oziiiii's Reading List
36 stories
KAYIP NOTALAR by Invictus1408
Invictus1408
  • WpView
    Reads 247,222
  • WpVote
    Votes 39,817
  • WpPart
    Parts 75
Çetin bir hayatın içinde, dinmeyen arzuların hapsinde yaşayan mutsuz bir adam kendi çirkin ve tehlikeli dünyasından çok uzakta, yalnızca müzikle yaşayan masum, piyanist bir genç kadınla tanıştı... Duyulan ses Do Major'dü. "Soluksun bana," dedi kadına... Aldığı soluktu kadın. "Yüreğim yalnızca senin," dedi kadına... El değmemiş tek şeydi yüreği. Bu kez mutsuz aşkın ağıdı, Do Minor duyuldu. Adı kalbinde, müziği zihninde yankılandı. Ve bir gün; Kadın kayboldu... Ve müzik sustu. Hüzünlü bir ağıt gibi Fa Minor yankılandı. Babanın sanatı oğluna mirastır, derler. Oğluna bıraktığı tek miras acımasız ve çirkin bir dünya ile birlikte sessizlikti. Yıllar sonra o sessizliği yırtan yine bir genç kadın oldu ve o da müzikle geldi. Kimilerinin kader, kimilerinin ise tesadüf dediği olaylar bir biri ardına yaşanarak yıllarca gizli kalmış olan tüm gerçekleri ortaya çıkaracak, bu gerçekler kulaklarda farklı seslerde yankılanacaktı. Kimi Fa Minor, kimi Re Major, kimi ise Mibemol Major duyacaktı. Aşkın Çağrısı ise kaybolan notalarda saklıydı. Bu çağrıya kulak veren kim olacaktı? Hikaye müzikleri; https://open.spotify.com/playlist/7tDIcvCgzYNrFZPmJVyJFU?si=1GpPgvYuQgWzI7qoyXRvAQ
ŞİFA by orenda25
orenda25
  • WpView
    Reads 173,215
  • WpVote
    Votes 16,526
  • WpPart
    Parts 48
O kainatta aranan yaşam pınarıydı. Alparslan ise o pınarın yegane koruyucusu... Dünya üzerine örümcek ağı gibi yayılmış bir Birlik! Adının anlamını bedeninde taşıyan Şifa! Şifaya ilmek ilmek dokunmuş Alparslan! Sadakatin, sınırsız itaatin, aşkın, tutkunun, bağlılığın, güvenin, sonsuz aidiyetin hikayesi bu... NOT: İLK ÜÇ BÖLÜM GEÇMİŞTE YAŞANAN OLAYLARI İÇERİR VE FARKLI ZAMAN DİLİMLERİNDE GERÇEKLEŞMEKTEDİR. KURGU "HARABELER VE HAZİNELER" ADLI BÖLÜMLE BAŞLAMAKTADIR.
