Okuduğum kitaplar
35 stories
Günahın Gölgesindeki Melekler by Honey_Ebru
Honey_Ebru
  • WpView
    Reads 27,751
  • WpVote
    Votes 27,042
  • WpPart
    Parts 40
Bir adamın günahı, dört kişi arasında bir bağ oluşturmuştu. Günah bataklığına en dibini boylayan Kutay, gittikçe daha da fazla nefes alamıyordu. Nefesini kesen günahları bir gün ayaklarına dolanıp tökezlemesini sağlamıştı. Bu tökezleme sayesinde dibin dibini boylayıp üzerini örten günahları fark etmişti. Üzerinde bir karanlık vardı. Geçmişini tümüyle saran, geleceğinin olmasını engelleyen bir karanlıktı bu. Yavaş yavaş üzerindeki bu karanlıktan kurtulmak için adımlar atıyordu. Geçmişi aydınlanmaya başladıkça geleceği de öngörebiliyordu. Aydınlattığı geçmişi sayesinde kendi gibi günahın gölgesinde yaşayan dört kişiyi keşfetti. Bu dört kişi üzerlerindeki bu gölgeyi sahibine itelerken aynı zamanda günahtan oluşan bu bağla birbirlerine bağlanıyorlardı. Üzerlerindeki günahın gölgesini attıkça içlerinde yatan meleği keşfetmişlerdi. Fark etmeden yaptıkları iyilikleri sayesinde bu aydınlığa çıkıyor, ayaklarındaki bağı söküp atıyorlardı. Kimsenin kendileri gibi boğulmamasını istemişlerdi. Günahtan oluşan bir gölge meleklerin üzerini sarmıştı. Günahın ta kendisi olan yaşlı adam, dört tane meleğin üzerine gölge düşürmüştü.
Themisʼin Gözyaşları by aleynayesilada
aleynayesilada
  • WpView
    Reads 1,396,542
  • WpVote
    Votes 108,758
  • WpPart
    Parts 45
✍🏻 Fantastik değil. Kitap oldu. § Ben bir şey görmedim, dedi hepsi. Ben duymadım, Ben yoktum, Ben gitmiştim, Ben henüz gelmemiştim, Ben bilmiyorum, dediler, mütemadiyen. Herkes masumdu, herkes günahsız. Herkes tertemizdi, pırıl pırıldı. Herkes birbirine suç atar olmuştu. Nasıl da çözülüyordu dilleri söz konusu özgürlük olunca. Oysa Nisan'ın dört bir yanı kalın zincirlerle doluydu. Bedbaht hali ibret olmalıydı herkese, bencil olmamalıydı kimse. Başarılı bir pedagog olan Asya Soylu, ağır bir geçmişe sahip olmasına rağmen özgürlüğünü elde edişini kutlarken on altı yaşında görme engelli bir kız çocuğunun tecavüze uğradığı haberini alır ve onu tedavi ederken de suçlusunu bulmak için çabalar. Hem iş arkadaşları hem de polis ve avukat arkadaşları ile aylar süren bir mücadeleye atılırken yaşadığı ruhsal ve fiziksel çöküntünün yanı sıra, geçmişiyle geleceğinin bağlantılı olduğunu fark eder. Adaletsizliğin, kadın-erkek eşitsizliğinin, erkek egemenliğinin, zorbalığın ve tacizin önüne geçmek için hem kendisi için hem hastası Nisan için mücadele verir. Her karakter kendi iç dünyasında acı çeker ve hepsi birbirini iyileştirmek için çaba gösterir. Adalet tanrıçası Themis, Asyaʼnın Nisanʼı tedavi etmesindeki en büyük güç haline gelir. İlk yazılma tarihi: 11.05.2016 🖤 Yayımlanma tarihi: 20.06.2020 🍀 Bitiş tarihi: 17.03.2021 💜 🔱 ÇALINAMAZ, KOPYALANAMAZ, ÇOĞALTILAMAZ. BİR BENZERİNİ GÖRDÜGÜM AN YASAL İŞLEMLER BAŞLATACAĞIM. 🔱 PSİKOLOJİ KONULU YAZILAN İLK HİKAYEDİR. SONRADAN KONU ALINAN HİÇBİR HİKÂYE İLE BENZERLİK GÖSTERMEMEKTEDİR.
