byyesmaa
Tahtı düşmüş bir krallığın oğlu, barışın değil yenilginin sembolü olarak düşman sarayına bırakılır.
Adı esir konur, kaderi yazılmış sanılır. Oysa o, yalnızca susmayı öğrenir.
Veliahtla aynı gölgede büyürler-aynı taş koridorlarda yankılanan adımlar, aynı sofrada paylaşılan sessizlik.
Biri bu yakınlığı kaderin bir lütfu sanırken, diğeri kalbinin en derininde küllenmeyen bir ateşi saklar.
Yıllar geçer, çocukluk yerini savaşın sert yüzüne bırakır.
Kılıçlar çekildiğinde, karşı karşıya gelen iki krallık değil...
Birbirinin zayıflıklarını ezbere bilen iki kalptir.