Mahalle
93 stories
AHLÂ  by Rookiegirll
Rookiegirll
  • WpView
    Reads 3,651,674
  • WpVote
    Votes 134,636
  • WpPart
    Parts 40
•Ana karakter Ahlâ ve Mahir'den sonra yan karakterlerin hikayesine geçiliyor. Bunu sevmeyenler başlamasın lütfen ❤️ Zeynep, "Çok şükür bu aralar iyi şeyler oluyor, Abim bugün çıktı hapisten."dediğinde Ahlâ bozguna uğramıştı. Mahir abi hapishaneden çıkıyordu. Bitmek bilmeyen bu dava peşinden daha kaç insanı götürecekti bilmiyordu ama Mahir abinin hapisten çıkmasıyla olayların daha da büyüyeceğine emindi. Not: Hikayede yetişikin unsurlara yer verilecektir!
HAZAN | KARTALTEPE MAHALLESİ  by FanatiKkyazarrr
FanatiKkyazarrr
  • WpView
    Reads 606,601
  • WpVote
    Votes 38,085
  • WpPart
    Parts 40
Gökte süzülen bir yalnızlık. Adı toprağın altında bir sır gibi gömülü. Onu ortaya çıkaracak tek kişi, bir kadın... ve sadece bir gece. Yetişkin sahneler içermektedir... Argo ve küfürlü konuşmalar içerir... #mahallekurgusu +18
Seyirlik Bebek by swmsaw
swmsaw
  • WpView
    Reads 96,861
  • WpVote
    Votes 7,217
  • WpPart
    Parts 17
Mardin'in en nadide mücevheri: Viyan Cevherizade. Herkesin uzaktan bakıp iç geçirdiği, ama kimsenin dokunmaya cüret edemediği yasak elma. 💎 Dışarıdan bakıldığında o, Cevherizade Konağı'nın etrafı koruma duvarlarıyla örülü, kibirli ve ulaşılamaz kızıydı. Kimsenin yüzüne bakmaz, kimseyle göz göze gelmezdi. İnsanlar bunu asaletinden ya da kibrinden sanırdı. Oysa gerçek, Viyan'ın ruhuna ve bedenine vurulmuş görünmez bir mühürdü. Bir erkeğin tenine değmesi, Viyan için karanlığa düşmek demekti. Bedeni, yabancı bir dokunuşa isyan edip bilincini kapatırken; Viyan çareyi kimseye ümit vermemekte, gözlerini yerden kaldırmamakta bulmuştu. O, cam bir fanusun içindeki "Seyirlik Bebek"ti. Dokunmak yasaktı, sadece izlenebilirdi. Ta ki Agir Dervişoğlu, o fanusun camına elini yaslayana kadar... Mardin'in hükümranı Agir, herkesin "buzdan prenses" dediği Viyan'ın gözlerindeki o saklı korkuyu gördüğünde, imkansız bir yangının fitilini ateşledi. Dokunmadan sevmek mümkün müydü? Yoksa Agir, yanacağını bile bile o cama dokunup "Seyirlik Bebeği" uykusundan uyandıracak mıydı?
Namus Müşkülü by A-Yavuz
A-Yavuz
  • WpView
    Reads 83,839
  • WpVote
    Votes 5,701
  • WpPart
    Parts 55
Namus davası Yıl: 1970
MEVA by mavinintonuu7
mavinintonuu7
  • WpView
    Reads 2,809,479
  • WpVote
    Votes 152,428
  • WpPart
    Parts 72
"Benim..." dedim gözlerim anlık dudaklarına kayarken. Etli dudaklarının üzerindeki su taneciklerini diliyle temizlediğinde gözlerim gözleriyle buluştu. "...korumam ol, Kara Yağız."
AHZAR by izgocean
izgocean
  • WpView
    Reads 3,600,022
  • WpVote
    Votes 179,330
  • WpPart
    Parts 42
Zorluklarla ayakta kaldığı hayatında bir de bursla kazandığı üniversitesini ilerletmeye çalışan Yağmur, hayatının en büyük pişmanlığını yaptı... Birine aşık oldu. O adam ondan sadece kalbini almadı... ama geride yalnızca pişmanlıklar kaldı. Peki yıllar sonra, bir anda karşılaştıklarında; her şey hâlâ aynı mıydı? *
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,633,413
  • WpVote
    Votes 256,302
  • WpPart
    Parts 44
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,067,084
  • WpVote
    Votes 60,430
  • WpPart
    Parts 48
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
AĞAÇ KABUĞU - MAHALLE HİKAYESİ  by esra_nurer
esra_nurer
  • WpView
    Reads 79,357
  • WpVote
    Votes 5,195
  • WpPart
    Parts 18
"Kız Hayat Annenler gelecek mi yarın ki düğüne?" Ay yoksa... Alp evleniyor da benim mi haberim yoktu? "Kimin düğünü abla?" diye sordum, tereddütlü çıkan sesime içimden küfür ederek. Eşarbının alnını düzeltip güldü babaannemin eski kiracısı olduğunu hatırladığım maviş gözlü teyzem. "Kız kimin olacak, Alp'lerin işte." Ay durun! "Kız Fatoş! Yan-" diye konuştuğumda cümlesini kesen Fatoş ablanın yanındaki kadın oldu. "Kız bu Cihangir değil mi?" Kimi diyordu bunlar? Başımı çevirirken düştüğüm için ağrıyan boynumla dudaklarımdan 'ah' nidası çıksa da kim olduğuna bakmadan da bilirdim de geri kalamazdım işte. Abimin biricik arkadaşı Cihangir'i diyorlardı. "O, o. Baksana nasıl boylu poslu gız!" Kucağında torununu gezdiren bakkalın karısı Nuran abla sözlerini sürdürdü. "Öyle öyle. Pek bi' çalışkan maşallah. İdeal koca adayı işte!" Adamın uzun boyundan olsa gerek sesinden, nefesinden önce, hakkında çıkan laflar önden geliyordu. Erkek olmasına rağmen çizilmiş gibi bir yüze sahipti. Hani derler ya Allah özene bözene yaratmış diye. Vallahi öyleydi. Kalem gibi çizilmiş biçimli olan kavisli kaşları, birbirine tam ölçülü ne kalın ne ince dudaklarıyla dergilerden çıkmış gibi havası vardı. ... Ağaç kabuğu ailesine hoş geldin değerli okuyucu umarım keyifle okursun🏵️
GÖNÜL DAVASI by merhal26
merhal26
  • WpView
    Reads 149,245
  • WpVote
    Votes 8,409
  • WpPart
    Parts 32
Eski dönemde Anadolu'da geçen merhametin sevginin gücünü gösteren bir aşk hikayesidir. Güzelliği diyara nam salmış köylü kızı Gazel, o güzelliğe evvelden beri sevdalı olan yiğit bir delikanlı Cemal. Birbirlerine sevdalı iki yürek. Gazel ve Cemal birbirlerine duydukları derin aşkla kavuşacakları günün hayaliyle yaşarlar engeller çıksa da vazgeçmezler. Gazel sevdası Cemal'le vuslata ermeyi beklerken hayat hiç ummadığı yerden vurur onu amca oğlu Süleyman'a gelin ederek. Hayatını yedi yaşında ki oğluna adayan Süleyman amca kızını kurtarmak için çareyi nikahına almakta bulur. İki sevdalı yürek, üç farklı hayat ve küçük bir çocuğun dokunuşuyla değişen hisler bu davada hangisi galip gelir?