DÜĞÜMLÜ by orenda25
orenda25
  • WpView
    Reads 1,584,603
  • WpVote
    Votes 127,173
  • WpPart
    Parts 55
KİTAP FİNAL OLDU!!! Bu bir Düğüm hikayesi... Güneşin, denizin, kuşların aşka düğümlenişinin hikayesi... Kaç gün, kaç ay, kaç yıl geçti. Beni bir çift yeşil göze tutsak edip, ruhunu kalbime düğümleyip gideli? Çocuk kalbimin vermiş olduğu hevesle bir şey yaptım. ASLA yapmam dediğim bir şey! Ona ulaşabileceğim en saçma yolu seçtim. Ya da seçtirildim! Aşk insana neler neler yaptırırmış? Aklını alır, sallar, çarpar, acıtır aynı zamanda kahkaha attırır, hüzne bulanmış sevinçler yaşatırmış... Bana ise yurt odamda, canım kadar sevdiğim iki yarenimle ilk mesajı atmayı uygun gördü. ✨✨✨✨✨✨✨✨✨✨✨✨ "Yeter lan yeter! Buramıza kadar geldi ! Başlarım senin aşkının ızdırabına!" "Ama Meyra!" Poşetten çıkardığı telefona alık gözlerle baktık. Ama onun hinlik dolu gözleri kendinden çok emindi. Nazenin elimi tutunca korkusunu anladım. O da benim gibi yaklaşan fırtınanın farkındaydı. "O... O ne?" "Ben oturur bunun gelmişini geçmişini anlatırım da yeri değil. Babannemim üstüne hat aldım. Kaçakçılar çarşısından aldım lan ben bunu! Tipi kayık adamlardan mal isteyen müptezeller gibi kaçak telefon sordum! Kaç günlük yemek paramı Imeal atsınlar diye verdim! Ne diyorsam yapacaksın!!! Şimdi şu senin ünüformalı bıldırcını ava çıkıyoruz! Bağırtısı hiç kimsenin karşısında düşmeyen burnumu eğiyordu. Hızlı hızlı gezen parmaklarına dehşetle baktım. O ise keyifle bana telefonu uzattı. "İlk mesajı attık. Hayırlı olsun gaziler." O gülüş bizi bitirecekti... Ya da yep yeni bir kapıdan geçmem için güç verecekti. Uzattığı telefonu alıp ekrana baktığımda beynimden vurulmuşa döndüm. Canım dediğim kızın bana yaptığını düşman yapmazdı. "Beni bitirdin Meyra! Sen beni bitirdin..." Fısıltım Nazenin'in ürkek bakışlarıyla yanıma yaklaşmasına neden oldu. Ekrana bakan bakışları
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 36,700,822
  • WpVote
    Votes 1,612,366
  • WpPart
    Parts 58
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
Ederlezi by profeysinil
profeysinil
  • WpView
    Reads 1,850,581
  • WpVote
    Votes 85,549
  • WpPart
    Parts 47
"Sabaha kadar konuşmanın sabaha kadar sevişmekten daha tehlikeli olabileceğini kim tahmin ederdi ki? Her gece çiftliktekiler uyuduktan sonra Elif gizlice odama gelip yatağın diğer ucuna geçiyordu. Işıkları yakmayı hiç teklif etmemiştim, o da durumdan şikayetçi değildi. Binbir gece masallarındaki gibi karanlıkta başlayıp aydınlıkta son bulan gece buluşmalarıydı bunlar, ve nedense gizli kalmasını istemiştik. Oysa ortada gizlemeyi gerektirecek bir şey yoktu, onca gece yanımdaydı fakat elim onun eline bile değmemişti. Biz sadece konuşuyorduk... Sadece konuşuyorduk ve sanırım tüm sorun buydu. Belki konuşmak yerine sevişseydik bu kadar kök salmazdık birbirimize. Ben bile anlatacak bu kadar çok şey biriktirdiğimden habersizdim. Konu konuyu, kapı kapıyı açıyor ve konuştukça söylenecek daha fazla söz açığa çıkıyordu aramızda. Bazen attığımız kahkahalar duyulmasın diye ellerimizi ağzımıza kapatmak zorunda kalıyorduk. Bazense Elif mutfağa inip gizlice yiyecek bir şeyler getiriyordu ikimize. Biri duyar diye ekmeği bile sessizce böldüğüm, çocukluğumdan bile daha çocuk olduğum, hayatımda ilk kez bir kadının yüzünde kaybolduğum gecelerdi. Bir erkeğin neden binbir gece boyunca masal dinlemek isteyebileceğini ilk kez o gecelerde anladım. Ve tarihteki onca adamı eline kalem almaya iten, tüm bunları bana yazdıran şeyi ilk kez o gecelerde buldum. Bazen bir kahkahanın ortasında, bazen birbirine çarpan iki bakışta, bazense saçını kulağının arkasına sıkıştırmasını izlerken ansızın beliriveren o sızıyı... İçimdeki edebiyatı uyandıran bir ağrıydı bu. İnkâr edip kaçsam da, durup kapılsam da gözlerine bakarken hissettiğim gerçek hiç değişmiyordu. Elif bir Balkan ağıdı gibi göğsümde büyüyordu."
