hilalkahvecii's Reading List
40 stories
Kırık Kozadan Doğan by 23ess3939
23ess3939
  • WpView
    Reads 8,472
  • WpVote
    Votes 273
  • WpPart
    Parts 24
"Kızıma bakıcılık yapmanı istiyorum Karaca" dedi adam. Kız baktı. baktı. baktı. " Tamam" dedi ardından ekledi. "Ama şunu unutmayın ben sadece bakıcısıyım. Siz babasısınız benden daha çok ihtiyacı var size"
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,434,780
  • WpVote
    Votes 76,527
  • WpPart
    Parts 55
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
İSYAN by ladenfug
ladenfug
  • WpView
    Reads 558,022
  • WpVote
    Votes 20,205
  • WpPart
    Parts 51
Elimde tuttuğum yazmayla yavaş adımlarla yürüyordum. Bu yolun sonu nereye gidiyor hiç bilmiyordum. Gözlerimin yaşı kurumuş, bitmişti. Nefes alırken göğsümden yükselen büyük bir ağrı vardı. Saçlarımın kökleri acıyor, yüzümün her yanı cayır cayır yanıyordu. Çok değil yaklaşık on dakika önce yaşadıklarım yüzünden bu haldeydim. Gözyaşlarımı bırakmadan adımlarımı hızlandırdım. "Şimdi değil, birazdan. Dayan Güleycan, dik dur, az daha dayan."
VEBAL (zorla evlilik) by irmak_walker
irmak_walker
  • WpView
    Reads 245,160
  • WpVote
    Votes 5,715
  • WpPart
    Parts 49
+18 şiddet olabilir yoğun cinsellik MAHALLE KURGUSU.!! "Abi dediğin adama, karın olman için bir kan davası yeter miydi?" Lavin, mahallenin neşesi, kıvırcık siyah saçlarının arasına sakladığı gülüşüyle hayat doluydu. Ta ki o kara geceye kadar. İki aile arasındaki asırlık nefret, dökülen son kanla birlikte tek bir şartın üzerine yıkıldı: Bir evlilik, bin öfkeyi dindirecekti. Onun için o, her zaman Algan Alper Abi'ydi. Mahallenin koruyucusu, mavi gözlerinde fırtınalar saklayan, heybetli ve aşılmaz bir duvar... Algan Alper için ise Lavin, büyümesini izlediği, dokunmaya kıyamadığı bir emanetti. Şimdi o emanet, soğuk bir nikah masasında "helali" olacaktı. 30 yaşındaki bir adamın katı kuralları, 22 yaşındaki bir genç kızın kırılan umutlarına çarptığında; mahallenin saygı duyduğu o "Algan Abi" gidecek, yerine fethettiği kalbi ateşe veren bir eş gelecekti... Algan Alper karataş... Lavin Demir... •• Yazar: Irmak_walker Kurgu: irmak_walker {Kitap kapağı bana aittir} {İzinsiz çalmak almak yasaktır}
Haziran Rüzgarı (+18) by Umman35
Umman35
  • WpView
    Reads 347,857
  • WpVote
    Votes 13,162
  • WpPart
    Parts 16
Bir köy hikayesi. Yaş farkı vardır. Haziran&Agah Rüzgar Ağa +18 bölümler olacaktır. * Agah ağa konağa girdiğinde yüzü gergin, kaşları çatıktı. Hızla merdivenlerden çıkarak çalışma odasına ilerlerken bir anda adımları duraksadı ve balkondan boş avluya bakarak "Haziran!" diye bağırdı. Fakat ilk defa seslenişi cevapsız kaldı. Kaşları daha da çatılırken yönünü Haziran'ın odasına çevirdi. Kadının odasının önüne geldiğinde kapıyı iki kere çalmasına rağmen cevap alamamak onu daha da sinirlendirince hırsla kapıyı açarak boş odaya girdi. Biraz ilerlediğinde odanın içindeki hamamdan gelen su sesleriyle gayrı ihtiyar kafasını hamam kapısına çevirdiğinde ömrünün şokunu yaşadı Agah Ağa. Kapısı yarı açık odanın ona sunduğu manzaradan gözlerini alamıyordu Agah. Gözlerini dahi kırpmadan karşısında çırılçıplak bir şekilde yıkanan kadın yüzünden gözlerini bile kırpamamıştı. Kızıl saçları vardı! Hiç görmediği kızıl saçları kalçalarına kadar iniyor bembeyaz teniyle muhteşem bir uyum içerisinde adamı çıldırtıyordu. Kadının kalkan elini takip etti. Elindeki köpüklü bezi göğüslerine sürterek kafasını geriye doğru yatıran kadınla içi yanmaya başladı. Dimdik duran uçları sertleşmiş göğüsleri avuçlasa avucundan taşacaktı. Hele o kalçaları... Elini atsa kıpkırmızı olacak kadar beyaz ve dolgunlardı. Yutkundu Agah bir adım geri çekildi. Zar zor kafasını çevirip gidecekti ki onu gördü. Kadının inleyerek en kuytu mahremine götürdüğü eli onun için son nokta olmuştu. Dehşet içinde kafasını eğip odadan resmen kaçarken kendi odasına girdiğinde kafasını eğerek ikinci bir şok yaşadı. 6 yıldır gitmediği doktor ve görmediği tedavi kalmamasına rağmen sertleşmeyen penisi şuan pantolonunu zorlayacak kadar sert ve dikti
