🍂
30 stories
Elzem: Leyla Gecesi by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 1,454,994
  • WpVote
    Votes 119,201
  • WpPart
    Parts 31
"Leyla!" Günlerin yer değiştirdiği o saatlerde, gecenin en karasında, bir ruhun kilitli kalmış sokaklarındaydık. "Burada ne arıyorsun?" Başkası için kül olan bir yüreğin yeniden yanacağını düşünmezdim ona kadar. Sigaranın külünün düştüğü zeminde ayağının ucuyla geçmişin izlerini sildi sanki. "Seni tanıdığım o günden beri açılan kapıların, çıktığım yolların sonu hep sana varıyor." Bir tebessümün kıyısında var olup orada yok oldum. "Belki benim de çıkmazım sensin. Leyl'im, Leyla'm, gecemin karanlığı, çıkmazım..." Onun kurduğu anlamların benim cümlelerimin üzerini örttüğünü hissettim. O çıkmazda onunla kalmaya gönüllü gibi "Benden ne istiyorsun?" Diye sordum. "Seni." Dedi. ... Leyl... Leyla... Gece saçlı güzel kadın...
ŞEYDA BÜLBÜL by EfendiOlric
EfendiOlric
  • WpView
    Reads 27,952
  • WpVote
    Votes 1,846
  • WpPart
    Parts 17
"Siz onu hiç tanımadınız tabii. Bilmezsiniz kollarının arasında olmanın verdiği güveni. Öyle bir sarardı ki o kolları, o zamanlar kumral olan şu bembayaz saçlarımdan bir koku çekerdi içine, sonra yeşil gözlerime iki buse kondururdu... Ben babamın evinde, annemin dizinin dibinde küçük bir kız çocuğuyken dahi öyle huzurlu, korkusuz, güvende hissetmemiştim. Ev onun olduğu her yerdi, kollarının arasıydı, sıcak sinesiydi. Huzur, o varsa vardı. Beni öyle severdi ki hayatında hiç sevilmemişsin sen Süheyla derdim kendime. Derdim de bilmezdim işte o sevginin kıymetini. Kör, cahil, aklını kaybetmiş biriydim. Şeyda Bülbüldüm. Size hikâyeyi anlatacağım ancak bilmelisiniz ki bu hikâye benim hikayem değil. Size bir adamın hikayesinden bahsedeceğim." 🍁 "Seni Süheyla... Sadece seni... Bir seni Süheyla, bir seni. Bir seni her şeye rağmen, bir seni hâlâ... " 🦋
İHTİLAL by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 24,590,380
  • WpVote
    Votes 1,105,352
  • WpPart
    Parts 52
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. O gece şafak söktü, güneş doğdu, sabah oldu. Olmamalıydı.
KANLI HARBİYE  by Voctevya
Voctevya
  • WpView
    Reads 498,826
  • WpVote
    Votes 13,118
  • WpPart
    Parts 8
❝ Kanla açılan bir hikayenin sayfaları, daha çok kanla yazılmaya mahkumdur. Çünkü kan başladıysa, sonuna kadar akar. ❞ Bir gece belirsiz kişiler tarafından ülke devlet adamlarına yönelik yapılan vahşi katliam sonucu ülke geri dönülmez büyük bir uçuruma sürüklenip kendi içinde parçalara ayrılır. Ve bu bütün dengeleri altüst eder. Çünkü ülkenin her bir bölünmüş bölgesi farklı federallerin hakimiyeti altına girmeye başlamış ve artık böylelikle de başa geçen her federal kendi düzenini, kendi kurallarını, istekleri doğrultusunda şekillendirmeye başlamıştır. Kimi federal halkına özgürlüğü, eşitliği ve rahatlığı sunarken, kimisi acımasız diktatörlüğü ile halkını anarşi içinde kaybeder. Bölgelerinde yaşayan insanlar ise bu hiyerarşik sisteme ayak uydurmaktan başka çareleri yoktur. İşte herkese dayatılan bu korkunç düzene başkaldıran ve değiştirmeye çalışan Ülke Başkanın tanınan kızı Avukat Pera A. Dorokva ve bu yolda onu araştırıp, yanlarına sızmak için gizli görevlendirilen Matov askeri yüzbaşı Harpkan Davis. İkisininde hiç kolay hayatları olmayacaktı. "KANLI HARBİYE"
