpVote
    Votos 2,232
  • WpPart
    Capítulos 10
Zweig bu novellası'nda bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir. Özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılan bir kadının bu kısa ve yoğun hikâyesi, kadın kalbinin sırlarına ermiş ustanın kaleminde olağanüstü bir anlatıya dönüşür. Yapıtı için mekân olarak muhteşem atmosferiyle Fransız Riviera'sını seçen Zweig, 1920'li yılların sonlarında Avrupa'nın "kibar" tabakasının ikiyüzlü ahlak anlayışına yönelik eleştirel tavrıyla dikkat çeker.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu de ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Leituras 80,357
  • WpVote
    Votos 4,526
  • WpPart
    Capítulos 6
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Çevirmen: Ahmet Cemal Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları İlk Baskı Yılı: 2012
Bir İdam Mahkumunun Son Günü de ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Leituras 46,906
  • WpVote
    Votos 1,706
  • WpPart
    Capítulos 10
Victor Hugo, 1829 yılında yayımlanan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü'nü yazdığında 26 yaşındaydı. Genç yazar, ölüme mahkûm edilen bir insanın son gününü büyük bir ustalıkla anlatarak kamu vicdanını etkilemeyi ve idam cezasına karşı bir protesto hareketi başlatmayı amaçlamış, başarılı da olmuştur. Bugün dünyanın birçok ülkesinde idam cezası yürürlükten kaldırılmışsa, böylesi bir cezanın hem trajik hem de insanlık dışı yanını daha XIX. yüzyılın ilk yarısında gözler önüne seren Hugo'nun bunda hiç de azımsanmayacak bir payı olsa gerek. Şiirleri, oyunları, Sefiller ve Notre-Dame'ın Kamburu gibi yapıtlarıyla Romantik dönem Fransız edebiyatının en saygın yazarlarından biri olan Victor Hugo'nun bu romanının bir başka önemli özelliği de, bir tür "zihinsel otopsi" niteliği taşımasıdır. Can Yayınları Çeviri: Erhan Büyükakıncı
Feuillemort ✓ de mensemortuis
mensemortuis
  • WpView
    Leituras 1,341
  • WpVote
    Votos 200
  • WpPart
    Capítulos 11
Ölen bir yaprağın rengi, Fransa'da bir aşk hikayesi. *** Elliot, kardeşini çok küçükken lösemi yüzünden kaybetmiş yirmili yaşlarının ortalarında bir polis memurudur. Komşusu Archie'ye karşılıksız bir şekilde sevgi beslemektedir. Fakat ne yaparsa yapsın Archie için bir dosttan öteye geçememiştir. Bir gün kendisini Archie'nin gizemlerle dolu yaşamını araştırırken bulur. Bu kısa hikaye; @Calanthe , @ShinRin2 ve @PiAdam ile birlikte ortak yazılmıştır. Grafikler @mensemortuis ve @Calanthe 'ye aittir.
Küçük Prens de ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Leituras 195,337
  • WpVote
    Votos 14,294
  • WpPart
    Capítulos 28
"Hoşça git." dedi tilki. "Vereceğim sır çok basit: İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez." Küçük Prens unutmamak için tekrarladı: "Gerçeğin mayası gözle görülmez."