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı) by Mavverra
Mavverra
  • WpView
    Reads 2,931,057
  • WpVote
    Votes 125,171
  • WpPart
    Parts 67
YOĞUN +18 İÇERİKLİDİR, RAHATSIZ OLACAKLAR OKUMASIN. Bir odayı karıştırmak hayatını yerle bir etmeye yeter mi? Sadece biraz dinlenmek istemişti. Ama gözlerini açtığında zenginliğin içinde kaybolmuş kibirli bir adamın yatağındaydı, hem de yalnızca bir havluyla. Feraye zengin bir aileye gelin giden ablasının yanında yaşamak için geldiği yalıda yalnızca huzurlu bir hayat arıyordu. Ancak gecenin bir yarısı yanlış bir odaya girip tanımadığı bir adamın yatağında uyanmasıyla her şey geri dönülemez şekilde değişti. O geceden sonra hayatı artık ona ait olmaktan çıktı. Karşısında kibriyle sinirlerini zorlayan ama varlığıyla kalbini darmadağın eden bir adam vardı. Bazı sınavlar kaçmakla geçilmezdi, bazı duygular görmezden gelinmezdi. Ve bazı adamlar unutulamazlardı. ❝"Kucağımdasın." dedi alçak bir sesle. "Dün gece seni elimle getirdim ve vücudunda hâlâ izlerim var." Beni daha çok çekti kendine doğru, kendi alt bedenine doğru bastırdı. Onu hissedebilmek muazzam bir arzu uyandırıyordu bedenimde, sağduyu ve mantığımın yerini şehvet ve ihtiras alıyordu. "Arzu duyduğunu, beni ne kadar istediğini biliyorum." Nefesim hızlandı, söyledikleri ne yazık ki tamamen gerçekti. Onu delice arzuluyordum, hatta bazen rüyamlarımda bile gördüğüm oluyordu. Bu yüzden kasıklarım sızlıyor şu an, bu yüzden ateş bastı bedenimi. Yüzü yüzüme daha çok yaklaşınca burunlarımızın uçları birbirine değdi, dudaklarım öpülme arzusuyla karıncalanmaya başlamışlardı. Onun temasına kayıtsız kalamıyordum, korkunç bir ten uyumu vardı aramızda. "Kaçman bunu değiştiremez." Konuşurken dudakları benimkine dokunuyordu, kendimi tutamayıp ilk hamleyi yapan olmaktan korkuyordum. "Ben de seni istiyorum." diye ekledi en son, zaten hemen ardından dudaklarıma kapandı.❞ ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsel içerik vardır. Cinsellik, küfür ve hassas içerikle
TUTSAK by firtinaninkalemi
firtinaninkalemi
  • WpView
    Reads 235,215
  • WpVote
    Votes 11,143
  • WpPart
    Parts 39
Bir adama yenilmemek için neler yaparsınız? Hayatta kalmak için şehir şehir gezen bir kadın... Her şehirle birlikte yepyeni bir kimliğe kavuşup, sırf bir adama yenilmemek için neyi var neyi yoksa ortaya koyarken bir anda kollarına düştüğü yabancıya kuvvetle çekilirken ona güvenebilecek miydi? Bu sefer gittiği şehir onun hirası değil, yepyeni yarası olacaktı. "İki köklü ağacın ortasında gibiyim. Bense bunların toprağı gibiyim. İkisi de köklerini o kadar derine salmış ki içimde, ağaç devrilse bile kökü kalır. Bir ağacı kökünden sökmenin mümkün olmadığını on beş yaşımda öğrendim. Abim bahçeyi süsleyen bir sürü ağaçlardan kalan son ağacı sökmek isterken. Evimizin kapısının hemen önünde, iki tarafta, bir bölmede çiçekler dikiliydi. Bir çam ağacı da bir bölmenin hemen yanında bulunuyordu. Yolu kapattığı ve trafiğe zarar verdiği için kesilmesi gerekiyordu. Tehlikeli olduğu gerekçesi ile abim idamına karar vermişti o dallarını yuva bilmiş kuşların konduğu ağacı. Elektrikli testerenin ağaca işkence ederken çıkardığı o ses hâlâ kulaklarımı tırmalar. O ağaç kesildi ama sökülmedi. Toprağa öyle bir sarılmıştı ki, sanki baba mirasıydı da bırakmıyor, terk etmiyordu toprağını. Ömrümüze misafir olan insanların bir kısmı da ağaçlar gibi; onları tamamen yok etmek mümkün değil. Kesmek mümkün ama söküp atmak imkânsız. Erdem'i istemesem bile topraklarıma sarılı kökleri var. İvan onu kesmeye çalışmış ama söküp alamamıştı. Alamayacaktı da. Ben, toprak olana kadar, bedenim de topraklaşana kadar Erdem içimden sökülmeyecekti." *Bu bir hikaye değil, bir iç döküştür. Küfür ve uygunsuz sahnelere yer verildiği için on sekiz yaşından küçüklerin okuması uygun değildir. Yazılanlar yetişkinler içindir. *Hikaye 2016 yılında başlamıştır, yayınlanmıştır ve düzenlenmiş haliyle yeninden yayı