YAĞMURDAN KAÇARKEN DOLUYA TUTULANLAR DERNEĞİ by BuseGunsoy
BuseGunsoy
  • WpView
    Reads 699
  • WpVote
    Votes 83
  • WpPart
    Parts 2
İnsan birini sevdiğinde bulutların üstündeymiş gibi hisseder. O birinin kendisini sevip sevmediğini bilmediğinde ise o bulutlardan aşağıya düşer. İki seçenek vardır; ya tek başına yere çakılır ya da onunla birlikte kanatlanıp uçar. 🌧️ Yağmurda ıslanmayacaksak ne anlamı kaldı bulutların, sana aşık olmayacaksam ne anlamı kaldı kalbimin?
FERAY (RAFLARDA) by iremcakiry
iremcakiry
  • WpView
    Reads 4,468
  • WpVote
    Votes 718
  • WpPart
    Parts 7
UYARI: Feray wattpad üzerinde tekrardan yayımlanmaya başlandı. Düzenleme ve yazım süreci tamamlandığında yeniden raflarda olacak! Karanlığın çıkmazına sürüklenmiş bir kadın, O karanlığa âşık bir adam... Hapsolduğu karanlıktan kurtulmak için çırpınan bir kadın, O karanlığın sebebi adam... İkisi de bilinmezlikler içindeki yalanlarda boğulurken, inandıkları tek şey, kalplerindeki sevgi. Adam kadının acısına âşık, kadın adamın merhametine... *** Dünyadaki birçok çocuk gibi bende on sekiz yaşımdan beri babamın şiddetine maruz kalıyorum. Neden mi? Çünkü ben annesinin katili olarak, babasının nefretin kazanan kız çocuğuyum. Masumluğunu bir silahın namlusuna bırakmış, tüm cennet kapıları yüzüne kapanmış, vicdanının mahkemesinden müebbet hapis yiyen, hâlâ daha yaşamayı kendine hak gören, nefes alabilmek için dualar eden, pişmanlığının ateşinde yanıp kavrulan zavallı kız çocuğuyum.
Yaşarken Ölmek Gerekir by kayipbirsahis
kayipbirsahis
  • WpView
    Reads 196,237
  • WpVote
    Votes 13,573
  • WpPart
    Parts 55
"Beni kendi inşa ettiğim o korkunç okullardan alıyor, uyuz Sokrates gibi sorular sorup konuşturuyor, sistemimdeki tüm karanlığı kendi kendime anlamamı sağlıyorsun." Gülümseyerek yanağını hafifçe okşarken gözlerim yanıyordu. "O itaatkâr karanlığın yanında senin ışıklarının kâfirlik olduğunu söylediğimde bana enfes resimler gösteriyor, aklımı alıyor; bir sahneye çıkartıyor ve kalbimi veriyorsun." Normalde kabul etmeyeceğim kadar yoğun duygular çenemin hafifçe titremesine sebep olurken onun dudakları hafifçe aralanmış, gözleri tamamen bana teslim olmuş bir vaziyette yüzümü izliyordu. "Omuzlarımda olduğunu bile unuttuğum o korkunç yükü çekip alıyorsun..." İç çekerek saçlarını bir kez daha okşadım. "Ama sistemim o karanlığa o kadar alışık ki yalnızca ışık değil, savaşma arzusu da getiriyorsun. Karşıtlıklar... Ortaya çıkarıyorsun. İçimde cadıları yakıyorlar, fikirleri suçluyorlar, çiçekleri izinsiz açtılar diye susuz bırakıyorlar... Yine de başımı döndürüyorsun, beni aydınlatıyorsun, elimden tutuyorsun ve aslında benim bahara ihtiyacım olmadığını, tek başıma baharı getirebileceğimi söylüyorsun. Sen geldiğinde gülümsemek istiyorum." Kısa bir an göz göze kaldık, yutkundum. "Anlıyorsun değil mi?" derken bir sarhoştan ziyade çaresiz bir divane gibiydim. Cevap olarak hafifçe yutkundu, elleri belime yerleşti. Sanki bu bir fitilmiş gibi ona doğru daha da yaklaştım, burnum yanağında bir çizgi çizerek sürtünürken derin bir iç çektim. Nefesi durdu. Sonra ellerimi yüzünden çekerek birini omzuna, öbürünü göğsüne yerleştirdim ve gözlerim yüzündeki en sevdiğim noktaya indi. Ne olduğunu bile anlayamadı, dudaklarım sus çizgisine yaslandı. "Benim rönesansım."
