En sevdiklerim
18 stories
Beyaz Gece by misamigoss
misamigoss
  • WpView
    Reads 2,193,487
  • WpVote
    Votes 179,171
  • WpPart
    Parts 65
Görevini aşk ile perdeleyen bir adam ve o aşka yalnızca yüreğiyle kanat çırpan bir kadın. *** "Gözlerin dünyanın en güzel, en ihtişamlı masalını anlatıyor ve ben o masalda bana yer olmamasından deli gibi korkuyorum...'' dedi sarhoşluğuna rağmen kelimeleri net kullanmayı başararak. Saçlarındaki ellerimi alnına kaydırarak oradaki tutamları sevdim hiç acele etmeden... Ardından da şakaklarında, siyah sakallarıyla bezeli yanaklarında ve çenesinde dolaştırdım parmak uçlarımı... ''Neden o masalda sana yer olmasın Barış?'' diye fısıldadım. Gözlerini kapatarak gülümsedi. Birkaç dakika yüzünü inceledim, göğsü düzenli soluklarla inip kalkmaya başladığında uykuya tamamen kavuşmuştu artık. Elimi tekrar yumuşak saçları arasına gömerek iç çektim hüzünle. ''Senin olmadığın bir masalda bana yer kalır mı sanıyorsun?''
KUSURSUZUN KOZASI by kopgelkitaplarindan
kopgelkitaplarindan
  • WpView
    Reads 11,028
  • WpVote
    Votes 1,529
  • WpPart
    Parts 18
İnsanlar işledikleri suçlar ya da yaptıkları yanlışlar nedeniyle cezalandırılırlar. Belki de sebep oldukları terslikler. Peki bir insan zekası nedeniyle cezalandırılır mı? Zeki yaratılmak mükâfat mı, yoksa lanet midir? Bir anne, çocuğu için çok masum ve elbette ki iyi niyetli bir şey yaparken başına en kötü ne gelebilir? Selin, yaşadıklarının rüya olmasını dilediği günlere uyanırken, kendisine dayatılan bu insanlık dışı kozalıktan sıyrılmak için asla pes etmeden savaşacaktır... 14.05.2022 #üstünzeka 1. 12.09.2022 #birinci 1. 30.09.2022 #mükemmel 1. 30.09.2022 #test 1. 02.10.2022 #koza 1. 06.02.2022 #zeki 1. *Bu hikayedeki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür. *
Lahza(Kitap Oldu) by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 3,548,778
  • WpVote
    Votes 266,018
  • WpPart
    Parts 34
Benim yıllar önce gördüğüm o belli belirsiz çizgiyi dahi bir ihtimal olarak kabul etmediğini gösterircesine bıçağın keskin ucunu gözlerimin içine bakarak kendi avcuna bastırdı ve aşağıya doğru çekti. Oluk oluk akan kan beyaz gömleğine süzülmüş, yüzünde acıyı gösteren tek bir mimik bile oynamamıştı. ''Ne bu kan akmayı durdurdu...'' dedi Ferman'ı tutan elimi bir hışımla çekerek. Avcum ellerinin arasındayken sıcak kanı buz gibi tenimde süzüldü. Ben yıllar önce bitti diye haykırırken o bizim sonumuzun daha gelmediğini belirtircesine o kanlı bıçağı avcumun içine bıraktı. Bu beni öldür demekten başka bir şey değildi. ''Ne de bu can bu bedenden çıktı.'' Dedi düşüncemi doğrulamak ister gibi. Parmaklarımdan süzülen, tenime bulaşmış kanıyla birlikte avcumun içine baktım. Bizim sonumuz yine benim ellerimin arasındaydı fakat bu sefer ima ettiği son çok daha başkaydı. -Hikaye içerisinde yetişkin içerikler bulunmaktadır.
Güneşi Yakala by misamigoss
misamigoss
  • WpView
    Reads 1,268,406
  • WpVote
    Votes 111,655
  • WpPart
    Parts 52
"Bu senin düğün istemeyen halin miydi?" diye sordu Yavuz duruşunu bozmadan. Nefesini düzene sokmaya çalışan İnci "Sana nikahı bastım diye dans ettim bu kadar, evet." dedi dalga geçerek. Bir şey söylemedi Yavuz. Önündeki su dolu şişeye uzanıp bardağına doldurdu, fakat doldurduğu suyu eline alamadan İnci'nin bardağı kapıp kafasına dikmesiyle sabırla yutkundu. "Sen nasıl bir manyaksın ben anlamadım ki!" Güldü İnci. "Nasıl bir manyak olduğumu çözebileceğin kadar kalmamayı umut ediyorum hayatında." diye yanıtladı Yavuz'u. Bedeninin duruşunu bozmadan boynunu çevirip kıza kısa bir bakış attı Yavuz. "Bir yerde kalabilmen veya ayrılabilmen için orada olman gerekir. Sen benim hayatımda değilsin." dedi ters sesiyle. Kıkırdayarak bardaktaki sudan biraz daha içip "E süper o zaman." diyerek ayağa kalktı İnci. "Hadi burada uslu uslu oturmaya devam et sen."
