gözümün nurları
5 story
WpFacebookWpXTwitterWpPinterestWpTumblr
ÜZÜM BUĞUSU від bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Переглядів 2,647,669
  • WpVote
    Голосів 161,153
  • WpPart
    Частини 36
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
Şah & Mat   від smyyebn
smyyebn
  • WpView
    Переглядів 5,991
  • WpVote
    Голосів 276
  • WpPart
    Частини 23
Elini çıplak karnıma koyduğunda avuç içini bastırdı. "Dövüşmeyelim." dedi yalvarır gibi. "Zorla dövüştürülen küçük bir kız çocuğu gelsin istemiyorum gözlerimin önüne." sesi öyle kısıktı ki ben bile zor duydum. Beni daha çok kendine yasladı. Sanki kendine katıp, içinde saklayacaktı o küçük çocuğu. Ona dönmeye çalıştım, izin vermedi. "Giz. Ellerine silah alma istiyorum, dövüşme hatta bir daha kan görme istiyorum." Sesi sakinliği kuşanmışken, beni de mayıştırıyordu. "Zorla sana dayatılan o hayatın tüm izlerini senden çekip almak istiyorum. Elinde her silah gördüğümde o silahın mermileri bana doğru yol alıyormuş gibi hissediyorum. Normal mi bu hisler." dediğinde güldüm. Hisleri olmayan bir kadına kendi hislerini soruyordu. Aramızdaki ilişkinin sağlıksızlığına güldüm. "Yanlış kişiye sordun." dedim gözlerim kapanırken. "I ıh." dedi dudakları bu sefer boynuma değerken. "Çok doğru kişiye sordum." dedi kabul etmezken. "Hem bu saydıklarından hep uzak durmak için yaşadım ben. Direndim, savaştım ona hiç yenik düşmedim. Üzülme." Onu teselli ediyordum. Kendim için bir adamı teselli edeceğim hiç aklıma gelmezdi. "Annem benden bir robot yaratmaya çalıştı, ölüm makinası ya da. Ben teslim olmadım, hiç." Hala onu teselli etmem normal değildi. Ama sesi teselli edilmeye muhtaç, göz yaşları içinde bekleyen bir çocuk gibi hissettirmişti. • "Bazı adamlar gözlerime bakmayarak cezalarından kaçıyordu." • Saçlarımda gezinse ya ellerin, uykumu çağırır gibi. Tenim karıncalansa, parmakların şifamken. Yalanlar bir kolye gibi boynuma geçmişken, ellerin kurtarsa ya beni o sıkı ilmekten. • Kimdi bu yangının suçlusu? Kibridi çakan mı? Yoksa yanmaya hazır olan mı? (Yetişkin içerik barındırır.)
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK від bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Переглядів 9,670,102
  • WpVote
    Голосів 551,285
  • WpPart
    Частини 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
SİREN від matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Переглядів 1,662,922
  • WpVote
    Голосів 139,623
  • WpPart
    Частини 63
Gardiyan beni ters kelepçe yapmak üzereyken bir daha ileriye fırladım ve kafam Deren'in göğsüne denk geldiğinde, onu omuzlarından sertçe arkaya ittim. Yumruklarımı göğsüne doğru vurup tekmelerken saçlarım sürekli yüzüme düşüp duruyordu. Deren hâlâ aynı kayıtsızlıkla beni izlerken, "Yalvaracaksın!" Diye bağırdım tekrardan. Gardiyanlar sert bir uyarıyla beni ikinci kez yakalayıp ters kelepçe yapmak için yere düşürdüğünde, Deren sanki yere uzanabilmem için bir adım geriye çıktı. Aşağıdan ona, alev alev gözlerle bakarak başımı salladım. "Benden bir çocuğun olması için yalvartacağım seni." Hikâyede +18 unsurlar yer almaktadır!
KAZAZEDE від authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Переглядів 10,742,610
  • WpVote
    Голосів 506,869
  • WpPart
    Частини 52
❝Bende iki sevdanın ucu, bucağı yok, Kaza. Gönlümü almışım elime, ikiye bölmüşüm; sonu, sınırı olmayan iki sevgi sığdırmışım o iki parçaya.❞ ❝Neymiş onlar?❞ ❝Biri vatan, diğeri sen.❞ ★ KURGU, VATAN İÇİN CAN VEREN, MİLLETİNİ KORUYAN ASKERLERİN HATIRASINA YAZILMIŞTIR. GERÇEK ASKERİ OLAYLARDAN VE BİLGİLERDEN BAĞIMSIZDIR. DURUMLAR, OLAYLAR VE YERLER DEĞİŞTİRİLEREK YAZILMIŞTIR. KURGU GERÇEKLİĞİ TAMAMİYLE YANSITMAZ.