KORGAN by nemesisyza
nemesisyza
  • WpView
    Reads 276,903
  • WpVote
    Votes 15,373
  • WpPart
    Parts 9
Kuleli Askeri Lisesi'nden beri tanışan dört yakın arkadaş, o gün özel bir görev için operasyona beraber çıkmışlardı. Biri şehit oldu. Biri askerlikten ihraç edildi ve kayıplara karıştı. Diğer ikisi artık aynı timdeydi ama görev harici tek bir kelime bile konuşmuyorlardı. *** Üstün zekâsıyla tanınan Almila, Boğaziçi Üniversitesi Matematik bölümünden birincilikle mezun olduktan sonra Oxford Üniversitesi'nden burs teklifi alır. Ancak daha bu fırsatı düşünemeden, babasının eski arkadaşı olan Cengiz Albay'ın kapısını çalmasıyla hayatı bambaşka bir yöne savrulur. Almila, iki yol arasında kalır. Ya akademik kariyerine devam edecektir ya da şehit düşen yüzbaşı babasının mirasına sahip çıkacaktır. Ve o; söz konusu vatanı olunca kolay olanı değil doğru olanı seçer. Oxford teklifini elinin tersiyle iter ve askeriyede istihbarat analisti olarak çalışmaya başlar. Ancak bilmediği bir şey vardır. Teknik istihbarat sağlayacağı timin başındaki isim, iki yıl önce şehit olan abisinin en yakın arkadaşı Pars Karadağlı'dır. Ve onları bekleyen şey; aynı ateşte yanmış iki kalbin taşıdığı güçlü bir intikam arzusu ve belki de kaderin sessizce ördüğü geri dönüşü olmayan ortak bir gelecektir.
ASYA (TAMAMLANDI) by suyyumsu
suyyumsu
  • WpView
    Reads 1,617,060
  • WpVote
    Votes 75,302
  • WpPart
    Parts 65
Abi kitapları kıtlığı çekiyorsanız doğru yerdesiniz. Sizden istediğim ana karakter olan kız ile empati kurmanız. Babasına olan düşkünlüğünü anlamanız. Bu kitapta önyargılı abiler yok, karışan bebekler yok. Alışılmış klasik abilerim hikayesi değildir. Dikkat! Bu kitabı okurken neden benim abim yok diye dert yanabilirsiniz :) "Onu istemiyorum." Nefret dolu bakışları bendeyken babamdan uzaklaştı. "Benim kızım değil o!" dedi ve üstüme atılmak için hamle yaptı. Fevri bir hareketle geriye kaçarken hemşirelerden biri annemin koluna enjektör sapladı. Sakinleştirici olduğunu tahmin ettiğim sıvı bedenine girdi, hareketleri yavaşça kesilirken hala sayıklıyordu. "Gerçekleri söyle ona Yılmaz." dedi uykuya dalmadan hemen önce. "Öz ailesini bulsun." Beni bitirecek kelimeler dudaklarından döküldü. Annem odaya alınırken babam da peşinden gitti. Bedenim titredi, vücudumu soğukluk kapladı. Bir insan narkozluyken asla yalan söyleyemezdi. Başlangıç: 12 Haziran 2022
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,005,587
  • WpVote
    Votes 274,089
  • WpPart
    Parts 46
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,618,995
  • WpVote
    Votes 736,026
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,573,104
  • WpVote
    Votes 578,356
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 18,724,636
  • WpVote
    Votes 694,530
  • WpPart
    Parts 36
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.