Hüzün Yağmuru Senfonisi by -madamyazar
-madamyazar
  • WpView
    Reads 74,560
  • WpVote
    Votes 9,507
  • WpPart
    Parts 37
"99 tane sarı balon uçuracağız gökyüzüne iyileştiğin gün." Küçük kız, gözüne gelen gün ışığını minik elleriyle engellemeye çalışırken başını çevirip yanında duran masum yüze baktı. "Neden 99 tane?" diye sordu anlam veremeyerek. Çocuk, küçük parmaklarının hepsini açıp on sayısını gösterdikten sonra gülümsedi. "Çünkü en mükemmel sayı 10 olarak kabul edilir ve ben mükemmel şeylerden hoşlanmam." deyip serçe parmağını avucuna kapatarak dokuz yaptı. "O zaman, neden 9 tane değil de 99 tane?" "Çünkü 9 tanesi sevincimizi anlatmaya yetmez." Birbirlerine bakıp tebessüm ettiler. Küçük kızın karşısında duran bu kişi, minik bir çocuğun yüreğinden çok daha fazlasını taşıyordu. Sakince serçe parmağını büküp çocuğa doğru uzattı. "Söz mü?" Küçük çocuk da onun yaptığı gibi serçe parmağını büküp kızın parmağıyla buluşturdu parmağını. "Söz, hem de güneş sözü." • mayıs 2020 | madamyazar •kapak | sevgisizcesevdi•
KULİS by vernemnidaahen
vernemnidaahen
  • WpView
    Reads 13,412
  • WpVote
    Votes 3,960
  • WpPart
    Parts 11
Kendini anlatabilmek ve başkalarının sana söylediklerini anlamlandırabilmek; iletişim diye buna diyoruz işte. Kendini anlatmak demişken korkmayın size o rezil geçmişimi, annemle babamın nasıl tanıştıklarını ya da eski flörtlerimi anlatmayacağım zaten eski flörtüm diye bir şey de yok. İletişim kurabilmek için her şeyi anlatmama da gerek yok, her zımbırtıyı detayına kadar anlatmayı pek sevmem. Ben balıklama seviyorum biraz, eğer anlatacaklarımı gerçekten dinleyecekseniz, manyaklıklarla dolu bir hayatım var. Pekâlâ, tiyatro salonundaki şu müthiş rahatsız edici kırmızı koltuklarda oturuyor olmam bir manyaklık sayılıyorsa gelin, hikâyeyi buradan anlatmaya başlayayım.
