Paylaşmaya değer
27 stories
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 20,557,560
  • WpVote
    Votes 1,304,594
  • WpPart
    Parts 45
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
BİR KİBRİTLE 𝘠𝘖𝘒 OLMAK by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 11,652,533
  • WpVote
    Votes 909,630
  • WpPart
    Parts 87
••Tamamlandı. Seri üç kitapla final yapmıştır ve basılmıştır. ❝İnsan bir kutu kibrite benzer. Varolur, yanar ve söner.❞ Bu hayatta nasıl bir kibrit olacağına sen karar vereceksin. Yanacak mısın? Yakacak mısın? Yoksa öylece duracak mısın? Ben, benimle yanmanı, gerimizde kalan her şeyi yakmanı istiyorum. Çünkü uzun bir süredir yanlış kişilerle, yalnız hayattasın. Ait olduğun yere dönme vakti. Bil ki; seni almaya geliyorum, Balkan kızı. BİR KİBRİTLE YOK OLMAK
MERMİSİZ VURGUN  by voilariel
voilariel
  • WpView
    Reads 838,997
  • WpVote
    Votes 37,334
  • WpPart
    Parts 30
Hayatı bir gecede değişen Yüzbaşı ve Didem... Yaralanan abisi için endişelenen Didem Kopmaz abisinin göreve gitmesini istemediği için gizlice abisinin komutanına yazar. Askeri için endişelenen Yüzbaşı hiç düşünmeden evlerine gelirken ikisininde bir haber olduğu bir gerçek vardı ki. Aşk ilk görüşte onların kalbine yerleşmeyi bekliyordu. Bir bakış ikisininde dengelerini sarsmıştı. Didem ilk defa bir yere ait hissederken Yüzbaşı Akser Bolatav 31 yıllık hayatında ilk defa yenilmişti. Aşkları kolay olmayacaktı çünkü Akser'in korkuları vardı. O korkuları yenmek ne Akser için kolay olacaktı ne de Didem için. "Sen benim kalbime bir vurgun yaptın bir daha da adın ordan silinmedi." 18.02.2022
Saklı Yasaklı Bağlı - Kitap Oldu!!🕊📚 by Piyamor
Piyamor
  • WpView
    Reads 2,059,662
  • WpVote
    Votes 63,337
  • WpPart
    Parts 28
🌿🕊 Erva, tüm hareketlerini ve alışkanlıklarını hatta aklından geçirdiklerini bile ezbere bildiği Üsteğmen Doru Demir'e âşıktı. Bir beklentisi olmadan, imkânsız olduğunu bilerek günlerini ve gecelerini ona komşu olan askeri lojmandaki tek katlı konutunda geçirirken, duvarları onu sızdırıyordu. Bazen oturup penceresinden evinin yanan ışıklarını izliyordu, bazen de sesini işitip evinin küçük mutfağından onun yakın ama uzak gelen yaşantısına dahil oluyordu. Kimselere anlatamadığı, kendine yasakladığı bu adamı günlüğüne yazıyor ve hislerini herkesten, ondan bile saklıyordu. Doru Demir ile yalnızca günlüğünün sayfalarında buluşuyordu. Ta ki o günlük kaybolana ve bir avuç küle dönüp içine yazılanlardan fazlasını beraberinde ortaya çıkarana kadar! Lal Figan üçlemesinin ilk kitabı olan Saklı, hem içinizi ısıtacak hem de tüylerinizi diken diken edecek. "Benim hikâyeme onunla tanıştığım o ilk an, özlemek yazıldı..."
