good
5 stories
HERAN by rhemelicious
rhemelicious
  • WpView
    Reads 1,448,985
  • WpVote
    Votes 48,306
  • WpPart
    Parts 73
"Sessizliğin bu kadar gürültülü olacağını senden önce bilmezdim." (Kitap yetişkin içeriklidir.) 02.12.21
ATEŞHAN(KAĞITÇI GÜZELİ) by deliyimyavv
deliyimyavv
  • WpView
    Reads 1,681,904
  • WpVote
    Votes 43,839
  • WpPart
    Parts 39
BAŞLAMA: 22.08.2019 ~Hikayemde küfür, şiddet ve +18 vardır. Rahat edemezseniz okumayınız~ ********* Soğuk ciğerlerini hırplarken daha da hızlı koşmaya çalıştı kız. Gerçi neyden kaçtığını bile bilmiyordu aniden kağıt toplayan arkadaşları koşuşturmaya başlayınca saf aklı onlara ayak uydurmuştu. Hissediyordu onlara azrail olacak adamlar nefeslerini kesmek için enselerindeydi. Bacaklarından kayan eski pantolonunu iki eliyle tutarken arkalarındaki adamların neden peşlerinde olduğunu çözmeye çalışıyordu. Soğuktan akan burnunu sertçe sanki bir daha akma dercesine koluna sildiğinde dirseğinden tutulmasıyla yere fırlatıldı genç kız. "İbneye bak küçük bacaklarıyla nasılda koşuyor Nazmi" "Hikmet abi izin ver bu soysuzun nefesini şurda kesiyim bir daha erkeğim diye ortalıkta gezemesin" Genç kız yere sürten yanağını tutarken göz yaşları gözüne örtü olmuş karşısındaki iki yarmayı bulanık görüyordu. Küçük kalbi korkuyla dolup taşarken karşısındaki adamların ne saçmaladığını anlamayamadı. İbne değilim demek istedi soysuz senin anandır demek istedi lakin yapabildiği burnundan sessiz bir nefes almak oldu. "Ateşhan abi ecdadını beller zaten Nazmi biz sapasağlam bu iti atalım önüne sonra bizi sikmesin" "Peki abi haklısın gidelim o zaman" Minik bedeni titrerken genç kızın birden sürüklenmeye başladı iki yarma tarafından. Ayaklarıyla etrafa tekmekler savurup yumruk atmaya çalışsada bu iki hanzo dönüp bakma gereği bile duymamışlardı sadece sürüklüyorlardı. Tekrardan hissetti kız bu sefer son yakındı son bir nefes kadar arkasındaydı ********
EFLÂL | RAFLARDA by idelirukiye
idelirukiye
  • WpView
    Reads 13,932,771
  • WpVote
    Votes 292,956
  • WpPart
    Parts 29
🥀 "Geçmiş, bazen mutlu bir anı bazen acı bir tebessüm. Bazı zamanlarda ise adı konulamayan duygunun adı..." Eflâl... Ölüme ve insanlara karşı gardını almış genç bir kadın... Korkuyla attığı her adımın, hayatından çaldığını fark edemeyecek kadar kimsesiz üstelik. Lâl... Ölesiye nefret ettiği insanlardan kaçıp sığındığı limanda, belki hayatının aşkını bulacak belki de en büyük hayal kırıklığını yaşayacak. Eflâl, onaylanmayan bir evliliğin meyvesidir ve henüz dünyaya gelmeden, hikâyesine ölümün gölgesi düşmüştür. İşi, dostları, abisi... Hepsi onu "öldürülmek" düşüncesinden bir nebze de olsa uzaklaştırmaktadır. Tabii, bir de Karan Akdoğan... Aslında kimsesiz olduğunu anlayan Eflâl'in, kimsesi olan genç adam... Aralarındaki bazen minnet, bazen şefkat, bazen ise karşı konulmaz bir sevgidir. Ancak Eflâl'in baş etmesi gereken ölüm gerçeği, onu Karan'ın yanında da rahat bırakmaz. Eflâl, gerçeklerle yüzleşmeye karar verir. Kime ve neye inanacağını bilmeden kendini hiç de tahmin edemeyeceği gerçeklerin içinde bulur. Artemis Milenyum aracılığı ile kitap oldu. Kitapçılardan alabilirsiniz.❤️ •Yeni bölüm gelmeye devam edecek ve final burada yayımlanacak.
YANINDAYIM (( Tamamlandı )) by Moonlighthikayeleri
Moonlighthikayeleri
  • WpView
    Reads 4,900,788
  • WpVote
    Votes 9,288
  • WpPart
    Parts 2
Gerçeklere kör, sağır ve dilsizsen! İncitmeden seven, nahif adama tahammülün yoksa! Empati kurma yeteneğin sıfırsa! Rica ediyorum kurguya hiç başlama!!! 💧💧 Oysa adaletsizliğin kol gezdiği dünyaya kadın olarak gelmek suç değildi. Asıl suç kadının yaşam alanını kısıtlı tutan bireylerin eylemleriydi. Bedene acımasızca inen her darbe, elbet zaman geçtikçe silinirdi. Peki ruh'a sadistçe vurulan darbelere zaman çare olabilir mi? Gözlerini açtığı andan itibaren ailesinin çizdiği sınırlara tutsak olurken , esaretine son vermek bir hayli zor olacaktı. Sevgi nedir? Bilmeyen! Ailesi tarafından kabul görmeyen! Yaşıtları gibi hayat dolu olmak varken kaderine alın yazısının kara'sını temsili gözlerinden yaş dökmek düştü... O'nunla karşılaşana kadar! Aşka tutsak olacağından bir haber adam ise virane yaşamdan şaheser yaratmaya kararlıydı. 💧💧 Parmak uçları Nilay'ın beli ve kalçaları arasında gezinen Hakan, kalçalarını hafif ritimlerle öne kıvırdı. Ateş gibi mabedi sert kalın erkekliğini sıkıştırırken hırlar gibi nefesini verdi. "Ait olduğu yeri öyle benimsedi ki." Dizlerini büktü avuç içleri kusursuz vücudun kıvrımlarında gezindi. "İçinden çıkmaya hiç niyeti yok." Nefes alış verişleri hızlandı, kalçalarının tutturduğu hafif ritimler sertleşti. Boğazını tırmalayan erkeksi boğuk iniltisini özgür bıraktı. Nilay'ın içini kaplayan doluluk bedenin de gezinen kışkırtıcı dokunuşlarla kadınsı hormonları uçuşa geçti. Damarlarında dolaşan kan arzuyla kasıklarına hücum etti. Başını geriye yatırdı aldığı hazla ciğerlerine çektiği nefesi fısıltı gibi sesiyle bıraktı. "Hakan." Loş ışığın aydınlattığı mekânı iki bedenden, yükselen kıvılcım ateşe verdi.. Kapak: İnstagram/ zanedus_design_
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,283,089
  • WpVote
    Votes 725,548
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.