Dans💃
4 stories
KARANLIK PRENS | ARA VERİLDİ by o1prenses
o1prenses
  • WpView
    Reads 31,481
  • WpVote
    Votes 4,007
  • WpPart
    Parts 35
[ 1. kitap bitti, ikinci kitap da buradan devam ediliyor.] Uçurumun kıyısında bahçesi katledilen çocuk, kalbindeki ölü çiçekleri nefretiyle yaktı. Artık hisler ona çok uzaktı. Ta ki, onu görene dek. "Karanlık Prens" lakabıyla ün salan, katı kurallarla büyümüş bir adam: Darcy Evans. Sosyete tarafından sevilen, anne sevgisini tam anlamıyla tadamayan bir genç kız, prenses : Bella Cooper. Babasının intikamını almak isteyen Bella; hırslı, intikam almak isteyen ve tahta yeni çıkan bir kral ile yolları kesiştiğinde tutkulu bir aşkın baş döndürücü kıvamını kalbinin derinlerinde hissedeceğinden ve bu esrarengiz adamın kalbindeki gizli çocuğu keşfetmeye başlayacağından habersizdir. Ay karanlığa sığınıp bir intikama gebe kaldığında nefret tohumları, kalbe ekildi. Nefret büyüdü, büyüdü. İki gencin ruhundan çalınan notalar, kaderlerinin müziği oldu. Kaderlerinin yazıldığı defter yandı, kül oldu. Geçmiş ve gelecek birleşti, cehennemin kapıları aralanırken kaderlerini yazan kalemin kırık ucundan akan mürekkep acıya boğuldu. Nefret tohumlarının sardığı şehirde binlerce insan katledildi. "Bizim hikayemiz ölürken yaşamanın, yaşarken ölmenin hikayesiydi. Bu döngünün kırılması, zaman kavramını kaybetmek demekti. Zaman kavramı kaybolduğunda ikimizde yanıp kül olacak, sonra ise küllerimizden var olacaktık." • NOT: Kurgunun çalınması, sözlerin ve sahnelerin kopyalanması, en ufak benzerlik hâlinde yasal işlem başlatılacaktır! Kurgu tamamen bana aittir. Şeytanın Kuklası serisi Lütfen kitap isminden dolayı önyargıyla yaklaşmayın.Sabırla okuyanların beğeneceği bir fantastik seri. 23.01.2021 aksiyon #4 04.02.2021 prens #3 Başlangıç tarihi: 10.04.2020 Bitiş tarihi: (devam ediyor)
Hüzün Yağmuru Senfonisi by -madamyazar
-madamyazar
  • WpView
    Reads 74,254
  • WpVote
    Votes 9,505
  • WpPart
    Parts 37
"99 tane sarı balon uçuracağız gökyüzüne iyileştiğin gün." Küçük kız, gözüne gelen gün ışığını minik elleriyle engellemeye çalışırken başını çevirip yanında duran masum yüze baktı. "Neden 99 tane?" diye sordu anlam veremeyerek. Çocuk, küçük parmaklarının hepsini açıp on sayısını gösterdikten sonra gülümsedi. "Çünkü en mükemmel sayı 10 olarak kabul edilir ve ben mükemmel şeylerden hoşlanmam." deyip serçe parmağını avucuna kapatarak dokuz yaptı. "O zaman, neden 9 tane değil de 99 tane?" "Çünkü 9 tanesi sevincimizi anlatmaya yetmez." Birbirlerine bakıp tebessüm ettiler. Küçük kızın karşısında duran bu kişi, minik bir çocuğun yüreğinden çok daha fazlasını taşıyordu. Sakince serçe parmağını büküp çocuğa doğru uzattı. "Söz mü?" Küçük çocuk da onun yaptığı gibi serçe parmağını büküp kızın parmağıyla buluşturdu parmağını. "Söz, hem de güneş sözü." • mayıs 2020 | madamyazar •kapak | sevgisizcesevdi•
Yaşarken Ölmek Gerekir by kayipbirsahis
kayipbirsahis
  • WpView
    Reads 131,656
  • WpVote
    Votes 11,246
  • WpPart
    Parts 51
İskeletim iskeletinde; Yaşam bizi ayırana dek. ⚰️ Ressamın kalbi cayır cayırsa dumanla kaplanırdı tablolar, yazarın zihnindeki çerçeveler paramparçaysa solukları sökerdi satırlar. Kelimelerin canı olurdu, belki ruhu veya var oluşu. İnsanın göğsü sıkışırdı da parmak uçlarım kaşınıyor derdi. Çocuklar karanlıktan korkardı da ışığı seviyorum derdi. Ve ölüler yeniden doğmaktan korkardı da yaşama küserdi. Bir haftanın yedi canı olurdu, kadınlar kalplerinde yedi çerçeveyle doğardı. Kız çocuğu anılarını biriktirmeyi severdi ama boyu çivilere yetmezdi, küçücük boyuyla bir tabureyi çekiştirip astı bir bir çerçeveleri ve içine fotoğraflarını eklerken gülümsedi. Onları sevdi, parmak uçlarıyla okşadı, yeterince inanırsa sonsuzluğa karışacakmış ve sonsuzluğa onunla karışacakmış gibi bir güvenle fotoğraftaki mavi gözlere baktı. Yıllar geçti, boyu uzamıştı. Öyleyse bu sefer neden o tabureye çıkmıştı?
Ruhun Benimle Güvende by Emine___Yesilcimen
Emine___Yesilcimen
  • WpView
    Reads 9,352
  • WpVote
    Votes 4,768
  • WpPart
    Parts 25
Odanın ortasında bir sağa bir sola volta atıp duruyordum. Ne de sıkıcıydı beklemek. Bekleyip de bir türlü sona gelmemek. Hayat mıydı bize her şeyi öğreten yoksa ölürken mi ögreniverirdik her şeyi birden. Karmaşıktı yaşamak. Ancak o düğümü çözmek daha da karmaşık. O düğüm açıldığında ise "Ne kadar da düzmüş ne kadar da kolaymış." dersin. Ama yaşamayı zevkli hale getirenler de bu düğümler değil midir? ·~·~·~·~·~·~·~·~· "Asıl sen benden neden bu kadar nefret ediyorsun?" deyip omzundan içeri ittirdim. Çenesi kasılmıştı. "Neden mi?" Alaycı bir şekilde güldü. "Nedene gerek var mı ki? Kötü birisin. Bir katilsin. Hatta dedesini bile öldürmeye çalışmış bir pisliksin." Sözleri boğazıma bir yumru olarak oturdu. Gözlerim doldu. Yutkunamadım. .~.~.~.~.~.~.~.~. Yaşadığım şeyler acıydı ama yaşattıklarımın karşısında hak etmiştim belki de bunları. Tek isteğimin o adamı bulup masum annemin canını yakmasını ona ödetmekti.