Hiç Başlamadıklarım
12 stories
ATEŞPARE (+18) by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 51,420,880
  • WpVote
    Votes 2,314,246
  • WpPart
    Parts 97
Korkmuyordum, ne karanlıktan, ne gürleyen gök gürültüsünden, ne de bana zarar verebilecek bir insandan. Çünkü ben karanlıktım, ben gürleyen göktüm, ben zarar görmezdim, ben zarar verirdim. Ben bir katildim. Bu bir sıfat değildi, bu benim mesleğimdi. 🔥 Yayınlanma Tarihi: 12.04.2020 Bu kurguda geçen kişi, kurum ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. Uyarı: Eğer kurguyu spoi almadan okumak istiyorsanız, yorumları okumamanızı tavsiye ediyorum.
Av - Gümüş Kanatlar Serisi I by sinistralefay
sinistralefay
  • WpView
    Reads 189,122
  • WpVote
    Votes 13,669
  • WpPart
    Parts 43
Tanrı her şeyi görür ve duyar, dedi kaderin ipliklerini ören muhafız hafifçe gülümseyerek. Tanrı tüm duaları ve isyanları duymuş ve onun hamurunu yoğurmuştu. Ariel Le Fay'in doğacağı yüzryıllar öncesinden kehanet edilmişti. O, edilen tüm duaların ve isyanın karşılığı olarak doğmuştu. Dilenen tüm dileklerin beden bulmuş hali gibiydi fakat ona sorsalar sakin bir hayatı tercih ederdi. Kimse Ariel'e ne istediğini sormadı. Tanrı ona huzuru geçmesi gereken onlarca sınavın sonunda armağan edecekti.
Kaçak - Gümüş Kanatlar Serisi II by sinistralefay
sinistralefay
  • WpView
    Reads 106,957
  • WpVote
    Votes 10,121
  • WpPart
    Parts 48
Ariel Silverfang başını belaya sokmaya devam ediyor. Tekme. Ariel, bezgin bir şekilde göz kapaklarını kaldırırken karşısındakinin kim olduğunu biliyordu. Adamın yüzüne bakıp hafifçe gülümsedi. Tekmelerin, zincirler kadar acıtmadığını hala öğrenememiş miydi? Başını geriye yaslayıp huzurlu bir şekilde nefes almaya devam ederken; bunun adamı daha da sinirlendireceğinin farkındaydı. Burada olmayı o seçmemişti, başına gelenlerin hiçbiri onun seçimi değildi. Hala kendini huzurlu bir sahnenin içinde hayal ediyordu; etrafta kan ve ürkütücü yaratıklar yoktu. Güvendiği insanlar ona ihanet etmemişti. Mutlu bir şekilde kardeşine gülümseyip, ödevlerinde ona yardım edemeyeceğini söylüyordu. Sonraki tekme hayalleri yüzünden yukarı doğru kıvrılmış dudaklarına geldi. Unutmaması gereken şeylerden biri buydu, vaat edilen kişi olduğu iddia edildiği an hayalleri elinden alınmıştı. Ariel Le Fay, toprağın altında bir kutuya kapatılmış ve üstüne tonlarca kural yüklenmişti. İşkencecisi karşısında duran kayalardan birine çöktü. Onu izlemeyi severdi. Ariel, ona eski zamanlardan kalma bir Tanrıça tablosunu hatırlatıyordu. Burada alevlerin içinde bile Hades'in umutsuz aşkı Persephone kadar güzeldi. Evet!, diye bağırdı zihni. Ariel, Persephone'du. Bahar. "Bir canavar yarattım" dedi gülümseyerek. Kadın kapatmış olduğu gözlerini açarak ona baktı. Gözleri lacivertin en güzel tonunu taşıyor, adama asla ulaşamayacağı mutlu kıyıları hatırlatıyordu. Bir zamanlar kıpkırmızı olan dudakları şimdi soluk mor bir renk alsa da yine de güzeldi. Dudakları yukarı doğru kıvrılırken, adamın onu izlediğini fark etti. "Canavarı sen yaratmadın ..." cümlenin devamında onun adını söylemek istemiş fakat sözcükler yeniden karışmıştı. Düşüncelerini zincirleyen bu tılsımdan nefret ediyordu, adamın ismini bir türlü söyleyemiyor hatt
Kaos - Gümüs Kanatlar Serisi III by sinistralefay
sinistralefay
  • WpView
    Reads 28,284
  • WpVote
    Votes 2,591
  • WpPart
    Parts 15
Onu tanıyanların Ariel Silverfang hakkında söyleyebilecegi ilk sey bir tür bela mıknatısı olduguydu. Basta her sey onun için daha kolaydı, ugruna savasması gereken küçük bir ailesi varken bası cok daha az agrıyordu fakat dedigimiz gibi Ariel Silverfang belayı severdi ve bela pesinde belalı tipleri de getiriyordu. Ariel Silverfang artık bir Kraliçe, gönülsüz de olsa öyle ve ne yazık ki yeni ünvanı onun sanssızlıgını pek etkilemedi. Ariel taht oyunlarıyla ugrasırken birileri Ariel'in deger verdigi her seyi elinden almaya kalktı, kardesinin yasadıgı sehre kaosu getirdi ve gökte bir isyan baslattı. Gökte baslayan isyan dünyanın her yerine yayılırken, Ariel'in esi Michael saldırıya ugradı. Ortalıgın fena halde karısık oldugunu söylememize gerek var mı? Peki, Ariel'in ortalıgı biraz daha karıstırmasına hazır mısınız?