Eksik Kalan / Tamamlandı by AyferTakran
AyferTakran
  • WpView
    Reads 356,524
  • WpVote
    Votes 34,992
  • WpPart
    Parts 64
Bir Aralık sabahı, Güneş doğmayı unuttu İstanbul'a. Gökyüzü siyah çarşafına büründü. Beyaz olan düşler, boyandı kan kırmızısına. Bir çocuğun acı haykırışları yankılandı isli bir Aralık zamanında. Ölüm emrini verdi, yaşam son buldu. Ölümün soğuk nefesi tozlu raflarda yerini aldı. Ve minik kalbe eksikliğin imzası atıldı. Hayalleri eksik kaldı ve hayat acımasız oyununu minik kalbe oynadı. Sonra bir adam geldi. Geçmiş ve geleceğin için de köprü oldu. 🌫🌟 Minik kız fısıldadı... "Seni bir daha görecek miyim?" Çocuk cevap verdi... "Kim bilir? Ama aynı gökyüzünün altında nefes alıyor olacağız." Bitti dediğimiz yerden başlardı hayat. Ve onlar için macera yeni başlıyordu. Sara ve Yusuf'un hikayesi ❤ Daha doğrusu her türlü zorluğa ve acıya göğüs geren, yılmadan ayakta duran bir kadının hikayesi! ❤ Bu kitapta yaşananlar tesadüf mü? Kader mi? Siz belirleyeceksiniz. 🌫🌟 "Sen benim eksik kalan hâyâlim, tamamlayamadığım cümlelerimsin." 🌫🌟 Dikkat! Ağır Dram içermektedir... Bütün hakları saklıdır. Çalınma durumunda gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Tüm hakları saklıdır.
CEHENNEMİN NOTASI  by BuseGunsoy
BuseGunsoy
  • WpView
    Reads 158,191
  • WpVote
    Votes 11,071
  • WpPart
    Parts 23
Cehennemin durakları vardır. İlk durakta inenler cehennemin kapısını aralar ve ateşle yıkanırlar. Canları öyle yanar ki akılları gider başlarından. İkinci durağa gidenler ilk duraktakilerin çığlıklarını duyamazlar bile. İkinci durağın ismi Seir'dir. Ateşin kokusunu soluyup, ruhların kıvranışını hissederler. Orada inenler başlarına gelecekleri anlayıp geri dönmeye çalışırlar ama kapılar çoktan kapanmıştır ve diğer bekleyenler bu görüntü karşında korkmaya başlarlar. Üçüncü durağın ismi Hutame'dir. Kimse bu durakta inmek istemez ama zebaniler hepsinin dört bir tarafını kuşatıp onlara bunu mecbur kılarlar. Çığlıkları herkes tarafından duyulur. Artık herkes şeytanın kahkahalarını duymaya başlar. Dördüncü durağın ismi Lezza'dır insanlar korkudan yerlerde sürünüp yalvarmaya başlar, beşinci durak Sekar'dır ateşi durağa inmeden tenlerinde hissedenlerin bedenleri parçalanmaya başlar, altıncı durak Cahim'dir kendini tamamen kaybeden insanlar bu sefer kurtuluş yolu olarak birbirlerini parçalamaya başlarlar, yedinci durak Haviye'dir, onlar hiçbir şey yapmazlar çünkü zaten cehennem onlara ilk soludukları havayla armağan edilmiştir. Ateş onların tek gerçeğidir. Bazen insanlar ölmeden de cehennemi yaşamalıydılar. Onunla ben bunu hedeflerken bir aşkın içinde cehennemin yedi katında birden yanmak planlarımız içinde yoktu. Yana yana yakarken cehennemin her parçası olmayı kabul etmiştik. 🔥 İçi gidiyordu bana; içim gelsin diye bekliyordum onu. 🔞
+10 more
GALİNA by azzekc
azzekc
  • WpView
    Reads 36,491
  • WpVote
    Votes 27,751
  • WpPart
    Parts 18
Hayatın "önce" ve "sonra" olarak ikiye ayrıldığı bir an gelir. Devam etme duygusunu kaybederiz ve tüm ahlaklardan yoksun siyah bir yola geçeriz. Karanlığın sonunda ışık var. Ama ne pahasına? ** Yıllar sonra öğrenilen bir gerçek.. Ve bununla yüzleşmek için hayatının yönü yeniden değişen bir kız. Hayat ona geçmişinde nasıl davrandı bilinmese de, o çıktığı bu yolda kendi adaletsiz adaletini sağlayacaktı. ~~ !!Kurgum tamamı ile şahsıma aittir. Kopyalanma ve çalıntı olması halinde yasal işleme başruvurulacaktır.! !!Noter onaylıdır. !Kurgu sadece wattpad de yayınlanmaktadır başka bir plartformda görürüseniz bana bildirimenizi rica ederim.