Gülyazı Kasabası by blacklnk_
blacklnk_
  • WpView
    Reads 495,337
  • WpVote
    Votes 21,302
  • WpPart
    Parts 52
İLK YAYINLANMA TARİHİ: 14 HAZİRAN 2025 DÜZENLENME TARİHİ: 12 EYLÜL 2025 Hikayede yetişkin unsurlar bulunmaktadır. "Bazı sesler yağmurda saklıdır ve bazı kalpler, hiç tanımadan birbirini bekler..." Yıllar sonra kasabaya dönen Devran... Toprağın sesini duyan Âlâ... Birbirini hiç tanımayan iki yalnız ruh, aynı rüyada buluşursa ne olur? Küçük bir kasabanın taş sokaklarında, dedikodular fısıldarken bir aşk yavaşça yeşeriyor. Gülyazı'da her evin bir hikâyesi var - ama en çok onlarınki konuşulacak. Dedikodular yükseliyor, gözler çevriliyor, kalpler yerinden oynuyor! Kasabanın taş yollarında aşk usulca yürürken, herkesin dilinde aynı soru: "Alhanlıların Devran'ı, hangi güzeli kendine gelin edecek?" Gülyazı Kasabası; dostluğun samimiyetle kurulduğu, dayanışmanın ekmek gibi bölüşüldüğü,aşklarınsa en tutkulu hâliyle filizlendiği, cıvıl cıvıl bir köy hayatının tam kalbinde saklı bir dünya.
DİVANE ✔️ by selmakeskin_
selmakeskin_
  • WpView
    Reads 6,680,504
  • WpVote
    Votes 291,100
  • WpPart
    Parts 60
"Küçük bir kız çocuğu gibisin." Soğuğun içime ilmek ilmek işlemesi gecenin ayazından değildi, onun buz gibi sözlerinden ürpermiştim. Gök yüzünde bizi seyreden yıldızlardan ziyade kendi ışığının aydınlattığı, o zehir karası delici gözlerine yerleşen alaylı parıltı ve söylediği son şeyle çileden çıkmıştım artık. İçimde lavlarını köpürterek sabrımın son demlerinde dolanan volkan patlamaya hazırdı, bu işin başka çaresi yoktu ve inceldiği yerden kopacaktı. Ben onun sayesinde çoktan büyümüştüm fakat o her seferinde inadına yapar gibi çocuk olduğumu savunuyordu. Beni bakışları, tavırları, hareketleri ve kelimeleriyle resmen eziyordu. Kalbimi eziyordu. "Çocuk falan değilim ben!" Diye bağırdım sonunda içimdeki ateşten okyanus çaresizce çırpınan benliğimi cayır cayır yakmaya başlarken. Aynı anda hem üşüyor hemde alev alev yanıyordum. Kendi içimde birçok imkansızı barındırıyordum. Sertçe yutkundum... Sesimi iyice yükselttiğimde tek bir mimiğimi bile kaçırmak istemiyormuş gibi dikkatle beni izlemeye başladı, artık gerçekten dayanamıyordum. "Çocuk değilim anladın mı? Değilim! Sana abi demek zoruma gitmeye başladığında büyüdüm ben!" Diye adeta haykırdım. "Duygularımı gizlemeyi öğrendiğimde büyüdüm! Susmayı öğrendiğimde, sessizce ağlamayı öğrendiğimde büyüdüm! Gözümün önünde başkasına dokunduğunda büyüdüm!" Ona ilk kez utanıp çekinmeden kurduğum bu uzun ve acımı haykıran cümleler tüm nefesimi tüketmişti fakat söyleyecek son bir sözüm daha kalbimin en ücra köşesinden saniyeler sonra çıkagelmişti. "Seni sevdiğim gün büyüdüm ben." Diye fısıldadı güçlükle soğuktan zangır zangır titreyen dudaklarım.
DİVANELİ by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 2,495,367
  • WpVote
    Votes 39,639
  • WpPart
    Parts 11
Hikaye, 1980'li yılların yaz sonuna doğru havaların serinlediği, yaprakların sarardığı ama sonbaharın henüz açık seçik bir şekilde kendini göstermediği bulanık bir zaman diliminde aittir. Bir genç kızın uzaktan uzağa gördüğü ve henüz tanımadığı bir adama hayranlık duyuşunu, ardından çevresinin onay verdiği ve hiç görmediği biriyle hayatının en önemli kararlarından birini verişini, bu kararın üzerine de omzuna yüklediği sorumlulukları nasıl yöneteceğini anlatır. Hava nadiren güneşli, toprak çoğunlukla verimli, Nare her zaman sessizdir. Buna tezat epeyce gürültülü bir adam hayatına girmek için yollar aramaktadır. Keyifli okumalar. ... Hikaye Karadenizde geçmektedir.