effsaaneee
83 stories
UNUTULMUŞ KUŞLAR GÖĞÜ by KubraKb
KubraKb
  • WpView
    Reads 217,544
  • WpVote
    Votes 22,867
  • WpPart
    Parts 41
Evera Alfen. Ya da yalnızca Era. Ölümün soğuk nefesini ensemde hissedene dek etraftaki herkes kadar sıradan bir yaşam sürdüğünü zanneden o genç kızdım. Hayatta kalmak için tek kural vardı; ormandaki sınırlara adım atmayacaktım. Her şey öğretildiği gibiydi. Ta ki o lanet gece... Bir katil hayatımdaki en masum varlığı canice öldürene dek. Küçük kardeşimi benden alana dek. Bir şeylerin ters gittiğini fark edene dek. Kuşları unuttuğumu hatırlayana dek. Ve göğe baktım. Ben, ilk başkaldırandım.
KALPDEŞEN by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 118,885
  • WpVote
    Votes 13,139
  • WpPart
    Parts 39
"İncinmesini istemiyorsun, öyle mi?" Hemen başımı salladım. "Belki incinmez..." Omuzlarını silkti. "... kalbini kız kardeşime verirsen." Yapacağım tek bir şey vardı; ölmek. Bunun için konuştuk, bunun için anlaştık. Tek bir koşulum vardı; canımın yanmamasıydı. O da öyle dedi: canın yanmayacak. Nasıl ve ne zaman öleceğimi bilerek her günümü onunla geçirdim, ona bakarak, onunla konuşarak, ona gülümseyerek. Bana öfke duymadı, ailesi gibi benden nefret de etmedi, beni insan yerine koydu, herhangi bir insanın yerine... Fakat ben öfke duydum. Çünkü bazen en çok acıtan şey, ölmek değil; birinin, seni hâlâ ölmesi gereken biri olarak görmesidir.
DUZAH by hazelnoya
hazelnoya
  • WpView
    Reads 3,206,062
  • WpVote
    Votes 180,756
  • WpPart
    Parts 42
❝Hiçbir silah sana elinde patlamayacağının garantisini vermez.❞ ASLANLAR SERİSİ, KONRULUN KAFESİ ve DUZAH kitaplarından oluşan bir seridir. Hangi kitaptan başlarsanız başlayın illa ki spoi yiyeceksinizdir. İstediğiniz kitaptan başlayabilirsiniz.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,822,578
  • WpVote
    Votes 305,650
  • WpPart
    Parts 49
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
YER ALTINDA BEŞ METRE by YamurYilmazlar
YamurYilmazlar
  • WpView
    Reads 487,745
  • WpVote
    Votes 50,024
  • WpPart
    Parts 25
Herkesin bir hikayesi var. Okunacak kadar güzel, anlatılacak kadar değerli. O hikayeleri herkes gibi hep okudum, anlatılmasını dinledim. Bazı zamanlarda ise onlar gibi olmak istedim. Benim hikayemi birilerinin duymasını istedim. Ellerimdeki yaralar dışında, acıyan bakışlar dışında, insanların beni görmesini istedim. Bu büyük bir dilek miydi? Herkes gibi olmak veya hiç kimse gibi olmamak? Bilmiyorum. Nefes alamıyorum. Korkuyorum. Belki de... ------------------------------------ Kimse dinlemiyor mu beni? Dudaklarımdan çıkan kelimeleri , Anlamıyor musunuz? Size diyorum. Size. İnsanlar diyorum. İnsanlar, insanlar kirletir işte.