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,524,922
  • WpVote
    Votes 546,357
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
Düşmüş Melekler Senfonisi by profeysinil
profeysinil
  • WpView
    Reads 2,323,409
  • WpVote
    Votes 164,081
  • WpPart
    Parts 81
Watty's Gizem&Gerilim Kazananı 🏆 🏆 MysteryTR Ödülleri - Yıla Damga Vuran Gizem&Gerilim Hikayesi -*- "Normal insanların, eline anormal olma fırsatı geçmemiş kişilerden oluştuğunu görecek ilk kişi sen değilsin. Tarih, bu gerçeğin farkına varmış krallarla, filozoflarla ve din adamlarıyla dolu. Çürümek ve çürütmek için fırsat kollayan bu yığına, onlar engel oldu. Medeniyeti; toplumun gözünü yasalar, günahlar ve yalanlarla korkutan adamlar kurdu. Çünkü koyduğu kanunları kendisine tanrının yazdırdığını söyleyen Hammurabi, bunun yalan olduğunu biliyordu. Çift boynuzlu miğfer taktığı için halk arasında Zülkarneyn olduğuna inanılan Büyük İskender, bu yalana göz yumdu. Tıpkı topraklarını işgal ettiği Mısır halkının karşısına sarıkla çıkarak Müslüman olduğunu söyleyen Napolyon Bonapart gibi. Napolyon, Mısırlıların başını yalanlarla meşgul etmezse, çıkacak isyanda o başları gerçeklerle almak zorunda kalacağını biliyordu. Vahşetin bir açıklaması olmadığını görecek kadar yükseleceksin. Tıpkı senden öncekiler gibi. Yukarı tırmandıkça ışığın azaldığını fark edecek ve nihayet, karanlığın sadece karanlık olduğunu öğreneceksin. En sonunda ise, sokağa çıkıp yaklaşan kötülüğe karşı uyarmak istediğin insanların, fırsat bulduğunda seve seve o karanlığa dahil olacağı gerçeğiyle yüzleşecek; Ve sonra düşeceksin."
BUKALEMUN - 1 Çakal Avı - Alaz (Kitap oldu) by Invictus1408
Invictus1408
  • WpView
    Reads 3,185,685
  • WpVote
    Votes 41,970
  • WpPart
    Parts 13
Hiç bir aşk böylesine tutkun, böylesine adanmış olmadı... Ne seneler silebildi yakıcı hasretini, ne katlanılmaz acılar bastırabildi yokluğunu... Anlaşma basitti oysa... Yalnızca ona ait bir kız için edilen dualar ve karşılığında sunulacak bir can... Kefareti kendiydi... *** "Her yeminin, her sözün bir bedeli vardır... Benim ödeyeceğim bedel seninkine karşılık, benim hayatım... Bu ne pahasına olursa olsun kabul ettiğim, razı geldiğim bir anlaşma. Rabbimle benim aramdaki anlaşma! Girme aramıza! N'olur girme! Seni bana verene yüzümü kara çıkarma!"
ANKA  (Kitap Oldu) by Invictus1408
Invictus1408
  • WpView
    Reads 6,810,361
  • WpVote
    Votes 13,588
  • WpPart
    Parts 2
"Hiçbir yenilgi böylesine görkemli, hiçbir zafer böylesine acınası olmamıştır!"
Efendilerin Konagı by esraeyul
esraeyul
  • WpView
    Reads 481,277
  • WpVote
    Votes 42,449
  • WpPart
    Parts 55
Yonca ,korüdordaki eski ankesörlü telefon kulağında , duyduğu şeyden emin olmayarak korku içinde dikilmiş ,sesi titreyerek konuşmaya çalışmıştı. "Ama...ama...Dönmezsin ki...." Demişti.. "Artık dönmezsin sen...dört yıl...hiç gelmedin.. Hiç gelmedin......şimdi de bu...iki koca yıl daha... Ali..." Delikanlı sözünü bitirmesini bile beklemeden vermisti ağzının payını.... Her zamanki gibi... Azarı işitip yanında dikilmekte olan delikanliya uzatti ahizeyi. "Seni istiyor," Ömer konuşmaya daldığında daha da duramadı yanlarında. Dört yılda sesini ilk defa duyurmuş onu da ben gidiyorum demek için kullanmıştı. Sitem etmesine, Itiraz etmesine bile izin vermeden... Ömer i istemişti çabucak.... Zangır zangır titreyerek nereye gittiğini bilmeden ,yürüdü gitti. ..... Yatakhanedeki yatağına kadar gidebilmis, sırtı dimdik , yavaşça çöküp kalmıştı ... Görmeyen gözleri camdan görünen manzaraya dönük. Dört yıl .. Hapiste gibi çile çekmiş, gün saymıstı . Şafak şafak.... Ve deli gibi okumuş, ders çalışmıştı... Çünkü hissediyordu, Zeki ve parlak bir genç ,okumamış bu kızı yanına yakıstırmaz .... Kendi gibisini ister yanına.... Elini tutmak , Yanyana yürümek ... Bu , benim kızım demek için... BENİM..... Kiz yıllarını Ali ye denk olmaya çalışmakla geçirmişti. . Döndügü vakit farketsin diye .... Fizik öğrenmiş, matematik, tarih öğrenmişti... Uzayı sonra...kara delikleri...kuantum.... Hücre...... Internet bulduğu her yerde.., ... Eline gecen hicbiseydi... Bu gün anlamıştı bunu..... Başarıyı yakaladı.... Dönmeyecek..... Aşka geri dönmeyecek...... Seni unuttu..........
BUKALEMUN - YamanDağlı - Yaman - Ateş (Kitap oldu) by Invictus1408
Invictus1408
  • WpView
    Reads 4,122,545
  • WpVote
    Votes 61,611
  • WpPart
    Parts 30
Bukalemun Serisi 2.Kitabı... **** Yaman ona sonsuzluğu vaat ediyordu.... Gözlerinde öyle bir anlam vardı ki; yeryüzündeki hiç bir kelime bunu açıklayamazdı. Sanki başka bir boyuttan bakıyordu Alaz'a. Kapkara gözlerinin içinde oynaşan pırıltılar dünya üzerindeki hiç bir ışıkla boy ölçüşemezdi. Öyle parlak, öyle berrak, öyle canlı, öyle yakıcıydı o pırıltılar...