Kitaplarım☆
15 stories
Çiçekler ve Yasemin  par SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    LECTURES 844,067
  • WpVote
    Votes 104,230
  • WpPart
    Parties 25
Yasemin, kendine ait dünyasında ona bu dünyayı veren birçok dostuyla beraber yaşayan, kalbi yaralı ama yaralarından en güzel çiçekler inşa eden bir kızdır. Sonra biri çıkar gelir. Yaralardan inşa edilen o çiçeği görür. Koparmaya kıyamaz, koklamaya da. "Yasemin," der. "Çiçeklerin en güzeli."
KURALSIZ | KİTAP OLDU par gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    LECTURES 10,531,486
  • WpVote
    Votes 536,068
  • WpPart
    Parties 93
"Ben, kalbinde yaşayabileceğim birini hayatımda isterdim," dedim ve yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Peki sen, sen nasıl birini isterdin hayatında?" Yeşillerini denize çevirdi, iç çekti. Sabırla bekledim dudaklarından dökülecek olan cümleleri. Uzun uzun baktı denize. Sabrımı sınamak istercesine uzun baktı hem de ve sonunda yeniden bana dönebildi. "Hiç kimseyi," dedi kendinden emin bir şekilde, afalladım. "Neden?" Sordum, kadehinde kalan şarabını bir kerede içti. Boşalan kadehe odakladı bakışlarını. Uzun uzun düşündü. Gözünün ucuyla bana baktığında yüz ifadesi düzdü ama gözlerini yine saklayamamıştı. Gözlerinden anlaşılıyordu kederli olduğu. "Çünkü ben kimseyi kalbimde yaşatamam," dedi, bu cümlenin ağırlığı altında ezilirken acıyla yutkundu ve ekledi. "Benim kalbimde bana bile yaşam yokken, hiç kimseye olamaz."
SOKAK NÖBETÇİLERİ par asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURES 58,443,944
  • WpVote
    Votes 2,254,018
  • WpPart
    Parties 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
NOTANIN ERVAHI (Kitap oldu) par SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    LECTURES 6,676,061
  • WpVote
    Votes 504,559
  • WpPart
    Parties 62
''Şeytanın bileklerinde saklıdır belki de insanlığın rehberi zira böylesine bir insanlık yalnızca ondan öğrenilmiş kadar kötü olabilirdi.'' Her şeye rağmen yaşamaya devam etti çünkü yaşaması gerekti. İdealleri uğruna, hiçe sayılmış ruhu uğruna ve yıkık dökük bir harabeyi andıran kalbi uğruna. Ellerinden alıp ellere verdikleri hayatını tırnaklarının uçlarıyla kazanmak pahasına yaşamak zorundaydı. Ve yaşadı. Çok acıdı, çok acıttı belki ama bir gün o acı bir başkasına karıştı. İşte bu sefer ikisi birden yanmaya başladı. Farklı notalarda tek bir ritim oldu, çünkü artık kalpleri aynı şarkıyı söylüyordu. Bu onlara aitti ve onlar susana kadar bu şarkı hiç bitmeyecekti.
Enkaz Altındakiler par beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    LECTURES 9,296,925
  • WpVote
    Votes 574,305
  • WpPart
    Parties 54
Gözlerinizi açtığınızda yıkılmış bir evde uyanacaksınız. Tek çıkış yolunuz yerin altı olacak. Kendinizi bulduğunuz çıkış noktası her bir yanı kameralarla çevrili, her yeri izlenen bir plato. Tek amacınız ise alandaki ipuçlarını takip edip evinizi bulmak. Tüm yarışmacılar evlerini bulduğu an, kazanan belirlenmiş olacak. Öyleyse, sizi kaybetmemizi ister misiniz?
KARANLIĞIN YÜZÜ (TAMAMLANDI) par ictenice
ictenice
  • WpView
    LECTURES 1,671,530
  • WpVote
    Votes 73,270
  • WpPart
    Parties 52
Tüm dünyanın ona ait olduğunu zanneden bir avcının hikayesi... Yalnızlığından güçlenen, karanlıkta avlanan, bedenini başkalarının acılarıyla besleyen bir sadist. Hüznün şarkısını fısıldayarak gelen bir Eylül... ~~ஐ ''Karanlığından ne zaman çıkacaksın?'' -Eylül ''Sen beni ne zaman çıkarırsan'' -Aslan ~~ஐ ''Güzel ve çirkinin gerçek hayata uyarlanmış hali gibisiniz'' -Çakal ~~ஐ ''Bu saflığın ve korkaklığın bazıları için paha biçilemez bir servet'' -Aslan ~~ஐ ''Sen en iyi, kötü kalpli adamsın'' -Eylül ~~ஐ ''Israrla kalbime kimseyi almayışımın nedeni neymiş?'' -Aslan ''Çünkü kalbin hayal kırıklıkları ve acıyla dolu. Oraya alacağın birini bunlarla ağırlayamazsın...''-Eylül ...adam acıyla güldü: ''Kalbim masanın üzerindeki bir fanusta. Ruhum uzun zaman önce vücudumu terk etti. Birini sevmek gibi bir derdim, isteğim ya da amacım yok''
BATAKLIK par gizemoslu
gizemoslu
  • WpView
    LECTURES 519,299
  • WpVote
    Votes 23,218
  • WpPart
    Parties 35
Kişinin kalbinde duyguya dair hiçbir şey kalmamışsa bedenin varlığı anlamsızdı. Önce kalbe dokunmadan direk tene değen eller gerçek bir insana değmiş sayılır mıydı? Ya da gördüğü manzara karşısında parıldamayan gözler bomboş bakışların kurbanı olduğu halde canlı mıydı? Dümdüz bir suratla, gülümsemek için çaba sarf etmeyen bir çift dudak başka bir dudakla birleşse ne olurdu peki? Bataklığın en dibinde çığlık atmaya tenezzül etmeyen kişi, sırf ölümü dahi göze alacak kadar mutsuzsa, hissizliği kabul edilir miydi? Beden ruhtan ayrılmak için sadece son bir hamle bekliyordu. Peki ya kişi ufak bir bıçak darbesiyle cılız bedenine tutunmuş incecik ipi koparmak kadar basit bir işlemi yapmamak için direniyorsa? Ya hala bağı olduğunu sandığı ruhu çoktan başka bir aleme göç ettiyse ve ruhundan geriye kalan tek hediye aldığı sayılı, soğuk nefeslerse?..