THALRON: ADANMIŞLAR by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 759,525
  • WpVote
    Votes 57,234
  • WpPart
    Parts 25
Seneler... Seneler sonra, dünya, nefes almanın bile zarar verdiği geri dönülemez bir felaketle sarsıldı. Ve hiçbir şey aynı kalmadı. Milyonlarca insan öldü, geriye kalanlar ise hayatta kalmak için dünyalarını yeniden kurmak zorunda kaldı. Burada doğmak ve ölmek yasaktı! Kuzeyin en uç noktası, gecenin aylarca hüküm sürdüğü o yer kuruldu. THALRON! Ve insanlar dört sınıfa ayrıldı... Din İnsanları, Asiller, Tüccarlar ve Köksüzler... Fakat yarattıkları dünya onları daha da büyük bir felakete sürükleyecekti. Çünkü duygular yok edilemezdi: Güç, Savaş, Tutku, Aşk, İhanet, İntikam, Fedakarlık ve Kader... Kaderle savaşmak mümkündü ama kazanmak asla. Çünkü kader çoktan kararını vermişti.
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 2,031,876
  • WpVote
    Votes 128,805
  • WpPart
    Parts 50
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
KEMİKTEN MEZARLAR  by mishelov
mishelov
  • WpView
    Reads 173,460
  • WpVote
    Votes 15,605
  • WpPart
    Parts 18
☙ Athena Maral, henüz küçük yaşlardayken dünyayı kasıp kavuran ve 'Kazan Salgını' adı verilen kıyametten kaçan bir avuç insandan yalnızca biridir. Hükûmetin ve halkın ısrarla virüs dediği, oysa daha farklı şeylerin de denilebileceği bu koca tiyatroda, Athena hayatın gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Çünkü bu ne virüstür, ne de bir salgındır. Bu bir soykırımdır. Çaresizliğin dibine gömüleceği, intikamın köküne ineceği serüvende aşktan da kaçmak zorundadır zira ürkek bedeninin altında bir türlü rahat durmayan kalbinin ritimleriyle oynayan kişi, bu koca kurguyu düzenleyen adamın oğlundan başkası değildir. ☙ "Öylesine dolu bir kalbi vardı ki onun... İçindekileri birazcık ittirseydi, küçük bir yer bıraksaydı bir köşesine; almaz mıydı o ufak boşluğuna beni de?" ☙
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 23,271,009
  • WpVote
    Votes 1,380,209
  • WpPart
    Parts 46
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
BATI MAHALLESİ by beyazbutterfly
beyazbutterfly
  • WpView
    Reads 176,640
  • WpVote
    Votes 7,121
  • WpPart
    Parts 25
TAMAMLANDI! Mahur Hüma Çağıl yirmi bir yaşında, monoton hayatını yaşayan, üniversitelerarası tiyatro yarışmasına hazırlanan ve her gün ona aşık bir sürü insanla uğraşan normal bir kızdır. Ancak geride bıraktığı geçmişini hatırlamak istemiyor, hep önüne bakması gerektiğini savunuyordu. İnsan vücudunda kan akışını kontrol eden kalbin, artık sadece kendi işiyle ilgilenmesini diliyordu. Ama Müslüm Gürses "aklımdan geçen sözler, kalbimden gelen sesler" derken kesinlikle onun geride bıraktığı hislerinden bahsediyor olmalıydı. Fakat şarkının devamında "hepsi bir orman oldu, bir kibritle yok oldu" diyordu büyük usta. Mahur Hüma kendi kulvarında dolanırken ve yakarken kibritin ucunu alev alev, hemen karşı apartmanda yaşayan bir zamanlar destansı aşk yaşadığı ve aynı zamanda abisinin en yakın arkadaşı olan Simurg Mejdinov'un kalbini de yaktığını bilmiyordu oysa. "Zaten bugün çok yoruldum. Bir de üzerine paltomu kirlettin. Daha fazla beni sinirlendirmeden sus." "Sen sus dediğinde ben susmuyorum yalnız." Bu adamla uğraşmaya bayılıyordum. Ellerini ceplerine soktu. "Susman için farklı yöntemler mi denemem gerek illa?" Ben de ellerimi ceplerime soktum. "Nasıl yöntemlerden bahsediyoruz?" "Nefessiz bırakacak yöntemler." dedi. Mahalle kurgusudur. Herhangi kötü ünsür barındırmıyor. (şiddetli kalp acısı yaşamanız dışında) ©Hayale Aliyeva, 2022