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,200,886
  • WpVote
    Votes 2,070,573
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) by tugbaaticicosar
tugbaaticicosar
  • WpView
    Reads 3,467,520
  • WpVote
    Votes 133,803
  • WpPart
    Parts 54
Yetişkin okurlar için uygundur! Bir Mahalle Hikâyesi... Çok daha fazlası... ✨ "Bak bana," diye fısıldadı. Dudaklarının arasından çıkan sıcak nefesi benimkilere dokundu. "Bir kere bana eskisi gibi baksan..." yalvarır gibi çıkan sesinin tonuyla tüm iradem dağıldı. "Bırak lütfen," derken gözlerimi kapattım. Elinin birini kaldırıp parmaklarını usulca yanağımda gezdirdi ve çeneme doğru indi. "Adımı söylemiyorsun artık," dedi dişlerini sıkarak. "Fark etmem mi sanıyordun?" Soru soruyordu ama benim buna verecek bir cevabım yoktu. "Senin dudaklarından dökülmesini istediğim öyle çok kelime var ki..." Eğilip anlını anlıma yasladı. Bu kadar yakınken tek nefesi paylaşıyor gibiydik. Onun aldığı soluk, benim dudaklarımda kayboluyordu. Benim sıklaşan nefeslerim ise sanki onu canlandırıyor gibiydi.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 36,146,700
  • WpVote
    Votes 1,603,220
  • WpPart
    Parts 58
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
KOMŞU ✔︎ by acherus
acherus
  • WpView
    Reads 3,609,587
  • WpVote
    Votes 170,590
  • WpPart
    Parts 76
YETİŞKİN OKURLAR İÇİNDİR! Haksız iddialar sonucunda kendi kurduğu müzik grubundan atılan Gazel, elinde avcunda kalan son parayla şehrin dışında, izbe bir apartmanda kendine bir daire tutar ancak aynı katı paylaştığı komşusu pek de hoşgörülü değildir. Tartışmalarla alevlenen arzunun ateşiyle ikisi de yanacak mıydı yoksa yeniden mi doğacaklardı? Etrafa ördükleri duvarları aşabilecekler miydi? Yeniden sevebilecekler miydi? Gazi ve eski solist, birbirilerini tamamlayabilecekler miydi? Bu hikayede geçen kurum, kuruluş ve kişiler tamamen hayal ürünüdür. Gerçek ile hiçbir alakası yoktur.
KÖYGÖÇÜREN by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 5,415,274
  • WpVote
    Votes 436,835
  • WpPart
    Parts 80
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
Adı Menekşe by DenizKuzguun
DenizKuzguun
  • WpView
    Reads 180,745
  • WpVote
    Votes 10,717
  • WpPart
    Parts 38
Gözlerim onunla kavuştuğu anda tek bir cümle dökülmüştü ellerimin arasındaki idam tahtasından. "Bana bunu yapmaya hakkın yoktu." Dudakları hafifçe aralandığında gözlerine bir ifade çöktü. Fakat ben o ifadenin tercümanını yapmak istemiyordum. İstediğim şey idam tahtasına bağlanan ipi kesmekti. "Ben dilsizim. Orada ölebilirdin. Nalan olmasaydı derdimi kimseye anlatamazdım anlıyor musun? Alerji olduğunu, kaç saat bu halde olduğunu anlatamazdım. Kimse beni anlamıyor. Ağzımdan dökülen tek şey iğrenç iniltilerken beni çaresizce bırakmaya hakkın yoktu. Ağzımdan çıkan o iğrenç seslerden nefret ediyorum! Senin yaptığın şey dilsiz oluşumu en sert şekilde yüzüme vurmaktı. Ve ben yıllarca bu duygudan itinayla kaçarken sen beni tepetaklak içine savurdun! Benim düşmeme neden oldun!" Ellerim hızlıca döktü içimde biriken tüm gerçeklikleri. Ruhumun bedenime verdiği ızdırap gün yüzüne çıktı acımasızca. Gün yüzüne acımasızca çıkan ızdırap tüm duygularıyla sertçe Barbaros'un yüzüne çarptı. Bu detayı yeni fark ediyor gibi bakıyordu bana. Sanki benim dilsiz oluşumun yeni farkına varmış gibiydi. Evrendeki tüm toprakları içine hapsettiğini düşündüğüm gözlerine cansızlık hâkim olurken ben yeniden, hayatımın her aşamasında olduğu gibi, duygularımda bir ikilem yaşadım. Dilsiz olduğumu yeni fark etmiş gibi ifadesi benim için ne anlam ifade etmeliydi? Beni sıradan bir insan olarak mı görüyordu veyahut dilsiz oluşumu sadece bir süreliğine unutmuş ve gün yüzüne çıkan gerçeklik onu hayal kırıklığına mı uğratmıştı? Cevabı neydi? Peki ya benim istediğim neydi?