KÜÇÜK YALANCI (DOKUZ YAYINLARI İLE RAFLARDA) par msmarvi
msmarvi
  • WpView
    LECTURES 15,188,912
  • WpVote
    Votes 172,042
  • WpPart
    Parties 39
Koca sema, diz çöktü gözlerine. Ay bembeyaz parlak tenin yanında soluk kaldı, yıldızlar gökyüzü kadar karanlık olan saçlara meydan okudu. Bulutlar ağladı, yağmur selam verdi kanlı ellere. Kalplere sis çöktü, güller boyun büktü üzerinden çıkmayan kan kokusuna. Ve dinledi toprak sözlerini. "Saçların kadar uzun ve güzel olsun ömrün Küçük Yalancı." Dedi adam, ama kesti kadının saçlarını kendi elleriyle, kıydı sevdiğinin ömrüne. "Hiçbir yere gitmeyeceğim sevgilim..." Dedi kadın, ama tutmadı sözünü, kıydı sevdiğinin aşkına. Sevdiği kadınları bir bir kaybeden acımasız katil, Akın Korel. Sevgiden yoksun kurak bir kalp ve o kalpte açan beyaz bir papatya. Kendi döktüğü göz yaşlarıyla büyüdü, getirdi baharı. Kimse fark etmedi onu. Güllere ulaşılmak isteyenlerce ezildi, yine döktü göz yaşlarını. Adam fark etti solan papatyayı, aldı ellerine. Ama öldü beyaz papatya. Muhteşem bir koku sardı etrafı. Ölü bir çiçek hiç böyle güzel kokar mıydı? Yaşadığını sandı, sevindi adam. Ama bilmiyordu papatyaların ölünce koktuğunu. Öğrendiğinde ise artık çok geçti...
Mürekkebe Boyanan Sardunya | Raflarda par SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    LECTURES 11,890,332
  • WpVote
    Votes 755,135
  • WpPart
    Parties 64
Sevgi acıtır, öp yaralarımdan belki sana da bulaşır.
+8 autres
Mahallemizin Gavuru/ TAMAMLANDI par MrsSabi
MrsSabi
  • WpView
    LECTURES 2,032,213
  • WpVote
    Votes 118,149
  • WpPart
    Parties 62
Ben Eskişehir'in Odunpazarı ilçesindeki Leylak mahallesinin asi kızı, ailesinin ikinci göz ağrısı, babasının prensesi, anasının kuzusu, abisinin herkesten sakındığı kişiyim. Ben parlak mavilerinden ışık asla eksik olmayan, her lafa bir cevap bulan, bir türlü yerinde duramadığı için mahalleliden 'haşarı' lakabını almış kişiyim. Ben başını sürekli belaya sokan, arkadaşlarını da bu bela ile ödüllendiren, ama bir türlü akıllanamayan kişiyim. Ben...ben yüreğinin her zerresini gerçek aşkına saklamış, kalbini de aklını da heveslik sevdalardan uzak tutmuş, yıllarca nefeslik sevdasını beklemiş kişiyim. Ben kim miyim? Ben Nehir Çimen'im. ****** Bu hikayemizde Eskişehir'in Odunpazarı ilçesine küçük bir yolculuk yapacağız. Leylak mahallesinin hayatına, sıcaklığına, komşuluk bağlarına, yaşlılarının yaşanmışlıklarına, gençlerinin arkadaşlıklarına, aşklarına şahit olacağız. Nehir Çimen yirmisinde bir genç kızdır. Aslında vücut yaşı yirmidir. Ruh yaşına gelirsek... o en fazla beş yaşındaki bir çocuğunki kadar olgun. Nehir büyüdüğü ortamda hep el üstünde tutulmuş, sevgi ile büyütülmüş, hafif de şımartılmış bir genç kızdır. Tabii insanın babası da, abisi de kendine aşık olunca şımartılmaması mümkün değil gibi. Güzel mi diye sorarsanız, sormayın ayıp edersiniz. Güzel lafı onun yanında az kalır. Mahallenin genç delikanlılarının neredeyse yarısı onun peşinden koşar. Tabi bu koşuşturma Nehir'in abisi Caner'i görene kadar sürüyor. Ama gel gör ki hiçbiri Nehir'in umurunda değildir. Nehir nefeslik sevdasının peşindedir. Onun aradığı beyaz atlı prensi daha atını bulamamış olmalı ki genç kızın karşısına çıkmıyordu. Ya ansızın mahalleye yeni birileri taşınırsa? Ve bu taşınanlar Nehir'in deyimiyle gavur olursa? Ortaya nasıl bir şey çıkacak dersiniz?