Düşmüş Melekler Senfonisi by profeysinil
profeysinil
  • WpView
    Reads 2,326,714
  • WpVote
    Votes 164,155
  • WpPart
    Parts 81
Watty's Gizem&Gerilim Kazananı 🏆 🏆 MysteryTR Ödülleri - Yıla Damga Vuran Gizem&Gerilim Hikayesi -*- "Normal insanların, eline anormal olma fırsatı geçmemiş kişilerden oluştuğunu görecek ilk kişi sen değilsin. Tarih, bu gerçeğin farkına varmış krallarla, filozoflarla ve din adamlarıyla dolu. Çürümek ve çürütmek için fırsat kollayan bu yığına, onlar engel oldu. Medeniyeti; toplumun gözünü yasalar, günahlar ve yalanlarla korkutan adamlar kurdu. Çünkü koyduğu kanunları kendisine tanrının yazdırdığını söyleyen Hammurabi, bunun yalan olduğunu biliyordu. Çift boynuzlu miğfer taktığı için halk arasında Zülkarneyn olduğuna inanılan Büyük İskender, bu yalana göz yumdu. Tıpkı topraklarını işgal ettiği Mısır halkının karşısına sarıkla çıkarak Müslüman olduğunu söyleyen Napolyon Bonapart gibi. Napolyon, Mısırlıların başını yalanlarla meşgul etmezse, çıkacak isyanda o başları gerçeklerle almak zorunda kalacağını biliyordu. Vahşetin bir açıklaması olmadığını görecek kadar yükseleceksin. Tıpkı senden öncekiler gibi. Yukarı tırmandıkça ışığın azaldığını fark edecek ve nihayet, karanlığın sadece karanlık olduğunu öğreneceksin. En sonunda ise, sokağa çıkıp yaklaşan kötülüğe karşı uyarmak istediğin insanların, fırsat bulduğunda seve seve o karanlığa dahil olacağı gerçeğiyle yüzleşecek; Ve sonra düşeceksin."
Bir Gönül Davası (KİTAP OLDU) by umrantan
umrantan
  • WpView
    Reads 1,635,697
  • WpVote
    Votes 108,414
  • WpPart
    Parts 30
Yetişkin okurlar içindir! "Beni ilk gördüğünde ne düşündün?" Başını yana eğerken işaret parmağıyla dudağının altındaki çizgiyi kaşıdı. "Buraya ne kadar aykırı durduğunu." Kadir ağır hareketlerle ayağa kalkınca tam önümde durdu. Masada oturmama rağmen benden çok büyük duruyordu. Yüzüne bakmak için başımı geriye atmak zorunda kalmıştım. Bana doğru eğildiğinde aramızdaki tansiyon o kadar hızla yükseldi ki... Mesafeyi iyice azaltırken boğuk çıkan kalın sesiyle konuşmaya devam etti. "Aykırı ve güzel..." dedi yavaşça."Çok güzel." Kuruyan dudaklarım aralandığında bana doğru bir adım daha attı ve aralana bacaklarımın arasında durdu. "Zararlı olan her şey gibi..." Dilimi alt dudağımda gezdirdim. "Sana zarar vermek istemem." Biraz daha yaklaştığında dolgun dudakları dudağıma dokunuyordu. Kalbim göğüs kafesime şiddetli darbeler indirirken kısık sesiyle cevap verdi. "Ama ben isterim." • Gitmek mi zor kalmak mı? Kalana zorsa gidene ölümdü.
Dem by gelbikahveyapayim
gelbikahveyapayim
  • WpView
    Reads 346,789
  • WpVote
    Votes 21,625
  • WpPart
    Parts 25
Bazen hikayenin başlaması için şehre bir yabancının gelmesine gerek yoktur. Bazı hikayelerde şehre bir yabancı döner.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,534,846
  • WpVote
    Votes 698,968
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.