okumak,okutturmak adına
3 stories
Elisya by TugbaaPeker
TugbaaPeker
  • WpView
    Reads 649,747
  • WpVote
    Votes 45,034
  • WpPart
    Parts 50
Gözlerimi sımsıkı kapatarak derin bir nefes aldım. Yapmak üzere olduğum şey benim için bile deliceydi. Sadece birkaç dakika sonra yüzyıllar öncesine gidebilecektim. Ve bu çok tehlikeliydi. Ama buna mecburdum. Başarmam gereken bir görevim vardı. Yanımdaki adam son kontrollerini yaparken aklımdan geçenleri okumuş gibi, "Buna mecbur değilsin." dedi. Gözlerimi açtım ama tamamen ileriye sabitlenmişti bakışlarım. Hayatımı değiştirecek olan yere... Cevap vermedim. "Neler olacağını bilmiyoruz." diye devam etti. "Hafızan tamamen silinebilir." Kararlı olduğumdan emin olmak için bildiğim şeyleri son kez hatırlatıyordu bana. "Bu durumda uyandığında tamamen farklı biri bile olabilirsin." "Bir daha hiç geri dönemeyebilirsin." Bu son sözüyle çözülmüş gibi bakışlarımı ona çevirdim. Ama bu da bilmediğim bir şey değildi. Gümüş desenli siyah sırt çantamı omzuma asarken dudağımın bir kenarı yukarı kıvrıldı. "Bir suikastçi öleceğini bilse bile görevinden vazgeçmez." dedim kararlılıkla.
Yaşarken Ölmek Gerekir by kayipbirsahis
kayipbirsahis
  • WpView
    Reads 286,766
  • WpVote
    Votes 16,436
  • WpPart
    Parts 59
"Beni kendi inşa ettiğim o korkunç okullardan alıyor, uyuz Sokrates gibi sorular sorup konuşturuyor, sistemimdeki tüm karanlığı kendi kendime anlamamı sağlıyorsun." Gülümseyerek yanağını hafifçe okşarken gözlerim yanıyordu. "O itaatkâr karanlığın yanında senin ışıklarının kâfirlik olduğunu söylediğimde bana enfes resimler gösteriyor, aklımı alıyor; bir sahneye çıkartıyor ve kalbimi veriyorsun." Normalde kabul etmeyeceğim kadar yoğun duygular çenemin hafifçe titremesine sebep olurken onun dudakları hafifçe aralanmış, gözleri tamamen bana teslim olmuş bir vaziyette yüzümü izliyordu. "Omuzlarımda olduğunu bile unuttuğum o korkunç yükü çekip alıyorsun..." İç çekerek saçlarını bir kez daha okşadım. "Ama sistemim o karanlığa o kadar alışık ki yalnızca ışık değil, savaşma arzusu da getiriyorsun. Karşıtlıklar... Ortaya çıkarıyorsun. İçimde cadıları yakıyorlar, fikirleri suçluyorlar, çiçekleri izinsiz açtılar diye susuz bırakıyorlar... Yine de başımı döndürüyorsun, beni aydınlatıyorsun, elimden tutuyorsun ve aslında benim bahara ihtiyacım olmadığını, tek başıma baharı getirebileceğimi söylüyorsun. Sen geldiğinde gülümsemek istiyorum." Kısa bir an göz göze kaldık, yutkundum. "Anlıyorsun değil mi?" derken bir sarhoştan ziyade çaresiz bir divane gibiydim. Cevap olarak hafifçe yutkundu, elleri belime yerleşti. Sanki bu bir fitilmiş gibi ona doğru daha da yaklaştım, burnum yanağında bir çizgi çizerek sürtünürken derin bir iç çektim. Nefesi durdu. Sonra ellerimi yüzünden çekerek birini omzuna, öbürünü göğsüne yerleştirdim ve gözlerim yüzündeki en sevdiğim noktaya indi. Ne olduğunu bile anlayamadı, dudaklarım sus çizgisine yaslandı. "Benim rönesansım." Mart 2020 GENÇ YETİŞKİN
Hüzün Yağmuru Senfonisi by -madamyazar
-madamyazar
  • WpView
    Reads 74,684
  • WpVote
    Votes 9,507
  • WpPart
    Parts 37
"99 tane sarı balon uçuracağız gökyüzüne iyileştiğin gün." Küçük kız, gözüne gelen gün ışığını minik elleriyle engellemeye çalışırken başını çevirip yanında duran masum yüze baktı. "Neden 99 tane?" diye sordu anlam veremeyerek. Çocuk, küçük parmaklarının hepsini açıp on sayısını gösterdikten sonra gülümsedi. "Çünkü en mükemmel sayı 10 olarak kabul edilir ve ben mükemmel şeylerden hoşlanmam." deyip serçe parmağını avucuna kapatarak dokuz yaptı. "O zaman, neden 9 tane değil de 99 tane?" "Çünkü 9 tanesi sevincimizi anlatmaya yetmez." Birbirlerine bakıp tebessüm ettiler. Küçük kızın karşısında duran bu kişi, minik bir çocuğun yüreğinden çok daha fazlasını taşıyordu. Sakince serçe parmağını büküp çocuğa doğru uzattı. "Söz mü?" Küçük çocuk da onun yaptığı gibi serçe parmağını büküp kızın parmağıyla buluşturdu parmağını. "Söz, hem de güneş sözü." • mayıs 2020 | madamyazar •kapak | sevgisizcesevdi•