KARANLIĞIN ŞEHRİ by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 25,544,991
  • WpVote
    Votes 1,494,620
  • WpPart
    Parts 80
Doğum gününden sonra, kardeşiyle eğlenmek için konsere giden bir genç kız... Fırtına yüzünden iptal olan konserden eve dönmeye çalışırken, kendini bir anda hiç bilmediği bir yerde bulursa... Ve bu bilmediği yerden, evine dönecek hiçbir yolu olmasa... Kendisini yabancı hissettiği bu şehirde, tüm bunlar yetmezmiş gibi, aklını karıştıran ve tüm yolları kendisine çıkaran gizemli bir genç adamla karşılaşırsa... Neler olur?
KİMSESİZLER MATEMİ. by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 13,880,460
  • WpVote
    Votes 895,701
  • WpPart
    Parts 69
Safir Mila Safkan, şu an olduğu yaşından çok daha ufakken, hayatının taşlarını yerinden oynatan bir olay yaşar ve kendini ansızın, yetimhanenin soğuk duvarları arasında kimsesiz bulur. Sahip olduğu şeyler, her ne yaşarsa yaşasın iyi kalan kalbi ve tutkuyla bağlı olduğu dansıdır. Kalbi yalnızca bir tek şey için, bale için çarpar. Ta ki ikincisini bulana kadar. Hazer Han'ı. Dans seçmelerine gittiğinde, kendisini seçen bu adamın gözetimi altında dans etmeye, müzikali kazanma hedefiyle bir kelebek gibi kanat çırpmaya başlar. Fakat, sahip olmayı istediği tüm bu başarıların yanında, ona başka bir hediye kılınmıştı. Aşk. Kendi kalbi kadar hassas, nazik bir kalp, Mila'ya yaklaştığında, bu zamana kadar koruduğu tüm savunmaları yavaşça yerle bir olur ve aşk, arzuyla, bedeninde dans eder. •yetişkin içerikli sahneler mevcuttur•
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,660,290
  • WpVote
    Votes 2,258,668
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
OKYANUSTA BİR DAMLA |FİNAL OLDU| by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 6,644,203
  • WpVote
    Votes 408,910
  • WpPart
    Parts 54
"Acıdan geçemeyen kadının, acısı bitemeyen adamla; kırık dökük sevdası." Kendini bilmez bir gecede, ay tamda göğün bağrında uyuklarken başladı her şey. Kader; dizleri yaralı bir kızı, dudakları kan kokulu bir adamın koynuna sardı. Yitirdiği hafızasının ardından, hiç bilmediği bir adamın elini tuttu. Geçmişi hatırlamaya çaba gösterdiği her an kendiyle ilgili bilinmezlere daldı. Adam her an köşe başındaydı, soluğundaydı ve ne parmağındaki yüzük, ne de hatırlamadığı geçmiş bu ihtirasa mani olamadı. Oysa ki şeytanın ini, adamın köşesi kıvrılmış zihniydi. Kadın adamın cehennemiydi; saf ateşin koynu, zemheri kışın soluğu.
AYKIRI:2 UYANIŞ by gul_clk
gul_clk
  • WpView
    Reads 307,883
  • WpVote
    Votes 29,391
  • WpPart
    Parts 36
AYKIRI SERİSİ'NİN 2. KİTABIDIR! *** Bu kez çok daha gizemli... Sırlar hiç bu kadar acıtmamıştı! Aşk mı!? Nefret mi? Hangisi daha yasak, hangisi daha mümkün? Aşk yasakken de güzel midir? İmkansız da sevilebilir mi? 'İmkansız' ve 'Mümkün' birbirine ne kadar uzak? Siyahla beyaz, yerle gök, cennetle cehennem kadar mı? Yoksa ATEŞ ve SU mu...? Sırlar bizi kanatıyorsa ve sırtımızdan vurabiliyorsa öğrenmemek, susmak mı gerekir yoksa kanayan yaranın daha derinine inip kendi mahvoluşluğunla buluşmak mı? Bu taşlı yolda yalnız mı kalacak yoksa içeride başka 'AYKIRILAR' da mı var...? Peki yasaklarla, kurallarla dolu bu ülke de aykırılara yer var mı!? Uyanmaması gereken o kabus, artan aykırılıklarla vaktinden çok daha önce uyanacak! Uyandırılacak! Fakat bu kabus diğerlerinden çok daha farklı, çok daha gerçek ve çok daha ölümcül olacak... "UYAN BERİA! KABUSUNA UYAN!"