Vfjhgnv
- Reads 6,751
- Votes 266
- Parts 25
Suratımdaki eğlence de bittiğinde artık tamamen ciddiydim. "Birkan..." seslendiğimde yavaşça bana baktı. Gözlerindeki o boşluk, neye uğradığımı şaşırttı. Sanki ne demiştim onu da anlamadım ama düzeltmem gereken bir şey olduğunu biliyordum.
"Ben öyle demek istemed-"
"Tam olarak öyle dedin. Ben sana yardım edeceğim dedim, arkandayım dedim. Sen dalga geçtin benimle!" Sözümü sert bir sesle kestiğinde donup kaldım. Belim, bacağına temas ediyordu. Ben rahatsız olmadım ama sanırım o oldu çünkü benden öte tarafa kayarak temasımızı kesti.
Ben öyle bir şey demek istememiştim ona. Nasıl laftı öyle? Arkamda olduğunu, yaptığı yardımları nasıl görmezden gelebileceğime inanıp bunu düşünebilirdi?
"Şaka yapmıştı-"
"Her şakanın altında bir gerçek vardır dimi?" Beni afallattı. Asla öyle bir şey düşünmemiştim. Kafamı iki yana salladım çünkü artık konuşmama bile müsade etmiyordu. Gözlerini bir saniyelik bana değdirip hemen çektiğinde nefesimin kesildiğini hissettim.
Göğsüm sıkışmaya başladı...
Bu kadar saçma bir şaka nasıl olur da buraya gelebilir anlam veremiyordum çünkü Birkan, olgun bir adamdı. Bazı şeylerin şaka olup olmadığını bilip ona göre yargılayabilecek kadar akıllıydı. Lakin şu an korkunç bir gerilik yaşıyordu zekasında.
Elimi uzatıp yüzüne dokunmak istedim. Kafasını yana çekerek elimin havada donup kalmasına sebep oldu. "İstemiyor musun beni? Sadece küçük bir keli-" gözleri bir anda bana döndü. İlk defa bu kadar değişik bir ifade gördüm gözlerinde. Sadece onu da görmedim, başka bir şey daha belirdi ama hemen gitti. Dudaklarından aniden çıkan tiksinti dolu ifadeyle kalp krizi geçireceğimi sandım.
"Git!"
İkimiz de aynı anda donduk.