Mahalle
95 stories
Yağmurları Sev | Gerçek Ailem by zerozii
zerozii
  • WpView
    Reads 375,064
  • WpVote
    Votes 24,694
  • WpPart
    Parts 26
Anne ve babasının ölümünün ardından yetimhanede yaşamaya başlayan Umay, mezar ziyaretinden dönüşte yetimhane müdüründen bir telefon alır. Ve bu telefondan sonra hayatı tepetaklak olur.
Geçmişimden Geleceğime  by assaSll
assaSll
  • WpView
    Reads 78,779
  • WpVote
    Votes 3,444
  • WpPart
    Parts 18
İnsta: assa.sll "Sana bir şey olacak sandım! Allah canımı alsın ki ben 26 yıllık hayatımda bir kere bile bu kadar korkmadım! O adamın silahı senin sırtına dönüktü... Bir kere kanının aktığına şahit oldum, Rabbim bir daha göstermesin Jiyan..." Gülümsemeye çalıştım. "Bir kez şahit mi oldun?" Sesim düşünceli çıkarken ne zaman olduğunu hatırlamaya çalıştım. "Ne zaman gördün ki?" "Hatırlamasan da olur güzelim. Yorma kafanı." Dediğine göz devirmek istedim. Ama cidden hatırlamıyordum! Ne zaman görmüştü acaba? "Yorma kafanı, diyince ne anlıyorsun acaba? Neden hatırlamaya çalıştığını sorabilir miyim?" Başımı kaldırıp yüzüne bakmak istedim lakin sadece bakmak ile kaldım. Çünkü Ahin başımın üzerine elini koymuş ve beni göğsüne çekmişti. "Sin inine küçük sıçan." Elalemin sevgilisi iltifat eder, bizim ki sıçan diyor. ~|~' Bu hikaye acının kalıplaşan kalın duvarlarına rağmen geleceği için savaşan bir kızın hayatını anlatır... ~'| Hayaller kurulmak için, Hedefler başarmak içindir... Ve ben Hedefleri için savaşan bir Kızım. Herhangi bir saçmalık istemiyorum. Keyifli okumalar dileğiyle Staretate mîn 🌟💫
AHLÂ  by Rookiegirll
Rookiegirll
  • WpView
    Reads 3,686,285
  • WpVote
    Votes 135,133
  • WpPart
    Parts 40
•Ana karakter Ahlâ ve Mahir'den sonra yan karakterlerin hikayesine geçiliyor. Bunu sevmeyenler başlamasın lütfen ❤️ Zeynep, "Çok şükür bu aralar iyi şeyler oluyor, Abim bugün çıktı hapisten."dediğinde Ahlâ bozguna uğramıştı. Mahir abi hapishaneden çıkıyordu. Bitmek bilmeyen bu dava peşinden daha kaç insanı götürecekti bilmiyordu ama Mahir abinin hapisten çıkmasıyla olayların daha da büyüyeceğine emindi. Not: Hikayede yetişikin unsurlara yer verilecektir!
HAZAN | KARTALTEPE MAHALLESİ  by FanatiKkyazarrr
FanatiKkyazarrr
  • WpView
    Reads 675,842
  • WpVote
    Votes 39,473
  • WpPart
    Parts 40
Gökte süzülen bir yalnızlık. Adı toprağın altında bir sır gibi gömülü. Onu ortaya çıkaracak tek kişi, bir kadın... ve sadece bir gece. Yetişkin sahneler içermektedir... Argo ve küfürlü konuşmalar içerir... #mahallekurgusu +18
Seyirlik Bebek by swmsaw
swmsaw
  • WpView
    Reads 141,815
  • WpVote
    Votes 9,410
  • WpPart
    Parts 18
Mardin'in en nadide mücevheri: Viyan Cevherizade. Herkesin uzaktan bakıp iç geçirdiği, ama kimsenin dokunmaya cüret edemediği yasak elma. 💎 Dışarıdan bakıldığında o, Cevherizade Konağı'nın etrafı koruma duvarlarıyla örülü, kibirli ve ulaşılamaz kızıydı. Kimsenin yüzüne bakmaz, kimseyle göz göze gelmezdi. İnsanlar bunu asaletinden ya da kibrinden sanırdı. Oysa gerçek, Viyan'ın ruhuna ve bedenine vurulmuş görünmez bir mühürdü. Bir erkeğin tenine değmesi, Viyan için karanlığa düşmek demekti. Bedeni, yabancı bir dokunuşa isyan edip bilincini kapatırken; Viyan çareyi kimseye ümit vermemekte, gözlerini yerden kaldırmamakta bulmuştu. O, cam bir fanusun içindeki "Seyirlik Bebek"ti. Dokunmak yasaktı, sadece izlenebilirdi. Ta ki Agir Dervişoğlu, o fanusun camına elini yaslayana kadar... Mardin'in hükümranı Agir, herkesin "buzdan prenses" dediği Viyan'ın gözlerindeki o saklı korkuyu gördüğünde, imkansız bir yangının fitilini ateşledi. Dokunmadan sevmek mümkün müydü? Yoksa Agir, yanacağını bile bile o cama dokunup "Seyirlik Bebeği" uykusundan uyandıracak mıydı?
Namus Müşkülü by A-Yavuz
A-Yavuz
  • WpView
    Reads 85,945
  • WpVote
    Votes 3,548
  • WpPart
    Parts 22
Namus davası Yıl: 1970
MEVA by mavinintonuu7
mavinintonuu7
  • WpView
    Reads 2,849,499
  • WpVote
    Votes 153,695
  • WpPart
    Parts 72
"Benim..." dedim gözlerim anlık dudaklarına kayarken. Etli dudaklarının üzerindeki su taneciklerini diliyle temizlediğinde gözlerim gözleriyle buluştu. "...korumam ol, Kara Yağız."
AHZAR by izgocean
izgocean
  • WpView
    Reads 3,661,657
  • WpVote
    Votes 180,811
  • WpPart
    Parts 42
Zorluklarla ayakta kaldığı hayatında bir de bursla kazandığı üniversitesini ilerletmeye çalışan Yağmur, hayatının en büyük pişmanlığını yaptı... Birine aşık oldu. O adam ondan sadece kalbini almadı... ama geride yalnızca pişmanlıklar kaldı. Peki yıllar sonra, bir anda karşılaştıklarında; her şey hâlâ aynı mıydı? *
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,234,043
  • WpVote
    Votes 284,740
  • WpPart
    Parts 47
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,316,844
  • WpVote
    Votes 71,251
  • WpPart
    Parts 53
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.